Zarf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zarf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Zarf Konu Kavrama Testi 1 Çözümlü

1. Aşağıdakilerin hangisinde zarf (belirteç) kullanılmıştır? 
A) Farklı bir kadındı, kimseye benzemezdi.
B) İçeride seni bekleyen biri var.
C) Bizim buraları andıran bir havası var.
D) Doğru kişiyi bulamadık henüz.
E) Çok parası yoktu ama cömert bir adamdı.

1 / Çözüm

A'da "farklı" sözcüğü, ismi nitelediği için sıfattır.
B'de yer-yön bildiren sözcük (içeride) ad durum eki aldığı için isimdir.
E'de "çok" ve "cömert" sözcükleri sıfattır.
D'de "doğru" sözcüğü ismi nitelediği için sıfatken "henüz" sözcüğü eylemi (bulamadık) zaman yönünden sınırladığı için zarftır.
Cevap D

Zarf Konu Kavrama Testi 1

1. Aşağıdakilerin hangisinde zarf (belirteç) kullanılmıştır?
A) Farklı bir kadındı, kimseye benzemezdi.
B) İçeride seni bekleyen biri var.
C) Bizim buraları andıran bir havası var.
D) Doğru kişiyi bulamadık henüz.
E) Çok parası yoktu ama cömert bir adamdı.

Bütün kötülükler geçer
Yaşar iyi ve güzel olan
2. Dizelerdeki altı çizili sözcüğün türce özdeşi aşağıdakilerin hangisinde kullanılmamıştır?
A) Dün de yakası açık beyaz bir gömlek giymişti.
B) Haberi getiren çocuğu kimse tarif edemedi.
C) Birbirimizi o güne kadar hiç görmemiştik.
D) Kara haber tez duyulurmuş.
E) Dışarı çıkıp kimi aradığını sordum.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme farklı bir sözcüğün anlamını belirtmiştir?
A) Bir uzun sofra kurmuşuz, yan yana oturmuşuz.
B) Kapı kapı dolaşıyorum ben bunları satmak için.
C) Oturup şu evlenme meselesini uzun uzun konuştuk.
D) Göz göze gelince başını eğer, kaçardı.
E) Bir öfke usul usul büyüyordu kuytuda.

4. Aşağıdakilerin hangisinde zaman belirteci kullanılmıştır?
A) Akşamlar bir roman gibi biterdi.
B) Akşam yemeğinde makarnayla salata var.
C) Dün bugünden kopuk değildir.
D) Toplantılar kütüphanede yapılacakmış artık.
E) 2020 yılı felaketten başka bir şey getirmedi insanlığa.

5. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi nicelik zarfı değildir?
A) En güzel şiirini ölmeden birkaç ay önce yazmıştı.
B) Bak dediler, baktım ama pek göremedim.
C) Verdiğin raporları daha okuyamadım.
D) Gücünü gelenekten alan çok yeni bir şiire ulaşmıştı.
E) Genç yönetmen son filminde bu soruna biraz değinmişti.

I. Seni daha çok seviyorum artık.
II. Yalnız kalmaktan korktu hep.
III. Akşama kadar bu iş bitsin, dedi.
IV. Ne dışarı çıkmak istiyor ne de evde oturmak.
V. Nasıl geldilerse öyle giderler.
6. Numaralanmış cümlelerin hangilerinde farklı türdeki zarflar birlikte kullanılmıştır?
A) I ve III   B) I ve V   C) II ve V   D) II ve IV   E) III ve IV

7. Aşağıdakilerin hangisinde ikileme farklı bir türde kullanılmıştır?
A) İşini yarım yamalak yapanlara çok kızardı.
B) Orada irili ufaklı birçok ada var.
C) İki gündür boşu boşuna bekliyoruz burada.
D) İki lider, törenin ardından baş başa görüşmüş.
E) Kore'de omuz omuza çarpıştığımız arkadaşlardan biriydi.

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çok" sözcüğü kendi türünden bir sözcüğün anlamını belirtmiştir?
A) Bugün çok iyi görünüyorsun.
B) Çok zor sorular vardı sınavda.
C) Bu duruma gelmek için çok çalıştık.
D) Çok şey bilmek insanı kurtarmaz.
E) Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?

9. Aşağıdakilerin hangisinde sıfat tamlaması zarf olarak kullanılmıştır?
A) Dünkü hadise hepimizi üzmüştür.
B) Güzel günler göreceğiz çocuklar.
C) Beni bu akşam evden alacaktı.
D) İstanbul'un en uzak ilçesinde oturuyorum.
E) Dağa bakan odalardan birini tutmuş.

10. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi zarf olarak kullanılmıştır?
A) Doğru söz yemin istemez.
B) Yanlış hesap Bağdat'tan döner.
C) Yalnız kalan kuzuyu kurt kapar.
D) Kötü gün dostu olma.
E) Gerçek dost kötü günde belli olur.

11. Aşağıdakilerin hangisinde edat grubu zarf olarak kullanılmıştır?
A) Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.
B) Allah dağına göre kar verir.
C) Geçti Bor'un pazarı, sür eşeğini Niğde'ye.
D) Geçmişe mazi, yenmişe kuzu derler.
E) Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı zarfla sağlanmıştır?
A) Ne tür bir telefon arıyorsunuz?
B) Evi nasıl aldığımızı biliyor mu?
C) Bu notu sana kim verdi?
D) Babam sizde kaç gün kaldı?
E) Sonuçları neden bize vermiyorlar?

