24 Ocak 2021 Pazar

Sözcükte Anlam

  • Sözcük, anlamı olan ya da tek başına anlamı olmadığı hâlde cümlede görev yapan ses birlikleridir.
  • Anlam, sözcüklerin belli bir bağlamda zihnimizde uyandırdığı düşünce ya da nesnedir.
  • Çok anlamlılık, sözcüklerin çeşitli aktarmalar ve anlam genişlemeleri sonucu birden çok anlamda kullanılabilmesidir.
Uyarı: Bir sözcüğün anlamı, kullanıldığı cümleye (bağlama) göre değişir.
Örnekler
"el"
Elleri titremeye başlamıştı. (uzuv)
İki el silah sesi işitildi. (kez, defa)
Elindeki tüm parayı bu işe yatırdı. (sahiplik, mülkiyet)
Birkaç el pişti oynadılar. (İskambil oyununda tur)
Onun biraz eli uzundur. (hırsız / deyim anlamı)
El ver de kaldıralım şunları. (yardım etmek / deyim anlamı)
"çıkmak"
Servis kapısından çıktık. (içeriden dışarıya varmak, gitmek)
Sırtında küfe yokmuş gibi çıkıyordu yokuşu. (yukarı doğru yürümek)
Hastaneden yarın çıkacak. (süresi dolduğunda ayrılmak)
Bu kumaştan iki ceket çıkar. (yetişecek ölçüde olmak)
İş yerinden bir kızla çıkıyormuş. (flört etmek)
Son romanı önümüzdeki ay çıkacak. (yayımlamak)
Benim rüyalarım genelde doğru çıkar. (gerçekleşmek)
Hava açılmış, ay çıkmıştı. (ay ya da güneşin görünmesi)
Tamamen çıkmış aklımdan. (unutmak)
Ev, ev olmaktan çıktı zaten. (kötü duruma gelmek)
O oyunun yeni sürümü çıkacak. (piyasaya sürülmek)
Bizim çocuğun bıyıkları çıkmış. (bitki, saç, tüy vb. bitmesi)
Görüşmelerden önemli bir sonuç çıkmadı. (elde etmek)
Bizim kız doktor çıkacak. (yetişmek, mezun olmak)
Sözcüklerin Anlam Özellikleri
  1. Temel Anlam
  2. Yan Anlam
  3. Terim Anlam
  4. Mecaz Anlam
  5. Somut Anlam
  6. Soyut Anlam
1. Temel (Gerçek) Anlam 
  • Her sözcük, tek bir varlığı karşılamak için doğmuştur.
  • Sözcüğün dildeki bu ilk anlamına gerçek ya da temel anlam denir.
  • Bir sözcüğün temel anlamı sözlükteki ilk anlamıdır.
  • Söz gelimi, Türk Dil Kurumunun sözlüğünde "ayak" sözcüğü için 16 farklı anlam sıralanmıştır. Ancak, sözcüğün temel anlamı ilk maddede yazan "Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü." açıklamasıdır. 
Örnekler
Ağacın dalları pencereye kadar uzanıyordu.
Kampçıların ateşi buradan görünüyor.
Çorba soğuktu ama yine de içtik.
2. Yan Anlam (Yakıştırma Anlamı)
  • Dilin ilk dönemlerinde sözcükler, tek bir varlık ya da kavramı karşılarken zaman içinde birden çok varlık ya da kavramı anlatır duruma gelmişlerdir.
  • Sözcüğün temel anlamıyla ilgili olarak kazandığı yeni anlamlara yan anlam denir.
  • Temel anlamla yan anlam arasında mutlaka anlamsal bir ilgi ve yakınlık vardır.
Karşılaştırmalı Örnekler
Bahçede kanadı sarılı bir leylek vardı. (temel anlam)
Uçağın kanadında yürümeye kalktı. (yan anlam)
Ulusalcı kanat harekete geçti. (yan anlam)
Beklenen gol, sağ kanattan geldi. (yan anlam)
Ayağına buz koyduk. (temel anlam)
Sandalyenin bir ayağı kırıktı. (yan anlam)
İdmanda burnu kırılmış. (temel anlam)
Ayakkabının burnu sıkıyormuş. (yan anlam)
Güvertenin burnunda tek başına oturuyor. (yan anlam)
Salondakileri başıyla selamladı. (temel anlam)
Sokağın başında seni bekliyor. (yan anlam)
Nişanı havuz başında yapmak istiyor. (yan anlam)
Çorba için iki baş soğan lazım. (yan anlam)
Satır başı yapmadım diye not kırmış. (yan anlam)
Arabayı almak için bir adam geldi. (temel anlam)
Saat dokuza geliyor(yan anlam)
Boyu ancak senin omzuna geliyor. (yan anlam)
Sıcak sözcüğü ısı kökünden gelir. (yan anlam)
Bu saatler bize elli liradan geliyor. (yan anlam)
3. Mecaz Anlam (Aktarma Anlam)
  • Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak yeni bir anlam kazanmasıdır.
  • Mecaz anlam, sözcüğün temel anlamıyla kurulan anlam ilgisi ya da benzerlik ile sağlanır.
  • Başka bir ifadeyle bir kavramın benzerlik veya benzerlik dışı bir ilişkiyle başka kavrama aktarılmasıdır. 
👉 Mecaz Anlam Oluşturma Yolları:

