1. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
Deyimlerin bir kısmı taşla ilgilidir. Örneğin (I) "taş atmak" deyimi birine dolaylı olarak iğneleyici, dokunacak bir söz söylemek anlamındadır. (II) "Baltayı taşa vurmak" deyimi, içinden çıkılamaz zor bir duruma düşmeyi belirtir. (III) "Taşı gediğine koymak", deyimini güç olan bir işi, durumu yoluna koyarak rahatlamak anlamında kullanırız. (IV) "Taş kesilmek", çok şaşırıp ne yapacağını bilememek eylemini gösterir. (V) "Bir taşla iki kuş vurmak" ise bir iş veya davranışla birden çok yararlı sonuca ulaşmayı ifade eder.
2. Bu parçada numaralanmış deyimlerden hangisinin açıklaması yanlıştır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
Roman, Birinci Dünya Harbi sonunda Akşehir’in (I) tabii (doğal) manzarasını, beşeri durumunu ve insan servetini ifade eden satırlarla başlar. Bu kasaba, bütün (II) hususiyetleriyle (özellikleriyle) son anlarını yaşayan büyük bir imparatorluğun (III) minyatürü (küçük ölçekte benzeri) durumundadır. Denilebilir ki parçaya ait (IV) vasıflar (özellikler) söylenerek bütünün durumu anlatılmıştır. Okuyucu, sınırları çok genişletilmiş bir (V) mecazımürsel (eğretileme) ile karşı karşıyadır.
3. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) V B) IV C) III D) II E) I
Koğuşların iç hayatı (I) yeknesak (tekdüze) fakat enteresandı. Burası, bir insan (II) cemiyetinin (topluluğunun) kaynayan kanından mikroskop altına konulmuş bir damla gibiydi. Bu damlada, o cemiyetin vücudunu sarsan, ona (III) nizamların (kuralların) ve kanunların çerçevesini parçalatan dertlerin, (IV) buhranların (krizlerin) bütün sebeplerini olduğu gibi görmek (V) kabildi (zordu).
4. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
Bana göre bu dönemin en (I) kafalı (bilgili, kavrayışlı) adamı Said Halim Paşa’dır. Ben şahsen onun ayarında zeki, (II) mütefekkir (düşünür) ve (III) münevver (devrimci) birini görmedim. Hatta biraz (IV) mübalağa edersem (abartırsam) tüm Meşrutiyet aydınları bir tarafa, Said Halim Paşa bir tarafadır. Bunu “İslamcı” biri olduğumuz, kendimize bir (V) paye vermek (değer, önem vermek) istediğimiz için söylüyor değiliz.
5. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
Klasik edebiyatın (I) bilhassa (özellikle) teknik ve dünyaya bakışı itibarıyla taklit bir edebiyat olduğu, belli bir (II) zümreye (topluluğa) hitap ettiği, hatta (III) muayyen (belirli) hünerlere dayandığı için (IV) ilham (esin) açısından da (V) velut (seçkin) bir edebiyat olmadığı düşünülür.
6. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
Çok alıngan, hassas, (I) mağrur (gururlu); (II) içtimai (toplumsal) ıstırapları (III) feveran (sağduyu) ile karşılayan; hükümlerinde bazen aceleci fakat mutlaka temiz ve (IV) faziletli (erdemli) bir insandı. Hiçbir haksızlık, hiçbir (V) tahakküm (baskı yaparak hükmetme) onun başını eğemezdi.
Ölüm düşüncesi onun benliğine daha gençlik yıllarında iken (I) nüfuz etmeye (bir şeyin içine işlemek, sinmek) başlamıştır. Bunda onun sevdiklerini ansızın kaybetmesinin etkisi büyüktür. Ondaki ölüm (II) tasavvuru (hayal etme, zihinde canlandırma) (III) kati (kesin) kurallarla çizilmiştir ve yok olmayla aynı manaya gelmektedir. Bu etkiyle bazen ölümü trajik olarak görüp isyan eder, bazen de kaza ve kaderin bir (IV) tecellisi (meydana çıkma, belirme) olduğuna inanarak çaresizce Allah’a yönelir. Böylece belirsizlik ve (V) dilemma (çaresizlik) çukuruna düşen Tarhan’ın bütün benliği endişe duygusu ile sarmalanmış olur.
8. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
Divan-u Lugat'it Türk'te "Türk'ün kanadı" olarak tasvir edilen "at" ile ilgili Türkçe Deyimler Sözlüğü’nde toplam yirmi deyim tespit edilmiştir. Bunlardan bazıları ve açıklamaları şöyledir: (I) yanlış ata oynamak (tercihinde yanlış yapmak), (II) at koşturmak (rahat hareket edilebilecek yer ve ortam yaratmak veya bulmak), (III) attan inip eşeğe binmek (bulunduğu önemli görevden daha aşağı bir göreve alınmak), (IV) at oynatmak (bildiği ve istediği gibi davranmak), (V) at gözlüğüyle bakmak (tedirgin, huzursuz durumda bulunmak).
11. Bu parçada numaralanmış deyimlerden hangisinin açıklaması yanlıştır?
A) V B) IV C) III D) II E) I
Mehmet, (I) vakur (ağırbaşlı) ve idealist bir öğretmendi. Hiç kimsenin fikrini (II) hakir (değersiz) görmez, çevresinde (III) hurafe (gerçekle ilgisi bulunmayan inanç) peşinde koşan insanlara bile hoşgörüyle yaklaşırdı. Babası da onlardan biriydi aslında. Mehmet'in, (IV) fevri (birdenbire, düşünmeden yapan) davranışlarıyla dikkat çeken bu (V) hasis (hırslı) adamın oğlu olduğuna inanmaksa oldukça zordu.
12. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
İbnülemin Mahmut Kemal İnal, (I) nevi şahsına münhasır (kendi hâlinde) denen tipin (II) mücessem (gözle görülür, elle tutulur şekilde olan) örneği idi. Dindar, milliyetçi tutumlu, zeki idi. Kitapları ve kâğıtları olmaksızın yaşayamazdı ama çevresinde insanlar olmadıkça da yaşayamazdı. (III) Münzevi (topluluktan kaçan, yalnız başına kalmayı seven) olmaktan uzaktı. Galiba -Ahmet Hamdi haklıdır- (IV) tevazunun (alçak gönüllülüğün) yanından da geçmemişti. Ama büyük adam, eşsiz bir âlim (bilgin) idi. Hepimizi gerçek bir meşale gibi aydınlattı.
7. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
A) I B) II C) III D) IV E) V
Ölüm düşüncesi onun benliğine daha gençlik yıllarında iken (I) nüfuz etmeye (bir şeyin içine işlemek, sinmek) başlamıştır. Bunda onun sevdiklerini ansızın kaybetmesinin etkisi büyüktür. Ondaki ölüm (II) tasavvuru (hayal etme, zihinde canlandırma) (III) kati (kesin) kurallarla çizilmiştir ve yok olmayla aynı manaya gelmektedir. Bu etkiyle bazen ölümü trajik olarak görüp isyan eder, bazen de kaza ve kaderin bir (IV) tecellisi (meydana çıkma, belirme) olduğuna inanarak çaresizce Allah’a yönelir. Böylece belirsizlik ve (V) dilemma (çaresizlik) çukuruna düşen Tarhan’ın bütün benliği endişe duygusu ile sarmalanmış olur.
8. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
Türkçedeki birçok deyimde "su" sözcüğü geçmektedir. Örneğin (I) "sudan çıkmış balığa dönmek" deyimi ne yapacağını bilememek, çok şaşırmak anlamındadır. (II) "Pişmiş aşa su katmak" deyimi, yoluna girmiş olan bir işi bozmayı ifade eder. (III) "Köküne kibrit suyu dökmek", deyimini ise bir daha ortaya çıkamayacak biçimde yok etmek anlamında kullanırız. (IV) "Su götürür yeri olmamak", gereksiz konuşmak, sır saklayamamak eylemlerini gösterir. (V) "Bir bardak suda fırtına koparmak" ise önemsiz, küçük bir sorunu çok büyütmeyi ifade eder.
