26 Nisan 2018 Perşembe

Dil Bilgisinin Püf Noktaları

1. Sözcükler Düzlük-Yuvarlaklık Uyumuna göre incelenirken hecelere sırayla bakılmalı. Örneğin “ormancı” sözcüğünde, “o” dan sonra “ı” gelmez, denemez: Yuvarlak bir ünlü olan "o" dan sonra düz-geniş olan "a" gelebilir. "a" düz bir ünlü olduğuna göre sonrasında da düz olan "ı" gelebilir. 
Not: Düz ünlüleri akılda tutmak için "kırtasiye" sözcüğü kullanılabilir.

2. Ünlü daralması, a-e ile biten eylem kök ya da gövdelerine şimdiki zaman kip eki (-yor)  getirildiğinde görülür. Ancak kural dışı olan ye-(mek) ve  de-(mek) eylemlerinin sonundaki ünlüler şimdiki zaman kip ekinden bağımsız olarak da darlaşır (yiyecek, yiyen, diyecek, diyen... ).

3. Tamlayanı ve tamlananı ünlü ile biten İsim tamlamalarında tamlayan "n", tamlanan ise kaynaştırma harfi olarak "s" alır. Ancak "su" ve "ne" sözcükleri bu kurala uymaz. Bu sözcükler tamlayan da olsa tamlanan da olsa kaynaştırma harfi olarak "y" ünsüzünü alır:
suyun / hızı, neyin / hesabı, evin / suyu...

4. Sayı, tarih, saat vb. sözcüklerin rakamla yazılışlarında ünsüz benzeşmesine dikkat edilmelidir :
Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilan edildi. (…yirmiüç-te)
Saat 15.00’te gelecekti.

5. Geometriye ait bazı terimler ünsüz benzeşmesine uymaz: üç-gen, dört-gen, beş-gen …

6. Alıntı sözcüklerin birçoğunda ünsüz yumuşaması meydana gelmez: hukuk > hukuku,
millet > milleti, hürriyet > hürriyeti, adalet > adaleti...

7. Aynı durum tek heceli birçok sözcükte de görülür: top > topu, göç > göçü, üst > üstü, ip > ipi, süt > sütü... 

8. "Koku", "sızı", "yumurta", "ileri" gibi bazı isimlere -le (isimden fiil yapan y.e) eki getirildiğinde son hecelerindeki ünlüler düşer (ünlü düşmesi). 
koku - la - mak > koklamak
sızı - la - mak > sızlamak
yumurta - la - mak > yumurtlamak (ikinci hece dışında)
ileri - le - mek > ilerlemek (ikinci hece dışında) 

9. Ünlü düşmesi görülen kimi sözcüklerle oluşturulan ikilemelerde ikinci kelimenin dar ünlüsü düşmez: ağız ağıza, burun buruna, koyun koyuna (yatmak), omuz omuza gibi. (TDK- güncel)

10. İçeri, dışarı, ileri, şura, bura, ora, yukarı, aşağı gibi yer-yön bildiren sözcükler ek aldıklarında sonlarında bulunan ünlüler düşmez: içerde değil içeride, dışardan değil dışarıdan, ilerde değil ileride, şurda değil şurada, burda değil burada, orda değil orada, yukarda değil yukarıda vb. (TDK - güncel)

11. Yalın durum... Yalın durum, adın durum eklerinden birini almamış halidir. Yani bir sözcük belirtme, yönelme, bulunma ya da ayrılma durum eklerinden birini almadıysa yalındır. Bir adın çokluk iyelik ya da yapım eki almış olması yalınlığını bozmaz. Ev, evler, evimiz ya da evleriniz sözcükleri yalındır. 

12.Kimi köklerden yeni sözcükler türetilirken kökte meydana gelen ses olayını görebilmek kökün tespiti için önemlidir: ayrı > ayır (fiil kökü), yalnız > yalın (isim kökü), oyna > oyun (isim kökü)...

