5 Şubat 2021 Cuma

Suut Kemal Yetkin (1903 - 1980)

Suut Kemal Yetkin
  • Akademisyen, eleştirmen, deneme yazarı, sanat tarihçisi.
  • 1903 yılında Urfa’da doğdu.
  • Galatasaray Lisesinden mezun oldu. 
  • Paris’te felsefe, estetik ve sanat tarihi eğitimi aldı (1925 -1930). Döndükten sonra çeşitli okullarda öğretmenlik yaptı.
  • 1933'te İÜ Edebiyat Fakültesi Estetik ve Sanat Tarihi Bölümüne atandı. Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Estetik ve Sanat Tarihi profesörlüğü yaptı.
  • Urfa’dan milletvekili seçilerek iki dönem Meclis'te bulundu (1943-1950). 1950’de yeniden akademik hayata döndü.
  • 1959 -1963 yılları arasında Ankara Üniversitesi Rektörlüğü görevini yürüttü.
  • 18 Nisan 1980’de Ankara’da öldü.
Sanat Anlayışı
  • Yazın hayatına lise yıllarında "Suut Saffet" adıyla yazdığı şiirlerle başladı.
  • Daha sonra Servet-i Fünun dergisinde düz yazıları görüldü.
  • Deneme türünün en başarılı yazarlarından biridir.
  • Düşüncelerini açık ve yalın bir anlatımla kaleme almıştır.
  • Sanat ve edebiyatımızın türlü konularını irdeleyen deneme ve eleştirileri ile tanındı.
  • Eleştiri yazılarını da deneme türüne yakın bir üslupla yazmıştır. 
  • Eleştirilerinde özneldir. Ona göre bir eleştirmenin kendi zevk ve beğenilerinden sıyrılarak eleştiri yapması mümkün değildir.
  • Estetik ve sanat tarihi üzerine yayımladığı birçok çalışması vardır.
Edebi Eserleri
  • Deneme: Edebiyat Konuşmaları, Edebiyat Üzerine Denemeler, Günlerin Götürdüğü: Edebiyat Üzerine Düşünceler, Düş'ün Payı, Yokuşa Doğru, Şiir Üzerine Düşünceler
Şiir Üzerine Düşünceler Kitabından...  
Anlamsız Şiir Olur mu?
Bir şiiri nesre çeviriniz, ortada şiir diye bir şey kalmaz, başka deyişle "bir şiirin nesre çevrilmesiyle kaybolan şey, şiirdir." Bu sözler, şiirin biçiminden ayrılamayacağını göstermesi bakımından büyük bir önem taşır. Ama bakınız, bu gerçek şiir anlayışından nerelere varılabiliyor; mademki şiir nesre çevrilince şiirliğini kaybediyor, o halde şiiri şiir yapan anlam değildir. Çünkü anlam şiirin nesre çevrilmesiyle kaybolmaz. Demek asıl şiir anlamsız olandır. Böyle düşünenler, şiirdeki anlamla nesirdeki akıl kurallarına uyarak gelişen düşünceyi birbirine karıştırmaktadırlar. Şiirle ilgisi olmayan bu çeşit düşüncedir. Çünkü şiir ne bir düşüncenin doğruluğunu göstermek, ne de bir gerçeği öğretmek kaygısındadır. Bu kaygıda olan şiirlerin nesre çevrilince düşünce yönünden hiçbir şey kaybetmedikleri doğrudur. Ama doğuşunu şairin türlü etkilerle kaynaşan iç varlığından, biçimini bu varlığın bir nabız gibi atan ritminden alan şiir, anlamlıdır ve bu anlam, şiirin nesre çevrilmesiyle kayboluverir. Çünkü bu anlam bir iç varlığın akışına uyarak günlük görevlerinden uzaklaşan kelimelerin biçim almasından doğmaktadır. Bu bakımdan gerçek bir şiir nesre çevrilince yani biçimden ayrı düşünce, anlamını da kaybeder. Anlamsız şiir olsaydı, hiç bilmediğimiz bir dille yazılmış şiirlerden de zevk almamız gerekirdi. Böyle bir şeye imkan var mı?
...
İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynaklar
  • Şair ve Yazarlar Sözlüğü, Şükran Kurdakul
  • TDV İslam Ansiklopedisi Suut Kemal Yetkin Maddesi, Ebru Karakaya

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.