9. Bu parçada numaralanmış deyimlerden hangisinin açıklaması yanlıştır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
Bu (I) maraza (hastalığa), (II) vuslat (kara sevda) hamamında terlemekte başka tesirli aşı bulunmadığı için tutulanların haddi hesabı yoktur. En şiddetli nöbetlerini gençlikte yapar. Evlenmekte aşk lazım mıdır? Sevmeden evlenmektense aşk ile birbirine bağlanması elbette daha hoştur. Lakin bir (III) darbımesel (atasözü) vardır; sevip de kocana varma derler. Bunu tecrübe edenler bilirler. Şu kadar ki aşk karı koca arasında (IV) ilanihaye (sonsuza kadar) iyi geçinmeyi temin eden bir (V) efsun (büyü) değildir.
10. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
9. Bu parçada numaralanmış deyimlerden hangisinin açıklaması yanlıştır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
Bu (I) maraza (hastalığa), (II) vuslat (kara sevda) hamamında terlemekte başka tesirli aşı bulunmadığı için tutulanların haddi hesabı yoktur. En şiddetli nöbetlerini gençlikte yapar. Evlenmekte aşk lazım mıdır? Sevmeden evlenmektense aşk ile birbirine bağlanması elbette daha hoştur. Lakin bir (III) darbımesel (atasözü) vardır; sevip de kocana varma derler. Bunu tecrübe edenler bilirler. Şu kadar ki aşk karı koca arasında (IV) ilanihaye (sonsuza kadar) iyi geçinmeyi temin eden bir (V) efsun (büyü) değildir.
10. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
Divan-u Lugat'it Türk'te "Türk'ün kanadı" olarak tasvir edilen "at" ile ilgili Türkçe Deyimler Sözlüğü’nde toplam yirmi deyim tespit edilmiştir. Bunlardan bazıları ve açıklamaları şöyledir: (I) yanlış ata oynamak (tercihinde yanlış yapmak), (II) at koşturmak (rahat hareket edilebilecek yer ve ortam yaratmak veya bulmak), (III) attan inip eşeğe binmek (bulunduğu önemli görevden daha aşağı bir göreve alınmak), (IV) at oynatmak (bildiği ve istediği gibi davranmak), (V) at gözlüğüyle bakmak (tedirgin, huzursuz durumda bulunmak).
11. Bu parçada numaralanmış deyimlerden hangisinin açıklaması yanlıştır?
A) V B) IV C) III D) II E) I
Mehmet, (I) vakur (ağırbaşlı) ve idealist bir öğretmendi. Hiç kimsenin fikrini (II) hakir (değersiz) görmez, çevresinde (III) hurafe (gerçekle ilgisi bulunmayan inanç) peşinde koşan insanlara bile hoşgörüyle yaklaşırdı. Babası da onlardan biriydi aslında. Mehmet'in, (IV) fevri (birdenbire, düşünmeden yapan) davranışlarıyla dikkat çeken bu (V) hasis (hırslı) adamın oğlu olduğuna inanmaksa oldukça zordu.
12. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
İbnülemin Mahmut Kemal İnal, (I) nevi şahsına münhasır (kendi hâlinde) denen tipin (II) mücessem (gözle görülür, elle tutulur şekilde olan) örneği idi. Dindar, milliyetçi tutumlu, zeki idi. Kitapları ve kâğıtları olmaksızın yaşayamazdı ama çevresinde insanlar olmadıkça da yaşayamazdı. (III) Münzevi (topluluktan kaçan, yalnız başına kalmayı seven) olmaktan uzaktı. Galiba -Ahmet Hamdi haklıdır- (IV) tevazunun (alçak gönüllülüğün) yanından da geçmemişti. Ama büyük adam, eşsiz bir âlim (bilgin) idi. Hepimizi gerçek bir meşale gibi aydınlattı.
13. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
A) I B) II C) III D) IV E) V
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretebilmemiz için hem "Takip Et" butonuna tıklayarak hem de yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.