10 Şubat 2019 Pazar

Şıpsevdi

Hüseyin Rahmi Gürpınar romanı.
Roman, alafranga bir tip olan Meftun Pehlevîzâde ve ailesinin başından geçen trajikomik olayları işler. Romanın başkahramanı Meftun; züppe, sahtekar ve bencil bir tiptir. 
Meftun, 15 yaşlarındayken babasını kaybetmiştir. Batı hayranı olan amcası tarafından eğitim için Paris'e gönderilmiştir. Ancak Meftun, Paris'te gezip tozmak dışında hiçbir iş yapmamıştır. Amcasının ölümü üzerine İstanbul'a döner. 
Döndükten sonra Batılı tarzda bir hayat sürmeye ve etrafındakileri bu konuda bilgilendirmeye, elinden düşürmediği Fransızca görgü kuralları kitabı ile ailesine Batılı yaşam tarzının inceliklerini (!) öğretmeye çalışır. 
Kardeşi Raci ise geleneksel değerlere bağlı olarak büyümüş ve bu çerçevede eğitim almış biridir. Romanda özellikle giyim, eğitim, moda gibi birçok konuda bu iki karakterin çatışmalarına yer verilir. 
Avrupai yaşam tarzını taklit etmek, Osmanlı-Türk kültürüyle ilgili hiçbir unsuru beğenmemek, konuşurken Fransızca kelime ve ifadeler kullanmak, edebiyata olan sözde ilgisini belli edebilmek için uğraşmak, hatta bir yazar gibi görünebilmek için tek camlı gözlük takmak Meftun’un özelliklerindendir. 
Meftun, kız kardeşi Lebibe’nin zengin komşuları Kasım Efendi’nin oğlu Mahir ile görüştüğünü öğrenince kız kardeşinin Mahir ile evlenebilmesi için çaba gösterir. Kendisi için de Mahir’in kız kardeşi Edibe’yi düşünür. Böylelikle Kasım Efendi’nin bütün servetine konacak ve bu büyük serveti, alafrangalığın en son modalarını yaymak için kullanacaktır. 
Kasım Efendi, geleneksel yaşama tarzını benimsemiş, alafrangalıktan hiç hoşlanmayan bir adamdır. Ancak onun için de önemli olan tek şey paradır. Kasım Efendi’nin kızı ile evlenmeyi kafasına koyan Meftun, dostu Fransız Mösyö Dorle de Fray’dan fikir almaya gider. Bu adam, uzun süre Yıldız Sarayı için çalışmış, ancak sonra güven kaybettiği için uzaklaştırılmış olan bir üçkağıtçıdır. Meftun, Fransız'ın yardımıyla çevirdiği dalaverelerle Kasım Efendi'yi ikna eder. Lebibe ile Mahir, Kasım Efendi’nin rızasını beklemeden evlenmişlerdir. Meftun da Edibe ile nikâhlanır. 
Ancak Meftun, cimriliğiyle tanınan Kasım Efendi’nin servetini ele geçiremediği gibi hem başlık parası ödemek hem de Edibe ve Mahir'e bakmak zorunda kalmıştır. 
Meftun’un çevresindeki insanlar birer birer ölür. Okuyucu olayları Meftun’un kaçışından iki sene sonra Paris’ten evine gönderdiği mektup aracılığıyla öğrenir. Meftun işlediği suçlar, yaptığı ahlaksızlıklar ile ilgili olarak en ufak bir üzüntü hissetmemekte, adalet duygusunun sadece ahmaklar için olduğunu savunmaktadır.


İlgili Sayfalar

Türk Edebiyatı Konuları

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.