Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Roman ve Hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Roman ve Hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Emine Işınsu (1938-2021)

Emine Işınsu
  • Cumhuriyet dönemi roman, hikaye ve oyun yazarı.
  • 17 Mayıs 1938’de Kars’ta doğdu.
  • Annesi tanınmış yazar ve şair Halide Nusret Zorlutuna'dır. 
  • Günümüz romancılarından Pınar Kür ise kuzenidir. 
  • Anne ve babasının memur olmasından dolayı Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde yaşadı.
  • Dinî duyarlılığı yüksek ve milliyetçi bir ailede yetişen yazar kendisini "Elhamdülillah Türk Milliyetçisiyim" diye ifade eder.
  • Yükseköğrenimi tamamlamadan gazeteciliğe başladı.
  • 1967 yılında Yeni İstanbul gazetesinde tefrika edilen "Küçük Dünya" adlı eseri ilk romanıdır.
  • Çeşitli gazete ve dergilerde yazarlık yaptı.
  • 5 Mayıs 2021'de öldü.

Aka Gündüz (1886 - 1958)

Aka Gündüz
  • Roman ve gazete yazarı, milletvekili.
  • Resmi kayıtlarda adı Enis Avni Akagündüz olarak geçse de eserlerinde kullandığı Aka Gündüz adıyla tanındı.
  • 1886 Selanik doğumludur.
  • Askerî Liseden sonra gittiği Harbiye'nin ikinci sınıfında iken siyasete karıştığı için okuldan ihraç edildi.
  • Bir süre sonra öğrenim için Paris'e gitti. Burada Güzel Sanatlar Okulu ile Hukuk Fakültesine devam etti ancak hiçbirini tamamlamadan yurda döndü.
  • Paris dönüşü İttihat ve Terakki Cemiyetine üye oldu. 31 Mart Vakası sırasında Hareket Ordusu ile İstanbul'a geldi (1909). 
  • İstanbul’un işgali üzerine İngilizler tarafından Malta’ya sürüldü. Sürgün dönüşü Ankara’ya giderek Millî Mücadele’ye kalemiyle destek verdi. 
  • 1932-1946 yılları arasında Ankara milletvekilliği yapan yazar, 6 Kasım 1958’de öldü.
Edebi Kişiliği
  • Şiir, tiyatro, hikâye, roman, mizah, hiciv gibi edebiyatın birçok türünde eser veren üretken bir sanatçıdır.
  • Asıl şöhretini Millî Edebiyat Akımına katıldıktan sonra kazandı.
  • Servetifünun etkisindeki şiir anlayışı Yeni Lisan Hareketine katılmasıyla içerik, şekil, dil ve anlatım yönünden değişti. Aruz veznini terk ederek şiirlerinde hece veznini kullanmaya başladı.
  • Cumhuriyetin ilanıyla çocuklara yönelik eğitici, öğretici ve eğlendirici şiirler yazmaya başladı.
  • Aka Gündüz, daha çok romancı kimliğiyle tanınmıştır.
  • Devrinde geniş bir okuyucu kitlesi tarafından okunan popüler bir yazardır.
  • Romanları genel olarak sanat kaygısı taşımayan tezli eserlerdir. Çok sayıda ve türde eser vermesi eserlerinin sanat yönünü olumsuz etkilemiştir.
  • Halka faydalı olmayı amaçlayan yazar, sade ve anlaşılır bir dil kullanmaya özen gösterdi.
  • Genç Kalemler, Türk Yurdu, Halka Doğru ve Türk Sözü gibi dergilerde biçim ve içerik açısından Türkçülük hareketine uygun eserler yazdı.
  • 1923’ten önce yayımladığı eserlerinde, daha çok, Rumeli’de elden çıkan topraklar karşısında duyulan ıstırabı ve bu topraklar için verilen mücadeleyi işlemiştir. 
  • Cumhuriyet’in ilanından sonra yazmış olduğu eserleriyle yapılan inkılapların toplum tarafından benimsenmesini amaçlamıştır.
  • Hikayelerinde genel olarak Maupassant tarzı hikaye tekniğini kullanmıştır. 
  • Yazarın hikayeleri Milli Mücadele yıllarına ayna tutmaktadır. Estetik endişeden uzak olan yazarın hikayelerinde asıl amaç halkı bilgilendirmektir.
  • Mizahi yazı ve manzumelerinde toplumsal hayatta gördüğü eksiklikleri, aksaklıkları keskin bir dille hicvetti.
Tüm Eserleri
  • Roman: Kurbağacık, Dikmen Yıldızı, Odun Kokusu, Tank-Tango, İki Süngü Arasında, Yaldız, Çapkın Kız, Aysel, Ben Öldürmedim-Kokain, Onların Romanı, Üç Kızın Hikayesi, Üvey Anne, Aşkın Temizi, Çapraz Delikanlı, Zekeriya Sofrası, Mezar Kazıcılar, Giderayak, Yayla Kızı, Bebek, Bir Şoförün Gizli Defteri, Eğer Aşk, Sansaros, Bir Kızın Masalı
  • Hikaye: Türk Kalbi, Türk'ün Kitabı, Hayattan Hikayeler, Bu Toprağın Kızları
  • Şiir: Bozgun, Çocuk Kitabı
  • Tiyatro: Muhterem Katil, Yarım Türkler, Beyaz Kahraman, Köy Muallimi, Yılmazların İkizler, Yarım Osman, Mavi Yıldırım, O Bir Devirdi
Dikmen Yıldızı 
  • En çok bilinen eseridir. Kurtuluş Savaşı'nı işleyen romanda yazar Milli Mücadele'ye Anadolu'dan bakar. 
  • Yıldız, İzmir’in tanınmış ailelerinden birinin kızıdır. Cepheye giden nişanlısı Murat'ın ölüm haberinin gelişi üzerine Yıldız'ın maneviyatı bozulur ve sanrılar görmeye başlar. Bunun üzerine Murat'ın babası (Beybaba) ile Anadolu seyahatine çıkar. Yollarda kağnılarla cepheye cephane taşıyan insanları görür. Yoldaki kadınlarla söyleşen Yıldız, geçtiği yerlerde yavaş yavaş gerçeklerle yüzleşir. Ruh sağlığı düzelmeye başlar. Murat ölmemiştir, gizli bir görevle düşman saflarına gönderilmiş, duyulmasın diye adı öldüye çıkarılmıştır.
İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynaklar
  • Aka Gündüz'ün Hayatı, Sanatı ve Eserleri, Metin Oktay 
  • Aka Gündüz'ün Roman, Hikaye ve Tiyatrolarında Sosyal Meseleler, Mehmet Güneş