Benzetme (Teşbih)

  • Aralarında ortak bir özellik bulunan iki şeyden birini diğerine benzetmektir.
Senin aşkın ateştir, ateşin de gül bahçesi
→ Şair, duyduğu aşkı hem ateşe hem de gül bahçesine benzetmiş.

Deyim Aktarması (Eğretileme, İstiare)

  • Bir sözcüğün benzetme amacıyla başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. 
  • Deyim aktarmaları beş şekilde yapılır: 
  1. İnsandan doğaya aktarma
  2. Doğadan insana aktarma
  3. Doğadan doğaya aktarma
  4. Duyular arasında aktarma
  5. Soyuttan somuta aktarma (somutlaştırma)
Örnekler
Neşeli bir şarkı söylüyordu ağaçlar.
→ İnsana ait bir özellik doğaya (ağaç) aktarılmış. Bu aynı zamanda bir kişileştirmedir.
Hastalıktan sararıp, soldu.
→ Doğaya ait bir özellik (solmak) insana aktarılmış.
Ağaçlar kış uykusundan uyanmış gibiydi.
→ Doğadan (ayılar) doğaya (ağaç) aktarma yapılmış.
Çok keskin bir kokusu var.
→ Dokunma duyusu ait bir sözcük olan "keskin" sözcüğü duyu aktarması yoluyla "işitme" duyusuna aktarılmış.
O an bir dilim huzuru paylaştık sessizce.
→ Somutlaştırma, soyut sözcüklerin somut ifadelerle verilmesidir. Örnekte soyut bir sözcük olan "huzur" "dilim" ve "paylaşmak" sözcükleriyle somutlaştırılmış.

Ad Aktarması (Mecazımürsel) 

  • Benzetme amacı olmadan bir sözü başka sözcük yerine kullanmaktır.
  • Ad aktarması, sözcükler arasında parça-bütün, sebep-sonuç, özel-genel, iç-dış, yazar-eser, eşya-sahip gibi çeşitli anlam ilgileri kurularak yapılır.
Uyarı: Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında kullanılmasını sağlayan ilgi, benzerlikse deyim aktarması; benzerlik dışında bir ilgiyse ad aktarmasıdır.
Örnekler
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
→"Hilal" bayrağımızı oluşturan parçalardan biridir. Bayrağın bir parçası söylenmiş bütünü kastedilmiştir.
Tarlaya bereket yağdı.
→ Sonuç (bereket) söylenmiş, neden olan yağmur kastedilmiş.
Tutuşan ocağa karşı bağdaş kurdular.
→ "Tutuşan ocak" sözü ile ocağın içindeki "odunlar" kastedilmiştir.
Gelin canlar bir olalım.
→ Yaşayan varlıkların yaşamasını sağladığına inanılan madde dışı varlık olan can (soyut) söylenerek insan kastedilmiştir.

