10 Ocak 2021 Pazar

Anlatım Bozukluğunda Anlama Dayalı Nedenler

  • Duygu ve düşüncelerimizi ifade ederken kurduğumuz cümlelerin hem dil bilgisi açısından doğru hem de açık ve anlaşılır olması gerekir.
  • Buna göre anlatım bozukluğunun nedenlerini iki başlık altında toplamak mümkündür:
  1. Anlama dayalı nedenler
  2. Dil bilgisine dayalı nedenler
Anlama Dayalı Nedenler
  1. Gereksiz sözcük kullanımı
  2. Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
  3. Sözcüğün ya da söz grubunun yanlış yerde kullanılması
  4. Birbiriyle çelişen ifadelerin birlikte kullanılması
  5. Deyim ve atasözlerinin yanlış kullanılması
  6. Anlam belirsizliği
  7. Mantık hatası
1. Gereksiz Sözcük Kullanımı
Bir cümlede, aynı anlamı içeren sözcüklerin bir arada kullanılmasıdır. Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında bir daralma olmuyorsa o sözcük ya da sözcük grubu gereksizdir.
Örnekler
  • Okula gelince beklemediğim bir sürprizle karşılaştım.
"Sürpriz" zaten beklenen bir durum değildir. O nedenle cümledeki "beklemediğim" sözcüğü gereksizdir.
  • Ortaklar arasındaki mevcut ikiliği giderdik.
"Mevcut" sözcüğü gereksiz kullanılmış. İlgili sözcük cümleden çıkarıldığında anlamda bir daralma olmuyor.
  • Babası ölünce annesiyle birlikte yaşamaya başladı.
"Annesiyle" sözcüğündeki "ile" edatı, birliktelik anlamını karşıladığı için "birlikte" sözcüğü gereksizdir.
  • Çığ altında kalanlardan biri sağ olarak kurtarıldı.
Bu cümlede "kurtarıldı" sözcüğü kişinin sağ çıkarıldığını ifade etmek için yeterlidir. "Sağ olarak" sözü gereksiz kullanılmıştır.
  • Türkçede, Arapça ve Farsça dillerinden gelen pek çok sözcük var.
Arapça ve Farsça dil adları olduğu için "dillerinden" sözcüğü gereksizdir. Cümle, "Türkçede, Arapça ve Farsçadan gelen pek çok sözcük var." şeklinde düzeltilebilir.
  • Eğer bu imkanlar sağlandığı takdirde, ülkenin ulaşım sorunu çözülecektir.
  • Sınıfın boyu en uzun öğrencisi bendim.
  • Ön sıradaki öğrenci bütün ders boyunca konuştu.
  • Fotoğraflar için öğrenci başına beşer lira topladık.
  • Bugün ülkemizde var olan büyük ölçekli birçok kültür varlığı bulunmaktadır.
2. Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması
Ses bakımından birbirine benzeyen, aynı kökten türemiş ya da yakın anlamlı sözcüklerin birbirinin yerine kullanılması sonucu ortaya çıkan anlatım bozukluğudur.
Örnekler
  • Fiyatlar çok pahalı olduğu için satışlar çok durgun.
Fiyat, "pahalı" olmaz. Pahalı olan satılan maldır. Cümle, "Fiyatlar çok yüksek olduğu için satışlar çok durgun." şeklinde düzeltilebilir.
  • Saf şiir anlayışını sürdüren şairlerin etkilendikleri yazım akımları üzerine konuştuk.
Yazım, imla demektir. "Edebiyat" anlamında kullanılan sözcük ise "yazın"dır. Doğrusu "yazın akımları" olmalıydı.
  • Üretimin düşmesi enflasyonun yükselmesini sağladı.
"Sağlamak" olumlu durumlarda kullanılır. Enflasyonun yükselmesi olumsuz bir durumdur. Cümle, "Üretimin düşmesi enflasyonun yükselmesine neden oldu." şeklinde düzeltilebilir.
  • Bu iki cihaz arasındaki ayrıntıyı görmek biraz zor.
"Ayrıntı" bir bütün içindeki detaydır. "Ayrıntı", yerine "ayrımı" ya da "farkı" kullanılmalıydı.
  • Elemanlarımızın bu iş için yetersiz olduğunu savunuyor.
"Savunmak" olumlu durumlarda kullanılır. Onun yerine "iddia etmek" ya da "öne sürmek" kullanılabilir.
  • Onun sayesinde iki yıldır gurbette, ailemden uzakta çalışıyorum. 
Cümlede olumsuz bir durum var. "Sayesinde" yerine "yüzünden" sözcüğü kullanılmalı.
  • Bu kadar yardıma karşılık yine geçemedi sınavı.
"Karşılık" değil "karşın" olmalıydı.
  • Yüksek lisansımız yok diye bizi azımsamaya kalktı.
"Azımsamak" az görmek, az bulmak demektir yani nicelik bildiren bir sözcüktür. Burada kullanılması gereken doğru eylem "küçümsemek" olmalıydı.
3. Sözcüğün ya da Söz Grubunun Yanlış Yerde Kullanılması
Sözcüğün yanlış yerde kullanılması cümlenin anlamında belirsizliğe neden olur. Bu tür anlatım bozukluğu genelde sıfat ya da zarfların yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanır.