13. Aşağıdaki dizelerin hangisinde "ne" sözcüğü zarf olarak kullanılmıştır?
A) Bir de ne görelim,
Arpa boyu yol gitmişiz!
B) Dünyada taşınacak bir kuru başınız var
Onu da ne tarafa olsa götürürsünüz.
C) Memleket isterim
Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun
D) Ne saklayayım gaflet ettiğimi?
Elimle batırmışım gençliğimi
E) Ne olacak bilir miyiz birazdan
Belki hesabı sorulacak neşemizin

14. Aşağıdaki altı çizili sözcükler ikişerli eşleştirilse hangisi dışarıda kalır?
A) Soğuk savaş dönemini anlatan bir film izledik.
B) Bu telefon daha sağlam görünüyor.
C) Huzurevinin en sıcak odasında kalıyorum.
D) Bu hastalık, kötü beslenen çocuklarda daha sık görülüyor.
E) Allah çirkin şansı versin, derdi hep annem.

15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "böyle" sözcüğü türü bakımından diğerlerinden farklıdır?
A) Onu böyle görünce çok korktuk.
B) Böyle bir adam değildin sen eskiden.
C) Sen hep böyle güneşli yalanlar söyle.
D) Ben de gidiyorum böyle yerlere.
E) Aslında ödevim için böyle bir örnek arıyordum.

(I) Soğuk kış geceleri odama
(II) Ansızın bir kadın hayali girer
İlerler (III) yavaş adımlarla
Masamı düzeltir, omuzlarımı örter
Elleri güller beyazlığında
(IV) Dışarıda (V) gece zifiri kara
El ayak ortadan çekilmiştir
16. Dizelerdeki numaralandırılmış sözcüklerden hangisi zarf olarak kullanılmıştır?
A) I    B) II    C) III    D) IV     E) V

17. Aşağıdaki pekiştirmelerden hangisi belirteç olarak kullanılmıştır?
A) Yetmişli yaşlardaydı ama saçları simsiyahtı.
B) Tertemiz bir yüreği vardı çocuğun.
C) Virüs nedeniyle sokaklar bomboştu.
D) Yapayalnız kaldım gurbet ellerde.
E) Sapsarı bir pantolon giymiş bir de üstüne.

18. Aşağıdakilerin hangisinde soru anlamı zarfla sağlanmıştır?
A) Ne zaman geldiğini ben bilmiyor muyum?
B) Bir bardak pirince kaç bardak su koymalıyım?
C) Neden bu kadar geç kaldığını söyleyecek misin?
D) Senin için artık daha ne yapabilirim?
E) Bu parçanın orijinalini nasıl bulabilirim?

19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfatı derecelendiren bir zarf kullanılmıştır?
A) O günden sonra çok yakın davranıyordu bana.
B) Bu büyük sanatçı bir huzurevinde yapayalnız öldü.
C) Komşularıyla pek geçinemezdi annem.
D) En yakın sağlık ocağı 50 km uzaktaydı.
E) Tüm bu yaşananlara daha fazla dayanamadı kalbi.

20. Aşağıdaki dizelerin hangisinde farklı türde zarflar birlikte kullanılmıştır?
A) Bazı şirin görünür, bazı da korkunç etraf.
B) Dindirmez anladım bunu hiçbir güzel kıyı
C) Pas tuttu bu akşam suların rengi havuzda.
D) Yalçın dağlarda böyle sessiz dolaşanlar kim?
E) Ama neyleyim ki içimde yine o garip sızı vardı.


👉 👉 Testteki soruların ayrıntılı çözümü için tıklayınız. 👈 👈

Cevaplar

1.D  2.B  3.D  4.D  5.C  6.B  7.B  8.A  9.C  10.C  11.B  12.E  13.D  14.E  15.A  16.B  17.D  18.E  19.D  20.A

İlgili Sayfalar


Zarf Konu Testi 1 Çözümlü

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatlar ya da kendi türünden sözcüklerin anlamını değişik yönlerden belirten sözcüklere zarf (belirteç) denir.
1. Aşağıda verilen cümlelerdeki altı çizili zarflardan hangisi kendi türünden bir sözcüğün anlamını belirtmiştir?
A) Pek yorgun görünüyorsunuz.
B) Böyle dar düşüncelerle bir yere varamazsın.
C) Annem az önce dışarı çıktı.
D) Niçin tartıştıklarını anlatmadı mı?
E) Çok uzun bir yaşam var önümüzde.


Çözümü

A'da "yorgun" sözcüğü durum zarfıdır. "Pek" kendi türünden bir sözcük olan "yorgun"un anlamını nicelik bakımından belirtmiş.
Cevap A


2. Aşağıda verilen dizelerdeki altı çizili sözcüklerden hangisi durum zarfı değildir?
A) İyi dinle söyleyeceklerimi
    Her şeyi olduğu gibi anlatacağım sana
B) Odanı dolduracak son mevsimin, son baharın
     İsmini dinleyeceksin serin esen rüzgarda
C) Alnın sıcak mı değil mi, biliyorum;
     Dudakların ıslak mı değil mi, biliyorum
D) Güzel yağmur, çirkin olur yoksul gözünde
     İsyan değil, arzudur, şimşek şimşek parlayan
E) Gölgeler buğulu, derin
     Ah o hiç dinmeyen rüzgar


Çözümü

A şıkkındaki "iyi" ile D şıkkındaki "çirkin" eylemlerin anlamını durum yönünden belirtmiş. B şıkkındaki "serin" ile E şıkkındaki "hiç" ise eylemsilerin anlamını belirtmiş. C şıkkındaki "sıcak" ise isim olarak kullanılmıştır.
Cevap C


3. Aşağıdaki cümlelerdeki altı çizili sözcüklerden hangisi yer-yön zarfı değildir?
A) Koleksiyondaki her bir saatin ne kadar geri kaldığını gözleri kapalı bilirdi.
B) Mutaassıp kasaba eşrafı, genç ve ileri fikirli bir bucak müdürüne kurnazca bir oyun oynar.
C) Melahat Hanım, bir apartman dairesinde, beş yıldır hiç dışarı çıkmadan yaşamaktadır.
D) Caddeden aşağı inen hamal, o kargaşa gününü ve taşladıkları kitapçıyı anımsadı.
E) Gençler kahvaltıdan sonra yukarı çıkıp onunla vedalaşacaklardı.


