Halk Hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Halk Hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kerem ile Aslı

Kerem ile Aslı
Türk halk hikâyesi.
Hikâye, 
iki âşığın farklı dinlere mensup olmaları nedeniyle yaşadığı engeller üzerine kurulmuştur.
Kerem ile Aslı isimleri kahramanlara mahlas olarak verilmiştir.
Kerem’in asıl adı Ahmet Mirza, Aslı’nın ise Kara Sultan’dır. Ahmet Mirza, İsfahan Şahı'nın oğlu; Aslı ise Şah'ın hazinedarı olan Keşiş'in kızıdır.
Diğer halk hikâyeleri gibi Kerem ile Aslı hikâyesi de nazım-nesir karışıktır.
Sözlü ve yazılı olarak günümüze kadar ulaşan bu aşk hikâyesinin yüzlerce varyantı vardır.

Ferhat ile Şirin Hikayesi

  • Klasik aşk hikayesi.
  • Hikaye, Hüsrev ü Şirin adlı mesnevinin bir bölümüyken zamanla bağımsız hale gelmiştir. 
  • Ferhat ile Şirin, edebiyatımızda ilk olarak Ali Şir Nevai tarafından işlenmiştir. (mesnevi)
  • Hikâye, halk edebiyatında da ele alınmıştır. (halk hikayeleri)
  • Sözlü edebiyatta bazı değişikliklere uğrayan hikayede mekanlar da Anadolu’ya adapte edilmiştir. Anadolu'da anlatılan hikayelerde olaylar genelde Horasan’da başlayıp daha sonra Amasya’da devam eder.
  • Ferhat ile Şirin karagöz ve orta oyununda da yaşatılmıştır.
  • Halk tarafından çok sevilen hikayenin zamanla birçok varyantı (farklı anlatımları) meydana gelmiştir. 
Ferhat ile Şirin Hikayesi (Özet)
Mehmene Banu, Horasan diyarındaki büyük bir şehrin padişahıdır. Mehmene Banu'nun Şirin adlı on üç on dört yaşlarında bir yeğeni (başka varyantlarda kız kardeşi) vardır. Mehmene Banu, Şirin'e bir köşk yaptırmak ister. Köşkün işlemelerini usta nakkaş Behzat ile oğlu Ferhat yapar. Şirin, Ferhat'ı görür görmez âşık olur. Daha sonra Şirin'i gören Ferhat da ona âşık olur. Köşkün yakınında bir su kaynağı bulunur. Mehmene Banu bu suyu köşke getirecek kişiye her istediğini vereceğini söyler. Ferhat işe talip olur, kısa sürede suyu getirir. Bunun üzerine saraya kapı ağası olur.
Şirin ile Ferhat arasındaki aşkı duyan Mehmene Banu, Ferhat'ı zindana atar. Bir süre sonra gördüğü korkulu bir rüya üzerine Ferhat'ı serbest bırakır. Ferhat, mağarada yaşamaya başlar, vahşi hayvanları etrafına toplar. Hayvanlar, Ferhat'ın karşısında divan durur.
Komşu ülkenin hükümdarı Hürmüz Şah, bir gün ava gittiğinde Ferhat'ın hazin sesini duyar. Şahın huzuruna getirilen Ferhat başından geçenleri anlatır. Şah, Şirin'i Ferhat'a alacağına dair ona söz verir.
Hürmüz Şah, Şirin'i vermesi için Mehmene Banu'ya mektup yazar. Mehmene Banu, Şirin'i vermez. Hürmüz Şah, Mehmene Banu'ya savaş açar. Yenilgiye uğrayan Mehmene Banu sonunda kaçar. Şirin de Hürmüz Şah'ın sarayına getirilir.
Hürmüz Şah'ın oğlu Hüsrev de Şirin'e âşık olur. Durumu öğrenen Şah, Şirin'i Ferhat'a vermemek için Ferhat'tan su akıtılması imkânsız olan bir dağı delmesini ister. Ferhat dağı delmeye başlar.
Dağın delinmesine az bir zaman kala Hüsrev'in dadısı, Ferhat'a Şirin'in öldüğünü söyler. Bunu duyan Ferhat külünkle kendini öldürür. Olanları duyan Şirin, Ferhat'ın cesedini görmek ister. Ferhat'ın cesedini gören Şirin, kendini hançerle öldürür. Cesetlerin yanına gelen Hüsrev'in dadısı bir aslan tarafından parçalanır. Hürmüz Şah âşıkları beraber defneder. Rivayete göre merhametsiz dadı, her baharda mezarın üstünde biten kırmızı ve beyaz iki güzel gülün arasına kara çalı şeklinde girerek birleşmelerini engellermiş.
İlgili Sayfa
Yararlanılan Kaynaklar
  • Ferhat ile Şirin Hikayesinde Büyülü Gerçeklik, Mehmet Emin Bars
  • Ferhad ve Şirin TDV İslam Ansiklopedisi, Nurettin Albayrak

