25 Şubat 2021 Perşembe

Anlatım Bozukluğu Çıkmış Sorular 2 Çözümlü

 1993 - 2000 Arası

51. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen sözler, gereksiz yere bir arada kullanılmıştır? (1993 –ÖSS)
A) Bu arkadaşını ötekilerden farklı tutar, incitmemeye çalışırdı.
B) Umduğunu bulamamış, bir süre sonra köyüne dönmüştü.
C) Buralara ayda yılda bir, seyrek olarak gelirdi.
D) O, bu yörede tanınmış, sözüne güvenilir bir kişiydi.
E) Söylenenleri dinliyor, anlıyormuş gibi davranıyordu.


Çözüm

C - "Buralara ayda yılda bir, seyrek olarak gelirdi." 
Bu cümlede "ayda yılda bir" sözcük grubu "seyrek" sözcüğünün anlamını karşıladığı için "seyrek" sözcüğü gereksizdir.
Cevap C

52. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1993-ÖSS)
A) Bugün tatil olduğundan, sabahleyin geç kalktım.
B) Arkadaşımız, çok çalışkan bir çocuktu.
C) Dün akşam, rüzgâr ortalığı altüst etti.
D) Birbirlerini çok iyi anlar, inanırlardı.
E) Dün gece çok garip bir rüya gördüm.

Çözüm

D - "Birbirlerini çok iyi anlar, inanırlardı."
Bu, sıralı bir cümle ancak ikinci cümlenin dolaylı tümleci (birbirlerine) yok.
Cevap D

53. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1993- ÖSS)
A) Toprak kaymasının en çok nerelerde görüldüğünü saptayarak buna karşı hangi önlemlerin alınabileceğini tartışacağız.
B) Araştırmamda, anaokuluna giden çocuklarla gitmeyenlerin dil gelişimini karşılaştırıp aralarındaki farkı belirleyeceğim.
C) Bu mevsimde, balkondaki çiçeklerin kapalı bir yere taşınması gerekiyor.
D) Bu toplantıda çeşitli hastalıklar ve bunların nedenleri konusunda ayrıntılı açıklamalar yapılacak.
E) Neşeli ve güldürü unsurlarının çokça kullanıldığı bu filmi mutlaka görmelisiniz.

Çözüm

E'deki cümlede bir tamlama hatası var.
Ortak tamlanan olan "unsurlarının" sözcüğü "neşeli" sözcüğüne uymuyor. Bunun yanı sıra "neşeli" sözcüğünün yeri de yanlış. Cümle şöyle olmalıydı: "Güldürü unsurlarının çokça kullanıldığı bu neşeli filmi mutlaka görmelisiniz."
Cevap E

54. (l) Yazılarınızda, dilimize önem verilmeyişinden yakınıyorsunuz. (II) Dilimize gereken ilgi ve önemi vermek zorundayız, diyorsunuz. (III) Bu konuda sizi içtenlikle destekliyorum. (IV) Ne var ki dile gösterilmesi gereken özeni siz de göstermiyorsunuz. (V) Birçok sözcüğü yerinde kullanmadığınızı üzülerek görüyorum. (1993-ÖSS)
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)I    B) II    C) III.    D) IV.     E) V.

Çözüm

II. cümlede eylemsi (vermek) ortak kullanılmış. "Önem vermek" olur da "ilgi vermek" olmaz. "ilgi" verilmez, gösterilir.
Cevap B

55. Enerji (l) çocuklar (II) ergenlik çağındakiler ve (III) hastalık sonrası güçlenme (IV) dönemindeki kişiler için (V) önemlidir. (1993-ÖSS)
Yukarıdaki cümlede numaralanmış yerlerden hangisine "özellikle" sözcüğü getirilemez?
A)I.    B) II.    C) III.   D) IV.     E) V.

Çözüm

"Özellikle" sözcüğü bu cümlede "güçlenme" sözcüğünden sonra getirilemez.
Cevap D

56. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yerinde kullanılmamış bir sözcük anlatım bozukluğuna yol açmıştır? (1993 – ÖYS)
A) Başarı sözcüğünün anlamı kişiden kişiye değişir.
B) Her insan, yaptığı işin beğenilmesinden hoşlanır.
C) Sürekli ve düzenli bir çalışma kişiyi başarıya ulaştırır.
D) Önemsenmeyen, gereksiz hatalar başarıyı engeller.
E) Önemsiz gibi görünen ayrıntıların da bir işlevi vardır.