Mithat Cemal Kuntay (1885 - 1956)

Mithat Cemal Kuntay
  • Şair, yazar ve hukukçu.
  • 1885'te İstanbul'da doğdu.
  • Vefa Lisesinden sonra Mekteb-i Hukuktan mezun oldu.
  • Uzun yıllar noterlik yaptı.
  • 30 Mart 1956'da İstanbul'da öldü.
Sanat Anlayışı
  • Şiirleri İkinci Meşrutiyet'ten sonra çeşitli dergilerde yayımlandı. 
  • Şiirlerinde sadece aruz ölçüsünü kullandı.
  • Vatan, millet temalı epik-lirik şiirleriyle meşhurdur. 
  • "Üç İstanbul" romanında da yer verdiği Mehmet Akif ile tanışması, sanatı ve düşünceleri üzerinde etkili olmuştur.
  • Çınaraltı dergisinde yayımlanan son dönem şiirlerinde Yahya Kemal Beyatlı'dan da etkilendiği görüldü.
  • Şiirlerini "Türk'ün Şehnamesinden" adlı kitapta topladı.
  • Yalın bir dil kullandığı oyunlarında yurt sevgisi konusunu işledi.
Tüm Eserleri
  • Şiir: Türk'ün Şehnamesinden (1945)
  • Tiyatro: Kemal (1912), Yirmi Sekiz Kanun-ı Evvel (1918)
  • Roman: Üç İstanbul (1938)
Üç İstanbul
  • Tek romanı ve en önemli eseridir. Romanda, İstanbul’un II. Abdülhamit, II. Meşrutiyet ve Mütareke yıllarını ve bu dönemlerdeki bozulmayı anlatmıştır.
  • Romanın Özeti: Adnan, romanın başında veremli annesiyle fakir bir hayat süren, para kazanmak için gazeteye yazılar yazan, özel dersler veren ve yaşadığı dönemi romanlaştırmak isteyen genç bir yazardır. İlerleyen bölümlerde İttihat ve Terakki'nin önemli birkaç isminden biri ve ülkenin kaderinde söz sahibi, iktidar bağlantıları sayesinde zengin bir avukat olur. "Yıkılan Vatan" adını vermek istediği romanı yazmayı bırakır. En sonunda ise ülkenin kaderinin belirlendiği Ankara'ya çağrılmayı ve eski itibarının iadesini bekleyen bedbaht bir avukat olarak ölür.
Şiirlerinden...
On Beş Yılı Karşılarken
Kim derdi yarılsın da nihayet yerin altı,
Kim derdi dirilsin de şu milyonla karaltı, 
Topraklaşan ellerde birer meşale yansın;
Kim derdi şu milyonla adam birden uyansın. 
Kim derdi yıkılsın da ufuklardaki zindan,
Nurun çiçek açmış dalı yükselsin ufuktan. 
Kim derdi, rakam, cezbesi tutsun da delirsin,
On beş asır on beş yılın eh’adına girsin. 
Kaçsın da cehennem bile bir damla alevden,
Çıksın dirilip bir vatan en sonra bir evden. 
Kurtulsun -ışık selleri olsun da o damla
Beş devletin öldürdüğü devlet bir adamla.
Dünyaları bir fert evet oynattı yerinden;
Sarsıldı demirler evet azmin demirinden; 
Mazi yıkılıp gitti evet fesli, kafesli...
Lâkin bugünün ey granit bünyeli nesli, 
Bir şey ele geçmez şerefin sade adından;
Sen arşı bırak, varsa haber ver kanadından. 
Gökten ne çıkar, gök ha büyükmüş ha değilmiş;
Sen alnını göster ne kadar yükselebilmiş. 
Zira şu fezalar, uçabildinse, derindir;
Tarihini, kendin yazıyorsan, eserindir. 
Bahsetme bugün sade dünün mucizesinden,
İnsan utanır sonra yarın kendi sesinden. 
Asrın yaşamak hakkını vermez sana kimse,
Sen devrini, üstünde izin varsa, benimse. 
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır;
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
Eğilme 
Zincirlerim, altınsa da hatta, koparıp kır,
Susmak ne demekmiş? Yere haykır, göğe haykır
Vicdan bile duymaz sesi çıkmazsa bir âhı.
Sessiz kölelerdir yaratan binbir dâhi!
Elbet, put olurlar öpülen eller, etekler,
Elbet, öpen oldukça olur öptürecekler.
Hürriyet, o en son şerefindir, onu satma,
Bir Tanrı yeter, kendine bin Tanrı yaratma,
İnsandaki dört tane ayak devrini bilme.
Mahvolsa eğilmezdi baban, sen de eğilme
İlgili Sayfa
Yararlanılan kaynaklar için Kaynakça sayfamıza bakınız.

