Edebi Sanatlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Edebi Sanatlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Edebi Sanatlar Konu Testi 7

Lâlenün hasret odından gögsine dâğ urdı gül
Bülbül ol hâli görüp gülşende efgân eyledi
1. Bu beyit için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Od (ateş) gerçek anlamı dışında kullanılmıştır.
B) Anlam bakımından aralarında ilgi bulunan sözcükler vardır.
C) İnsana ait özellikler doğadaki varlıklara aktarılmıştır.
D) Karşıt anlamlı sözcüklere bir arada yer verilmiştir.
E) Bülbülün feryadı/ötmesi edebî bir nedene bağlanmıştır.

Edebi Sanatlar Konu Testi 6

"Bana ol gonce dem-serd olduğundan ağlamam ammâ / Bahâr eyyamıdır fasl-ı zemistan gösterir kendin" Nedim'in bir gazelinden alınan bu beyitte sevgili goncaya benzetilmiş ancak sevgili söylenmeyerek — yapılmıştır.
1. Yukarıdaki parçada bırakılan boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Teşbih
B) Kinaye
C) İstiare
D) Tecahülüarif
E) Mecazımürsel

Edebi Sanatlar Konu Testi 5

1. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, ayraç içinde verilen edebî sanat yoktur?
A) Dönse aceb mi Bursa güzellikte cennete
Bir yana bâg u bâgçe bir yanı Kabluca (teşbih)
B) Lâle-hadler yine gülşende neler etmediler
Servi yürütmediler goncayı söyletmediler (tenasüp)
C) Fikrim tebeddül eylemez âlem tebeddül eylese
Âlem tebeddül eylese fikrim tebeddül eylemez (akis)
D) Evim, evim, vah evim, gönül bucağı evim
Tadım, rengim, ışığım, anne kucağı evim (tekrir)
E) Cana ne var garibine etmezsin iltifat
Vuslat sizin diyarda âdet değil midir (hüsnütalil)

Karşılaştırmalı Söz Sanatları

Teşbih / İstiare
  • Teşbihte (benzetme) hem benzeyen hem de kendisine benzetilen vardır:
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Benzeyen: gözler
Kendisine benzetilen: merhamet
Kaldırımlar içimde yaşamış bir insandır
Benzeyen: kaldırımlar
Kendisine benzetilen: insan

Edebi Sanatlar Konu Testi 4

I. Devasız dert imiş aşkın ne derman eyleyim ona
II. Ardında bir beşik bırakır her giden tabut
III. Taçlar bile cihanda eğilen başlarındır
IV. Bulutlar ufukta bir beyaz yumak
V. Çok zor bazen avaz avaz susmak
1. Yukarıdaki numaralanmış dizelerin hangisinde tezat sanatı yoktur?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

Tedric

  • Sözlük anlamı derecelendirmedir (tedric).
  • Bir düşünceyi, duyguyu, hayali, durumu, heyecanı derece derece yükselterek veya indirerek bir düzen içinde ifade etme sanatıdır.
Örnekler

1

Gözüm, cânım efendim, sevdiğim, devletli sultanım
2 
Geçsin günler, haftalar, aylar, mevsimler, yıllar
Zaman sanki bir rüzgâr ve bir su gibi aksın

Edebi Sanatlar Konu Testi 3

Karlı dağların başında
Salkım salkım olan bulut
Saçın çözüp benim için
Yaşın yaşın ağlar mısın
1. Bu dizelerde aşağıdaki söz sanatlarından hangisi kullanılmamıştır?
A) İstifham
B) İstiare
C) Tekrir
D) Tezat
E) Teşhis

Terdit (Beklenmezlik)

  • Şiiri hiç beklenmeyecek bir şekilde bitirme sanatıdır.
  • Bu sanatın kullanıldığı şiirler genellikle çarpıcı ve şaşırtıcı bir sonla biter.
  • Genellikle mizahi bir nükte oluşturulmak istendiğinde kullanılır.
Örnekler
I.

Dişin mi ağrıyor?
Çek kurtul
Başın mı ağrıyor?
Bir çeyreğe iki aspirin
Verem misin?
Üzülme onun da çaresi var,
Ölür gidersin...

II.

İndim yârin bahçesine
Parsellenmiş

III.

Nâzım sözünde haklıdır
Tarihi pek revnaklıdır
Bir eksiği var aklıdır

IV

Orhan Seyfi Orhon, Feylesof (filozof) namıyla tanınan Rıza Tevfik'i konu aldığı aşağıdaki dörtlüğü beklenmedik bir şekilde bitirmiştir.