Çözüm

D'deki "gereksiz hatalar" sözü anlatım bozukluğuna neden olmuş. "Gerekli hata" olmadığı gibi "gereksiz hata" da olmaz.
Cevap D

57. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1993 – ÖYS)
A) Toplumsal yaşamda herkesin uymak zorunda olduğu kurallar vardır.
B) Kâğıt tüketimi bir toplumun gelişmişlik göstergelerinden biridir.
C) Yasalara göre, paranın üzerine yazı yazmak, yırtmak yasaktır.
D) Masanın üzerindeki kâğıtlar, kitaplar birbirine karışmış.
E) Dün aldığı gazeteleri, dergileri hâlâ okuyamadı.

Çözüm

C'deki cümlede nesne eksikliği var. Cümle şöyle olmalıydı: Yasalara göre, paranın üzerine yazı yazmak, parayı yırtmak yasaktır.
Cevap C

58. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1993 – ÖYS)
A) Yaşamını zenginleştiren, anlam kazandıran birçok dostu var.
B) Her yıl arkadaşlarıyla Bodrum'a gider, orada uzun bir tatil yapar.
C) Sınıfta kaldığına çok üzüldü, bunu kimseye söyleyemedi.
D) Yolda arkadaşlarıyla karşılaştı, onlara, olanları anlattı.
E) Yeni bir ev aldı, içini istediği gibi döşedi.

Çözümü

A'daki cümlede dolaylı tümleç eksikliği var. Cümle şöyle olmalıydı: "Yaşamını zenginleştiren, yaşamına anlam kazandıran birçok dostu var."
Cevap A

59. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1993 – ÖYS)
A) Bu yazıyı hazırlamadan önce, yalnızca dergileri değil, gazeteleri de taraman iyi olur.
B) Okuduklarının ezberlemek değil, tartışarak özümlenmesini sağlamak gerekir.
C) Bu konuda yetkililerle konuşarak onların görüşlerini almayı düşünüyoruz.
D) Şişmanlıktan kurtulmak için beslenmenize dikkat etmeli, ayrıca düzenli olarak spor yapmalısınız.
E) Çocukların, masal kitaplarından çok, resimli romanlara ilgi duydukları bilinmektedir.

Çözümü

B'deki cümle birkaç açıdan kusurlu: gereksiz ek kullanımı, gereksiz sözcük kullanımı, çatı uyuşmazlığı... Cümle şöyle düzeltilebilir: "Okuduklarını ezberlemen değil, anlayarak özümsemen gerekir."
Cevap B

(I) Yıllar önce, sevdiğim bir şairin, beğendiğim bir kitabını almıştım. (II) Bu kitabı yıllardır özenle saklıyordum. (III) Dün, onu bir kez daha okuyarak anılarımı tazelemek istedim. (IV) Ancak kitabı kitaplığımda nereye koyduğumu bir türlü bulamadım. (V) Ya birine vermiş ya da bir yerlere sıkıştırmış olacağım.
60. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? 
A) I.   B) II.    C) III.    D) IV.    E) V.     (1993 – ÖYS)

Çözüm

IV. cümlede hata var. Bu cümle için uygun yüklem "bulamadım" değil, "hatırlayamadım" olacak.
Cevap D

Zaman zaman şiir yazıyor ve yayımlıyorum; ama ben şiiri hiçbir zaman köşe yazarlığı gibi düşünmüyorum. (1993 – ÖYS)
61. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
A) "şiiri" yerine "şairliği" sözcüğü getirilerek
B) "hiçbir zaman" sözü atılarak
C) "gibi" yerine "olarak" sözcüğü getirilerek
D) "ben" sözcüğü atılarak
E) "düşünmüyorum" yerine "düşünmedim" sözcüğü getirilerek

Çözüm

Cümlede "köşe yazarlığı" ile "şiir" değil, "şairlik" mukayese edilmeliydi.
Cevap A

Türkçede, bir cümlenin öznesi, birinci ve üçüncü tekil kişiden oluşuyorsa, yüklemi birinci çoğul kişi olur.
62. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan kaynaklanan bir bozukluk vardır?
A) Ben onunla ilk kez sizin evde karşılaştım.
B) O filmi seninle birlikte izlemiştik sanırım.
C) Son durağa geldiğimizde, otobüste bir ben bir de o yaşlı adam kalmıştı.
D) O, ağabeyinle aynı lisede okumuştu.
E) Hatırlarsan, geçen sene bu günlerde sen, ben ve kardeşim denize giriyorduk. 
(1993-ÖSS)

Çözüm

C'deki cümlede özneler "ben" ve "o yaşlı adam". Bu nedenle yüklem birinci çoğul şahıs olmalıydı: "kalmıştık"
Cevap C

63. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1994-ÖSS)
A) Genellikle kitap okuyarak vakit geçiriyorum.
B) Arkadaşlarımızın sorununa sahip çıkarak desteklemeliyiz.
C) Bu yıl, tatilimi İstanbul’da geçirmek istiyorum.
D) Orada, eski arkadaşlarımla görüşeceğim.
E) Onunla geçen yıl burada karşılaşmıştık.

