AYT Edebiyat

Vicdanı Hür Bir Şairim

Kıta

Kimseden ümmîd-i feyz etmem, dilenmem perr ü bâl — x
Kendi cevvim, kendi eflâkimde kendim tâirim — a

İnhinâ tavk-ı esâretten girandır boynuma — x
Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim — a

Tevfik Fikret

Cumhuriyet Dönemi Roman Konu Testi 5

Yakup Kadri’nin romanlarında bizzat yazarı temsil eden baskın kahramanlar vardır. Örneğin Kiralık Konak’taki —, Hüküm Gecesi’ndeki —, Sodom ve Gomore’deki — ya da Yaban’daki — hep yazarın şahsiyeti ve dünya görüşüyle örtüşen niteliklerle donatılmıştır.
1. Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki parçada bırakılan boşluklardan herhangi birine getirilemez?
A) Ahmet Celal
B) Necdet
C) Macit
D) Ahmet Kerim
E) Hakkı Celis

Cümle Türleri Çıkmış Soruların Çözümü (2005 Sonrası)

(I) Yüzlerce kişinin girip çıktığı büyük bir mağazanın önündeki geniş alanda rastlamıştım ona. (II) İki karo arasından, ince bir toprak aralığından uzatmıştı boynunu. (III) Arabaların park ettiği yerde, taşlar arasında, işi neydi bu taçyaprakları solgun gelinciğin? (IV) Bol topraktan beslenemediği için yüzü solgun kalan o gelinciği getiriyorum gözlerimin önüne. (V) Her gün yüzlerce kişinin otomobilleriyle geçtiği alanda, kendi dünyasında, ama iyi ama kötü yaşayıp gidiyordu.
1. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? (2005 ÖSS)
A) I. cümle, bileşik bir fiil cümlesidir.
B) II. cümlenin yüklemi, öğrenilen (belirsiz) geçmiş zamanın hikâyesi ile çekimlenmiştir.
C) III. cümle, birden fazla dolaylı tümleç içeren sözde soru cümlesidir.
D) IV. cümle, içinde ad tamlaması bulunan bir devrik cümledir.
E) V. cümledeki “geçtiği” sözcüğü isim-fiil eki almıştır.

1 / Çözüm

I. cümlenin tek yüklemi olsa da içinde eylemsi olduğu için cümle yapıca girişik birleşik cümledir. / "
rastlamıştım" → yüklem çekimli bir eylem olduğu için cümle fiil cümlesidir.

II. "Uzat-mış-idi" → öğrenilen (belirsiz) geçmiş zamanın hikâyesi

III. Arabaların park ettiği yerde / taşlar arasında (nerede) işi neydi bu taçyaprakları solgun gelinciğin? (sözde soru cümlesi) 
Sözde soru cümlesi: Amacı, karşıdan bir yanıt almak olmayan soru cümleleridir. Bunlar, anlamı daha etkili kılmak için yargıyı soru yoluyla ileten cümlelerdir.

IV. (...) yüzlerce kişinin otomobilleri — kendi dünyası → isim tamlamaları
Yüklem (getiriyorum) sonda olmadığı için devrik cümledir.

V. cümlede "geçtiği" sözcüğü isim-fiil değil, sıfat-fiildir. (geç-dik-i)
Cevap E

Türk Edebiyatında Mektup

  • İnsanlık tarihi ile paralel bir geçmişe sahip olan mektubun Türk edebiyatında da oldukça uzun bir geçmişi vardır.
  • Mektup türünün Türk yazı dilindeki en eski örnekleri, Uygur Türklerinden kalan mektup parçalarıdır.
  • Hun ve Göktürk kağanlarının elçiler vasıtasıyla müttefik veya düşman devletlere mektup gönderdikleri bilinse de bu mektuplar günümüze ulaşmamıştır.

Şehzade Bayezid'in Manzum Mektubu

Kanuni Sultan Süleyman
(Muhibbi)
Kanuni Sultan Süleyman ile oğlu Şehzade Bayezid arasındaki mektuplaşmalar manzum mektup türünün en güzel örnekleridir. 
Aşağıda Şehzade Bayezid'in babasına yazdığı mektuplardan biri ile Kanuni Sultan Süleyman'ın bu mektuba verdiği cevap günümüz Türkçesiyle birlikte verilmiştir. 
Murabba nazım şekliyle yazılan bu mektuplar edebî açıdan kıymetli olduğu kadar tarihî açıdan da önemli birer belgedir.

