30 Kasım 2018 Cuma

Keçecizâde İzzet Molla (1785 - 1829)

  • 19.yüzyıl divan şairi ve devlet adamı.
  • Asıl adı Mehmet İzzet'tir. Konyalı bir aileye mensuptur.
  • Sürgüne gönderildiği Keşan ile ilgili izlenimlerini anlattığı Mihnet Keşan adlı mesnevisiyle ünlüdür.
  • Babası 1.Abdülhamit devri kazaskerlerinden Salih Efendi'dir. İzzet Molla, Tanzimat devrinin ünlü devlet adamlarından Fuat Paşa'nın da babasıdır. 
  • 14 yaşında babasını kaybeden İzzet Molla, güç şartlar altında medrese tahsilini tamamlayıp müderris olur. 
  • Saray Kethüdası Halet Efendi ile tanışarak onun himayesi altına girmesi İzzet Molla'nın hayatı için bir dönüm noktası olur. 1809 yılında Bursa müfettişliğine,1820'de ise Galata Kadılığına getirilir. 
  • 1822'de görevinden alınarak idam edilen Halet Efendi'ye olan yakınlığı nedeniyle Keşan'a sürgüne gönderilir. Burada yaklaşık bir yıl kalan şair, affedilerek İstanbul'a dönmüştür.
"Şehr-i İstanbul mu bu ya başka bir dünya mıdır
Yoksa evvel gördüğüm bir korkulu rü'ya mıdır"
(Mihnet-Keşan'dan)
  • 1825'te Mekke Kadısı olan İzzet Molla, 1826'da Haremeyn Müfettişliğine tayin edilir. Ertesi yıl mahalli idarelerin harcamaları için halktan yapılan tahsilatı kontrol etmekle görevlendirilir. 
  • 1828'de Rusya, Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etmiştir. Uzak görüşlü ve sağduyulu bir devlet adamı olan İzzet Molla, bu savaşa taraftar değildir. Görüşünü II.Mahmut'a bir layiha ile açıkça beyân etmesi nedeniyle Sivas'a sürülür. 
  • İzzet Molla, henüz 43 yaşında iken sürgünde vefat eder (1829).
  • Karşı çıktığı savaşın yenilgiyle sonuçlanması üzerine haklı çıkan İzzet Molla affedilmiş ancak ilgili ferman ancak ölümünden sonra Sivas'a ulaşabilmiştir.
Sanat Anlayışı
  • 19. yüzyılda eski gücünden çok uzakta olan klasik şiirde yeni söyleyişlerin kapısını aralamış ve bunda da kısmen başarılı olmuştur. 
  • Ünlü edebiyat tarihçisi Mehmet Fuat Köprülü'ye göre İzzet Molla, klasik şiirimizin son üstadıdır. 
  • Mevlevî olan İzzet Molla, olgun ve nüktedan bir şairdir.
  • Dili dönemine göre oldukça sadedir.
  • Mevlana'ya büyük hayranlık duyan şair, hemen her gazelinin makta beytinde onun adını zikretmiştir.
  • Eserlerinde Nefi, Nabi ve Şeyh Galip etkisi açıktır.
  • Daha çok olgunluk dönemi şiirlerini içeren Hâzân-ı Âsâr'da hikemî tarza kayar.
  • Eserlerinde zaman zaman halk söyleyişlerinden, deyim ve atasözlerinden yararlanmıştır:
"Eger olsa derler kelin merhemi
Sürer kendinin başına ol emi"
"Sakın gelmesin terbiyemden acep
Edepsizden öğrenmelidir edep"
Eserleri
Divan-ı Bahar-ı Efkâr: 1825 yılında tertip edilen ve şairin gençlik yıllarına ait şiirlerinin bulunduğu divanıdır.
Hâzân-ı Âsâr: İkinci divanıdır. İlk divanından sonra söylediği şiirleri ile eski şiirlerinin bir araya toplandığı bu eser, şairin ölümünden sonra basılmıştır.
Mihnet-Keşan:
  • Sosyal hiciv türünde bir mesnevidir.
  • "Feûlün feûlün feûlün feûI" kalıbıyla yazılan eserde yer yer mizahî anlatım dikkat çeker.
  • Eserde kaside, gazel, tahmis, kıta ve rubai gibi değişik nazım şekillerine de yer verilmiştir.
  • İzzet Molla eserinde Keşan’a sürgün gitmesine neden olan olayları, sürgüne gidişini, yolculuk sırasında gördüğü yerleri, karşılaştığı ilginç tipleri ve bir yıl boyunca orada çektikleri anlatmıştır.
  • Eser, gerçeklikle olan sıkı bağı nedeniyle otobiyografik özellik de gösterir.
  • Klasik şiirimizde, "bireysellik" ilk defa bu eserle ön plana çıkmıştır.
  • Eserdeki gerçekçi mekan ve insan tasvirleri de dönemi için önemli bir yeniliktir.
  • Mihnet-Keşan, bu açılardan klasik edebiyattan Tanzimat dönemi Türk edebiyatına geçişte bir köprü vazifesi görmüştür. 
Gülşen-i Aşk:
  • Şeyh Galip'in Hüsn-ü Aşk adlı mesnevisini örnek alarak yazdığı alegorik mesnevidir.
  • 290 beyitten meydana gelen eser, ilahî aşkı konu alır. 
  • Mevlevî olan şair, bu eserle Mevlana'ya bağlılığını ifade etmiştir.
Eserlerinden...
Bir mevsim-i bahârına geldik ki âlemin
Bülbül hamûş havz tehî gülsitân harâb
(hamûş: suskun, tehi:boş)
Yeniçeri Ocağının kaldırılması nedeniyle söylediği beyit:
"Koyup kaldırmadan ikide birde
Kazan devrildi söndürdü ocağı"
Mihnet-Keşan'dan...
Keşan şehri dağın kenârındadır
Bütün evleri seng-sârındadır
 
Otuzdan ziyâde değirmenleri
Yakın şehre tarla ve hırmenleri
 
Değirmenleri çünki bâd-ı hevâ
N'ola olsa etmek de hasb ü rehâ
 
Degil aşık-âsâ yıkık hâneler
Konak adı var nice viraneler
 
Reh-i Hak'da etmiş gelip bî-riyâ
Büyük Câmiî İbn-i Hersek binâ
 
Beş-altı kadar var ufak mâbedi
Yok ikisinin minber ü mas'adı
 
Niçe çeşmeler var akar sû-be-sû
İçilmez değildir bayağıca su
 
Yigirmi kadar kahve dükkânı var
İçinde iki-üç fenâ hanı var
İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynaklar
  • Keçecizade İzzet Molla (Hayatı-Sanatı-Edebî Kişiliği), Doç.Dr. Ramazan Korkmaz 
  • TDV İslam Ansiklopedisi, Keçecizade İzzet Molla Maddesi, Naci Okçu 
  • Sürgün Yolunda Bir Yenileşme Serüveni: Mihnet-Keşan, Derya Tüzün

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.