Hayretle anarım seni daima,
Hey koca filozof yaman adamsın!
Doktorsun, âlimsin, şairsin amma
Kimse diyemez ki aklı tamamsın

V.

Vaktiyle yazdığım gibi
Uzayacağa benzer
Tutuştuğumuz lades
Bak, kaç sene geçti
Aldatamadın beni
Ölüm kardeş

VI.

En ağır işçi benim
Günün yirmi dört saati seni düşünüyorum
İlgili Sayfalar

Konu Anlatımı İndir 👇

Edebi Sanatlar Konu Testi 2

Şiir dilini gündelik dilden ayıran en önemli unsurlardan biri de edebî sanatlardır. Türk şiirinin hemen her döneminde şairler, edebî sanatların büyüleyici gücünden faydalanarak şiirlerine canlılık ve çağrışım gücü katmışlardır.
1. Aşağıdakilerden hangisi parçada anlatılanlara örnek olamaz?
A) Bir zamanlardı bu gamhânede bir dem vardı
Gece sahilde sular fecre kadar çağlardı
B) Laleliden dünyaya giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
C) Yıldızlar görse bendeki güzelliğini
Birer birer düşerler içimdeki denize
D) Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
E) Duysalar öldüğünü alacaklılar
Haklarını helal ederler elbet

Edebi Sanatlar Konu Kavrama Testi 1

1. Aşağıdakilerin hangisinde benzetme (teşbih) yoktur?
A) Bir de bakmışım ki ölmüşüm
Dünya sönmüş başucumda
B) Gerdanında beni var
Sandım seher yıldızı
C) O yar geçmiş karşıma
Dal gibi sallanıyor
D) Benim de sevdiceğim
Kavrulmuş badem içi
E) Sevda ateşten bir gömlek
Giy giyebilir isen

Seci

  • Düzyazıda kullanılan ses benzerliğidir.
  • Başka bir deyişle düzyazıdaki (nesirdeki) uyaktır.
  • Nesirdeki estetik unsurlardan biridir.

Akis (Çaprazlama)

  • Bir şiirdeki sözlerin tersinden tekrar edilmesiyle yapılan söz sanatıdır.
  • Ses tekrarına dayanan bir sanat olması nedeniyle bir ahenk unsurudur.
  • Aksi oluşturan ibareler aynı mısrada olabileceği gibi farklı mısralarda da olabilir.
Örnekler
İzmir'in denizi kız, kızı deniz 
Sokakları hem kız hem deniz kokar
Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben.
Elverir ki bir gün bana, derinden
Ta derinden bir gün bana: "Gel" desin.
Mecaz oldu hakikat, hakikat oldu mecaz
Yıkıldı belki esasından eski malumat
Gözlerin bir afetti, yağmurların koynunda
Koynunda yağmurların bir afetti gözlerin
Didem ruhunu gözler, gözler ruhunu didem
Kıblem olalı kaşın, kaşın olalı kıblem

Gamzen ciğerim deldi, deldi ciğerim gamzen
Bilmem nic'olur halim, halim nic'olur bilmem
Hiç mümkin olur mu rencsiz genc
Çok kimseye erdi gencsiz renc
  (renc: sıkıntı, zahmet, eziyet)
Islâhım eylemen teemmül (teemmül: etraflıca düşünmek)
Kim gül tiken olmaz u tiken gül
Cihânda âdem olan bî-gam olmaz
Anunçün bî-gam olan âdem olmaz

İlgili Sayfalar 

Edebi Sanatlar Test 1

Balık baştan kokar, bunu bilmemek
Seyrâni gâfilin ahmaklığından

1. Bu dizelerde görülen söz sanatının benzeri aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A) Kurbânın olam geçti boğaz seyri zamânı
    Sert oldu havâ çıkma koyundan kuzucağım
B) Eğer olsa derler kelin merhemi
    Sürer kendinin başına ol emi
C) Gül gülse dâim ağlasa bülbül aceb değil
     Zîrâ kimine ağla demişler kimine gül
D) Âdemi bakdukca alur hüsnle âh ol perî
    Her gören hayrânı olur bir gözi mestânedür
E) Açıldı lâleler güller güzeller çıktı seyrâna
     Açılsak biz de bir kaç gonca-leblerle gül-istâna