Dolaylama 

  • Bir ismi, anlatımdaki etkiyi artırmak için birden fazla sözcükle ifade etmektir.
  • Kıbrıs için "yavru vatan" ya da kömür için "kara elmas" demek bir dolaylamadır.
  • Dolaylama yolu ile söylenen sözcük grubu, herkes tarafından bilinen ya da tahmin edilebilecek ifadelerdir.
  • Dolaylama genelde deyim aktarması yolu ile yapılır.
  • Dolaylamada benzetme esas olduğu için ad aktarmasından farklıdır.
Örnekler
  • İzmir — Ege'nin İncisi
  • Haliç — altın boynuz
  • Afrika — kara kıta
  • Metin Oktay — taçsız kral
  • Sezen Aksu — minik serçe
  • Meslek — altın bilezik
Güzel Adlandırma (Örtmece)
  • İnsanları rahatsız edebilecek sözcüklerin farklı şekillerde ifade edilmesidir.
  • Başka bir ifadeyle kimi kavram ya da nesnelerden söz edildiğinde doğacak korku, ürkme, iğrenme gibi duyguların, kötü izlenim ve çağrışımların önlenmesi için dolaylı bir sözcük ya da sözcük grubunun tercih edilmesidir.
  • Güzel adlandırmaların bir kısmı mecaz anlam içermez.
Örnekler
cinüç harfliler
veremince hastalık
gömmektoprağa vermek
üvey annecici anne
akrepkuyruklu
özürlüengelli
körgörme engelli
sağırişitme engelli
4. Terim Anlamı
  • Bir bilim, meslek veya sanat dalında kullanılan özel anlamlı sözcüklere terim denir.
  • Örnekler: fay (sismoloji), debi (coğrafya), asonans (edebiyat), elektron (fizik), antrakt (tiyatro, sinema), ofsayt (futbol), mol (kimya), zigot (biyoloji), oktav (müzik), kontur (resim), akut (tıp), norm (sosyoloji), parite (ekonomi)...
Karşılaştırmalı Örnekler
Bu evin perdeleri hiç kapanmaz. (temel anlam)
Konuşulanları duyunca gözlerindeki perde kalkıverdi. (mecaz anlam)
Şair Evlenmesi tek perdelik bir töre komedisidir. (terim anlam / tiyatro)
Bu çalışma, ses perdenizin esnekliğini artırmak için gerekli. (terim anlam / müzik)
Perdeli ayakları suya dalmalarına yardımcı oluyor. (terim anlam / zooloji)
İki gündür boğazımda bir ağrı var. (temel anlam)
Evde beş boğaz var elime bakan. (mecaz)
Boğazlar deniz ulaşımında büyük bir öneme sahiptir. (terim anlam / coğrafya)
Üçgenin iç açıları toplamı 180'dir. (terim anlam / matematik)
Hiç bu açıdan bakmamıştım o filme. (mecaz)
Oyuncular kuliste sırasını beliyorlardı. (terim anlam / tiyatro)
Bu konuda heyetimizin yapacağı kulisler çok önemli. (mecaz anlam)
Kök, bazı bitkilerde besini depo eder. (terim anlamı / bitki bilimi)
Eylemsiler, eylem kök ya da gövdelerinde türer. (terim anlamı / dil bilgisi)
Dokuz, kök dışına üç olarak çıkar. (terim anlam / matematik)
Kökü mazide olan bir şairim. (mecaz anlam)
5. Somut Anlam
  • Beş duyu organımızla algılayabildiğimiz kavramları karşılayan sözcükler somut anlamlıdır: çocuk, ev, kırmızı, sert, sıcak, ışık, koku, acı… gibi.
6. Soyut Anlam
  • Beş duyu organımızla algılayamadığımız, ancak var olduğunu kabul ettiğimiz kavramları karşılayan sözcüklerdir: mutluluk, akıl, iyi, güzellik, sevgi vb… 
Somutlaştırma ve Soyutlaştırma