Çözüm

B'de hata var çünkü soruna sahip çıkılmaz. Sahip çıkmak; korumak, koruyucu olmak, ilgilenip gözetmek anlamlarıyla kullanılır. Bu nedenle soruna değil arkadaşa sahip çıkılır.
Cevap B


64. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1994-ÖSS)
A) İş konusunda ben onu, o da beni etkilemek istemez.
B) Onun bu durumda nasıl davranacağını sen benden iyi bilirsin.
C) Görüşlerinizi sözle değil, yazıyla belirtmelisiniz.
D) Yazılarında ayrıntılara girmeyip konunun özünü vurgular.
E) Söylediği sözün doğruluğuna inanıyorsa onu asla geri almaz.

Çözüm

A'da yüklem (istemez) ortak kullanılmış ancak bu yüklem ilk cümleye uymuyor.
Cevap A

65. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1994-ÖSS)
A) Eldeki sonuçlar, bugüne değin yanlış bir yol izlendiğini açıkça ortaya koyuyor.
B) Olayla ilgili olarak herkes başka başka şeyler söylüyor.
C) Çoğu kişi, sorunun bir başka çözümünün olmadığı kanısında.
D) Bu tutumuyla ailesine zarar mı veriyor yarar mı anlayamadık.
E) Dostların birbirlerini eleştirmekten kaçınmaları gerektiğine inanıyorum.

Çözüm

D'deki cümlede "veriyor" ortak kullanılmış. "...yarar mı veriyor" değil "yarar mı sağlıyor" olmalıydı.
Cevap D

66. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1994-ÖSS)
A) Böyle bir yarışmaya ilk kez katılıyorum.
B) Yarışmaya katılmadan önce özel bir hazırlık yapmadım.
C) Özel zevklerim arasında kitap okumayı severim.
D) Bu tür yarışmalarda sorulan soruları kolay buluyorum.
E) Öteki arkadaşlara başarılar dilerim.

Çözüm

C'de hata var. Cümleden, özel zevkleri arasında sevmedikleri de varmış gibi bir anlam çıkıyor.
Cevap C

67. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1994-ÖSS)
A) Okula yeni başlayan çocukların okulu sevmesinde öğretmenin rolü büyüktür.
B) Çocuklara, okula başlamadan önce aileler, okulda da öğretmenler okulun yararlarını anlatmalı.
C) İlkokula başlayan çocuklara, yeni arkadaşlar edinecekleri söylenmelidir.
D) Okula giden çocuk, bir süre sonra anne babasıyla olduğu gibi öğretmeniyle de iletişim kurmayı öğrenir.
E) Anne ve babalar çocuklarıyla sürekli ilgilenmeli, öğretmenine durumunu sormalıdır.

Çözüm

E'deki cümlede tamlayan eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu var: Anne ve babalar çocuklarıyla sürekli ilgilenmeli, öğretmenine (onların ya da çocuklarının) durumunu sormalıdır.
Cevap E

68. Aşağıdaki dizelerin hangisinde özne - yüklem uyuşmazlığı vardır? (1995-ÖSS)
A) Gözümün değdiği yere gül düşer.
B) Dinle de gönlümü alıver gitsin.
C) Yeryüzünde bir sen bir de ben varım.
D) İstersen dünyayı çağır imdada.
E) Arkandan gelecek hep ayak sesi.

Çözüm

C'deki cümlenin özneleri "sen" ve "ben", bu durumda yüklemin birinci çoğul olması gerekir:
"Yeryüzünde bir sen bir de ben varız."
Cevap C

69. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen sözler gereksiz yere bir arada kullanılmıştır? (1995-ÖSS)
A) Kahvaltıdan önce tüm öğrenciler, ellerinde süpürgeler, derslikleri ve spor salonunu temizliyorlar.
B) Bu gençler, ölmek üzere olan, can çekişen bir sanat dalını canlandırmak için yetiştiriliyorlar.
C) Onlar, işyerlerini temiz ve düzenli tutmayı vazgeçilmesi olanaksız bir görev bilmişler.
D) Öğrenciler, öğretmenlerine ve arkadaşlarına her zaman saygılı davranıyorlar.
E) Bu eğitim merkezinde, gençlere oyma mobilya ve dekorasyon işleri öğretiliyor.

Çözüm

B'deki cümlede "ölmek üzere olan" ile "can çekişen" aynı anlamlara gelmektedir.
Cevap B

70. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1995 - ÖSS)
A) Üyelerimize derneğimizin çalışmaları konusunda bilgi vermek istiyoruz.
B) Bu yılki etkinliklerimiz arasında çeşitli geziler de yer alacaktır.
C) İşte bu yüzden dolayı sizleri buraya toplamış bulunuyoruz.
D) Çevre ile ilgili çalışmalarımızda başarıya ulaştığımız söylenebilir.
E) Bu konularda yeni üyelerimizle ayrıca görüşmeyi düşünüyoruz.

