Battal Gazi Destanı
![]() |
| Seyyid Battal Gazi Külliyesi Eskişehir |
Anadolu'nun Türkleşme ve İslamlaşma sürecinde Battal Gazi olarak tanınan efsanevi kahramanın Hristiyanlara karşı verdiği mücadeleyi anlatan destandır.
Destan, Battalname olarak da bilinmektedir.
Destan hem Anadolu’da hem de Türklerin yaşadığı diğer coğrafyalarda sevilip itibar görmüştür.
Battalname, Anadolu’da oluşmuş destan zincirinin ilk halkasıdır. Kahramanı Türk olan "Danişmend Gazi Destanı" ise bu zincirin ikinci halkasıdır.
Arapça bir kelime olan battal, "kahraman" anlamındadır.
Manas Destanı
Kırgız Türklerinin millî destanıdır.
Farklı hacimlerde birçok varyantı bulunan Manas, 500.000'i aşan dize sayısıyla dünyanın en uzun destanıdır.
Destanda Kırgızların Budist Kalmuklar ve Çinlilerle yaptıkları savaşların yanı sıra Kırgız Türklerinin kendi aralarındaki mücadeleleri anlatılmaktadır.
Destanda Kırgızların Budist Kalmuklar ve Çinlilerle yaptıkları savaşların yanı sıra Kırgız Türklerinin kendi aralarındaki mücadeleleri anlatılmaktadır.
11. ve 12. yüzyıllarda anlatılmaya başlanan destan, İslamiyet'in Türk topluluğunda uyandırdığı heyecanla kısa zamanda büyük bir destan haline gelmiştir.
Yüzyıllar içinde bazı yeni olay ve ideallerle zenginleşen destan hâlen Manasçılar aracılığıyla yaşatılmaktadır.
(Manasçı, destanı kopuz çalıp türküler söyleyerek baştan sona ezbere okuyan ozanlara verilen isimdir.)
Danişmend Gazi Destanı
Danişmendli Beyliği'nin ilk hükümdarı Danişmend Ahmet Gazi'nin (öl. 1085) hayatını, gazalarını ve çeşitli kerametlerini anlatan destandır.
İslamiyet sonrası doğal Türk destanlarından biridir.
Danişmendname olarak da bilinen eser, yarı tarihî bir destandır.
Türk-Bizans ya da Müslüman-Hristiyan mücadelelerini anlatan destan, 1071'de kazanılan Malazgirt Savaşı'ndan sonra Anadolu’nun büyük bir bölümünün Danişmendliler tarafından fethedilişini menkıbevi olarak işler.
İslamiyet sonrası doğal Türk destanlarından biridir.
Danişmendname olarak da bilinen eser, yarı tarihî bir destandır.
Türk-Bizans ya da Müslüman-Hristiyan mücadelelerini anlatan destan, 1071'de kazanılan Malazgirt Savaşı'ndan sonra Anadolu’nun büyük bir bölümünün Danişmendliler tarafından fethedilişini menkıbevi olarak işler.
Danişmendname, Battalname'nin devamı niteliğindedir. Ordusunda Battal Gazi’nin bayrağını taşıyan Danişmend Ahmet Gazi'nin fetihleri de onun fetihlerinin bir devamı gibidir. Destandaki gazalar, Dânişmend Gazi'yi Battal Gazi'ye bağlamak için bir asır önce başlamış gibi gösterilmiştir.
Destana göre Bizans’a karşı yaptığı fetihlerle şöhret bulan Danişmend Gazi; adil, âlim ve cesur olmasının yanı sıra kerametler de gösteren bir velidir.
Destana göre Bizans’a karşı yaptığı fetihlerle şöhret bulan Danişmend Gazi; adil, âlim ve cesur olmasının yanı sıra kerametler de gösteren bir velidir.
Satuk Buğra Han Destanı
Karahanlıların ilk Müslüman hakanı Satuk Buğra Han'ın menkıbelerini anlatan destandır.
İslamiyet sonrası doğal Türk destanlarından biridir.
İslamiyet sonrası doğal Türk destanlarından biridir.
Destan, "Tezkire-i Buğra Han", "Buğra Hanlar Tezkiresi" ya da "Tezkire-i Üveysiye" olarak bilinen ve pek çok yazma nüshası bulunan eserde kayıtlıdır.
Söz konusu yazmalarda Satuk Buğra Han'ın yanı sıra ondan sonra gelen diğer veliler hakkında da bilgi bulunmaktadır.
Türklerin İslam dinini kabul edişlerini ilahî bir ilhama bağlamaya çalışan destan, İslamiyet öncesi Türk destanlarından aldığı motiflerle zenginleşip kaynaşmıştır.
Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi
Orijinal Metin...
Mâdem ki bir hey’et-i ictimaiyede yaşayan halk bunca vezaif-i kanuniye ile mükelleftir elbette kalen ve kalemen kendi vatanının menafiine dair beyan-ı efkâr etmeği cümle-i hukuk-ı müktesebesinden addeyler. Eğer şu müddeaya bir sened-i müsbit aranılacak olsa maarif kuvveti ile zihni açılmış olan milel-i mütemeddinenin yalnız politika gazetelerini göstermek kifayet edebilir.
Mâdem ki bir hey’et-i ictimaiyede yaşayan halk bunca vezaif-i kanuniye ile mükelleftir elbette kalen ve kalemen kendi vatanının menafiine dair beyan-ı efkâr etmeği cümle-i hukuk-ı müktesebesinden addeyler. Eğer şu müddeaya bir sened-i müsbit aranılacak olsa maarif kuvveti ile zihni açılmış olan milel-i mütemeddinenin yalnız politika gazetelerini göstermek kifayet edebilir.
Vurgu ve Tonlama
- Vurgu, bir sözcük ya da sözcük grubunda bir hecenin, cümlede ise bir sözcüğün diğerlerine göre daha kuvvetli söylenmesidir.
- Türkçe, birçok dile göre daha yumuşak ve esnek bir vurgu sistemine sahiptir. Başka bir deyişle Türkçede vurgulu ve vurgusuz söyleyişler arasındaki fark çok belirgin değildir. Bu nedenle de özellikle vurgulu heceyi sezmek ya da sezdirmek zordur.
- Vurgunun konuşmadaki en önemli fonksiyonu konuşmayı tekdüzelikten kurtararak söze duygu ve ahenk katmasıdır.
Yeri Göğü İns ü Cinni Yarattın
Şathiye
1.
Yeri, göğü, ins ü cinni yarattın
Sen ey mimar başı eyvancı mısın
Ayı, günü, çarhı, burcu var ettin
Ey, mekân sahibi rahşancı mısın
Yeri, göğü, ins ü cinni yarattın
Sen ey mimar başı eyvancı mısın
Ayı, günü, çarhı, burcu var ettin
Ey, mekân sahibi rahşancı mısın
Kırklar Dağı'nın Düzü
Ağıt
Kırklar Dağı’nın düzü
Karanlık bastı bizi
Kör olasın zalim Suzan
Ziyaret çarptı bizi
Kırklar Dağı’nın düzü
Karanlık bastı bizi
Kör olasın zalim Suzan
Ziyaret çarptı bizi
Usanmaz mı Redifli Gazel
Musammat Gazel
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan muradım şem'i yanmaz mı
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan muradım şem'i yanmaz mı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



