Kara Bela

Namık Kemal
Namık Kemal’in beş perdelik oyunu.
Sanatçının 1876'da Magosa'da sürgündeyken yazdığı bu eser -yazarın ölümünden sonra- 1908'de kitaplaşmıştır.
Pek çok araştırmacıya göre Namık Kemal’in en zayıf eseridir.
Yazar, bu piyesinde hadım zannedilen harem ağası Ahşit’in Hindistan şahının kızı Behrever Banu’ya olan saplantılı aşkını ve bunun neticesinde yaşanan olumsuz olayları ele almıştır.

Özet

Harem ağası Ahşit, Hint Şah'ının kızı Behrever Banu'nun lalasıdır. Ahşit, yıllarca hadım rolü yaparak Behrever Banu'ya yakın olmuştur. Behrever Banu Sultan ise Mirza Hüsrev’e âşıktır. Vezirin oğlu ve başarılı bir komutan olan Mirza Hüsrev de Behrever’e âşıktır.

Bu ilişkiyi kıskanan ve saplantılı bir şekilde Behrever Banu'ya tutkun olan Arap lala Ahşit, bu aşkın önündeki en büyük engeldir. Bu bağlamda da bakıcılık, koruyuculuk vasfını kullanır.
İlk zamanlar Mirza Hüsrev'e karşı düşmanca bir tavır takınan Ahşit, sonrasında da Mirza Hüsrev'in tarafına geçmiş gibi görünür. 
Mirza Hüsrev, yakın zamanda bir savaştan zaferle çıkmıştır. Şiir de yazan Behrever Banu, Mirza Hüsrev'in zaferine bir kaside yazar. Ahşit ise hile yaparak Behrever'i ele geçirmeyi planlamaktadır. Ahşit, Behrever'e onu Mirza Hüsrev ile görüştüreceğini vadeder. Bu sayede de Behrever'in güvenini kazanır.
İkili bir araya gelir ancak aralarında yine de bir mesafe vardır. Sizli bizli konuşup birbirlerine iltifat etmeye çekinirler. Mirza Hüsrev, odadan çıktıktan bir süre sonra Ahşit gelir. Banu'ya aşkını ilan edip karşılık vermezse Mirza Hüsrev'i öldüreceğini ve Mirza Hüsrev ile görüştüğünü Şah'a haber vereceğini söyler. Ahşit'in tehditleri yüzünden Behrever Banu bayılır. Ahşit de Behrever'i iğfal eder.
Olaylardan habersiz olan halası Nurcihan, 
Mirza Hüsrev’i Banu'ya uygun bulmaktadır. Banu ise yaşadıkları yüzünden kendisini artık Hüsrev'e layık görmez. Behrever Banu, onu istemediğini halasına açıkça belirtir. Ayrıca Ahşit’e kandığı ve dadısı Mihridil’i dışladığı için de pişmandır:

"Zavallı kadın! Meğer beni gerçekten seven babam, halam, Mihridil imiş, Of! Hüsrev de seviyor… Ben, ben de onu seviyorum. Ya Rab, ikimizi de taştan yarataydın ne olurdu? Ben, iki üç gün içinde toprak olurdum; o da toprak olurdu, öldükten sonra olsun birbirimize benzerdik! Bir yatakta yatmayacağız, belki mezarda yatarız…"

Behrever, olanlardan sonra Ahşit'e onu kabul etmiş gibi görünür. Ahşit’ten Mirza’yı zehirlemek için bir zehir ister. Ahşit şüphelense de bu fikri 
sevinçle kabul eder. Behrever ise zehri kendisi içer. Daha sonra odasına Şah’ı, halası Nurcihan’ı, dadısı Mihridil’i, Mirza Hüsrev’i ve Ahşit'i toplayarak onlara yaşananları anlatır. 
Ahşit, her şeyi inkâr etse de Mirza ona inanmaz ve hançer darbeleriyle onu öldürür. Hemen ardından da zehrin etkisiyle Behrever, canını teslim eder. Bunun üzerine Hüsrev, son bir hançer darbesiyle kendi hayatına da son verir.

İlgili Sayfa

👉 Eser Özetleri

Yararlanılan Kaynaklar

Kara Bela Münasebetiyle Eleştirilen Bir Ekol: Namık kemal, Hacer Gülşen
Değerler Dünyası Açısından Namık Kemal'in Tiyatroları Üzerine Bir İnceleme, Gülsüm Durmuş
Namık Kemal’in Tiyatro ve Romanlarına Genel Bir Bakışla, Bu Eserlerinde Sevgiliye ve Vatana Duyulan Aşk, Yıldıray Bulut

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretebilmemiz için hem "Takip Et" butonuna tıklayarak hem de yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.