Çözüm

C'de "dolayı" ve "bulunuyoruz" sözcükleri gereksiz kullanılmıştır.
Cevap C

71. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1995- ÖSS)
A) Türkiye'nin birkaç bölgesi hariç henüz kar yüzü görmedi.
B) Hava sıcaklığının birkaç derece daha düşmesi bekleniyor.
C) Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için, belirli saatlerde dışarıya çıkmamak gerekir.
D) Şiddetli rüzgârın deniz trafiğini aksattığı söyleniyor.
E) Kar yağışı sürerse okulların tatil edilmesi düşünülebilir.

Çözüm

A'da tamlayan eki gereksiz kullanılmış: "Türkiye birkaç bölgesi hariç henüz kar yüzü görmedi."
Cevap A

72. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1995-ÖSS)
A) Çocukların eğitiminde hem ailenin hem de okulun önemli rolü vardır.
B) Okuma sevgisi konusunda çocukların en çok anne ve babalarını örnek aldıkları unutulmamalıdır.
C) Çocuklara, yeteneklerini geliştirmeleri için gerekli olanaklar sağlanmalıdır.
D) Çocuklar bundan en az zarar ya da biç zarar görmeden kurtarılmalıdır.
E) Oyuncak seçerken çocuğun yaşına uygun olanlar tercih edilmelidir.

Çözüm

D'de eylemsi eksikliği var: "Çocuklar bundan en az zarar görerek ya da biç zarar görmeden kurtarılmalıdır."
Cevap D

73. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1995 - ÖSS)
A) Toplantıya katılırsak biz de düşüncelerimizi açıklayacağız.
B) Sorunu çözebilmek için sizden de bilgi isteyeceğiz.
C) Bu konuyla ilgili açıklamayı yarın yapacağız.
D) Oraya zamanında varabilmek için erkenden yola çıkacağız.
E) Bu haberin ne kadar doğru olup olmadığını öğreneceğiz.

Çözüm

E'de "ne kadar" söz grubu ile "doğru olup olmadığı" ibaresi uyumlu değil. Cümle şöyle olmalı: "Bu haberin ne kadar olduğunu öğreneceğiz."
Cevap E

(l) Bu dönem tiyatro yazarları, okunsun diye değil sahnede oynansın diye oyun yazarlardı. (II) Tiyatro oyunları, değerli edebiyat örnekleri sayılmadığı için bunlar genellikle yayımlanmazdı (III) Bugün çoğunluk için film senaryoları neyse, o sıralarda yazılan tiyatro oyunları da oydu. (IV) İşte bu yüzden o çağda üretilen tiyatro oyunlarının çoğu yok olup gitti (V) O dönemde yazılanlardan elimizde sadece bu oyunlar kaldı.
74. Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinden, altı çizili sözcüğün atılması cümlede anlam değişmesine yol açar?
A) I. ve II.  B) I. ve III.  C) II. ve III.  D) III. ve IV.  E) IV. ve V. (1995-ÖSS)

Çözüm

III'de "film senaryoları" ile "tiyatro metinleri" arasındaki ortak nokta belirtilmiş. "Yazılan" sözcüğü cümleden atılırsa metni değil de sahnedeki oyunu kastediyormuş gibi olacaktır.
IV'de "üretilen" sözcüğü cümleden çıkarsa tiyatro oyunları sanki oynandığı çağda yok olup gitmiş gibi bir anlam çıkar. Halbuki anlatılmak istenen o çağda üretilen oyunlarının günümüze ulaşamamasıdır.
Cevap D

75. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Şiirlerinde bol bol abartılmış sözcükler seçmesi yüzünden hitabet havası taşımaktadır.
B) Günümüzde dergiler ve gazeteler, deneme türünün gelişip yaygınlaşmasına uygun bir ortam hazırlamaktadır.
C) Osmanlı İmparatorluğunda Lale Devri’nde çeviri çalışmaları yapıldığı biliniyor.
D) Bence edebiyat eleştirisinin edebiyat incelemesiyle bir arada, iç içe düşünülmesi gerekir.
E) Sanatın başlıca amacının güzellik olduğunu savunan yazarın, bu konuda söylediklerine bir göz atalım. (1996-ÖSS)

Çözüm

A'da, "abartılmış sözcük" sözü anlatım bozukluğuna neden olmuş. "Abartılmış sözcük" olamaz, "benzer sözcükleri kullanmak" abartılabilir. Cümleden nesne eksikliği de var: "...şiirleri hitabet havası taşımaktadır."
Cevap A

76. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır? (1996 -ÖSS)
A) Bu işi onun başaracağını sanıyorum.
B) Yapılanları doğru bulmadığıma inanıyorum.
C) Alınan kararları sana da bildiriyorum.
D) Yaptıklarının yeterli olmadığını anlatmaya çalışıyorum.
E) Kamuoyunun bu konuda aydınlatılması gerektiğini düşünüyorum.