Çözümü

B'deki "ileri" sözcüğü sıfat olarak kullanılmış.
Cevap B


4. Aşağıdaki dizelerdeki ikilemelerden hangisi farklı bir türde kullanılmıştır?
A) Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
    Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
B) Gözlerimiz yaşlıydı, gönüllerimiz mahzun
     Hepimiz memleketten konuştuk uzun uzun
C) Efeleri kanıydı damarlarındaki kan
     Onlardı en ziyade ağlayan için için
D) Kanın damlar ılık ılık sabaha dek
     Düşüme giren aydınlığa karşı
E) Avuçlarım delik deşik, dudaklarım çatlak
    Yağmurda ıslanmış saçlarım 


Çözümü

"ağır ağır" (çıkacaksın) — durum zarfı
"uzun uzun" (konuştuk) — durum zarfı
"için için" (ağlayan) — durum zarfı
"ılık ılık" (damlar) — durum zarfı
E'de ise yüklem görevindeki "delik deşik" sözcük türü olarak isimdir.
Cevap E


5. Aşağıdakilerin hangisinde "nasıl" sözcüğü farklı bir türde kullanılmıştır?
A) Nasıl istersen öyle dinle, bakın
Dalların zirvesindeyiz ancak
B) Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım
Bazen gözyaşı oldu, bazen içli bir şarkı
C) Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
Güzel, rahat günlere inanıyordu
D) Nasıl bir sevdaysa bu karşı koyamam
Dayanamam kıskanırım seni paylaşamam
E) Nasıl isyan etmem, nasıl kahretmem
Oturmuş ağlarken kara bahtıma

Çözümü

"Nasıl" sözcüğü D şıkkında soru sıfatı olarak kullanılmıştır. Diğer şıklarda ise soru zarfıdır.
Cevap D


Şerife bunların kimler olduğunu, ne istediklerini ve niçin böyle davrandıklarını bir türlü anlayamaz, ama insanları birbirine düşürüp kırdıranları, düşmanlarını da tanımak ister hep.
6. Parçada aşağıdakilerden hangisine örnek yoktur?
A) Soru zarfı
B) İşaret zamiri
C) Adlaşmış sıfat-fiil
D) Durum zarfı
E) Yer-yön zarfı


Çözümü

Soru zarfı — niçin
İşaret zamiri — bunların
Adlaşmış sıfat-fiil — kırdıranları (kırdıran insanları)...
Durum zarfı — hep (ister)
Parçada yer-yön zarfına örnek yok.
Cevap E


7. Altı çizili sözcüklerden hangisi zarf olarak kullanılmamıştır?
A) Gökyüzünün başka rengi de varmış!
    Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
B) İnadına çok yaşasın isterim insanlar
    Sevsinler birbirlerini yürekten
C) Söyle ne içersin çay mı kahve mi
     Çok değişmişsin birden tanıyamadım
D) Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam
     Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak
E) Gözlerin var ya çekik kara kara
    Önce gözlerindi en güzel ışık


Çözümü

A'da "geç" eylemin anlamını zaman yönünden belirtmiş.
B'de "çok" eylemin anlamını miktar yönünden belirtmiş.
D'de "böyle" eylemin (bak) anlamını durum yönüyle belirtmiş.
E'de "en" sıfatın anlamını derecelendirmiş.
C'de ise "ne" sözcüğü adın yerini soru yoluyla tuttuğu için soru zamiridir.
Cevap C


8. "Yalnız" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf olarak kullanılmıştır?
A) Annesiyle yalnız yaşayan, hiç evlenmemiş, emekli bir bayan öğretmenin anılardır.
B) Küçük yaşta annesini kaybeden Sacide; çirkin, yalnız ve talihsiz bir kızdır.
C) Roman yalnız, işveren çıkarlarına hizmet eden sarı sendikaların iç yüzünü anlatır.
D) Umutsuzdu, yalnızdı, hali yoktu; canı çok yanıyordu günlerden beri.
E) Birlikte çalışalım yalnız önce bazı konularda anlaşalım.


Çözümü

B'de — sıfattır (yalnız / kız)
C'de — "sadece" anlamıyla kullanıldığı için edattır.
D'de — ek eylem almış bir isimdir.
E'de — "yalnız" sözcüğü burada iki cümleyi bağlayarak bağlaç göreviyle kullanılmış.
A'da ise eylemsinin anlamını durum yönüyle belirttiği için zarftır.
Cevap A


I. Güzel günlerin yaklaştığını söyleyelim
   Dört yanımızı kollayarak
II. Bursa iyi, Bursa güzel
    Bursa için destan yazılır
III. En güzel günündeyiz takvimin
    Ve ela gözlü yağmurla beraber
IV. Şu anda mümkün ve güzel olan tek bir şey vardır
     Yanarak sevmek seni  
V. Eşi yok bir güzeli sevdi beğendi gönlüm
    Kıskanır kendi gözümden yine kendi gönlüm

9. Yukarıdaki numaralanmış dizelerin hangisinde "güzel" sözcüğü durum zarfı olarak kullanılmıştır? 
A) I     B) II     C) III      D) IV      E) V 


Çözümü

I'de — Sıfattır. "...güzel / günler"
II'de — İsimdir. "...Bursa güzel(dir)"
III'de — Sıfattır. "güzel günündeyiz..."
V'de — İsimdir.
IV'de ise eylemsinin anlamını durum yönünden belirttiği için durum zarfıdır.
Cevap D

10. Aşağıdaki cümlelerde geçen soru sözcüklerinden hangisi zarf  görevinde  kullanılmamıştır?  
A) Kadıncağız onların niçin böyle insanlık dışı hareketlere giriştiklerini anlayamadı.
B) Ailesini nasıl perişan ettiğini anlatan bölümler, okuyucuda çarpıcı bir etki bırakıyor.
C) İnsanlık uğruna, memleket yoluna yürüyen on binlere katılmayı ne kadar isterdim.
D) Yıllar sonra işsiz kalınca evde ne varsa satmaya başladı.
E) Cılavuz’a giderek oradaki köy enstitüsü imtihanına neden çağrılmadığını öğrenmeye çalıştı.