13. İsim kökü ile eylem kökünü birbirinden ayırmak için ilgili köke mastar eki (-mek) getirmek her zaman doğru sonuç vermez. Özellikle sesteş ve kökteş köklere dikkat etmek gerekir. Hem isim hem de fiil kökü olarak kullanılabilen köklere kökteş (ortak kök) denir. Kullanıldığı yere göre isim ya da fiil kökü olabilen bu kökler arasında anlam ilgisi açıktır: eski, ekşi, güven, boya, güreş, tat, kuru vb.


14. Sözcüğün türü ya da görevi ile cümlenin ögesi soruları birbiriyle karıştırılmamalıdır. Sözcüğün türü ya da görevi sorusunda sözcüğün ad, sıfat, zamir, zarf… mı olduğu sorulur; cümlenin ögesi sorusunda ise sözcüğün yüklem, özne, nesne… mi olduğu sorulur.

15. Bir sözcüğün türünü belirlemek için sözcüğün cümle içindeki kullanımını görmek gerekir. Çünkü Türkçede bazı sözcükler, cümledeki kullanımına göre değişkenlik gösterir:
Biz bu dünyada hep yalnızız. (ad)
Bir ömür boyu yalnız yaşadı. (belirteç)
Yalnız taş duvar olmaz. (önad)
Ben de isterim yalnız hiç param yok. (bağlaç)
Bunu yalnız sen yapabilirsin, dedi. (sadece anlamı veriyorsa ilgeç)



16."Birçok, birkaç, çok, bazı, hiçbir" gibi belgisiz sözcükler iyelik eki alınca belgisiz zamir olur: "Birçok öğrenci  okula gitmedi > Birçoğu okula gitmemiş ..."

17."Bir" sözcüğü isim dışında duruma göre niteleme sıfatı, belgisiz sıfat, sayı sıfatı ya da edat olabilir.

"Tek" anlamında kullanılırsa sayı sıfatı: Sadece bir gün kaldı.
"Herhangi bir" anlamında kullanılırsa belgisiz sıfat: Bir gece ansızın geliriz, dedi.
"Aynı" anlamında kullanılırsa da niteleme sıfatı olur: Baba katiliyle baban bir safta.
"Sadece, tek" anlamıyla kullanılırsa edat olur: Bir ben kaldım ortasında kavganın.

18. "Birleşik eylem" ile "birleşik zamanlı eylem" kavramları karıştırılmamalı. Birleşik eylem sözcüğün yapısını ifade eder: affetmek, park etmek, bakabilmek, yazadurmak, gözden düşmek vb. Birleşik zamanlı eylem ise eylemin iki kip ile çekimlenmesidir: 
gel-iyor-du, bakabil-ir-di-m vb.

19. Kurallı birleşik eylemlerden biri olan yeterlik fiilinin olumsuz çekimine dikkat edilmeli. Yeterlik fiilinin (ebilmek) olumsuzunda çoğu zaman bil- eylemi kullanılmaz. İlgili sözcüğün yeterlik fiili olduğu -a, -e ünlülerinden anlaşılır ve bu sözcük birleşik eylem kabul edilir: 
yazabilmek > yaz-a-madım, görebilmek > gör-e-memiş...

20.Türkçede bazı eklerin sesleri aynı olsa da işlevleri farklıdır. Bu tür durumlarda ilgili ekin sözcükte ya da cümlede nasıl kullanıldığını doğru saptamak gerekir. (bk.karıştırılan ekler) Örnek olarak “ –ı, -i, -u -ü ” cümlede karşımıza yapım, iyelik ya da durum eki olarak çıkabilir:

Ruhum-u eritip de kalıpta dondurmuşlar. (adın durum eki, belirtme)
Akrebin kıskac-ı-nda yoğurmuş bizi kader (iyelik eki)
Güneş doğudan doğar ama doğ-u hala karanlıktır (fiilden isim y.e)
Ağaca adımı kaz-ı-mış. (fiilden fiil y.e) 


21. - (i)l, -(i)n ekleri hem dönüşlü hem de edilgen eylem yapmada kullanılır. Edilgen eylemle dönüşlü eylemi ayırt edebilmek için şu özelliklere dikkat etmek gerekir:
a) Edilgen eylemler sözde özne, dönüşlü eylemler ise gerçek özne alır.
b) Dönüşlü eylemlerde işi yapan ve işten etkilenen aynı varlıktır. Edilgen eylemlerde işi yapan yoktur, işten etkilenen vardır.

