18 Temmuz 2018 Çarşamba

Anı (Hatıra)

  • Bir yazarın kendi başından geçen ya da yaşadığı dönemde tanık olduğu olayları gözlemlerine, bilgilerine dayanarak anlattığı yazı ya da eserlerdir.
  • Anılarda yaşanmakta olan değil, yaşanmış olaylar anlatılır.
  • Olaylar birinci ağızdan anlatılır.
  • Anı kaynağını yaşamdan alır. Ancak bu, insanın yaşadığı her zaman dilimini yazıya dökmesi demek değildir. Geçmişte yaşanılanlar seçilerek verilir. 
  • Yazarın yaşamından seçtiği bu parça çoğu zaman hem kendisi hem de başkaları için önemli olmalıdır. Ancak sadece yazma ihtiyacından doğan ve yazarın her yaptığını anlattığı anılar da vardır.
  • Özellikle tanınmış siyaset, bilim, sanat ve spor insanlarının yazdıkları anılar hem kendi yaşamlarını hem de yaşadıkları dönemi aydınlatmaları açısından önemlidir.
  • Anı, aradan uzun bir zaman geçtikten sonra yazıya geçtiği için yazar ancak hafızasında kalanları aktarabilir. Bu nedenle kimi tarihler, isimler ve olaylar yanlış ya da eksik aktarılmış olabilir.
  • Anı yazarı anlattıklarını daha inandırıcı kılmak için tanıklardan ya da anlattığı döneme ait gazete kupürü, fotoğraf, mektup ve belgelerden yararlanabilir.
  • Yazarı anı yazmaya iten nedenler şöyle sıralanabilir: unutulma korkusundan kurtulmak, kaybolup gitmesine razı olamayacağı bir gerçeği ortaya koymak, gelecek kuşaklara ders vermek, tarih ve kamuoyu ile hesaplaşmak, şahit olduğu bir dönemi aydınlatmak, yakından tanıma fırsatı bulduğu tarihî bir şahsiyet ile ilgili gözlemlerini aktarmak...
  • Anılarda dürüstlük, samimiyet ve sorumluluk duygusu ön planda tutulmalıdır. Bu özelliklere sahip anılar tarihçi için kaynak olabilir.
  • Anılarda açık, yalın ve akıcı bir dil tercih edilmelidir.
Anı - Otobiyografi (Öz Yaşam Öyküsü) Ayrımı
  • Anıda belli zaman dilimleri ele alınırken otobiyografide yazar tüm yaşamını ele alır.
  • Otobiyografide yazar daha çok kendisinden bahseder. Anlatımın merkezinde yazarın duygu, düşünce ve eğilimleri vardır. Anıda ise anlatıcının çevresi, dönemin olayları daha ön plandadır.
Anı - Günlük Ayrımı
  • Anı ile günlüğü ayıran en önemli ölçü zamandır. Günlükler gün içinde yaşananların sıcağı sıcağına yazıya dökülmesi ile oluşurken anılar üstünden uzun yıllar geçmiş olayların hafızada kaldığı şekilde aktarılmasıyla oluşur.
  • İki tür arasındaki diğer önemli bir fark yazılma amaçlarıdır. Günlükler insanların kendi kendileriyle dertleşme ihtiyacından kaynaklanan bir türdür ve kişiye özeldir.  Edebiyatçıların okunsun diye yazıp kitap olarak bastıkları günlükleri bir kenara koyarsak günlük başkaları okunsun diye yazılmaz. Anıda ise böyle bir durum söz konusu değildir.
Batı Edebiyatında Hatıra
  • Batı’da bu türün ilk yazarı olarak, İlk Çağ yazarlarından Ksenophon kabul edilir.
  • Fikirleri ile Fransız Devrimini hazırlayan J.J.Rousseau’nun (öl.1778) “İtiraflar” adlı eseri bu türde verilen en önemli eserlerden biridir. 
Türk Edebiyatında Hatıra
  • Türk edebiyatının anı türündeki ilk eseri hangisidir? Bu sorunun cevabı konusunda bir görüş birliği yok. Kimi kaynaklar Tonyukuk Abidesi'ni kimi kaynaklar da Babürnâme'yi ilk örnek olarak kabul etmektedir.
  • Göktürk Kitabeleri'nde biri olan Tonyukuk Abidesi (8.yy), dört hakana vezirlik eden Bilge  Tonyukuk tarafından yazılmıştır. Tonyukuk, tanık olduğu devirleri sade ve sanatsız bir dille yazmıştır. 
  • Bâbür Şah'ın kendi hayatını anlattığı Babürnâme, Bâbür'ün on iki yaşında Fergana tahtına çıkışı ile başlayıp ölümünden bir yıl öncesine kadar olan zamanı ele alır (1494 - 1529). Bir hatırat olarak başlayan eser otobiyografi, seyahatname hatta yer yer de günlük özelliği gösterir.
Türk Edebiyatında Anı Türünde Yazılmış Önemli Eserler
  • Tabsıra - Akif Paşa
  • Magosa Hatıraları - Namık Kemal
  • Defter-i Amal - Ziya Paşa
  • Ömer'in Çocukluğu - Muallim Naci
  • Menfa - Ahmet Mithat Efendi
  • Saray ve Ötesi - Halit Ziya Uşaklıgil
  • Kırk YılHalit Ziya Uşaklıgil
  • Bir Acı Hikaye - Halit Ziya Uşaklıgil
  • Edebi Hatıralar - Hüseyin Cahit Yalçın
  • Siyasî Hatıralar - Hüseyin Cahit Yalçın
  • Falaka - Ahmet Rasim
  • Mor Salkımlı Ev - Halide Edip Adıvar
  • Türk'ün Ateşle İmtihanıHalide Edip Adıvar
  • Zoraki Diplomat - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  • Politikada 45 Yıl - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  • Çankaya - Falih Rıfkı Atay
  • ZeytindağıFalih Rıfkı Atay
  • Ateş ve GüneşFalih Rıfkı Atay
  • Çocukluğum, Gençliğim, Siyasî ve Edebî Hatıralarım - Yahya Kemal
  • Matbuat Hatıralarım - Ahmet İhsan Tokgöz
  • Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu - Salah Birsel
  • Mavi Sürgün - Halikarnas Balıkçısı
  • Bir Dinozorun Anıları - Mina Urgan 