Çözümü

D şıkkındaki "ne" sözcüğü soru zamiri olarak kullanılmıştır.
Cevap D


11. Aşağıdaki pekiştirme sözcüklerinden hangisi zarf olarak kullanılmıştır?
A) Bırakılmış olacaksın bir kırda yapayalnız
    Akşam yıldızının gözünden başka bir görenin yok
B) Mavi, masmavi bir ışık
    Ortasında yüzmekteyim.
C) Gönül sarayı bomboş
     Beklenen sultan hani?
D) Önce upuzun, sonra kesik saçın vardı
     Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı.
E) Ki yemyeşil bir dağ üstünden,
     Her şeyi gören Tanrı'ya şükür


Çözümü

B'de — masmavi (ışık) sıfat
C'de — yüklem görevindeki "bomboş" ek eylem almış bir isim
D'de — upuzun (saçın) sıfat
E'de — yemyeşil (dağ) sıfat
A şıkkında ise "yapayalnız" (bırakılmış) zarf görevindedir.
Cevap A


12. "Akşam" sözcüğü aşağıdaki dizelerin hangisinde zaman zarfı olarak  kullanılmamıştır?
A) 
Gecekondularda akşam duvarda gölgeleri
     Büyür büyür de düşleriyle geç vakte dek

B) Canan ki gündüzleri gelmez
     Akşam görünür havz üzerinde
C) Ne sabahtır bu mavilik ne akşam!
     Uyandırmayın beni, uyanamam
D) Akşam çiçekler uykuya yattı,
     Sardı karşı kıyıları karanlık
E) Suna'mın başka köye gelin gittiği akşam
    Gün biter, sürü yatar ve sararan bir ayla


Çözümü

C'de "akşam" sözcüğü isim olarak kullanılmıştır.
Cevap C


13. Aşağıdaki dizelerin hangisinde yer-yön zarfı kullanılmamıştır?
A) Sürüne sürüne dışarı çıktı
     Kıvrıklı ateşte pençeleri
B) Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri
     Atlarımız çözüldü, girdik handan içeri
C) Daha daha daha yukarı
    Yıldızlara uçalım demiş
D) Gittim ileri, döndüm geri;
     Geçtim bir rüzgar gibi
E) Bundan ötesi yalan
    Allı yalan, pullu yalan


Çözümü

E'de "ötesi" sözcüğü isim olarak kullanılmış. Başka bir ifadeyle eylem ya da eylemsinin yerini ya da yönünü belirtmemiş.
Cevap E


14. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi sözcük türü olarak diğerlerinden farklıdır?
A) İnsani duyguları çok güzel yansıtan hikayede olaylar adı verilmeyen bir köyde geçer.
B) Gerçi ona pek yüz vermemiştir, ama gidişine de üzülmüştür.
C) Mehmet Efendi’nin yüzünden, gitgide daha çok perişan olurlar.
D) Fakir baba; bir çuval buğday, biraz öteberi karşılığı küçük kızını bu adama verir.
E) En başarılı öğrenciye ödül verilecekmiş.


Çözümü

A,B,C ve E şıklarındaki altı çizili sözcüklerin türü zarftır:
A'da — "çok" kendi türünden bir sözcüğün (güzel) anlamını miktar yönünden,
B'de — "pek" eylemin anlamını miktar yönünden,
C'de — "daha" kendi türünden bir sözcüğün (çok) anlamını miktar yönünden belirtmiştir.
E'de — "en" sıfatın (başarılı) anlamını derecelendirmiştir.
D'de ise "biraz" sözcüğü belgisiz sıfattır.
Cevap D


15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “daha” sözcüğü farklı türde bir belirteçtir?
A) Vaktiyle gururunu kırıp keşke Hüsniye’yi alsaydı, şimdi daha şefkatli, daha anlayışlı bir eşe sahip olacaktı.
B) Hikayedeki yalnız adam portresi, sebep ve sonuç bağlantılarıyla daha belirginleşir.
C) Yazınızı daha okuyamadım, akşam belki okurum.
D) Benzerlerini, daha kötü durumda olanları düşünmek bile teselli edemez onu.
E) Alay başka yere taşınınca azalan yiyeceklerden ötürü, çekişmeler daha çetin olur.


Çözümü

"Daha" A,B,D ve E şıklarında miktar (ölçü, nicelik) zarfı olarak kullanılmış. C'de ise "henüz" anlamıyla eylemin zamanını belirttiği için zaman zarfıdır.
Cevap C


16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı bir zarfla sağlanmıştır?
A) Sana gerçekten niçin kimyager veya doktor olmadığını mı sordu?
B) Hangi konularda yazabileceğime kim karar verecek?
C) Aslında bu hayatta ne kadar yalnız olduğumuzu anlıyoruz, böyle zamanlarda.
D) Bu kadar zaman neden bizi hiç aramadın?
E) Siparişlerin ne zaman geleceğini biliyor musun?


Çözümü

A'da soru zarfı var (niçin) ancak cümlede soru anlamı soru eki ile sağlanmış.
B'de soru anlamı soru zamiri (kim) ile sağlanmış.
C'de soru zarfı (ne kadar) var ancak cümlede soru anlamı yok.
E'de "ne zaman" soru zarfıdır ancak soru anlamı soru eki ile sağlanmış.
Cevap D


17. Aşağıdakilerin hangisinde “ancak” sözcüğü zarf görevinde kullanılmıştır? 
A) Bu çocuğa ancak babası söz geçirebiliyor.
B) Bir şey demedi ancak alnındaki çizgi gittikçe derinleşti.
C) Bu koşullar altında oraya ancak yarın varabiliriz.
D) Aradığını ancak bu kitapta bulabilirsin.
E) Çoğu sözünüze katılıyorum ancak bir konuda itirazım var.


