3 Temmuz 2018 Salı

Miras Destanı

Azm edip gurbetten geldim sılaya 
Hani bizim falan filan nic’oldu?
Nasip çekti yine geldik buraya
Ezel konuştuğum yârân nic’oldu?

Çok şükür cümlenizle geldik görüştük
Birbirimiz arzulayıp kavuştuk
Hele cümlenizle görüp biliştik
Bunca ahbap bunca ihvan nic’oldu?

Bir göreyim Eğriboyun İsa’yı
Kabasakal Palabıyık Musa’yı
Pek severdim Hacı Kızan Köse’yi
Dayım oğlu Ayran Hasan nic’oldu? 


Acap sağ mı acap o Tozkoparan
Sarı Hasan, Sivrioğlu Süleyman
Onlar ile çok zevk ettik bir zaman
Bizim kel danacı çoban nic’oldu?

Hani bizim Tilkizâde Kar’oğlan
Çakaloğlu çalık Çakır Pehlivan
Tepedelen, Yakayırtan, Zorbozan
Eli çabuk Karaduman nic’oldu?

Aziz dostum idi Samanoğlu
Hımhım Emin, Zükâmoğlu, Şişbacak
Kimseye benzemesin o kalbur Karakulak
Kibaroğlu Yahnikapan nic’oldu?

Öyle ise bizden kimse kalmamış
Ana,baba hısım cümlesi ölmüş
Acep bizim vasi kim olmuş?
Haber verin gelsin aman nic’oldu?

Hani ya babamın bunca emvali?
Burun paçavrası, kendir çuvalı
Bağışlamam kırık parça helali
Bizim toprak çürük kovan nic’oldu?


Hani kara saplı dişsiz testere
Bunca çanak çömlek battı mı yere
Hani çarktan çıkmış toprak tencere 
Hani kulpsuz dipsiz kazan nic‘oldu

Hani tuz kapağı, pekmez hunisi
Hani kiler, dolap, ayran kepçesi
Hani kaba çamdan meydan sinisi
Eski ağaçtan kırık havan nic‘oldu?


Haniya bunca eşya gümüşe dair
Kahve takımları bütün cevahir
Ağaç tepsi, ağaç zarflar bi-nazir
Yanı kırık toprak fincan nic’oldu?

Gayet zengin idi rahmetli peder
Hani bizim tarladaki uyuz çemender
Hani taştan yastık, hasırdan minder
Sokakta bulduğu yorgan nic’oldu?

Hani hindi, hani şahin, hani kaz?
Ötmez horoz tavuk yumurtlamaz
Duvarda asılı yanı yenik saz
Kesmez bıçak, kılıç kalkan nic’oldu?

Hani yeşil başlı şaşkın ördekler
Bunca sığır sıpa, sütsüz inekler
Hani tazı, zağar, öbür köpekler
Hani kedi, hani sıçan nic’oldu?

Miras hak değil mi? Elbet sorarım
İğneden ipliğe bir bir ararım
Elbet istemem ben de zararım
Babamın sürdüğü sapan nic’oldu?


Not: Ahmet Rasim'in Muharrir Bu Ya adlı eserinden alınan bu destan, yazarın belirttiğine göre uzun süre askerde kaldıktan sonra terhis olmuş ve köyüne gelmiş bir Anadolu yavrusunun ağzından söylenmiştir.

Yararlanılan Kaynak

Ahmet Rasim'in Eserlerinde İstanbul Folkloru, Zehra Hamarat

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.