Çözüm

B'de, "... bulmadığıma inanıyorum" sözü anlatım bozukluğuna neden olmuş. Cümle şöyle olmalıydı: "Yapılanları doğru bulmuyorum."
Cevap B

77. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu, cümlenin uygun bir yerine "ona" sözcüğü eklenerek giderilebilir? (1996-ÖSS)
A) Elbiseler dolaplara özenle yerleştirilir, güve yemesin diye elbise aralarına naftalin konurdu.
B) Çocuk bir yandan yaralı kuşa korkuyla bakıyor; bir yandan da onu sevmek istiyor.
C) Annesi çocuğunun aç olmadığını biliyor; ama yine de pastadan yemesini istiyordu.
D) Ali, arkadaşı Mustafa'yı hem çok seviyor, hem de kimi davranışlarından dolayı kızıyordu.
E) Otobüsler buraya gelince duruyor, bekleyen yolcular bindikten sonra yeniden yola koyuluyordu.

Çözüm

D'deki cümle, sıralı bir cümle. İkinci cümlede dolaylı tümleç (ona, arkadaşına) eksikliği var.
Cevap D


78. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "aşağı yukarı" sözü gereksizdir?
A) Bu iş yerinde aşağı yukarı üç dört yıldan beri çalışıyorum.
B) Aşağı yukarı beş yıl önce yine böyle şiddetli bir kış yaşamıştık.
C) Buralarda ekinler, aşağı yukarı biçilecek duruma geldi.
D) Şubat ayı sonunda bu ağaçların aşağı yukarı hepsi çiçek açar.
E) O gün sınıfın aşağı yukarı yarısı tören alanında toplanmıştı. (1996-ÖSS)

Çözüm

A'da hem "aşağı yukarı" hem de "üç dört yıldan beri" birlikte kullanılmış. "Üç dört yıldan beri" sözü zaten "aşağı yukarı" anlamı veriyor cümleye.
Cevap A

Elbette onunla birlikte gitmiş olabilirler.
79. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir? (1996-ÖSS)
A) Öğe eksikliği
B) Özne yüklem uyuşmazlığı
C) Öznenin belirtilmemiş olması
D) Aynı anlama gelen sözcüklerin birlikte kullanılması
E) Anlamca çelişen sözcüklerin birlikte kullanılması

Çözüm

Cümlenin yüklemi olasılık bildirirken "elbette" sözcüğü kesinlik bildiriyor.
Cevap E

Bu konuda gençleri azımsamak doğru değildir.
80. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir? (1996-ÖSS)
A) Gereksiz sözcük kullanılması
B) Bir sözcüğün anlam bakımından yanlış kullanılması
C) Tamlamanın yanlış yapılması
D) Ek eylemin yanlış kullanılması
E) Yüklemine göre olumsuz cümle olması

Çözüm

Cümlede yanlış anlamda kullanılan bir sözcük var. Azımsamak, sözcüğü nicelik bildiren bir sözcüktür. Doğru sözcük "küçümsemek" olmalıydı.
Cevap B

81. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1997-ÖSS)
A) Sorunlara, onun daha nesnel bir tavırla yaklaşacağını ve çözüm getireceğini umuyordum.
B) Son günlerde tanık olduğum bazı olaylar, onunla ilgili görüşlerimin değişmesine yol açtı.
C) Amaçlarına ulaşabilmek için her türlü engeli aşmaya çalışan bu gençlere imreniyorum.
D) Araştırmamı istediğim yönde sürdürebilmem için öncelikle, yararlanacağım kaynakları saptamalıyım.
E) Bu soru ben ve benim gibi sınava girmiş olan birçok kişinin kafasını karıştırdı.

Çözüm

Cümlede "ben ve" sözü gereksiz kullanılmış.
Cevap E

82. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1997-ÖSS)
A) Dürüst biri olduğundan dün de bugün de kuşkuya düşmüyorum.
B) Hukukçu olmadığımdan, işin bu yönünü sizinle tartışamam.
C) Bu konuda bir araştırma yapılmasını, hazırlanacak raporun ilgili kuruluşlara gönderilmesini istedim.
D) Ben, öyle olduğunu düşünüyor, öyle olduğuna inanıyorum.
E) Anımsanacağı gibi, bir yıldan beri bu konuda yazılar yazıyor, ilgilileri uyarıyorum.