Çözümü

"Ancak" cümledeki kullanımına göre bağlaç, edat ve zarf olarak kullanılabilir.
A ve D şıklarında "sadece" anlamıyla kullandığı için edattır.
B ve E şıklarında iki cümleyi bağladığı için bağlaçtır.
C'de ise sınırlama zarfı olarak kullanmıştır.
Cevap C

I. Doğru söyleyenin bir ayağı üzengide gerek.
II. İki yanlış bir doğru etmez.
III. Doğru söz katarından belli olur.
IV. Kara Bayram'a göre en doğru davranış şehre göç etmekti.
V. Kesişen iki doğru arasındaki açı formülünü bilmek lazım.
18. "Doğru" sözcüğü numaralanmış cümlelerin hangi ikisinde zarf olarak kullanılmıştır?
A) I-II       B) I-IV      C) III-IV      D) II-V      E) III-V

Çözümü

II. ve V. cümlede isim
III.cümlede sıfat
I. ve IV. cümlelerde ise zarf olarak kullanılmış.
Cevap B

I. Bir akşam yemeğiyle başlayan hikâye, Alişan'ın sürpriz ziyaretinin ardından son bulur.
II. Bir zamanlar, İstanbul’da iken sevdiği Lale ile evlenmiş olsaydı belki kurtulurdu.
III. Şairin konuşması, eserin zevkle okunan en güzel parçasıdır.
IV. Çoğunlukla iyi tanıdığı çevreyi anlatan yazarın hikâyelerinde yaşanmışlık izlenimi ağır basar.
V. Akrabaların artan geçim sıkıntıları, zamanla İlyas'ı da paraca zor durumlara düşürür.
19. Numaralanmış cümlelerdeki altı çizili sözcüklerden hangileri zarf olarak kullanılmıştır?
A) I ve III     B) I ve V     C) II ve III     D) II ve IV     E) IV ve V


Çözümü

I.cümlede "akşam"— isim
II.cümlede ihtimal bildiren "belki" — durum zarfı
III.cümlede "güzel" — niteleme sıfatı
IV.cümlede "iyi" — durum zarfı
V.cümlede "zor" — nitele sıfatı
Cevap D

20. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili zarf farklı bir sözcük türünün anlamını belirtmiştir?
A) Çocuğun kendisi gibi yetim büyümesini istemeyen Ayşe, doktorun evlilik teklifini  hemen kabul etti.
B) Tombalaya başlamaları bir olaydır, çok da uzun sürer oyun. 

C) Ankara’da iş bulamaz, dönüp geldiği İstanbul’da da uzun süre işsiz dolaşır.
D) Hafiften yağan karda işleyen taksilere üzgün ve kırgın bakan faytoncuyla göz göze geldi. E) Hayatını gündüz kahvelerde gece de meyhanelerde geçiriyordu.


Çözümü

A,B,C ve E şıklarında altı çizili sözcükler eylemin anlamını çeşitli yönlerden belirtirken D'de eylemsinin anlamını belirtmiş.
Cevap D

Sayfanın çözümsüz hali için tıklayınız.

Zarf Konu Testi 1

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatlar ya da kendi türünden sözcüklerin anlamını değişik yönlerden belirten sözcüklere zarf (belirteç) denir.
1. Aşağıda verilen cümlelerdeki altı çizili zarflardan hangisi kendi türünden bir sözcüğün anlamını belirtmiştir?
A) Pek yorgun görünüyorsunuz.
B) Böyle dar düşüncelerle bir yere varamazsın.
C) Annem az önce dışarı çıktı.
D) Niçin tartıştıklarını anlatmadı mı?
E) Çok uzun bir yaşam var önümüzde.

2. Aşağıda verilen dizelerdeki altı çizili sözcüklerden hangisi durum zarfı değildir?
A) İyi dinle söyleyeceklerimi
    Her şeyi olduğu gibi anlatacağım sana
B) Odanı dolduracak son mevsimin, son baharın
     İsmini dinleyeceksin serin esen rüzgarda
C) Alnın sıcak mı değil mi, biliyorum;
     Dudakların ıslak mı değil mi, biliyorum
D) Güzel yağmur, çirkin olur yoksul gözünde
     İsyan değil, arzudur, şimşek şimşek parlayan
E) Gölgeler buğulu, derin
     Ah o hiç dinmeyen rüzgar

3. Aşağıdaki cümlelerdeki altı çizili sözcüklerden hangisi yer-yön zarfı değildir?
A) Koleksiyondaki her bir saatin ne kadar geri kaldığını gözleri kapalı bilirdi.
B) Mutaassıp kasaba eşrafı, genç ve ileri fikirli bir bucak müdürüne kurnazca bir oyun oynar.
C) Melahat Hanım, bir apartman dairesinde, beş yıldır hiç dışarı çıkmadan yaşamaktadır.
D) Caddeden aşağı inen hamal, o kargaşa gününü ve taşladıkları kitapçıyı anımsadı.
E) Gençler kahvaltıdan sonra yukarı çıkıp onunla vedalaşacaklardı.

4. Aşağıdaki dizelerdeki ikilemelerden hangisi farklı bir türde kullanılmıştır?
A) Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
    Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
B) Gözlerimiz yaşlıydı, gönüllerimiz mahzun
     Hepimiz memleketten konuştuk uzun uzun
C) Efeleri kanıydı damarlarındaki kan
     Onlardı en ziyade ağlayan için için
D) Kanın damlar ılık ılık sabaha dek
     Düşüme giren aydınlığa karşı
E) Avuçlarım delik deşik, dudaklarım çatlak
    Yağmurda ıslanmış saçlarım

5. Aşağıdakilerin hangisinde "nasıl" sözcüğü farklı bir türde kullanılmıştır?
A) Nasıl istersen öyle dinle, bakın
Dalların zirvesindeyiz ancak
B) Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım
Bazen gözyaşı oldu, bazen içli bir şarkı
C) Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
Güzel, rahat günlere inanıyordu
D) Nasıl bir sevdaysa bu karşı koyamam
Dayanamam kıskanırım seni paylaşamam
E) Nasıl isyan etmem, nasıl kahretmem
Oturmuş ağlarken kara bahtıma