Hüseyin Nihal Atsız (1905 - 1975)

Nihal Atsız
  • Türkçü-Turancı yazar, tarihçi ve öğretmen.
  • 12 Ocak 1905’te İstanbul’da doğdu.
  • 1922’de Askerî Tıbbiyeye girdi, disiplin cezası nedeniyle üçüncü sınıfta iken okuldan çıkarıldı. 1930’da Yüksek Muallim Mektebinden mezun oldu.
  • Fuat Köprülü tarafından Türkiyat Enstitüsüne asistan olarak alındı (1931). Asistanlığa girişinden kısa bir süre sonra çıkarmaya başladığı Atsız Mecmua'daki milliyetçi yazıları ile kısa zamanda tanındı. Reşit Galip'in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde üniversitedeki görevine son verildi (1933).
  • Sonrasında öğretmen olarak çalışmaya başladı. Edirne Lisesi edebiyat öğretmeni iken Orhun adıyla bir dergi çıkardı. Eleştirel yazıları nedeniyle derginin yayımı birkaç kez durduruldu. Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından da öğretmenliğine son verildi (1944).

Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Roman ve Hikaye

  • Millî Edebiyat kadrosu içinde de yer alan Halide Edib, Yakup Kadri, Reşat Nuri gibi isimler, Cumhuriyet döneminin ilk roman yazarlarıdır.
  • Millî Mücadele'yi kalemleriyle destekleyen yazarlar, millî edebiyat romanında olduğu gibi Anadolu coğrafyasına ve insanına yönelmişlerdir.
  • Savaş sonrasında ise hem Kurtuluş Savaşı'nı konu alan hem de Atatürk İlke ve İnkılapları ile hedeflenen sosyal ve kültürel değişimi destekleyen pek çok roman yazılacaktır.
  • Bunların yanında bir kısmı Tanzimat'tan beri işlenen ülke ve toplum sorunları, eski-yeni çatışması, halk arasındaki hurafeler, yanlış Batılılaşma, halk-aydın ilişkisi gibi konular da işlenmiştir. 
  • Dönemin roman ve hikayesi realizm akımından etkilenmiştir.
  • Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren hikâyelerde Maupassant tarzı (olay hikayesi) hikayenin özellikleri görülür. 
Halide Edip Adıvar (1882-1964)
  • Türk yazar, akademisyen, siyasetçi, öğretmen.
  • Romanları: Raik'in Annesi, Seviye Talip, Handan, Yeni Turan,Son Eseri,Mev'ud Hüküm, Ateşten Gömlek, Kalp Ağrısı,Vurun Kahpeye, Zeyno'nun Oğlu, Sinekli Bakkal, Yolpalas Cinayeti, Tatarcık,Sonsuz Panayır, Döner Ayna, Âkile Hanım Sokağı, Sevda Sokağı, Çaresaz, Hayat Parçaları.
➤Halide Edib Adıvar hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889 – 1974)
  • Türk romancı, gazeteci, şair ve diplomat.
  • Romanları: Hep O Şarkı, Bir Sürgün, Kiralık Konak,Hüküm Gecesi, Nur Baba, Sodom ve Gomore, Yaban, Ankara, Panorama.
➤Yakup Kadri Karaosmanoğlu hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
Reşat Nuri Güntekin (1889-1956)
  • Roman, hikaye ve oyun yazarı, eğitimci ve milletvekili.
  • Romanları: 
    Çalıkuşu, Acımak, Yeşil Gece, Yaprak Dökümü, Değirmen, Gizli El, Damga, Dudaktan Kalbe, Akşam Güneşi, Bir Kadın Düşmanı, Kızılcık Dalları, Gökyüzü, Eski Hastalık, Ateş Gecesi, Miskinler Tekkesi, Kavak Yelleri, Kan Davası, Son Sığınak.
  • Gezi Yazıları: Anadolu Notları I - II
➤Reşat Nuri Güntekin hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız
Hüseyin Nihal Atsız (1905 – 1975)
  • Türkçülük akımının öncü ismi, yazar, şair, düşünür ve öğretmen. 
  • Türk milletinin tarihini konu edindiği edebî eserleri, tarih araştırmaları ve Turancı dünya görüşüyle meşhurdur. 
  • Türkçülük akımının Ziya Gökalp'ten sonraki en önemli ismidir.
  • Atsız Mecmua, Orhun, Orkun ve Ötüken adıyla çıkardığı dergiler, Türkçülük akımının önde gelen yayınlarıdır.
  • Eserlerinde Türk tarih ve mitolojisine, yer adlarına, tarihî şahsiyetlere sık sık yer vermiştir. 
