9 Eylül 2019 Pazartesi

Kara Bir Gün

  • Rumlar, 8 Şubat 1919'da İtilâf orduları başkumandanının İstanbul'a girişini taşkınlığa varacak şekilde kutlar. Rumların bu tavırları üzerine  Süleyman Nazif, de Kara Bir Gün  adlı meşhur makalesini yazmıştır. Makale sansür engelini aşarak yayımlanmıştır:
Kara Bir Gün (sadeleştirilmiş ve düzeltilmiştir) 
Fransız generalinin dün şehrimize gelişi nedeniyle bir kısım vatandaşımız tarafından yapılan gösteri Türk'ün ve İslam'ın kalbinde ve tarihinde sonsuza dek kanayacak bir yara açtı. Aradan asırlar geçse ve bugünkü hüzün ve talihsizliğimiz yerini neşe ve talihe bıraksa (da) yine bu acıyı hissedecek ve bu hüzün ve kederi, evlat ve torunlarımızı nesilden nesle ağlatacak bir miras (olarak) terk edeceğiz. Almanya orduları 1871 senesinde Paris'e girerken Büyük Napolyon'un kazandığı zaferlerin taşlaşmış bir eseri olan Tâk-ı Zafer altından geçerken bile Fransızlar bizim kadar hakaret görmemişti. Ve bizim dün sabah saat dokuzdan on bire kadar hissettiğimiz ümitsizlik ve azabı duymamıştı. Çünkü Fransız nâmını taşıyan her fert, çünkü yalnız Hristiyanlar değil, Yahudi Fransızlarla Cezayirli Müslümanlar (da) o milli mâtem karşısında aynı üzüntü ve utanç ile ağlamış ve kızarmışlardı. Biz ise milli varlıklarını ve dillerini gönlümüzün yüceliğine borçlu olan bir kısım halkın şamata çığlıkları ile aziz matemimize en acı hakaretlerin birer tokat şeklinde atıldığını gördük. Buna müstahak değildik, diyemeyiz. Müstahak olmasaydık bu felakete uğramazdık. Her kavmin hayatının sayfalarında birçok talih ve talihsizlik sayfası vardır. Fransız Kralı Birinci Fransuva'yı hapisten kurtarmış ve koca Viyana şehrini birçok kere sarmış bir ümmetin kader defterinde böyle acı bir satır yazılı imiş. Her hâl değişir. Arapların güzel bir sözü var: Sen sabret. Çünkü nasıl olsa zaman sabretmez.
İlgili Sayfa

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.