Şerife bunların kimler olduğunu, ne istediklerini ve niçin böyle davrandıklarını bir türlü anlayamaz, ama insanları birbirine düşürüp kırdıranları, düşmanlarını da tanımak ister hep.
6. Parçada aşağıdakilerden hangisine örnek yoktur?
A) Soru zarfı
B) İşaret zamiri
C) Adlaşmış sıfat-fiil
D) Durum zarfı
E) Yer-yön zarfı

7. Altı çizili sözcüklerden hangisi zarf olarak kullanılmamıştır?
A) Gökyüzünün başka rengi de varmış!
    Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
B) İnadına çok yaşasın isterim insanlar
    Sevsinler birbirlerini yürekten
C) Söyle ne içersin çay mı kahve mi
     Çok değişmişsin birden tanıyamadım
D) Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam
     Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak
E) Gözlerin var ya çekik kara kara
    Önce gözlerindi en güzel ışık

8. "Yalnız" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf olarak kullanılmıştır?
A) Annesiyle yalnız yaşayan, hiç evlenmemiş, emekli bir bayan öğretmenin anılardır.
B) Küçük yaşta annesini kaybeden Sacide; çirkin, yalnız ve talihsiz bir kızdır.
C) Roman yalnız, işveren çıkarlarına hizmet eden sarı sendikaların iç yüzünü anlatır.
D) Umutsuzdu, yalnızdı, hali yoktu; canı çok yanıyordu günlerden beri.
E) Birlikte çalışalım yalnız önce bazı konularda anlaşalım.


I. Güzel günlerin yaklaştığını söyleyelim
   Dört yanımızı kollayarak
II. Bursa iyi, Bursa güzel
    Bursa için destan yazılır
III. En güzel günündeyiz takvimin
    Ve ela gözlü yağmurla beraber
IV. Şu anda mümkün ve güzel olan tek bir şey vardır
     Yanarak sevmek seni  

V. Eşi yok bir güzeli sevdi beğendi gönlüm
    Kıskanır kendi gözümden yine kendi gönlüm

9. Yukarıdaki numaralanmış dizelerin hangisinde "güzel" sözcüğü durum zarfı olarak kullanılmıştır?
A) I     B) II     C) III      D) IV      E) V

10. Aşağıdaki cümlelerde geçen soru sözcüklerinden hangisi zarf görevinde kullanılmamıştır?  

A) Kadıncağız onların niçin böyle insanlık dışı hareketlere giriştiklerini anlayamadı.
B) Ailesini nasıl perişan ettiğini anlatan bölümler, okuyucuda çarpıcı bir etki bırakıyor.
C) İnsanlık uğruna, memleket yoluna yürüyen on binlere katılmayı ne kadar isterdim.
D) Yıllar sonra işsiz kalınca evde ne varsa satmaya başladı.
E) Cılavuz’a giderek oradaki köy enstitüsü imtihanına neden çağrılmadığını öğrenmeye çalıştı.


11. Aşağıdaki pekiştirme sözcüklerinden hangisi zarf olarak kullanılmıştır?
A) Bırakılmış olacaksın bir kırda yapayalnız
    Akşam yıldızının gözünden başka bir görenin yok
B) Mavi, masmavi bir ışık
    Ortasında yüzmekteyim.
C) Gönül sarayı bomboş
     Beklenen sultan hani?
D) Önce upuzun, sonra kesik saçın vardı
     Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı. 

E) Ki yemyeşil bir dağ üstünden,
     Her şeyi gören Tanrı'ya şükür


12. "Akşam" sözcüğü aşağıdaki dizelerin hangisinde zaman zarfı olarak kullanılmamıştır?
A) Gecekondularda akşam duvarda gölgeleri
     Büyür büyür de düşleriyle geç vakte dek

B) Canan ki gündüzleri gelmez
     Akşam görünür havz üzerinde
C) Ne sabahtır bu mavilik ne akşam!
     Uyandırmayın beni, uyanamam
D) Akşam çiçekler uykuya yattı,
     Sardı karşı kıyıları karanlık
E) Suna'mın başka köye gelin gittiği akşam
    Gün biter, sürü yatar ve sararan bir ayla

13. Aşağıdaki dizelerin hangisinde yer-yön zarfı kullanılmamıştır?
A) Sürüne sürüne dışarı çıktı
     Kıvrıklı ateşte pençeleri
B) Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri
     Atlarımız çözüldü, girdik handan içeri
C) Daha daha daha yukarı
    Yıldızlara uçalım demiş
D) Gittim ileri, döndüm geri;
     Geçtim bir rüzgar gibi
E) Bundan ötesi yalan
    Allı yalan, pullu yalan


14. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi sözcük türü olarak diğerlerinden farklıdır?
A) İnsani duyguları çok güzel yansıtan hikayede olaylar adı verilmeyen bir köyde geçer.
B) Gerçi ona pek yüz vermemiştir, ama gidişine de üzülmüştür.
C) Mehmet Efendi’nin yüzünden, gitgide daha çok perişan olurlar.
D) Fakir baba; bir çuval buğday, biraz öteberi karşılığı küçük kızını bu adama verir.
E) En başarılı öğrenciye ödül verilecekmiş.


15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “daha” sözcüğü farklı türde bir belirteçtir?
A) Vaktiyle gururunu kırıp keşke Hüsniye’yi alsaydı, şimdi daha şefkatli, daha anlayışlı bir eşe sahip olacaktı.
B) Hikayedeki yalnız adam portresi, sebep ve sonuç bağlantılarıyla daha belirginleşir.
C) Yazınızı daha okuyamadım, akşam belki okurum.
D) Benzerlerini, daha kötü durumda olanları düşünmek bile teselli edemez onu.
E) Alay başka yere taşınınca azalan yiyeceklerden ötürü, çekişmeler daha çetin olur.