  • Romanları: Bozkurtların Ölümü, Bozkurtlar Diriliyor, Deli Kurt, Ruh Adam, Dalkavuklar Gecesi, Z Vitamini
  • Şiir: Yolların Sonu 
➤ Hüseyin Nihal Atsız hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
Mithat Cemal Kuntay (1885 - 1956)
  • Şair, yazar ve hukukçu.
  • Şiirleri İkinci Meşrutiyet'ten sonra çeşitli dergilerde yayımlandı. 
  • Şiirlerinde sadece aruz ölçüsünü kullandı.
  • Vatan, millet temalı epik-lirik şiirleriyle meşhurdur. 
  • "Üç İstanbul" romanında da yer verdiği Mehmet Akif ile tanışması, sanatı ve düşünceleri üzerinde etkili olmuştur.
  • Çınaraltı dergisinde yayımlanan son dönem şiirlerinde Yahya Kemal Beyatlı'dan da etkilendiği görüldü.
  • Şiirlerini "Türk'ün Şehnamesinden" adlı kitapta topladı.
  • Yalın bir dil kullandığı oyunlarında yurt sevgisi konusunu işledi.
  • Şiir: Türk'ün Şehnamesinden (1945)
  • Tiyatro: Kemal (1912), Yirmi Sekiz Kanun-ı Evvel (1918)
  • Roman: Üç İstanbul (1938)
➤ Mithat Cemal Kuntay hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
Aka Gündüz (1886-1958)
  • Roman yazarı, şair, gazeteci, milletvekili. 
  • Şiir, tiyatro, hikâye, roman, mizah, hiciv gibi edebiyatın birçok türünde eser veren üretken bir sanatçıdır.
  • Asıl şöhretini Millî Edebiyat Akımına katıldıktan sonra kazandı.
  • Aka Gündüz, daha çok romancı kimliğiyle tanınmıştır.
  • Kurtuluş Savaşı'nı konu aldığı Dikmen Yıldızı romanıyla ünlüdür.
  • Devrinde geniş bir okuyucu kitlesi tarafından okunan popüler bir yazardır.
  • Romanları genel olarak sanat kaygısı taşımayan tezli eserlerdir. 
  • Halka faydalı olmayı amaçlayan yazar, sade ve anlaşılır bir dil kullanmaya özen gösterdi.
  • Genç Kalemler, Türk Yurdu, Halka Doğru ve Türk Sözü gibi dergilerde biçim ve içerik açısından Türkçülük hareketine uygun eserler yazdı.
  • Roman: Kurbağacık, Dikmen Yıldızı, Odun Kokusu, Tank-Tango, İki Süngü Arasında, Yaldız, Çapkın Kız, Aysel...
  • Hikaye: Türk Kalbi, Türk'ün Kitabı, Hayattan Hikayeler, Bu Toprağın Kızları
  • Şiir: Bozgun, Çocuk Kitabı
  • Tiyatro: Muhterem Katil, Yarım Türkler, Beyaz Kahraman, Köy Muallimi, Yılmazların İkizler, Yarım Osman, Mavi Yıldırım, O Bir Devirdi
➤ Aka Gündüz hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
Emine Işınsu (1938-2021) 
  • Cumhuriyet dönemi roman, hikaye ve oyun yazarı.
  • Annesi tanınmış yazar ve şair Halide Nusret Zorlutuna'dır. 
  • Günümüz romancılarından Pınar Kür ise kuzenidir. 
  • Anne ve babasının memur olmasından dolayı Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde yaşadı.
  • Dinî duyarlılığı yüksek ve milliyetçi bir ailede yetişen yazar kendisini "Elhamdülillah Türk Milliyetçisiyim" diye ifade eder.
  • Yükseköğrenimi tamamlamadan gazeteciliğe başladı.
  • 1967 yılında Yeni İstanbul gazetesinde tefrika edilen "Küçük Dünya" adlı eseri ilk romanıdır.
  • Çeşitli gazete ve dergilerde yazarlık yaptı.
  • Türk edebiyatında daha çok romancı olarak tanınmıştır.
  • "Sanat sanat içindir" görüşünü reddeder. Onun için sanat, dünya görüşünü ve ideolojini anlatmak için bir araçtır. 
  • Bu nedenle romanları daha çok tezli eserlerdir. 
  • Roman: Küçük Dünya, Azap Toprakları, Ak Topraklar, Sancı,Tutsak, Çiçekler Büyür, Canbaz, Kaf Dağının Ardında, Alparslan, Atlıkarınca, Un coeur aux encheres, Cumhuriyet Türküsü, Nisan Yağmuru, Havva, Bir Ben Vardır Bende Benden İçeri, Bukağı, Hacı Bayram, Hacı Bektaş, Bir Aile
➤ Emine Işınsu hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
İlgili Sayfalar