22. İsim cümlelerinde çatı incelemesi yapılamaz.



23. Cümlenin ögeleri bulunurken ilk önce yüklem bulunur ve tüm sorular sırasıyla yükleme sorulur. Yüklemden hemen sonra özne daha sonra varsa nesne bulunmalıdır.

24. İsim cümlelerinde nesne bulunmaz (Geçişli eylemsilerin yüklem olduğu kimi cümleler hariç)

25. "Aşağı, yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri" gibi yer-yön bildiren sözcük­lerin zarf tümleci olabilmesi için yalın halde olması gerekir.

26. Soruda cümlenin "yüklemine" ya da "yüklemin türüne" göre incelenmesi isteniyorsa kastedilen yüklemin sözcük türüdür. Bir cümlenin yüklemi çekimli bir fiil ya da ek-fiille çekimlenmiş isim soylu bir sözcük ya da sözcük grubudur (isim cümlesi, fiil cümlesi).


27. Eylemsi yapan eklerin tümü yapım ekidir (fiilden isim yaparlar). Bu nedenle eylemsiler türemiş sözcüktür.


28. Eylemsiler (fiilimsiler) ek eylem alarak yüklem görevinde kullanılabilir ve bu cümleler yüklemin türüne göre isim cümlesidir: Benim görevim sizi bilgilendirmektir.


29Bir cümlede kaç eylemsi varsa o kadar yan cümlecik vardır.



30. Türkçede ek eylemin (-imek) iki görevi vardır: 1. İsim ya da isim soylu sözcüklere gelerek onları yüklem yapmak 2. Basit zamanlı eylemlere gelerek eylemleri birleşik zamanlı eyleme dönüştürmek (bk. ek eylemler)

31. İsim soylu sözcük ya da sözcük gruplarını cümlede yüklem görevine getiren ek eylemler eklediği sözcüğün türünü değiştirmez:
Babadan kalma bir evi varmış buralarda. (isim)
O gün burada duyduğunuz şey hakkın sesiydi. (isim tamlaması)
Benim sadık yarim kara topraktır. (sıfat tamlaması)
Bendim geçen ey sevgili sandalla denizden. (zamir)
Başarının anahtarı çalışmaktır. (eylemsi)


32. Kimi zaman basit zamanlı eylemlere "-dir" eki getirilir ancak bu ek, eylemi birleşik zamanlı yapmaz. Cümleye olasılık ya da kesinlik anlamı katar.

33. Yapısı bakımından cümleler basit, birleşik, sıralı ve bağlı olmak üzere dörde ayrılır. Geçmiş yılların sınav sorularına bakıldığında en çok sorulan basit cümle ile girişik birleşik cümle ayrımıdır. İkisini birbirinden ayıran tek şey girişik birleşik cümlede eylemsi(ler) olmasıdır.

34. Bir cümlede bağlaç olması o cümlenin bağlı cümle olduğunu göstermez. Bir cümlenin bağlı cümle olabilmesi için bağlacın sözcükleri değil cümleleri bağlaması gerekir.


İlgili Sayfa

Dil Bilgisi Tüm Konular

Çok Okunan Sayfalar!!!

Karıştırılan Ekler
Anlatım Bozukluğu Çıkmış 142 Soru
Edebiyatımızdaki Takma Adlar
Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Bilinmesi Gereken Eserler
Divan Edebiyatı Nesir Yazarları (Özet)
Milli Mücadele Dönemini Konu Alan Romanlar
Divan Edebiyatı Çıkmış Tüm Sorular

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.