7 Temmuz 2016 Perşembe

Balıkçılar

— Bugün açız yine evlatlarım, diyordu peder
Bugün açız yine; lakin yarın, ümit ederim
Sular biraz daha sakinleşir... Ne çare, kader
— Hayır, sular ne kadar coşkun olsa ben giderim
Diyordu oğlu, yarın sen biraz ninemle otur
Zavallıcık yine kaç gündür işte hasta
— Olur
Biraz da sen çalış oğlum, biraz da sen çabala
Ninen baban, iki miskin, biz artık ölmeliyiz
Çocuk düşündü şikayetli bir nazarla:  Ya biz
Ya ben nasıl yaşarım siz ölürseniz
Hâlâ
Dışarıda gürleyerek kükremiş bir ordu gibi
Döğerdi sahili binlerce dalgalar asabi
— Yarın sen ağları gün doğmadan hazırlarsın
Sakın yedek biraz ip, mantar almadan gitme...
Açınca yelkeni hiç bakma, oynasın varsın
Kayık çocuk gibidir: Oynuyor mu kaydetme
Dokunma keyfine; yalnız tetik bulun, zira
Deniz kadın gibidir: Hiç inanmak olmaz ha
Deniz dışarda uzun sayhalarla bir hırçın
Kadın gürültüsü neşreyliyordu ortalığa
— Yarın küçük gidecek yalnız, öyle mi, balığa
— O gitmek istedi; "Sen evde kal!" diyor...
— Ya sakın
O gelmeden ben ölürsem
Kadın bu son sözle
Düşündü kaldı; balıkçıyla oğlu yan gözle
Soluk dudaklarının ihtizaz-ı hasirine
Bakıp sükut ediyorlardı, başlarında uçan
Kazayı anlatıyorlardı böyle birbirine
Dışarda fırtına gittikçe pür-gazab, cuşan
Bir ihtilac ile etrafa ra'şeler vererek
Uğulduyordu...
— Yarın yavrucak nasıl gidecek
Şafak sökerken o, yalnız, bir eski tekneciğin
Düğümlü, ekli, çürük ipleriyle uğraşarak
İlerliyordu; deniz aynı şiddetiyle şırak -
şırak döğüp eziyor köhne teknenin şişkin
Siyah kaburgasını... Ah açlık, ah ümid
Kenarda, bir taşın üstünde bir hayal-i sefid
Eliyle engini güya işaret eyleyerek
Diyordu: "Haydi nasibin o dalgalarda, yürü!"
Yürür zavallı kırık teknecik, yürür;
"Yürümek nasibin işte bu! Hâlâ gözün kenarda...
Yürü!"
Yürür, fakat suların böyle kahr-ı hiddetine
Nasıl tahammül eder eski, hasta bir tekne?
Deniz ufukta, kadın evde muhtazır... Ölüyor
Kenarda üç gecelik bar-ı intizariyle
Bütün felaketinin darbe-i hasariyle
Tehi, kazazede bir tekne karşısında peder
Uzakta bir yeri yumrukla gösterip gülüyor
Yüzünde giryeli, muzlim, boğuk şikayetler...

Tevfik Fikret

Bilinmeyen Sözcükler

sayha: bağırış
ihtizaz-ı hâsir: zararlı titreme
pür-gazap: öfke dolu, kızgın
cûşan: coşkun
ihtilac: çırpınma
ra'şe: titreme
hayal-i sefid: beyaz hayal
kahr-ı hiddet: mahveden kızgınlık
muhtazır: can çekişen
bâr-ı intizâr: beklemenin yükü
darbe-i hasar: zarar veren vuruş
tehî: boş
girye: ağlama
muzlim: karanlık

İlgili Sayfalar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.