Örnekler 

  • Bu çalışma, paydaşların daha çok okul yönetiminde söz sahibi olmasını amaçlıyor.
Cümlede "daha çok" sözü yanlış yerde kullanılmış. Cümle, "Bu çalışma, paydaşların okul yönetiminde daha çok söz sahibi olmasını amaçlıyor." şeklinde düzeltilebilir.
  • Sürekli çevrendeki insanlardan borç istiyorsun.
"Sürekli" bu cümlede "çevrendeki" sözcüğünün sıfatı olarak duruyor ancak söylenmek istenen şu: "Çevrendeki insanlardan sürekli borç istiyorsun."

  • Çalışmaya devamlı oturduğu yerden müdahale ediyor.
Cümlede zarf olarak kullanılan "devamlı" sözcüğü yanlış yerde kullanılmış. Cümle, "Çalışmaya oturduğu yerden devamlı müdahale ediyor." şeklinde düzeltilebilir.

4. Birbiriyle Çelişen İfadelerin Birlikte Kullanılması
Karşıt anlamlı sözcüklerin aynı cümlede kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur. Anlatım bozukluğunun giderilmesi için iki sözcükten birinin cümleden çıkarılması ya da yapısında bir değişikliğe gidilmesi gerekir.

Örnekler 

  • Çin'den sipariş ettiğimiz aşılar, mutlaka bu hafta sonuna kadar elimizde olabilir.
Cümlede "mutlaka" sözcüğü, kesinlik bildirirken "olabilir" olasılık bildirmektedir.
  • Bundan yaklaşık tam bir ay önce parayı ödeyemeyeceğini söyledi.
  • Teslimat konusunda kesin bir sıkıntı yaşayabilirsiniz, dedi.
5. Deyim ve Atasözlerinin Yanlış Kullanılması
Atasözleri ve deyimler, belirli durumlar için kullanılan kalıplaşmış ifadelerdir. Anlamları dışında kullanımları anlatım bozukluğuna neden olur. Atasözü ve deyimlerin sözcüklerinin yerlerini değiştirmek veya asli sözcüklerinin yerine farklı bir sözcük kullanmak da anlatım bozukluğuna neden olabilir.

Örnekler 

  • İki gündür dedikodusunu yaptığı kadını görünce etekleri zil çaldı. 

