4 Nisan 2017 Salı

Şeyh Galip (1757 - 1799)

Şeyh Galip
  • 18.yüzyıl divan şairi.
  • 1757'de İstanbul'da doğdu.
  • Divan şiirinin son büyük şairidir.
  • Asıl adı Mehmet Esat'tır.
  • 34 yaşında Galata Mevlevihanesine şeyh olmuştur.
  • Şiir ve müziğe karşı büyük bir ilgi gösteren III. Selim'in Şeyh Galip ile dostluğu bu tayin dolayısıyla daha da gelişmiştir.
  • Şeyh Galip, 4 Ocak 1799'da henüz 42 yaşında iken vefat etti.
Edebi Kişiliği
  • Şeyh Galip, yeniliğe açık bir şairdir.
  • Klasik şiirin geleneklerine bağlı kalsa da yeni mazmunlar bularak klasik şiirin ufkunu genişletmiştir.
  • Kelime hazinesi geniştir.
  • Şiirlerindeki hayaller çok renkli, canlı ve güçlüdür.
  • Söyleyeceklerini sembol ve benzetmelerle anlatmıştır.
  • Şiirlerinde yabancı sözcükleri çok kullanmış, uzun tamlamalar kurmuştur. Bu ağır ve süslü dil ile söylediği şiirlerin yanında yalın söylediği şiirleri de vardır.
  • Sebk-i Hindi'nin bizdeki en önemli temsilcisidir.
Şeyh Galib'teki Sebk-i Hindi Etkisi:
  • Yeni ve orijinal mazmunlar kullanma
  • İnce hayallere yer verme
  • Anlam kapalılığı
  • Anlamın şiire hakim olması
Sebk-i Hindi hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
Eserleri
  • Divan: Genç bir yaşta (42 yaşında) veremden ölen şair, henüz 24 yaşında iken divanını tertip etmiş, daha sonra yazdığı şiirlerle eserini 5500 beyite çıkarmıştır. 
  • Hüsn ü Aşk: Tasavvufu konu alan fantastik, alegorik bir mesnevidir. Eser, 2101 beyitten oluşur. Eserde, "Beni Mahabbet" adlı bir kabilede, aynı gün doğan "Hüsn" adlı kız ile "Aşk" adlı erkeğin hikayesi anlatılır. Alegorik bir eser olan Hüsn ü Aşk'taki  kahramanlar, nesneler ve tüm mekanlar tasavvufî birer semboldür. Eser, tasavvuf yoluna giren kişinin manevi yolculuğunu anlatır.
Hüsn ü Aşk'tan...
Ammâ ne kabîle kıble-i derd
Bi’lcümle siyâh-baht u rû-zerd

Giydikleri âfitâb-ı temmûz
İçdikleri şu’le-i cihân-sûz 
Hârgâhleri dûd-ı âh-ı hırmân
Sohbetleri ney gibi efgân


(Fakat ne kabile, dert kıblesi, hepsi kara bahtlı ve sarı yüzlü. / Giydikleri temmuz güneşi, içtikleri dünyayı yakan ateşti. / Çadırları yokluk ahının dumanı, sohbetleri ney gibi iniltiliydi.)
Eserin Yazılma Nedeni
Gâlip'in de bulunduğu bir sohbette Nâbî’nin Hayrâbât adlı mesnevisi için bu eser ayarında bir mesnevi yazmak mümkün değildir, diye konuşulur. Gâlip, eserdeki konunun Feridüddin Attar'dan alınarak yazıldığını söyleyerek sohbet esnasında bu eseri birçok açıdan eleştirir ve orada bulunanlara Nâbî'nin mesnevisinden daha mükemmel bir manzum hikâye yazabileceğini söyler. Gâlip, sohbette bulunanların küçümseyici sözleri üzerine, Hüsn ü Aşk adını verdiği mesnevisine başlayarak altı ay içinde bitirir.
Hatırlatma: Alegori, bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu. Bu tür eserlere alegorik eser denir. Edebiyatımızdaki ünlü alegorik eserlerden bazıları: Kutadgu Bilig, Harname, Mantıku't Tayr...
İlgili Sayfalar 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.