7 Mayıs 2018 Pazartesi

Itrî

Büyük Itri'ye eskiler derler,
Bizim öz musikimizin piri;
O kadar halkı sevk edip yer yer,
O şafak vaktinin cihangiri,
Nice bayramların sabah erken,
Göğü, top sesleriyle gürlerken
Söylemiş saltanatlı Tekbir'i.

Ta Budin'den lrak'a, Mısır'a kadar,
Fethedilmiş uzak diyarlardan,
Vatan üstünde hür esen rüzgar
Ses götürmüş bütün baharlardan.
O deha öyle toplamış ki bizi,
Yedi yüzyıl süren hikayemizi
Dinlemiş ihtiyar çınarlardan.

Musikisinde bir taraftan din,
Bir taraftan bütün hayat akmış;
Her taraftan, Boğaz, o şehrâyin,
Mavi Tunca'yla gür Fırat akmış
Nice seslerle, şevkimiz, zaferlerimiz.
Bize benzer o kainat akmış


Çok zaman dinledim Nevâ-Kârı
Bir terennüm ki hem geniş hem şûh:
Dağılırken Nevâ'nın esrârı,
Başlıyor şark ufuklarında vuzûh;
Mest olup sözlerinde her heceden,
Yola düşmüş, birer birer, geceden
Yürüyor fecre elli milyon rûh.

Kıskanıp gizlemiş kazâ ve kader
Belki binden ziyâde bestesini.
Bize mirâsı kaldı yirmi eser.
"Nât"ıdır en mehibi, en derini.
Vâkıâ ney, kudüm gelince dile,
Hızlanan Mevlevi semâıyle
Yedi kat arşa çıkmış "Ayin"i.

O ki bir ihtişamlı dünyaya
Ses ve tel kudretiyle hakimdi;
Adeta benziyor muammaya;
Ulemamız da bilmiyor kimdi?
O eserler bugün define midir?
Ebediyyette bir hazine midir?
Bir bilen var mı? Nerdeler şimdi?

Öyle bir musıkiyi örten ölüm,
Bir teselli bırakmaz insanda.
Muhtemel görmüyor henüz gönlüm,
Çok saatler geçince hicranda,
Düşülür bir hayale, zevk alınır:
Belki hâlâ o besteler çalınır,
Gemiler geçmeyen bir ummanda.

Yahya Kemal Beyatlı

Not: Itrî (1640-1711): Mevlevi şair ve bestekâr. Tam adı Buhûrîzâde Mustafa Itrî'dir. 

İlgili Sayfalar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.