6 Ağustos 2018 Pazartesi

Şathiye

Çıktım erik dalına anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıyıp der ne yersin kozumu

Ağrılık yaptı bana bühtan eyledim ona
Çerçi de geldi eydür kanı aldın kuzumu

Kerpiç koydum kazana poyraz ile kaynattım
Nedir deyip sorana bandım verdim özünü

İplik verdim çulhaya sarıp yumak etmemiş
Becit becit ısmarlar gelsin alsın bezini

Bir serçenin kanadın kırk kağnıya yüklettim
Çifti dahi çekmedi şöyle kaldı kazını

Bir sinek bir kartalı salladı vurdu yere
Yalan değil gerçektir ben de gördüm tozunu

Bir küt ile güreştim elsiz ayağım aldı
Görüşüp basamadım göyündürdü özümü

Kaf dağından bir taşı şöyle attılar bana
Öylelik yola düştü bozayazdı yüzümü

Balık kavağa çıkmış zift turşusun yemeğe
Leylek koduk doğurmuş bak a şunun sözünü


Gözsüze fısıldadım sağır sözüm işitmiş
Dilsiz çağırıp söyler dilimdeki sözümü

Bir öküz boğazladım kaldırdım serekodum
Öküz ıssı geld'eydür kanı aldın kazımı

Bundan da kurtulmadım nitesini bilmedim
Bir çerçide geld'eydür hani aldın közümü

Tosbağaya sataştım gözsüssepek yoldaşı
Sordum sefer kancaru Kayseri'ye azimi

Yunus bir söz söyledin hiçbir söze benzemez
Münafıklar elinden örten mana yüzünü


Bilinmeyen Sözcükler

Issı: sahibi
Kakımak: kızmak, öfkelenmek
Koz: ceviz
Bühtan: iftira
Çerçi: Seyyar satıcı
Çulha: Bez dokuyan
Becid: acele, kesin olarak
Küt: kötürüm
Göyündürmek: yanmak, kendi kendine yanmak
Koduk: eşek yavrusu, sıpa
Köz: kor
Gözsüzsepek: köstebek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.