Çözüm

A'da, zarf görevindeki "dün", yükleme uymuyor. Cümle şöyle düzeltilebilir: "Dürüst biri olduğundan dün de kuşkuya düşmüyordum, bugün de düşmüyorum."
Cevap A

Muğla yöresindeki çıkan yangınlardan geriye, çırılçıplak ve simsiyah dağlar, tepeler kaldı.
83. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır? 
A) Çoğul ekinin gereksiz kullanılmasından
B) İlgi ekinin gereksiz kullanılmasından
C) Bağlacın yanlış yerde kullanılmasından
D) Yüklemin şimdiki zaman yerine geçmiş zamanda kullanılmasından
E) Özne ile yüklem arasında uyumsuzluk bulunmasından(1997-ÖSS)

Çözüm

Cümlede sıfat yapan ki göreviyle kullanılan ilgi eki (-ki) gereksiz kullanılmış: "Muğla yöresinde çıkan yangınlardan geriye, çırılçıplak ve simsiyah dağlar, tepeler kaldı."
Cevap B

Öğrenciyi, düşünmeye ve yaratıcı olmaya yönelten ve herhangi bir konu üzerinde eleştiri yapmasını sağlayan bir anlayış, eğitim sistemimize henüz yerleşmedi.
84. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır? 
A) Dolaylı tümlecin cümlenin başında kullanılmamasından
B) Öznenin birden fazla sözcükten oluşmasından
C) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
D) Tamlayan eksikliğinden
E) Gereksiz yere zarf tümleci kullanılmasından(1997 - ÖSS)

Çözüm

Cümlede tamlayan eksikliği var: "kimin eleştiri yapmasını sağlayan..." Cümle şöyle olmalı: "Öğrenciyi, düşünmeye ve yaratıcı olmaya yönelten ve öğrencinin herhangi bir konu üzerinde eleştiri yapmasını sağlayan bir anlayış, eğitim sistemimize henüz yerleşmedi."
Cevap D

Türkçede bir cümlenin öznesi, birinci ve üçüncü tekil kişiden oluşuyorsa, yüklemi birinci çoğul kişi olur.
85. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır? (1998- ÖSS)
A) O akşam ben kendi odama, Fatma da kendi odasına çekilmişti.
B) Teyzemlerin yeni evlerine taşınmasından sonra siz bu eve yerleştiniz.
C) Havalar böyle giderse bir süre daha kahvaltımızı balkonda yapabileceğiz.
D) Ben de bir tabak alıp sofraya oturayım.
E) Babasıyla annesi, bu evi üç yılda zar zor yaptırabildiler.

Çözüm

A'daki cümlede özneler "ben" ve "Fatma" yani birinci ve üçüncü tekil kişiler o nedenle yüklem "çekilmiştik" olmalıydı.
Cevap A

86. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1998 - ÖSS)
A) O yıllarda hepimiz tiyatro tutkunuyduk ve çalışmaya susamıştık.
B) Film, bir ailenin sıradan olaylar karşısındaki şaşırtıcı tutumunu ustalıkla yansıtıyor.
C) Festivalin bu bölümünde, müziğin farklı türlerinde adını duyurmuş sanatçılar sahneye çıkacak.
D) Sanatçının bu karikatürleri, başta Berlin ve Paris olmak üzere Avrupa'nın çeşitli kentlerinde sergilenecek.
E) Bu kameralar, rahatça kullanabildiği ve taşınmasının kolay olması nedeniyle tercih ediliyor.

Çözüm

E'de "...rahatça kullanabildiği" sözü "nedeniyle" sözcüğü ile uyumlu değil. Bunun yerine "...rahatça kullanılabilmesi" sözü getirilmeli.
Cevap E

87. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1998-ÖSS)
A) Yetkililer, bu konuda uluslararası işbirliği yapılmasına karar verdiler.
B) Siyasi, askeri ve ekonomi alanlarında görüştüler.
C) Üye olan ülkelere toplantı konusunda bilgi verilmesini gerekli gördüler.
D) Toplantıda, herkesin tartışmalara katılması gerektiğini söylediler.
E) Gelecek toplantıda ele alınacak konuyu belirlediler.

Çözüm

"Ekonomi alanı" isim tamlaması ancak diğer iki sözcük (siyasi, askerî) sıfat tamlaması yapıyor. Bu nedenle ortak tamlanan kullanılması yanlıştır. Cümle, "Siyasi, askerî alanlar ve ekonomi alanlarında görüştüler." şeklinde düzeltilebilir.
Cevap B

Yanlış bir şey yapsam da kızmaz; ama inanılmayacak kadar anlayışlıdır.
88. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Yüklemin geniş zamanlı olmasından
B) Cümleciklerin ortak özneli olmasından
C) Yanlış ilgeç kullanılmasından
D) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
E) “bile" yerine “da" bağlacı kullanılmasından  (1998-ÖSS)