"Etekleri zil çalmak" çok sevinmek anlamındadır. Bu cümle için doğru deyim telaşlanmak anlamına gelen "etekleri tutuşmak"tır.
  • İyi bir eğitim alabilmemiz için elinden geleni ardına koymadı annem.
"Elinden geleni ardına koymamak", yapabileceği tüm kötülükleri yapmak anlamında kullanılır. Burada kullanılması gereken deyim, "elinden geleni yapmak"tır.
  • Bu işi de eline gözüne bulaştırdı.
Deyimin doğrusu "eli yüzüne bulaştırmak"tır.

  • O, bizim buraları beğenmez gözü yukarıdadır. 
Deyimin doğrusu "gözü yüksekte" olmalı.

  • Arkadaş, yaptığımız eleştirileri üstüne almış.
"Üstüne almak" bir işi yapmaya söz vermek, ödev alınmak anlamına gelir. Bu cümle için doğru deyim, "üstüne alınmak" olmalıdır. "Üstüne alınmak", bir davranışın kendisine karşı olduğunu sanarak tedirgin olmak, alınmak demektir.

  •  Benim başım açık, verilemeyecek hesabım yok.

Deyimin doğrusu "alnı açık"tır. "Alnı açık", dürüst, hesap verebilecek durumda olan anlamlarında kullanılır.

  • Babam, "Bir koyundan iki deri çıkmaz." derdi.
Tırnak içindeki atasözünün doğrusu, "Bir koyundan iki post çıkmaz."dır.
  • Kötü etin yahnisi yavan olur.
Atasözünün doğrusu şöyledir: "Ucuz etin yahnisi yavan (veya tatsız) olur."
6. Anlam Belirsizliği ya da İkili Anlam
Bir cümleden iki farklı anlam çıkıyorsa bu, cümlenin anlatım yönünden kusurlu olduğunu gösterir. Genelde isim tamlamasında tamlayanın yazılmamasından ya da eksik virgülden kaynaklanır.
  • Bugün buraya geleceğini bilmiyordum.
Tamlayan yazılmadığı için cümleden iki anlam çıkarmak mümkün. 1. Senin bugün buraya geleceğini bilmiyordum." 2. Onun bugün buraya geleceğini bilmiyordum.
  • Ben küçükken ablamdan çok azar işittim.
Bu cümleden iki anlam çıkarmak mümkün: 1. Benim işittiğim azar, ablamın işittiği azardan çoktur.  2. Ablam beni küçükken çok azarlamıştı.
  • Müdür odasına doğru yürürken sabah tartıştığı elemanıyla göz göze geldi.
"Müdür" sözcüğünden sonra konacak virgül anlatım bozukluğunu ortadan kaldıracaktır.
7. Mantık Hatası
Cümledeki mantıksal kusurlar da anlatım bozukluğu nedenidir. Bu tür anlatım bozukluğu daha çok cümledeki yanlış söz diziminden kaynaklanır. 

Örnekler 

  • Seni bir saat değil, bir gün bile görmesem özlerim.
Cümle, "Seni bir gün değil, bir saat bile görmesem özlerim." şeklinde düzeltilebilir.

  • Yanlış tedavi çoğu zaman ölüme hatta sakat kalmaya neden oluyor. 
Cümle, "Yanlış tedavi çoğu zaman sakat kalmaya hatta ölüme neden oluyor." şeklinde düzeltilebilir. 
  • Birden bastıran kar yüzünden sokakta yaşayan insanlar sığınacak yer arıyor.
İnsanlar sanki bastıran kar yüzünden sokakta yaşıyor gibi bir anlam çıkıyor cümleden. Cümle, "Sokakta yaşayan insanlar birden bastıran kar yüzünden sığınacak yer arıyor." şeklinde düzeltilebilir.
  • Beklenen İstanbul depreminde insanlar, 99 depremine göre daha çok ölecek.
Cümle, "Beklenen İstanbul depreminde, 99 depremine göre daha çok insan ölecek." şeklinde düzeltilebilir. 

İlgili Sayfalar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.