16 Mart 2019 Cumartesi

Küçük Paşa

Ebubekir Hazım Tepeyran'ın 1910 tarihli romanı.
İlk köy romanı olarak kabul edilen Karabibik'ten sonra köy yaşamını konu alan ikinci eserdir. Roman, Anadolu'nun ücra bir köyünden, kırk günlük bir bebekken İstanbul’da zengin bir konağa getirilen Salih'in hikayesidir. Roman, şehir-köy tezadı ve çatışması üzerine kurulmuştur.

Özet

Roman, adı verilmeyen köyün tasviriyle başlar. Keleşoğlu Ali İstanbul’da askerlik yapmaktadır. Köyde bulunan karısı henüz doğum yapmıştır. İstanbul'daki bir hemşehrisi Keleşoğlu Ali’ye Suat Paşa'nın yeğeni için sütanne arandığını ve bunun kendileri için bulunmaz bir fırsat olduğunu söyler. Ali kabul eder ve karısı Selime ile kırk günlük bebekleri (Salih) İstanbul'a getirilir. Çocuğu olmayan Suat Paşa, Salih’i evladı gibi sever ve sahiplenir. Salih’in Küçük Paşalık dönemi böylece başlar. Üç yıl sonra Ali ve Selime Salih'i konakta bırakarak köylerine döner. Köye döndükten altı ay sonra Salih, karısını boşar. İki yıl sonra da Suat Paşa ölür. Suat Paşa'nın karısı Naime Hanım, yedi yaşındaki Küçük Paşa’yı köyüne gönderir. Bundan sonra Küçük Paşa, tekrar Salih olmaya başlar.
İkinci bölüm Salih'in köy yolculuğuyla başlar. Fazla bir olayın yaşanmadığı bu bölümde yazar, köye ve köylünün durumuna dair uzun tasvirler yapar. Çocukluk günlerini İstanbul’un lüks bir konağında geçiren Küçük Paşa doğduğu köye dönmüştür. Anne ve babası boşandıktan sonra başkalarıyla evlenmişlerdir. Babasının evinde kalan Salih, köyün bütün olumsuz şartları yetmiyormuş gibi bir de üvey anne zulmüyle karşı karşıyadır. Babası Yemen'e gönderilmek üzere tekrar askere alınınca Salih için hayat daha da zorlaşır.
Salih’in babası askerden dönemez. Üvey anne elinde kalan Salih hastalanır ve zayıf düşer. Üvey annesi çocuğu sokağa atar. Bu arada geriye dönüşle Suat Paşa Konağı'ndan bahsedilir. Suat Paşa'nın ölümünden sonra karısı Naime Hanım tekrar evlenmiştir. Suat Paşa ile evliliği sırasında çocuğu olmayan Naime Hanım hamiledir. Naime Hanım rüyasında eski kocasını, Küçük Paşa’yı Konak’tan gönderdiği için kendisinden hesap sorarken görür ve çok etkilenir. Çocuğu tekrar konağa getirtmek istese de artık çok geçtir. Çünkü Küçük Paşa, sokaklarda kurtlar tarafından parçalanmıştır.


Romandan Bir Bölüm

“İnsan sığınakları oldukları, ancak kapıları önünde kışın karlar, yazın gübreli çamurlar içinde görülen çıplak insan ayakları izlerinin yardımıyla anlaşılan bu pek miskin taş, toprak, çalı, çırpı yığınlarından hâne diye vergi almak, bu acıklı manzaraları görüp de bir iyileştirme çaresi düşünmemek, asırlarda geçse hiç affolunmaz bir cürümdür (suçtur)” (1984, s. 12).

İlgili Sayfalar

Eser Özetleri
Ebubekir Hazım Teperyan

Eser Özetleri Konu Testi 1 (Yeni)

Yararlanılan Kaynaklar

Niğdeli Bir Devlet Adamının Romanı: "Küçük Paşa", Adem Özbek
Ebubekir Hazım Tepeyran'ın Küçük Paşa Romanına Yansıyan Köy Hayatı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.