Somutlaştırma: Soyut sözcüklerin somut ifadelerle verilmesidir. Somutlaştırma, deyim aktarması (eğretileme) yollarından biridir.
İçimde damla damla bir korku birikiyor.
→ Soyut bir sözcük olan "korku", sıvı maddelere ait özelliklerle daha somut hale getirilmiştir. 
Umutlarını da katlayıp kışlık kazaklarla dolaba kaldırdı.
→ Soyut bir sözcük olan umut, katlayıp dolaba kaldırmak ifadesiyle somutlaştırılmıştır.
Soyutlaştırma: Somut anlamlı bir sözcüğün soyut anlamda kullanılmasıdır.
Bu işler yürek ister.
→ Somut bir sözcük olan "yürek", cümlede cesaret anlamında kullanılarak soyutlaştırılmıştır.
Çok sert bir müdürümüz vardı.
→ Temel anlamı; çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan sert sözcüğü bu cümlede soyut anlamından sıyrılarak "bağışlaması, hoşgörüsü" olmayan anlamıyla kullanılarak soyutlaştırılmıştır.
Çıkmış Sorular
L. Frank Baum, (I) bu dünyadan geçerken öyle derin (II) izler bıraktı ki (III) yaşamanın değerini milyonlarca kez kanıtlamış oldu. Bu ölümsüz yazarın (IV) eli değdiği anda çocuk edebiyatı (V) yeşermeye başladı.
1. Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur? (2013 YGS)
A) I.     B) II.    C) III.     D) IV.     E) V.
"Bir tek kelimeyle belirtilebilecek bir kavramı, birden çok kelimeyle anlatmaya dolaylama denir."
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylama yoktur? (1993 ÖYS)
A) Anadolu’da bağ kütüğüne, “omca” denir.
B) Yavru vatandan yapılan ihracatta önemli artışlar oldu.
C) Ormanların kralı, şimdi bir kafeste tutsaktır.
D) Balıkçı, “Derya kuzuları!” diye bağırıyordu.
E) Büyük kurtarıcı, Anadolu’da yeni bir devlet yarattı.
(I) Sonbahar, kendisinden sonra gelecek kış mevsiminin gizli telaşını yaşatıyor doğaya. (II) Amasra'da bir Roma yapıtı olan Kuşkayası Yol Anıtı sarı bir örtüyle kaplanıyor. (III) Hasankeyf’teki Artukoğulları zamanından kalma cami, minaresindeki son leyleği yolcu ediyor. (IV) Kaçkarlarda yağmur fazla mesai yapmaya başlıyor. (V) Bolu Dağları'nda. Istrancalarda gezinirken yerlerde ağaç gövdelerinin hüzünlü yüzlerini, acılı bakışlarını görüyoruz.
3. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde insana özgü bir nitelik doğaya aktarılmamıştır?
A) I.     B) II.    C) III.    D) IV.     E) V. 
Marmara 'da her yelken
Uçar gibi neşeli.
Yukarıdaki dizede olduğu gibi kimi sözleri, benzetme amacı gütmeden başka bir sözcüğün yerine kullanılır.
4. Aşağıdaki dizelerin hangisinde buna benzer bir kullanım vardır? (1995 ÖSS)
A) Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilal.
B) Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım.
C) Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
D) Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı.
E) Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda.

👉 Sözcüklerde Anlam İlişkileri

Cevaplar
1.C 2.A 3.B 4.A

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.