Reşat Nuri Güntekin (1889-1956)

Reşat Nuri Güntekin
  • Roman, hikaye ve oyun yazarı, eğitimci ve milletvekili.
  • 1889 yılında Üsküdar'da doğdu.
  • İstanbul Üniversitesi (Darülfünun) Edebiyat mezunu (1912). Değişik okullarda öğretmenlik ve idarecilik yaptı (1913-1927).
  • 1927-1939 yılları arasında müfettiş olarak Anadolu'da çalıştı.
  • 1939-1946 yılları arasında milletvekilliği de yapmıştır.
  • UNESCO Türkiye temsilcisi olarak Paris’te görevde bulunduktan sonra 1954 yılında emekliye ayrılır. 
  • Yakalandığı akciğer kanseri nedeniyle tedavi olmak için gittiği Londra’da 1956 yılında ölmüştür. 
Edebi Kişiliği
  • Görevi nedeniyle gezip dolaşma imkanı bulduğu Anadolu'yu ve Anadolu insanını eserlerinde büyük bir başarıyla anlattı. Aşkı konu aldığı romanlarında bile kahramanların duygusal yaşamlarını ülke gerçeklerinden soyutlamadan verir.
  • Bu gezilerle ilgili izlenimlerini Anadolu Notları adıyla yayımladı.
  • Bütün eserlerinde ince bir mizah duygusu kendini belli eder.
  • Romanlarında güçlü gözlemciliğine dayanan bir realizm ve canlı bir üslûp vardır. 
  • Psikolojik tahlillerde başarılıdır. 
  • Romandan önce oyun yazarlığında tecrübe edinen Reşat Nuri, bütün romanlarını tiyatro metni olarak da yazmıştır.
  • Romanlarındaki kahramanları konuşturmada oldukça başarılıdır. (doğal diyaloglar)
  • Romanlarındaki birçok kahramanı kendisi gibi Anadolu'da görev yapan memurlardır. (öğretmen, kaymakam, doktor, asker, din adamı ...)
  • Şöhretini Çalıkuşu romanıyla kazanmıştır. Reşat Nuri, bu roman ilgili yaptığı bir röportajda şunları söyler: "İstanbul Kızı diye dört perdelik bir piyes yazmıştım. Onu bozarak büyücek bir roman yaptım. İlk romanım denilmek lazım gelen bir roman: Çalıkuşu. Piyeslerde herkes kendi adına konuşur. Romana çevrilince sözün romancıya geçmesi ve şahıslar hesabına onun konuşması lazım geldi." 
Oyun Yazarlığı
  • 1919 tarihli "Hançer" yazdığı ilk oyundur.
  • Oyunlarının dili, oldukça sadedir.
  • Konularının çoğu romanlarıyla paralellik gösterir. Eserlerinde aile, evlilik, eğitim, yanlış terbiye, din sömürüsü, bağımsızlık, idealizm, yabancılaşma, aşk, çarpık Batılılaşma ve hayata dair birçok konuyu ele almıştır.
  • Okullardan oynanması için birçok piyes yazmıştır.
  • Yaprak Dökümü ile Eski Hastalık (Eski Şarkı adıyla) romanlarını sonradan oyunlaştırmıştır.
Romanlarının Konuları
  • Çalıkuşu: Romanda olaylar, 1908-1918 yılları arasında geçer. Eser, kitabın son kısmı hariç, roman kahramanı Feride’nin tuttuğu günlük şeklinde kaleme alınmıştır. İstanbul'da teyzesinin yanında yaşayan Feride, hareketli yapısı nedeniyle çevresi tarafından Çalıkuşu olarak çağrılır. Fransız Kız Lisesinden mezun olan Feride, sevdiği adam (Kamuran) tarafından aldatıldığını düşünerek Anadolu'da öğretmenlik yapmak için gönüllü olur. Bir aşk çıkmazı nedeniyle İstanbul'dan ayrılan Feride, Anadolu'da idealist bir öğretmene dönüşür. Roman, duygusal bir olayı anlatmakla birlikte kadının toplumdaki yeri, eğitim sistemi, bürokrasi ve Anadolu'nun geri kalmışlığı gibi birçok konuya değinir. Geniş özet için tıklayınız.
  • Acımak: Zehra öğretmen; görevine bağlı, başarılı ancak sert ve hata kabul etmeyen bir kişiliğe sahiptir. Ölmek üzere olan babasını istemeyerek de olsa görmeye giden Zehra, İstanbul'a vardığında babasının öldüğünü öğrenir. Çocukluğunda yaşadığı tüm sıkıntıların sorumlusu olarak gördüğü babasına ait eşyaların arasında babasının günlüğünü bulur. Roman, bu noktadan sonra günlükten devam eder. Günlüğü baştan sona okuyan Zehra, babasını ne kadar yanlış tanıdığını anlar. Zehra öğretmenin hata kabul etmeyen, acıma duygusundan yoksun karakteri babası Mürşit Efendi’den kalan “günlük” sayesinde değişime uğrayacaktır.