16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı bir zarfla sağlanmıştır?
A) Sana gerçekten niçin kimyager veya doktor olmadığını mı sordu?
B) Hangi konularda yazabileceğime kim karar verecek?
C) Aslında bu hayatta ne kadar yalnız olduğumuzu anlıyoruz, böyle zamanlarda.
D) Bu kadar zaman neden bizi hiç aramadın?
E) Siparişlerin ne zaman geleceğini biliyor musun?


17. Aşağıdakilerin hangisinde “ancak” sözcüğü zarf görevinde kullanılmıştır? 
A) Bu çocuğa ancak babası söz geçirebiliyor.
B) Bir şey demedi ancak alnındaki çizgi gittikçe derinleşti.
C) Bu koşullar altında oraya ancak yarın varabiliriz.
D) Aradığını ancak bu kitapta bulabilirsin.
E) Çoğu sözünüze katılıyorum ancak bir konuda itirazım var.

I. Doğru söyleyenin bir ayağı üzengide gerek.
II. İki yanlış bir doğru etmez.
III. Doğru söz katarından belli olur.
IV. Kara Bayram'a göre en doğru davranış şehre göç etmekti.
V. Kesişen iki doğru arasındaki açı formülünü bilmek lazım.
18. "Doğru" sözcüğü numaralanmış cümlelerin hangi ikisinde zarf olarak kullanılmıştır?
A) I-II    B) I-IV    C) III-IV    D) II-V    E) III-V

I. Bir akşam yemeğiyle başlayan hikâye, Alişan'ın sürpriz ziyaretinin ardından son bulur.
II. Bir zamanlar, İstanbul’da iken sevdiği Lale ile evlenmiş olsaydı belki kurtulurdu.
III. Şairin konuşması, eserin zevkle okunan en güzel parçasıdır.
IV. Çoğunlukla iyi tanıdığı çevreyi anlatan yazarın hikâyelerinde yaşanmışlık izlenimi ağır basar.
V. Akrabaların artan geçim sıkıntıları, zamanla İlyas'ı da paraca zor durumlara düşürür.
19. Numaralanmış cümlelerdeki altı çizili sözcüklerden hangileri zarf olarak kullanılmıştır?
A) I ve III     B) I ve V     C) II ve III     D) II ve IV     E) IV ve V

20. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili zarf farklı bir sözcük türünün anlamını belirtmiştir?
A) Çocuğun kendisi gibi yetim büyümesini istemeyen Ayşe, doktorun evlilik teklifini hemen kabul etti.
B) Tombalaya başlamaları bir olaydır, çok da uzun sürer oyun.
C) Ankara’da iş bulamaz, dönüp geldiği İstanbul’da da uzun süre işsiz dolaşır.
D) Hafiften yağan karda işleyen taksilere üzgün ve kırgın bakan faytoncuyla göz göze geldi.
E) Hayatını gündüz kahvelerde gece de meyhanelerde geçiriyordu.

👉👉 Bu testi pdf olarak indirebilirsiniz.

İlgili Sayfalar



Cevaplar

1.A    2.C   3.B   4.E   5.D   6.E   7.C   8.A   9.D   10.D   11.A   12.C   13.E  14.D  15.C   16.D  17.C   18.B   19.D   20.D

Zarf (Belirteç)

  • Zarf (belirteç); eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ya da kendi türünden sözcüklerin anlamını değişik yönlerden belirten sözcüklerdir.
  • Çekim eki almazlar (zaman zarfları hariç).
  • Tek başına sıfat olmadığı gibi tek başına zarf da yoktur. Sıfatlar gibi zarflar da tek başlarına isimden başka bir şey değildir.
Örnek

Aşağıdaki cümlelerde "iyi" sözcüğünün cümleden cümleye türünün nasıl değiştiğini görelim:

  • İyi ile kötüyü ayıramayacak durumdaydı. (isim)
  • İyi insanlara denk gelmek de önemli. (sıfat)
  • Bu karmaşadan iyi kurtulduk. (zarf)
Dikkat: Zarfların hangi sözcük türlerinin anlamını belirttiğini iyi kavramak gerekir:
  • Yere, eskisi gibi, hızlı vurmuyor dizin
hızlı → vurmuyor (eylemin anlamını belirtmiş)
  • Güzel bakan güzel görür.
güzel → bakan (eylemsinin anlamını belirtmiş)
  • En güzel düşünceler kitap sayfalarında kaldı.
en güzel düşünceler (sıfatın anlamını belirtmiş)
  • Kalbim çok hızlı atıyor, inan.
çok hızlı (zarfın anlamını belirtmiş)
Zarflar, ilgili sözcük türlerin anlamlarını beş ayrı şekilde belirtir:
1. Zaman Zarfları
2. Durum Zarfları
3. Yer-Yön Zarfları
4. Nicelik (Azlık/Çokluk, Miktar) Zarfları
5. Soru Zarfları
1. Zaman Zarfları
  • Eylem ve eylemsileri zaman bakımından sınırlayan zarflardır.
  • Başka deyişle "ne zaman" sorusuna cevap veren sözcük ya da söz öbekleri zaman zarfıdır.
  • Başlıca zaman zarfları şunlardır: dün, bugün, yarın, henüz, hemen, şimdi, önce, sonra, sabah, sabahleyin, gündüz, gündüzün, akşam, akşamleyin, gece, geceleyin, eskiden, er geç, erken, daha, gene, yine, artık, sonra, ilkin, yazın, kışın, güzün...
  • Zaman zarfları diğer zarfların aksine çekim eki alabilir: sabahları, akşama, akşamları, geceleri, önceleri, sonraları, önceden, sonradan, çoktan...
  • Zaman zarfları eylem ve eylemsilere sorulan "ne zaman, ne zamandan beri, ne zamana kadar" sorularını yanıtlar:
Anneciğim, büyüyorum ben şimdi.
Bugün eşyalarını topluyorlar.
Yarın seni ağlatan her şeyi unutacaksın.
Akşam oldu hüzünlendim ben yine.
Döndüğümü henüz kimse bilmiyor.
Uyarılar
  • Zaman zarfı olarak kullanılan "gece, gündüz, akşam, sabah" gibi sözcükler, isim olarak kullanıldıklarında eyleme sorulan "Ne zaman" sorusunu yanıtlamaz.
Bugün, dünle yarının sentezidir.
  isim     isim    isim
Akşamlar bir roman gibi biterdi.
    isim
  • İkilemeler ve tamlamalar da zaman zarfı olarak kullanılabilir:
Gece gündüz ders çalışıyor.
    ikileme
Bu hafta bir toplantı daha yapacağız.
sıfat tam.
  • Zaman bildiren sözcükler kimi edatlarla zarf görevi yapar:  
Sabaha kadar ders çalıştık. (e kadar)
Öğleye doğru caddede buluşuruz. (e doğru)
2. Durum Zarfları
  • Eylem ve eylemsilerin durumunu, nasıl yapıldığını belirten zarflardır.
  • Durum zarfları eylem ve eylemsilere sorulan "nasıl" sorusuna cevap verir:
Güzel düşün, iyi hisset. (nasıl düşün? / nasıl hisset?)
zarf               zarf
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. (nasıl söyleyeni?)
zarf
Uyarı: "Nasıl" sorusu isme sorulursa ilgili sözcük zarf değil sıfattır: 
Güzel günler göreceğiz çocuklar
sıfat
 
