Realizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Realizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bovarizm

Gustave Flaubert'in Madam Bovary (1857) adlı romanının ana kahramanı Emma'ya özgü tutum ve davranışlara verilen isimdir.
Kavram, Fransız deneme yazarı ve filozof Jules de Gaultier'e aittir.
Bovarizm, genel anlamıyla kişinin kendi gerçekliğinden kaçarak kurduğu hayalî dünyadaki karakterlere dönüşme çabasıdır. 
Kişi, çeşitli deneyimlerden sonra gerçek dünyaya dönmek zorunda kalınca derin bir hayal kırıklığı yaşamaktadır.
Bir doyumsuzluk hâlidir ve ideal arayışı ile bayağı bir çevre arasındaki çatışmadan kaynaklanır.
Önce edebiyat alanında kullanılan bu terim, daha sonra psikoloji alanını da kapsayacak biçimde genişletilmiştir.
Evrensel bir tema olan Bovarizm; Türk romanında Ahmet Mithat, Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Refik Halit Karay, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Peyami Safa gibi birçok yazarın eserinde çeşitli görünümleriyle yer bulmuştur.

Realizm

Gustave Flaubert
  • 19.yüzyılın ikinci yarısında romantizme tepki olarak doğan bir edebiyat akımıdır. 
  • Realizm, duygu ve hayal dünyasından gerçek dünyaya dönüştür.
  • Fransız yazar Gustave Flaubert, realizmin kurucusu ve en önemli temsilcisidir. Yazarın Madam Bovary adlı romanı ise realizmin manifestosu (bildirisi) olarak kabul edilir. Eser aynı zamanda romantik edebiyatın eleştirisidir.
  • Bu akımın ortaya çıkmasında Auguste Comte'un pozitivizm felsefesi etkili olmuştur.
Pozitivizm (Olguculuk), doğa olaylarını ve bu olaylar arasındaki bağlantıyı gözlem ve deneyler yoluyla açıklamaya çalışan bir düşünce sistemidir. Bu düşünce sistemi edebiyata da uygulanmış böylece yazar, insanı ve toplumsal çevreyi gözlemleyerek anlatma yolunu tutmuştur.
İlkeleri 
"Realizm, yazarın sokağa tuttuğu aynadır."