Çözüm

Cümlede bağlaç (ama) anlatım bozukluğuna neden olmuş. Bağlaç, cümleden atılırsa anlatım bozukluğu giderilmiş olur.
Cevap D

(I) Festival süresince (II) her gün (III) düzenli olarak (IV) çıkacak olan "İlk Çekim" adlı siyah-beyaz dergi sinemaseverlere (V) ücretsiz dağıtılacak.
89. Bu cümledeki altı çizili sözlerden hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamında daralma olmaz?
A) I B) II. C) III D) IV. E) V. (1998 -ÖSS)

Çözüm

Dergi "her gün" çıkacaksa "düzenli olarak" demeye gerek yok.
Cevap C

Yineleme dediğimiz anlatım kusuru, aynı anlama gelen birden çok sözcüğün gereksiz yere bir arada kullanılmasıdır. Bir kavramın Türkçesiyle yabancısının birlikte kullanılması bu tür kusurlardandır.
90. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamada belirtilen türde bir anlatım kusuru vardır?
A) Bunlar, belgesel özellikler taşıyan, birbirinden ilginç yazılardır.
B) Bugün işyerinde tebrik ve kutlama ziyaretlerinde bulunduk.
C) Eskiden, musikiyle uğraşan kişilere musikişinas denirdi.
D) Dil, varlığımızın en güçlü dayanağı, kimliğimizin en anlamlı kanıtıdır.
E) Günümüz insanının vazgeçemediği araçların başında televizyonla bilgisayar gelmektedir.      (1999-ÖSS- İpt.)

Çözüm

B'de "kutlama" ve "tebrik" aynı anlama gelen sözcüklerdir.
Cevap B

91. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün kullanılması uygun değildir?
A) Onun, büroda çalışanlara ayak uyduramayan, uyumsuz biri olduğunu düşünüyordu.
B) Eş dost demeden herkesi kıyasıya eleştiriyordu.
C) Arkadaşına sürekli olarak, o kişilerle ilişkilerini kesmesini öneriyordu.
D) Beğenmediği sözcüğü ya da cümleyi çizip yerine etkili sözler uyduruyordu.
E) Yıllardır tasarladığı romanına başlayamamanın sıkıntılarını yaşıyordu. (1999-ÖSS - İpt.)

Çözüm

D'de "uyduruyordu" yüklemi cümleye uygun değildir.
Cevap D

92. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Olağanüstü kişiliği ve sıra dışı dostluğuyla, tanıdık tanımadık herkesi bir sevgi çemberinin içine alırdı.
B) Tek başına gerçekleştirebileceği birçok tasarıya gençleri de katarak bilgisini onlarla paylaşmak isterdi.
C) Gerek özgün çalışmaları, gerekse yetkin çeviri ve derlemeleriyle, bu alandaki araştırmacılara ışık tutmuştur.
D) Onun düşünceleri, bilimle ilgilenen, yapıtlarını okuyan, anlayan ya da anlamaya çalışanlar aracılığıyla yaşıyor.
E) Gençlerin deneyimsizlikten, bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorularını yanıtlayarak yönlendirirdi. (1999-ÖSS-İpt.)

Çözüm

E'de nesne eksikliği var. Cümle şöyle olmalıydı: "Gençlerin deneyimsizlikten, bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorularını yanıtlayarak gençleri yönlendirirdi."
Cevap E

Alınan bu karar, savaşta askerin daha çok ölmesine yol açtı.
93. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir?
A) "bu" sözcüğü atılarak
B) "daha çok" sözü "askerin" sözcüğünden önce kullanılarak
C) "yol açtı" sözü yerine "neden oldu" sözü getirilerek
D) "alınan" sözcüğü atılarak
E) "savaşta" sözcüğü "askerin" sözcüğünden sonra kullanılarak (1999-ÖSS-İpt.)

Çözüm

Ölmenin azı çoğu olmaz, "daha çok" sözü "askerin" sıfatı olarak kullanılmalı: "Alınan bu karar, savaşta daha çok askerin ölmesine yol açtı."
Cevap B

I. Onun da görüşlerini öğrenmek, yararlanmak istediler.
II. Herkes birbirine zarar vermeden yaşamayı başarabiliyorlar.
III. Onun aramızdan ayrılması yalnız bizim için değil, tüm toplum adına büyük bir kayıptır.
IV. Arkadaşının sıkıntı çektiğini biliyor, sezdirmeden yardım ediyordu.
94. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde anlatım bozukluğu, tümleç eksikliğinden kaynaklanmaktadır?
A) I. ve II. B) I. ve III. C) I. ve IV. D) II. ve IV. E) III. ve IV. (1999-ÖSS-İpt.)