  • Yeşil Gece: Roman, görev yaptığı yerde tutucu güçlerle mücadele eden ve idealist bir öğretmen olan Ali Şahin Efendi'nin hikayesidir. Olaylar, kendisi de medreseden yetişmiş olan Ali Şahin Efendi’nin Ege'de bir kasaba olan Sarıova'ya öğretmen olarak gelmesi ile başlar. Sarıova’da cahil, yoksul ve biçare halk batıl inançlardan, evliya hikayelerinden ve türbelerden medet ummaktadır. Onlara göre kendilerini yöneten hükümet değil Kelâmi Babadır. Ali Şahin’in gelmesiyle söz konusu gurubun işleri bozulmaya başlar. (Laiklik teması) Geniş özet için tıklayınız.
  • Yaprak Dökümü: Eser, modernleşme sürecinde yaşadığımız toplumsal çözülmenin boyutlarını aile düzeyinde ele alan bir romandır. Toplumsal değişimle birlikte yitirilen değerler Ali Rıza Bey ve ailesi model alınarak yansıtılır. Reşat Nuri Güntekin, daha sonra tiyatro oyununa dönüştürdüğü roman hakkında şunları söyler: "Harp sonu dediğimiz dünyanın esasen bulanık bir zamanında bu pek birdenbire olan eskiden yeniye geçiş hareketlerinin birçok muhafazakâr aile çocuklarında sarsıntılar çöküntüler yapması kaçınılmazdı. Yaprak Dökümü bu çöküntülerden birinin hikâyesidir. Eski terbiyenin tipik bir örneği olan bir emekli büyük memur, hayattaki son vazifesini irili ufaklı beş çocuğunu değişmezliğine inandığı kendi ahlak anlayışına uygun birer insan yapmaktan ibaret gören bir baba onların birer birer döküldüklerini seyrediyordu." Geniş özet için tıklayınız.
  • Değirmen: Romanda, gerçekte hiç var olmamış bir deprem olayının büyüyerek Osmanlı Devleti'nin ve hatta dünyanın gündemine girmesi hikâye edilir. 1914 yılında Anadolu'da yoksul bir kasaba olan Sarıpınar'da gelişen olaylarda çıkarcı ve entrikacı yöneticiler ile halkın sırtından geçinen tipler işlenir. Acı bir mizaha dayanan yapıt, Turgut Özakman tarafından Sarıpınar 1914 adıyla oyunlaştırılmıştır. 
  • Dudaktan Kalbe: Hüseyin Kenan, babasının yaptıkları yüzünden dayısı Saip Paşa'nın hakaretlerine maruz kalarak büyür. Daha küçük yaşta hayata küsen Kenan teselliyi müzikte bulur. Üniversiteden mezun olduktan sonra okul arkadaşından aldığı bir mektup ile Avrupa’ya gider. Avrupa’dan çocukluğu ve gençliği süresince hor görüldüğü Bozyaka’daki konağa kendini beğenmiş, züppe ve ünlü bir bestekâr olarak döner. Kenan, burada Kınalı Yapıncak olarak bilinen Lamia'nın kendisine karşı olan zaafından yararlanarak onunla birlikte olur. Hamile kalan Lamia Kütahya’ya akrabalarının yanına gönderilirken Kenan, başkasıyla evlenir. Romanın üçüncü bölümü Hüseyin Kenan'ın güncesi olarak kurgulanmıştır. Aşkın dudaklarda değil de kalpte yaşanması gerektiğini sonradan anlayan Hüseyin Kenan, bir bunalımın içine düşer. Kenan, aslında sadece Lamia'yı sevmiş olduğunu anlasa da Lamia onu reddedip başkasıyla evlenir. Bir zaman sonra İzmir gazeteleri meşhur musikişinas Hüseyin Kenan'ın intihar ettiğini yazacaktır. Geniş özet için tıklayınız.
Tüm Eserleri
Romanları: Çalıkuşu, Acımak, Yeşil Gece, Yaprak Dökümü, Değirmen, Dudaktan Kalbe, Harabelerin Çiçeği, Gizli El, Damga, Akşam Güneşi, Bir Kadın Düşmanı, Kızılcık Dalları, Gökyüzü, Eski Hastalık, Ateş Gecesi, Miskinler Tekkesi, Kavak Yelleri, Kan Davası, Son Sığınak.
Gezi Yazıları: Anadolu Notları I - II (Milli Eğitim Bakanlığı müfettişliği yıllarında Anadolu’ya yaptığı gezilerde kısa notlar halinde tuttuğu yazıları daha sonra kitap haline getirmiştir.)
Hikayeleri: Tanrı Misafiri, Sönmüş Yıldızlar, Leyla ile Mecnun, Olağan İşler, Gençlik ve Güzellik, Eski Ahbap, Roçid Bey, Boyunduruk
Tiyatroları: Hançer, Eski Rüya, Taş Parçası, Hülleci, Bir Yağmur Gecesi, Yaprak Dökümü, Eski Şarkı, Balıkesir Muhasebecisi, Tanrıdağı Ziyafeti, Bu Gece Başka Gece.
Eser Özetleri

Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889-1974)

Yakup Kadri 
Karaosmanoğlu
  • Roman ve hikaye yazarı, gazeteci, siyaset adamı, diplomat.
  • 27 Mart 1889'da Kahire'de doğdu.
  • Ortaöğrenimini İskenderiye'de Fransız Frerler Mektebinde tamamladı. 
  • İkinci Meşrutiyet'in ilanından birkaç ay önce İstanbul'a gelerek Hukuk Fakültesine girdi (1908-1910).
  • Mütareke döneminde İkdam gazetesindeki yazılarıyla Millî Mücadele'yi destekledi.
  • Mustafa Kemal'in daveti üzerine 1921'de Ankara'ya gitti.
  • Tetkik-i Mezalim Komisyonunda Halide Edip ve Falih Rıfkı ile bütün Batı Anadolu'yu dolaştı.
  • Cumhuriyet'in ilanından sonra Mardin ve Manisa milletvekili olarak TBMM'de görev yaptı (1923-1934) 
  • Şevket Süreyya Aydemir, Vedat Nedim Tör ve birkaç arkadaşıyla Kadro dergisini çıkardı (1932).
  • Yayın politikası hükumet tarafından iyi karşılanmayan dergi iki yıl sonra kapanınca Tiran elçiliğine atandı (1934). Emekli olacağı 1955'e kadar Prag, Lahey, Bern ve Tahran elçiliklerinde bulundu. 
  • 1957'de Ulus gazetesinin başyazarı oldu.
  • 1961'de yeniden Manisa milletvekili seçildi. 1965'te politikadan tamamen uzaklaştı.
  • Son görevi Anadolu Ajansı yönetim kurulu başkanlığı oldu.
  • 13 Aralık 1974'te Ankara'da öldü.
Sanat Anlayışı
  • Millî Edebiyat ile Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının en önemli yazarlarından biridir.
  • Roman, hikaye, mensur şiir, tiyatro, anı gibi birçok türde eser verse de daha çok romancı olarak tanındı.
  • Edebiyata Fecriati topluluğunda küçük hikayeler ve mensur şiirler yazarak başlar.
  • Yazar, bu dönem hikayelerini "Bir Serencam" adlı kitapta toplar.
  • 1912'de Yahya Kemal ile "Nev-Yunanilik" adını verdikleri bir akım oluşturmaya çalışırlar. Bu akımın temelinde Avrupa medeniyetinin kaynağı olan Yunan medeniyetine (eski Yunan klasiklerine) yönelme vardır. 
  • Sanatçı, özellikle 1916'dan sonra toplumcu bir çizgi izler. Balkan ve Birinci Dünya Savaşları ile gelen yıkım onu Fecriati çizgisinden uzaklaştırır.
  • Bu anlayışın ilk ürünü "Milli Savaş Hikayeleri" adlı kitabıdır.
  • "Zoraki Diplomat" adlı eserinde elçilik görevleri sırasında yaşadıklarını, gözlemlerini ve düşüncelerini dile getirdi.
  • Asıl ününü yazdığı romanlarla elde etti.
  • Romanlarında, Abdülaziz döneminden başlayarak 1950'li yıllara kadar geçen süredeki tarihî olayları ve sosyal değişimleri konu almıştır.
  • Kahramanları, zamanla değişen değerlere uyum sağlamakta zorlanan kişilerdir. 
  • Daha çok Balzac, Flaubert ve Zola gibi Fransız romancılardan etkilenen sanatçı realist bir çizgi izlemiştir.
  • Sağlam bir cümle yapısına ve akıcı bir üsluba sahiptir.
Tüm Eserleri:
  • Roman: Yaban, Kiralık Konak, Sodom ve Gomore, Bir Sürgün, Hep O Şarkı, Hüküm Gecesi, Nur Baba, Ankara, Panorama
  • Öykü: Bir Serencam, Rahmet, Milli Savaş Hikâyeleri
  • Mensur Şiirler: Erenlerin Bağından, Okun Ucundan
  • Anı: Zoraki Diplomat, Anamın Kitabı, Vatan Yolunda, Politikada 45 Yıl, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları
  • Tiyatro: Nirvana, Veda, Sağanak, Mağara
  • Monografi: Ahmet Haşim, Atatürk
Roman Konuları:
  • Hep O Şarkı: Roman, Sultan Abdülmecit tahta çıkışının 10. yıl dönümünde (1849) doğan Münire Hanım'ın hikayesidir. Üç padişah devri gören (Abdülmecit, Abdülaziz, V. Murat) Münire Hanım yirmi yıldır da II. Abdülhamit devrine tanık olmaktadır. Bir yasak aşkın hikayesi gibi görünen eser, şekilde kalan Batılılaşma ile gelen yozlaşmayı ve çürümeyi ele almaktadır.
  • Bir Sürgün: Kitap sayfalarında tanıdığı Batı ile görüp yaşadığı Batı arasındaki farktan dolayı sarsılan Doktor Hikmet'in hikayesidir. Dar ve kapalı bir çevrede yetişen Hikmet, Sultan II. Abdülhamit devrinin ortaya çıkardığı bir tiptir. Doktor Hikmet, kendi kültürünü ancak Batı'yı tanıdıkça anlamaya başlayacak, romanın sonunda tam manasıyla kendisini bulacaktır. Geniş özeti için tıklayınız.
