15 Mayıs 2017 Pazartesi

Kinaye

  • Bir sözün hem gerçek hem de mecaz anlama gelecek şekilde kullanılmasıdır. 
  • Ancak asıl kastedilen mecaz anlamdır.
  • Dilimizdeki birçok deyim ve atasözü kinayelidir. 
  • Kinayeli deyim ve atasözlerinde gerçek anlamın düşünülmesine engel bir durum yoktur ancak asıl kastedilen mecaz anlamıdır.
  • Kinayeli deyimlerden bazıları: "ses çıkarmamak" (tepkisiz kalmak), "yüzü kızarmak" (utanmak), "saçına ak düşmek" (ihtiyarlamak), "yoldan çıkmak" (yanlış işlere bulaşmak) vb.
  • Kinayeli atasözlerinden bazıları: "Ayağını yorganına göre uzat", "Damlaya damlaya göl olur", "Emanet eşeğin yuları gevşek olur."
Örnek 1 
Gel benim sarı tamburam,
Sen ne için inilersin?
İçim oyuk, derdim büyük,
Ben onun'çin inilerim
(Pir Sultan Abdal) 
Açıklaması: Bu dizelerde "içim oyuk" sözü kinayelidir. Klasik Türk müziğinin başlıca çalgılarından biri olan tamburun gerçekten içi oyuktur ancak bu söz şiirde çok dert çekmek manasıyla mecazî olarak kullanılmıştır.

Örnek 2

Şu karşıma göğüs geren
Taş bağırlı dağlar mısın
(Yunus Emre) 
Açıklaması: Bu örnekte "taş bağırlı" sözü hem gerçek hem de mecaz anlamıyla kullanılmıştır. Dağın taştan olması gerçek anlamıdır. Mecaz anlamı ise hâlden anlamayan, merhametsiz, kalpsizdir.
Örnek 3

Satun alma beni ben bir pula değmez kişiyem
Hayf ola benüm içün akça vü puldan çıkasın


Açıklaması: İlk mısradaki "bir pul değmemek" ifadesini gerçek anlamda anlamak için bir engel yok ancak asıl kastedilen "değersiz ya da işe yaramaz" olmaktır. (hayf ola: haksızlık olur)
Örnek 4
" ... ağız sulandıran ferahlık"
Açıklaması: Sakız reklamı için düşünülmüş olan bu söz de kinayelidir. Ağız sulandıran ferahlık” ibaresindeki “ağzın sulanması” fiili mümkün olmakla birlikte asıl maksat, mecazi anlam olan sakızın lezzetli olması ve insanın o sakızı çiğnemek için can atıyor olmasıdır. 

Örnek 5

Bulamadım dünyada gönüle mekan
Nerde bir gül bitse etrafı diken
(Sümmânî)
Açıklaması: Bu dizelerde "diken" sözcüğü kinayeli kullanılmıştır. Gerçek anlamı açık olan diken ile asıl anlatılmak istenen şey, sevilen kişiye ulaşılmasına engel olan durum ya da kişilerdir. 

Örnek 6

Kalanlar ortada genç, ihtiyar, kadın, erkek
Harap olup yaşıyor talihin azabıyla
Açıklaması: Dizede "kalanlar ortada..." diyerek "genç, ihtiyar, kadın, erkek" diye sayılmış ancak asıl kastedilen mecazi olarak sahipsiz, kimsesiz duruma düşmek anlamında kullanılan "ortada kalmak" deyimidir. 
Örnek 7
Vefâ ummaz cefâdan yüz çevürmez Bâkî âşıkdur
Niyâz itmek ana cânâ yaraşur sana istiğnâ
Açıklaması: Beyitte "yüz çevirmek" deyimi kullanılmış. İlgisini kesmek manasına gelen bu deyimi gerçek anlamıyla da anlamaya engel bir durum yok. (niyaz: yalvarma, rica; ana: ona; istiğna: tok gözlülük, kanaat etmek, yetinmek)
Örnek 8
Sakin ol divane burası dergâh
Ağla kapısında budur Padişah
Kapan eşiğine ey rûy-i siyah
Durma hasret gözler alkan günüdür
Açıklaması: Şairin kendine nasihat ettiği bu dörtlükte "rûy-i siyah" (siyah yüz, yüzün kara olması) ifadesiyle asıl kastedilen günahkâr ve suçlu olma hâlidir.
İlgili Sayfalar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretmemiz için yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.