13 Aralık 2017 Çarşamba

Nefes

Muhammed Ali'nin kıldığı dava
Yok meydanı değil var meydanıdır
Muhammed kırklara niyaz eyledi
Ar meydanı değil kâr meydanıdır

Kırklar özün bir araya koydular
Anlar cenazesin susuz yudular
Deve gördün mü biz görmedik dediler
Ört elin eteğin sır meydanıdır.

Gezdiğin yerlerde ara bulasın
Vardığın yerlerde makbul olasın
Sakla pir sırrını settâr olasın
Çek çevir kendin sır meydanıdır

Kurban olayım bu erkânı kurana
Yuf çekerler bu meydanda yalana
Üç yüz altmış altı ayak nerdibana
Kör meydanı değil gör meydanıdır

Abdal Musa Sultan gerçek er isen
Ali’yi sevenin muhib yârıysan
Hak mahbubunun talebkârısıysan
Urgan tak boynuna dâr meydanıdır


Sözcükler

kırklar: kırk kutlu kişi
niyaz: yalvarma, yakarma
niyaz eylemek: yalvarmak
ar: utanç
kâr: yarar, fayda
anlar: onlar
yumak: yıkamak
yudular: yıkadılar
deveyi gördün mü biz görmedik dediler: Başa dert olacak bir konudan uzak durmak için söylenen bir söz, ne kadar büyük olursa olsun ondan habersiz olmak vurgulanır: Deveyi gördün mü? Köçeğini bile görmedim. / Ne bilirim ne gördüm; deveyi yeden ölsün.
makbul: beğenilen, hoş karşılanan
pir: tarikat kurucusu
settâr: ayıp ve kusurları örten.
erkân: yol, yöntem
nerdiban (nerdüban): merdiven
muhib (muhip): dost
yâr: sevgili, yardımcı
mahbub (mahbup): sevilmiş, sevilen
talebkâr (talepkâr): istekli
urgan: ince halat
dar meydanı: Bektaşi-Alevi geleneğinde hesap verilen yer

İlgili Sayfa

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretmemiz için yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.