Mektupların Yazılma Nedeni

Şehzade Bayezid, Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultan’dan olan oğludur. 
Lala Mustafa Paşa'nın kışkırtmalarıyla 1559'da Konya'da ağabeyi Şehzade Selim ile karşı karşıya gelmiş ancak yenilgiye uğramıştır (Konya Şehzadeler Muharebesi). Sonrasında da Safevilere sığınmıştır. 
Şah Tahmasb başlangıçta Bayezid’i korusa da bir süre sonra onu ve oğullarını Osmanlıya teslim etmiştir. Ağabeyi Selim ile taht mücadelesine girişen Şehzade Bayezid, yazdığı mektuplarla babasından af dilese de 1561’de dört oğluyla birlikte idam edilmiştir.

Mektup Türü ve Özellikleri

  • Mektup; kişi, kurum ya da kuruluşların kendi aralarında ya da birbirleriyle haberleşme amacıyla yazdıkları yazılardır.
  • Mektuplar duygu ve düşünceleri aktarmak, bir dileği bildirmek ya da bilgi vermek için yazılır.
  • En eski haberleşme araçlarından biridir.

Cümle Türleri Çıkmış Sorular (2005 Sonrası)

(I) Yüzlerce kişinin girip çıktığı büyük bir mağazanın önündeki geniş alanda rastlamıştım ona. (II) İki karo arasından, ince bir toprak aralığından uzatmıştı boynunu. (III) Arabaların park ettiği yerde, taşlar arasında, işi neydi bu taçyaprakları solgun gelinciğin? (IV) Bol topraktan beslenemediği için yüzü solgun kalan o gelinciği getiriyorum gözlerimin önüne. (V) Her gün yüzlerce kişinin otomobilleriyle geçtiği alanda, kendi dünyasında, ama iyi ama kötü yaşayıp gidiyordu.
1. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? (2005 ÖSS)
A) I. cümle, bileşik bir fiil cümlesidir.
B) II. cümlenin yüklemi, öğrenilen (belirsiz) geçmiş zamanın hikâyesi ile çekimlenmiştir.
C) III. cümle, birden fazla dolaylı tümleç içeren sözde soru cümlesidir.
D) IV. cümle, içinde ad tamlaması bulunan bir devrik cümledir.
E) V. cümledeki “geçtiği” sözcüğü isim-fiil eki almıştır.

Haber Yazısı ve Özellikleri

Haber, yayın organları (televizyon, radyo, dergi, gazete, e-gazete, dijital haber kanalları vb.) tarafından gerçeklere dayalı olarak verilen güncel ve ilgi çekici bilgidir.
Haber yazısı, güncel ve ilgi çekici bir bilginin belli tekniklerle yazılı hâle getirildiği metin türüdür.
Haber yazıları, insanların bilgi edinme ihtiyacını karşılar.
Gazete çevresinde gelişen öğretici metinlerden biridir.

Akif Bey

Namık Kemal
Namık Kemal’in Magosa’da sürgündeyken yazdığı oyunlardan biridir.
İçinde ayrıntılı deniz tasvirleri bulunan eser, Türk edebiyatının denizle ilk temasıdır.
Beş perdeden oluşan eser, ilk kez 1874'te yayımlanmıştır. 
Sanatçının diğer eserleri gibi bu eser de romantizm etkisindedir.
Eser, vatan için canını hiçe sayan bir kocaya bile ihanet edebilecek yapıdaki bir kadının aile ve toplum hayatında oynadığı yıkıcı rolü işlemektedir.
Toplumsal yozlaşma ile ihanetin öne çıktığı eserde kahramanlık ruhu ile vatan sevgisine de yer verilmiştir.
Eserin başkahramanı olan Akif Bey, vatansever bir deniz subayıdır. 
Eşi Dilrüba ise romantik aşka inanmayan ve Akif’ten önce çok sayıda erkeği çeşitli oyunlarla ağına düşürüp kendisine esir etmiş bir tiptir.
Namık Kemal, Gülnihal ve Celalettin Harzemşah adlı oyunlarında olduğu gibi bu eserinde de hece ölçüsüyle yazdığı manzum parçalara yer vermiştir. Sanatçının bu parçalarda halk edebiyatının dil ve üslubuna sadık kaldığı görülür.