27 Aralık 2019 Cuma

Kar Musikileri

Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu

Bir kuytu manastırda dualar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro halinde devamlı

Bir erganun ahengi yayılmakta derinden...
Duydumsa da zevk almadım İslav kederinden

Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,
Tanburi Cemil Bey çalıyor eski plakta

Birdenbire mesudum işitmek hevesiyle
Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle

Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez'deyim artık!


Yahya Kemal Beyatlı
Varşova 1927

Sözcükler

erganun: Hristiyanlıkla özdeşleşmiş bir müzik aleti.
İslav: Slav; dillerindeki yakınlık nedeniyle Rus, Leh, Sırp, Hırvat, Bulgar ve Çek halklarına verilen ortak ad.
Tanburi Cemil Bey (öl.1916): müzisyen, bestekâr.
mesut: mutlu

Şiirin Hikayesi

"1927’de Varşova'da elçilikte bulunduğum bir akşam odamda çalışıyorduk. Dışarıda kar yağıyordu. Orada kar bir başladı mı, günlerce, aylarca durmadan yağar. İnsanda bin yıl sürecek bir yağış tesiri yapar. Bir kuytu manastırda, koro halinde söylenen dualar gibi gamlı bir erganun ahengi insanda ne tesir bırakırsa orada yağan karın öyle hüzünlü ve devamlı bir tesiri vardır. François isimli, ihtiyar ve kibar tavırlı hizmetçim böyle yalnız ve muzdarip gecelerimde benim Türk mûsikî plaklarıyla avunduğumu bilirdi. Bilhassa Tanburî Cemil Bey’in Hüseynî Peşrevi’ni dinlerdim. François bana yarı acıyan ve zamanla bu musikîdeki güzelliğe alıştığı için, yarı anlayan bir gözle bakardı. Musikimiz beni gurbetten alır, vatana, hatta vatanımızın muhassalası olan İstanbul'a götürürdü. O gece de öyle yaptım. Plak başlayınca içimdeki hüzün silindi, sesler beni İstanbul'a götürdü."

Diğer Şiirleri

Yararlanılan Kaynak

Elhân-ı Şitâ’dan Kar Sesi’ne Modern Türk Şiirinde "Kar", Bahtiyar Aslan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.