Çözüm

I. Onun da görüşlerini öğrenmek, (ondan) yararlanmak istediler.
IV. Arkadaşının sıkıntı çektiğini biliyor, (ona) sezdirmeden yardım ediyordu.
Cevap C

Söz konusu yazarla benim düşüncelerimiz hatta duygularımız birbirine benziyor.
95. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) İyelik eki almış kişi zamirinin gereksiz kullanılmasından
B) Özneyle yüklem arasında uyuşmazlık olmasından
C) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
D) Yüklemde anlam kayması olmasından
E) Belirteç eksikliğinden (1999-ÖSS-İpt.)

Çözüm

Cümlede "benim" sözcüğü gereksiz kullanılmış.
Cevap A

Sergide tanıtılan antika eşyalar, geçmişte insanların inançlarını ve beğenilerini de yansıtıyor
96. Bu cümledeki anlam karışıklığı, aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?
A) "tanıtılan" sözcüğünden sonra "çok değerli" getirilerek
B) "geçmişte" sözcüğünden sonra "yaşamış" getirilerek
C) "antika" sözcüğü atılarak
D) "inançlarını" sözcüğü yerine "geleneklerini" getirilerek
E) "de" sözcüğü atılarak (1999-ÖSS)

Çözüm

Cümlede "geçmişte" sözcüğü, yüklemi zaman yönünden (geçmişte yansıtıyor) belirtiyor. Bu da anlatım bozukluğuna neden olmuş.
Cevap B

97. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1999-ÖSS)
A) Çalışma yaşamınızda bu tür güçlüklerle sık sık karşılaşacaksınız.
B) Bizim için önemli olan, görevinizi en iyi biçimde yerine getirmenizdir.
C) Bir sorunla karşılaştığınızda bizlerden yardım isteyebilirsiniz.
D) Bu, sizlere verebileceğimiz en önemli ödül ve en önemli hedeftir.
E) Bu işte de başarılı olacağınızdan hiç kuşkumuz yoktur.

Çözüm

D'de hata var. Ödül verilir ama hedef verilmez, gösterilir.
Cevap D

98. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1999-ÖSS)
A) Hava kirliliğine karşı çeşitli önlemler alınabilir.
B) Çevre sorunlarıyla ilgili toplantılar yapılmalıdır.
C) Bu gaz, havada yoğun oranda bulunur
D) Akarsularımız sanayi atıklarıyla kirleniyor.
E) Gençler, doğanın korunması konusunda bilinçleniyor.

Çözüm

C'de hata var, "yoğun oran" diye bir şey olmaz. Yoğun; etkisi güçlü olan, sıkışık, sıkı gibi anlamlara gelir. Oran ise iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan nicelik bağıntısıdır: "Soluduğumuz havadaki azot oranı %78'dir." gibi.
Cevap C

99. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? (1999-ÖSS)
A) Makinenizi, arkadaki açma-kapama düğmesine basarak kapatmanız gerekmektedir.
B) Daha fazla bilgi edinmek için yetkili satıcınıza başvurabilirsiniz.
C) Bilgisayarınızın bozuk olup olmadığını öğrenebilmek için onu bir teknisyene göstermelisiniz.
D) Bu bölümde, bilgisayarınızı nasıl kuracağınız ve nasıl kullanacağınız açıklanmaktadır.
E) Bu kılavuzda sizi belli türdeki bilgilere uyarmak için bazı özel işaretler kullanılmıştır.

Çözüm

E'de "bilgilere uyarmak" ifadesi anlatım bozukluğuna neden olmuş. Cümle şöyle olabilir: "Bu kılavuzda belli konularda sizi uyarmak için bazı özel işaretler kullanılmıştır."
Cevap E

Gürültüden uzak doğal güzelliklerle dolu parkın (I) bir köşesinde, yaşlı (II) bir hanım masanın üstüne koyduğu romanını (III) bir karış uzaktan okumaya çalışıyor; (IV) bir şişman, spor giyimli (V) bir adam da dalgın dalgın uzaklara bakıyordu.
100. Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için altı çizili sözcüklerden hangisi atılmalıdır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V. (1999-ÖSS)

Çözüm

IV. bölümdeki "bir" gereksiz kullanılmış.
Cevap D

101. Oraya gidersen, Etnografya ya da Kurtuluş Savaşı müzelerini gezmelisin.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisinden kaynaklanmaktadır?
A) Yanlış bağlaç kullanılmasından
B) Koşul cümlesi olmasından
C) Nesnenin yanlış yerde bulunmasından
D) Yüklemin gereklilik kipinde olmasından
E) Ad tamlamasının gereksiz kullanılmasından (1999 -ÖSS)

Çözüm

"Ya da", seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir sözdür. Cümlenin yüklemi gereklilik kipinde, bu nedenle doğru bağlaç "ve" olmalıydı.
Cevap A

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.