AYT Edebiyat

Vurgu ve Tonlama

  • Vurgu, bir sözcük ya da sözcük grubunda bir hecenin, cümlede ise bir sözcüğün diğerlerine göre daha kuvvetli söylenmesidir.
  • Türkçe, birçok dile göre daha yumuşak ve esnek bir vurgu sistemine sahiptir. Başka bir deyişle Türkçede vurgulu ve vurgusuz söyleyişler arasındaki fark çok belirgin değildir. Bu nedenle de özellikle vurgulu heceyi sezmek ya da sezdirmek zordur.
  • Vurgunun konuşmadaki en önemli fonksiyonu konuşmayı tekdüzelikten kurtararak söze duygu ve ahenk katmasıdır.

Yeri Göğü İns ü Cinni Yarattın

Şathiye

1.

Yeri, göğü, ins ü cinni yarattın
Sen ey mimar başı eyvancı mısın
Ayı, günü, çarhı, burcu var ettin
Ey, mekân sahibi rahşancı mısın

İsim Tamlamaları Konu Testi 1 Çözümlü

1. Aşağıdakilerin hangisinde isim tamlaması "nesne" görevindedir?
A) Akşam eve dönünce annemi babamın bavulunu açarken gördüm.
B) Mahallemizin ağabeyleri beni bir bebek gibi pencerenin kenarına oturturdu.
C) Yalının önünden düşman taburları mızıka çalarak geçiyordu.
D) Büyük ağabeyim, söylene söylene bahçe kapısının önünü süpürüyordu.
E) Kum kum parlayan tentenin kenarında el kadar bir gölge kımıldıyordu.

1 / Çözüm

A'da isim tamlaması (babamın bavulu) zarf tümleci görevindeki zarf-fiil grubunun içindedir: "babamın bavulunu açarken".

B'de iki isim tamlaması var: "Mahallemizin ağabeyleri" özne, "pencerenin kenarına" ise dolaylı tümleç görevindedir.

C'de iki isim tamlaması var: "Yalının önünden" dolaylı tümleç, "düşman taburları" ise özne görevindedir.

D'de "neyi" sorusuna cevap veren zincirleme isim tamlaması (bahçe kapısının önünü) ise belirtili nesne görevindedir.

E'de isim tamlaması (tentenin kenarında) sıfat-fiil grubuyla birlikte dolaylı tümleç görevindedir: El kadar gölge "nerede" kımıldıyordu: "Kum kum parlayan tentenin kenarında"

Cevap D

İsim Tamlamaları Konu Testi 1

1. Aşağıdakilerin hangisinde isim tamlaması "nesne" görevindedir?
A) Akşam eve dönünce annemi babamın bavulunu açarken gördüm.
B) Mahallemizin ağabeyleri beni bir bebek gibi pencerenin kenarına oturturdu.
C) Yalının önünden düşman taburları mızıka çalarak geçiyordu.
D) Büyük ağabeyim, söylene söylene bahçe kapısının önünü süpürüyordu.
E) Kum kum parlayan tentenin kenarında el kadar bir gölge kımıldıyordu.

Yüce Dağ Başında Yanar Bir Işık

Türkü

Yüce dağ başında yanar bir ışık 
Düşmüşem derdine olmuşum âşık 
Ağ buğday benizli zülfü dolaşık → Bent

Kara Bela

Namık Kemal
Namık Kemal’in beş perdelik oyunu.
Sanatçının 1876'da Magosa'da sürgündeyken yazdığı bu eser -yazarın ölümünden sonra- 1908'de kitaplaşmıştır.
Pek çok araştırmacıya göre Namık Kemal’in en zayıf eseridir.
Yazar, bu piyesinde hadım zannedilen harem ağası Ahşit’in Hindistan şahının kızı Behrever Banu’ya olan saplantılı aşkını ve bunun neticesinde yaşanan olumsuz olayları ele almıştır.

Özet

Harem ağası Ahşit, Hint Şah'ının kızı Behrever Banu'nun lalasıdır. Ahşit, yıllarca hadım rolü yaparak Behrever Banu'ya yakın olmuştur. Behrever Banu Sultan ise Mirza Hüsrev’e âşıktır. Vezirin oğlu ve başarılı bir komutan olan Mirza Hüsrev de Behrever’e âşıktır.

Fiilimsiler Çıkmış Sorular

Evin bahçesine dikilecek çamların üzerine konmuş bir serçe, durmadan cik cik edip şarkısını söylüyordu. Evin tekir kedisi eşiğe uzanmış, bir yandan örselenmiş tüylerini düzeltmek için yalarken bir yandan da az ilerdeki çöplükte sallana sallana gezinen kargaya bakıyordu. 
1. Bu parçada geçen aşağıdaki sözcüklerden hangisi, sözcük türü bakımından ötekilerden farklıdır? (2003 ÖSS)
A) dikilecek   B) konmuş  C) durmadan  D) örselenmiş  E) gezinen