  • Durum zarfları cümleye kazandırdıkları anlam yönünden çeşitlidir: niteleme, kesinlik, dilek, olasılık, yineleme, yanıt, üleştirme, yaklaşıklık, sınırlama, koşul, gösterme...
Örnekler 
Her zaman şık giyinir.
Bana neden soğuk davranıyorsun?
Böylesi hiç görülmemiştir.
Belki yarın yola çıkarız.
Keşke bu günleri o da görebilseydi.
Adam ikide bir seni soruyor.
Beşer beşer sayınız.
3. Yer-Yön Zarfları
Eylem ve eylemsilerin yerini, çoğunlukla da yönünü belirleyen zarflardır: içeri, dışarı, aşağı, yukarı, ileri, geri, öte, beri, doğru...
Geri gel, dedik; o ileri gitti.
Aşağı inince ilk ona baktı.
Dışarı fırlayan adam, ikinci bir yıldırımın yıktığı duvarın altında kaldı.
Günün birinde avdan geri dönmez. 
Uyarı: Yer-yön bildiren bu sözcükler, ad durum eklerinden birini aldıklarında isim olur:
Dışarıda gürül gürül akan bir dünya...
İçeride gülü bahçeyi düşünmek fena
Dağları deryaları düşünmek iyi
Uyarı: Yer-yön bildiren bu sözcükler sıfat olarak da kullanılabilir:
İleri demokrasi hedefimizden vazgeçmiş değiliz.
sıfat  
Kadın üst kattan gelen ayak sesleri duyunca irkildi.
          sıfat
Menderes ırmağının karşı kıyısında bir köyde bulundu.
                                 sıfat
Arka sokaklarda yaşananlardan kimsenin haberi yoktu.
sıfat
4. Ölçü (Nicelik / Miktar) Zarfları
  • Eylemleri, eylemsileri, sıfatları ya da kendi türünden olan sözcükleri nicelik bakımından belirten sözcüklerdir.
  • Ölçü zarflarını belirlemek için fiile, eylemsiye, sıfata ya da zarfa "ne kadar" sorusunu sormak gerekir.
  • Başlıca nicelik zarfları: çok, pek, en, daha, biraz, fazla, pek az, en çok...
  • Özellikle "en, pek, daha" gibi derecelendirme anlamı veren zarflara "derecelendirme zarfı" da denmektedir. 
Bakıcılar pek ilgilenmiyordu. (eylemi belirtmiş)
Mihriban gibi o da pek nazlı büyüdü. (zarfı belirtmiş)
Son işinden çok kazanmış. (eylemi belirtmiş)
Son kitabı yaşadığımız bunalımı çok iyi anlatıyor. (zarfı belirtmiş)
Çok konuşan insanlara tahammül edemiyorum. (eylemsiyi belirtmiş)
Daha anlayışlı bir eşe sahip olmuştu. (sıfatı belirtmiş)
Fazla konuşma yeter. (eylemi belirtmiş)
En yoğun hikayelerinden biri de buydu. (sıfatı belirtmiş)
5. Soru Zarfları 
Eylem ve eylemsileri soru yoluyla belirten zarflardır: ne, nasıl, ne biçim, ne diye, niçin, ne kadar, ne zaman, ne denli, hani, nice, neden...
Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Ne dönüp duruyor havada kuşlar 
Neden böyle düşman görünürsünüz
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar
Bilmem ki nasıl anlatsam
Nasıl, nasıl size derdimi
Ne kadar severim o insanları
O insanlar ki renkli, silik
Niçin baktın bana öyle
Derdin nedir, durma söyle
Uyarılar
  • Soru zarfları; sıfatları ve başka zarfları da belirtir ancak bu kullanımlarda sorudan çok abartma anlamı katar:
Ne kadar hızlı konuşuyor.
Ne uzun bir geceydi. 
  • "Nasıl" sözcüğü soru sıfatı olarak da kullanılır:
Nasıl bir tatil düşünüyorsunuz? 
  • "Niçin" anlamında kullanılınca zarf olan "Ne" sorusu...
"Hangi" anlamıyla kullanılırsa sıfattır:
→ Ne gün dönecekmiş?
Bir adın yerini tutmak üzere kullanıldığında zamirdir:
→ Peki, biz okulda ne öğrendik bunca yıl?
👉  Konu Kavrama Testi için tıklayınız.
İlgili Sayfa