  • Kiralık Konak: İlk romanıdır. Eserde, Osmanlı Devleti'nin son yıllarında yaşanan toplumsal değişim, bir konakta yaşayan insanların hayatlarından yola çıkılarak anlatılmaktadır. Nesil çatışmaları ve yanlış Batılılaşma romanın ana izleklerini oluşturur. Servet Bey, Seniha ve Cemil gibi alafranga tipler, Naim Efendi ve Hakkı Celis gibi gelenekçi tiplerin karşısında çatışma unsuru olarak kullanılır. Geniş özet için tıklayınız.
  • Hüküm Gecesi: Roman, İkinci Meşrutiyet devrinin parti kavgaları üzerine kurulmuştur. Romanın merkezinde, siyasal makaleler yazan, muhalif gazeteci Ahmet Kerim bulunan metnin arka planında İkinci Meşrutiyet dönemindeki siyasal olaylar yer almaktadır. Geniş özet için tıklayınız.
  • Nur Baba: Osmanlının çöküş döneminde Bektaşi tekkelerinde yaşanan yozlaşmayı ele alan bir romandır. Nur Baba; güzel sesli, kara sakallı, zevkine, şehvetine düşkün bir Bektaşi şeyhidir. Gözlerinde ve sesinde kadınları büyüleyen bir güç vardır. Dergaha düşen güzel ve zengin kadınlar kendilerini ve servetlerini bu adama kaptırmaktadır. Geniş özet için tıklayınız.
  • Sodom ve Gomore: Romanda, Birinci Dünya Savaşı sonrasında işgal altındaki İstanbul'da yaşanan ahlaki çöküntü işlenir. Eserde, Batı hayranı Türkler, alafrangalığa özenen züppeler, emperyalistlerle iş birliği içinde olan kesimlerin yer aldığı geniş bir kesim ele alınır. Romanda olaylar işgalci subaylarla yakınlaşan Leyla ile onun milliyetçi duygulara sahip nişanlısı Necdet'in çevresinde gelişir. Geniş özet için tıklayınız.
  • Yaban: Birinci Dünya Savaşı'nın bitimiyle birlikte Sakarya Savaşı'nın sonuna kadar olan sürede Anadolu'da bir köyün durumu ve Milli Mücadele'ye ilişkin tavırları anlatılmaktadır. Romanda İstanbullu bir aydını temsil eden Ahmet Celal, yedek subay olarak katıldığı Birinci Dünya Savaşı’nda bir kolunu kaybetmiştir. İstanbul’a İngilizlerin girmesi üzerine oraya dönemez ve emir eri Mehmet Ali’nin çağrısına uyarak onun Orta Anadolu’nun Porsuk Çayı kıyısındaki köyüne gidip yerleşir. Köylü için Ahmet Celâl bir "yaban"dır. Geniş özet için tıklayınız.
  • Ankara: Romanda, Kurtuluş Savaşı'ndan başlayarak 1940'lı yıllara kadar uzanan üç ayrı dönem ele alınmıştır. Yazar, Ankara'dan yola çıkarak Türkiye'deki sosyal gelişim ve değişimi yansıtmaya çalışmıştır. Romanın kahramanı Selma Hanım, bu üç dönemi birbirine bağlar. Selma Hanım'ın özel hayatında yaşadığı maceralı üç ayrı dönem, Ankara'nın da üç ayrı dönemini yansıtır. 
  • Panorama: Cumhuriyet’in ilanından sonraki dönem ile halkın inkılâplar karşısındaki tavrını anlatan Panorama, iki cilt olarak yazılmıştır. 1923 ve 1952 yıllarını kapsar. Ortada değişen bir yönetim şekli ve bu yönetimin getirdiği inkılâplar vardır ancak Anadolu insanı yenilikler karşısında mesafelidir. Romanda sadece inkılaplara karşı koyanların değil, halk ile bağını koparmış aydın kesim ile çıkar peşinde koşan siyasetçilerin de güçlü eleştirisi vardır. Romancının ülkenin geleceği için Ankara romanında beslediği umutlar Panorama’da sönmüş gibidir.
İlgili Sayfa
Yararlanılan kaynaklar için "Kaynakça" sayfamıza bakabilirsiniz.

Halide Edip Adıvar (1882-1964)

Halide Edip Adıvar
  • Roman ve hikaye yazarı, akademisyen, siyasetçi, öğretmen.
  • İstanbul'da doğdu. Babası Ceyb-i Hümayun kâtiplerinden Mehmet Edip Bey, annesi Bedrifam Hanım'dır. 
  • Çok küçük yaşta annesini kaybeden Halide, babasının bir kaç defa evlenmesi yüzünden, zaman zaman, bir Mevlevi olan anneannesinin evinde yaşadı.
  • Arapça, Farsça ve müzik derslerinin yanı sıra Rıza Tevfik'ten edebiyat ve Fransızca, Salih Zeki'den de matematik dersleri aldı.
  • İngilizceyi küçük yaşta mürebbiyesinden öğrenen Halide Edip, Amerikan Kız Kolejinden mezun oldu.
  • 1901'de Salih Zeki ile evlendi. 
  • İstanbul Kız Lisesinde (Bezmiâiem Sultanîsi) tarih öğretmenliğine başlayan yazar, 1908'den itibaren Tanin gazetesinde yazdığı yazılarıyla tanınmaya başladı.