  • Anı Örneği
Teselya Harbi’nden önce uşağımız bir Hüseyin vardı. Niş muhacirlerindendi. Çalak bir delikanlı idi. Geceleri odasında Battal Gazi’yi okurdu. Battal Gazi’yi yahut halk tabiri ile Seydi Battal’ı ondan işitmiştim. O okurdu, ben dinlerdim. O muharebe hikayeleriyle sermest olurdum, ilk meraklandığım roman o olmuştu.
Hüseyin, külhanbeyliğe, bıçkınlığa, Üsküp tabriyle hovardalığa meftundu. Sedef ve gümüş kakmalı bıçaklara, revolverlere meraklıydı. Onu dinleye dinleye ben de külhanbeyliğe mreaklanmıştım; sedef kakmalı, güzel bir bıçak bir de eczalı dedikleri tabanca satın almıştım. Bu silahları babamdan gizli olarak taşıyordum.
Hüseyin cuma günleri beni ve kardeşimi Vardar boylarına gezintiye götürürdü; ekseriya gittiğimiz yer, Vardar’ın karşı yakasında eski bir değirmendi. Bu değirmenin önünde Vardar, gayet berrak olarak akardı. Yıkanmak isteyenler oraya gelir, yıkanırlardı. Bir nevi plajdı. Biz de saatlerce yıkanırdık. Sudan çıktıktan sonra tabanca ile nişan talimi yapardık.
Üsküp’ün birçok mesirelerini, Tahta Ilıcalı’yı, Şeyh Suyu’nu, Çayır’ı Hüseyin’le gezerek öğrendim; külhanbeyliğe, kabadayılığa dair hevesli malumatları ondan aldım. Nihayet büyükbabam Yunus Bey, Hüseyin’i bir para farkı yüzünden kovdu; bizi terk edişine ağladım. Hüseyin bizden kovulduktan sonra arabacı oldu. Bizde uşakken tecelli ettiremediği kabadayılık heveslerini icra ederek hürriyete kavuştu. Günün birinde Şeyh Suyu’nda kabadayılardan bir kasabı revolverle katletti. Üsküp’ün ceza mahkemesinde on beş sene hüküm yedi. Kendisini, hüküm yediği gün Jandarmalar ortasında müftehirane Hükümet Konağından çıkarken son defa gördüm.
 
Yahya Kemal, Çocukluğum, Gençliğim, Siyasî ve Edebî Hatıralarım
İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynaklar
  • Kavram Kargaşası Çerçevesinde Edebi Bir Tür Olarak "Hatıra", Banu Altınova
  • Türk Dili ve Kompozisyon Bilgileri, Necat Birinci 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.