24 Eylül 2017 Pazar

Ziya Osman Saba (1910-1957)

Ziya Osman Saba
  • Türk şair, yazar.
  • Yedi Meşalecilerin en önemli ismi kabul edilen Ziya Osman Saba, 1910 yılında İstanbul Beşiktaş'ta doğdu. 
  • Sekiz yaşındayken annesinin ölümü ve babasının evi terk ederek yeniden evlenmesi onu derinden etkiler. 
  • Edebiyata ilgisi Galatasaray Lisesinde başlayan Ziya Osman Saba'nın ilk şiiri 1926 yılında Servet-i Fünûn dergisinde yayımlanır. 
  • Okul arkadaşı Yaşar Nabi Nayır'ın ısrarıyla gittiği Servet-i Fünun dergisinde, bir süre sonra kuracakları Yedi Meşale'nin diğer üyeleri ile tanışır.
  • 1928 yılında Yaşar Nabi Nayır, Cevdet Kudret Solok, Muammer Lütfi Bahşi, Sabri Esat Siyavuşgil, Kenan Hulusi Koray ve Vasfi Mahir Kocatürk'le Yedi Meşale adıyla bir kitap çıkarırlar. 
  • Yedi Meşaleciler diye anılmaya başlanan topluluk Meş'ale adıyla bir de dergi çıkarır. Sekiz sayı çıkabilen derginin kapanmasından bir süre sonra grup üyeleri dağılacaktır.
  • Galatasaray Lisesinde tanıştığı ve arkadaşlıkları bir ömür süren diğer önemli bir isim Cahit Sıtkı Tarancı'dır (öl.1956). 
  • Cahit Sıtkı Tarancı'nın Ziya Osman Saba'ya yazdığı mektuplar Ziya'ya Mektuplar  adıyla 1957 yılında basılır.
  • Ziya Osman Saba, 1936 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olur.
  • 1941 yılında ilk eşinden boşanan şair, 1944 yılında bankadan mesai arkadaşı olan Rezzan Hanım ile evlenir. Bu evlilikten iki çocuğu olan Saba'nın yaşadığı mutluluk bu dönem şiirlerine yansıyacaktır.
  • 1938 yılında memur olarak girdiği bankadaki görevinden 1945 yılında ayrılır. Daha sonra Milli Eğitim Basımevi’nin tashih (düzeltme, redaksiyon) bürosu şefliğini yürüten sanatçı 1950 yılında geçirdiği kalp krizi nedeniyle işini bırakır.
  • Bu tarihten, vefat ettiği 1957 senesine kadar yakın dostu Yaşar Nabi Nayır’ın ısrarlarına dayanamayarak evinden Varlık dergisinin yazılarını redakte eder.
  • Ziya Osman, bütün zamanını şiire ayıracak düzeyde bir ekonomik güce hiçbir zaman sahip olamamış, ömrünü kıt kanaat sürdürmüştür.
Sanat Anlayışı
"Küçük Mutlulukların Şairi"
  • Şiirlerinde dışarıya fazla açılmadan kendi “küçük dünyasını” yansıtır.
  • Ziya Osman Saba, Meşale dergisinin kapanmasından sonra, başta Varlık olmak üzere, Ağaç, Akademi, Büyükdoğu, Gündüz, Hisar, Yeditepe, Yücel dergilerinde yayımlanan şiir ve hikâyeleriyle edebiyatımızda kalıcı bir yer edinmeyi başarır.
  • Baudelaire, Mallarme, Regnie, Rimbaud gibi Fransız şairlerden çeviriler yapan Saba, kendi sanatını da bu şairlerden aldığı etkilerle şekillendirmiştir.
  • Öncesinde hece ölçüsüyle kafiyeli şiirler yazan şair, 1940 sonrasında serbest tarza geçer.
  • Şiirlerinde sade, açık ve yalın bir dil kullanmıştır. 
  • Saba’nın şiirlerinde ev ve aile yaşantısı, geçmiş yaşam ve çocukluk, ölüm düşüncesi, İstanbul sevgisi, Yaradana bağlılık, tevekkül ve yaşama sevincini konu edindiği görülür.
Eserleri:
  • Şiir Kitapları: Sebil ve Güvercinler, Geçen Zaman, Nefes Almak
  • Hikaye Kitapları: Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Değişen İstanbul
Şiirlerinden Örnekler
Geçen Zaman

Hiç olmazsa unutmamak isterdim!
Eski geceler, sevdiklerimle dolu odalar...
Yalnız bırakmayın beni hâtıralar!
Az yanımda kal, çocukluğum,
Temiz yürekli, uysal çocukluğum...
Ah, ümit dolu gençliğim,
İlk şiirim, ilk arkadaşım, ilk sevgim...
-Doğduğum ev! Rahatlayacak içim, duysam
Bir tek kapının sesini.
Arıyorum aklımda bir ninni bestesini...
Böyle uzaklaşmayın benden, yaşadığım günler!
Güneş! getir bir bayram sabahını.
Açılın, açılın tekrar
Çocuk dizlerimdeki yaralar.
Hepiniz benimsiniz:
Mektebim, sınıflarım, oturduğum sıralar...
Yalnız hatırlamak, hatırlamak istiyorum.
Nerde kaldı sevgilim, seni ilk öptüğüm gün,
Rengine doymadığım o sema,
Ahengine kanmadığım ırmak.
Bırakıp her şeyi nereye gidiyorum?
Neler geçmişti aklımdan nedendi ağladığın, neydi güldüğün?
Ah, nasıldı yaşamak?
 
Her Akşamki Yolumda

Her akşamki yoluma koyulmuş gidiyorum.
Her akşamdan vücudum bu akşam daha yorgun.
Öyle istiyorum ki bu akşam biraz sükûn,
Bir cami eşiğine yatıversem diyorum
- Rabbim, şuracıkta sen bari gözlerimi yum!
Sen, bana en son kalan, ben senin en son kulun;
Bu akşam, artık seni anmayan İstanbul’un
Bomboş bir camiinde uyumak istiyorum.
Sonsuz sessizliğini dinlemek istiyorum.
Bilirim ki taşlığın bir döşek kadar ılık,
Sana az daha yakın yaşamak için artık,
Rabbim, ben yalnız zeytin ve ekmek istiyorum.
Bu Rüzgâr
Bu rüzgâr her vakit böyle esmeyecek.
Gökte bulut, suda yelken, dalda çiçek.
Bir gün, bir gün var ki, günden güne gerçek,
Çatır çatır servi, çıtır çıtır böcek.
Çek ciğerlerine, bir nefes daha çek,
Bu rüzgâr her vakit böyle esmeyecek
Hayat Cümbüşü 
Yollar geçilmiyor çocuk arabasından,
Gezinenlerle dolu deniz kıyısı,
Sevdalılar tutuşmuşlar el ele,
Bir delikanlı, kolunda nişanlısı.
Aşk fısıltısı, yaprak hışırtısı…
Çayırların yeşili, denizin mavisi,
Genç kız kahkahası, çocuk gülüşü.
Bir annenin yavrusunu öpüşü.
Şu bayram şuracıkta, şu hayat cümbüşü;
Ne varsa göreceğimiz, baharı, güzü,
Her saadet senin altında gökyüzü!
İlgili Sayfa 
Yedi Meşaleciler 
Yararlanılan Kaynaklar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.