Dede Korkut Hikayeleri

“Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u diğer gözüne koysanız yine Dede Korkut ağır basar.” (Mehmet Fuat Köprülü)
  • Türk dili ve edebiyatının en önemli kültür miraslarından biri olan Dede Korkut Hikayeleri on üç destansı hikâye ve bir ön sözden oluşmaktadır. (Son bulunan hikâye: Salur Kazan'ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi)
  • Oğuz Türkleri arasında anlatılan, işlenen ve yayılan hikâyelerin -son yıllarda bulunan nüshalarla- 14. asırdan başlayarak yazıya geçirildiği düşünülmektedir.

Halk Hikayeleri

  • Gerçeğe yakın olayların yer yer doğaüstü unsurlarla birlikte verilerek anlatıldığı uzun soluklu anlatım türüdür. 
  • Geleneksel bir içeriği olan, kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılan öykülerdir.
Özellikleri
  • Halk hikayeleri, destan söyleme geleneğinin devamıdır. Türk edebiyatında destandan halk hikayeciliğine geçiş dönemi ürünü sayılan Dede Korkut Hikayeleri, Türk halk hikayelerinin en eski örneği sayılmaktadır.
  • Nazım-nesir karışık bir yapıya sahiptir. Nazım (şiir) bölümü saz eşliğinde söylenir.
  • Sözlü edebiyat ürünleridir (anonim).
  • Kişiler ve olaylar gerçeğe yakındır; olağanüstülükler sınırlıdır.
  • Bu hikâyelerin metinleri kurmacadır ve bu metinlerde dil şiirsel işleviyle kullanılmıştır.
  • Genellikle aşk ve kahramanlık konuları işlenir. Bazı hikayelerde aşk ve kahramanlık beraber işlenir. 
  • İslamiyet'ten önceki Türk edebiyatındaki "ozan"ın yerini XV. yüzyıldan itibaren "âşık" adı verilen kişiler almaya başlamıştır. 
  • Halk hikayelerinin yayılıp tanınmasında âşıkların yanı sıra XV. yüzyıldan itibaren özellikle büyük şehirlerde rastlanan meddahların da önemli bir rolü olmuştur.
  • Ortaya çıktıkları dönemin sosyal, siyasal ve kültürel özelliklerini yani zihniyeti yansıtır.
  • Olaylar halkın anlayacağı sade bir dille anlatılır.
  • Halk hikâyesinin içinde masal, efsane, fıkra, deyim, atasözü, bilmece örneklerine rastlanabilir.
  • Genellikle mutlu bir biçimde biter.
  • Halk hikâyeleri ilahî bakış açısı ile oluşturulur. 
Halk hikayeleri üç kaynaktan beslenir:
Halk hikayelerini destanlardan ayıran özellikler:
  1. Halk hikayelerinde tarihî olaylar daha azdır.
  2. Halk hikayelerinin nazım-nesir karışık bir yapısı varken destanların tamamı nazımdır. 
  3. Halk hikayeleri olaylar ve kişiler bakımından gerçeğe daha yakındır.
Masal - Halk Hikayesi Ayrımı
  1. Halk hikayeleri genelde aşk ve kahramanlık üzerine kurulur. Masallarda ise aşk temel unsur değildir.
  2. Halk hikayeleri nazım-nesir karışıktır. Masallar ise nesirdir (düzyazı).
  3. Halk hikayeleri masallara göre daha uzundur.
  4. Halk hikayelerinde olağanüstü olaylar görülse de gerçeğe yakındır. Masal ise tamamen hayal ürünüdür. 
  5. Masallar daha çok evlerin yaşlı kadınları tarafından özellikle çocuklara anlatıldığı halde, halk hikayeleri usta anlatıcı kabul edilen âşıklar ya da meddahlar tarafından her sınıftan ve yaştan insana anlatılır.
İlgili Sayfalar
👉 Anonim Halk Edebiyatı

👉 Hz. Ali Cenknameleri

👉 Ferhat ile Şirin Özet 
👉 Kerem ile Aslı

Yararlanılan Kaynaklar
Kaynakça