Aliterasyon ve Asonans

  • Aliterasyon ünsüz tekrarıdır. 
  • Asonans ise ünlü tekrarıdır.
  • Aliterasyon ve asonans şiirde ahengi (armoniyi) oluşturan unsurlardır. 
  • Çoğu zaman birlikte görülür.
Örnekler
  • Düşsün, düşen yaprak solsun solan çiçek (s)
  • Nasıl bakardı ufka ve nasıldı dağ başında saadet (a)
  • Salkım salkım tan yelleri estiğinde 
  • Sakallı bozaç kuşu çayır öttüğünde (sa)
  • Dest-bûsi ârzûsıyla ger ölsem dostlar 
  • Kûze eylen toprağum sunun anunla yâre su. (s-u) (Fuzuli)
  • Ölüm âsûde bahâr ülkesidir bir rinde; 
  • Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
    Ve serin serviler altında kalan kabrinde
    Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter. (e-r) (Yahya Kemal)
  • Eylülde melûl oldu gönül soldu da lâle 
  • Bir kâküle meyletti gönül geldi bu hâle
    Gelmez bu elem neyleyim fazla suâle
    Bir hâile ömrüm ki alınmaz bile kâle  (l-e)
  • Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal 
  • Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş (b-a) (Baki)
  • Açıl bâğun gül ü nesrîni ol ruhsârı görsünler 
  • Salın serv ü sanavber şîve-i reftârı görsünler (s-r) (Baki)
  • Ne sabâ sâika dirsem yaraşur süratde 
  • Ki seğirdirken ana sâyesi olmaz hem-pâ (s-a) (Nefi)

Tecrid (Tecrit)

  • Tecrit; Türkçede ayırma, ayrı bir tarafta tutma, soyutlama gibi anlamlarda kullanılmaktadır.
  • Söz sanatı olarak ise şairin kendisini ayrı bir kişi yerine koyarak ona hitap etmesidir.
  • Divan şairlerinin çok sık başvurduğu sanatlardandır.
  • Şair, şiirde kendini ifadeden soyutlayarak kendisine başka biriymiş gibi hitap eder.
  • Özellikle mahlas beyitlerinde görülür.
  • Şairin dil, gönül, can, ruh gibi kendine ait bir şeyi kendinden soyutlaması yoluyla kullanması da tecrit sanatı olarak sayılabilmektedir. 
Örnek 1
Eserim kalmadı alemde dime ey Ruhi
Sözden ala dahı olur mı eser dünyada
Günümüz Türkçesi: Ey Ruhi! Alemde eserim kalmadı deme / Dünyada sözden daha kıymetli eser olur mu?
Örnek 2
Benden Fuzuli isteme eşâr-i medh ü zem
Ben âşıkım hemîşe sözüm âşıkânedir
Günümüz Türkçesi: Ey Fuzuli benden övme ve yerme şiirleri isteme / Ben âşığım, sözüm daima âşıkanedir.
Örnek 3
Bu şikâyet nedür insâf idelüm ey Bâkî
Sen safasın süresin il mi çeker ya gamını
Günümüz Türkçesi: Ey Baki! Bu şikayet nedir? İnsaf edelim. Sen zevkini süreceksin de sıkıntısını eller mi çekecek?
Örnek 4
Güzeller mihribân olmaz dimek yanlışdur ey Bâkî
Olur vallâhi billâhi hemân yalvarı görsünler
Günümüz Türkçesi: Ey Baki! Güzeller acımaz, şefkat göstermez demek yanlıştır, vallahi billahi gösterirler hele biraz yalvarı görsünler. Baki, "yalvar" sözcüğünü şiirde tevriyeli kullanmıştır. (Yalvar: yalvarma eylemi, İran'da kullanılan eski bir para)

Örnek 5

Yok bu şehr içre senin vasf ettiğin dilber Nedim
Bir peri-suret görünmüş bir hayâl olmuş sana

Günümüz Türkçesi: Nedim, senin anlattığın (kadar) güzel (bir kadın) bu şehirde yok / Sana hayalinde bir peri görünmüş (böyle bir güzellik gerçek olamaz)
Örnek 6   
Etse Nefi n’ola ger gönlüyle dâim bezm-i hâs
Hem kadeh hem bâde hem bir şûh sâkîdir gönül

Günümüz Türkçesi: Nefi eğer gönlü ile bir meclis (eğlence, içki meclisi) tertip etse ne olur ki? Onun gönlü hem şuh bir saki hem kadeh hem de şaraptır. (Bu durumda da başka bir şeye gerek yoktur.)
Örnek 7
İy Âşık sen ömrüni Hak ışkına sarf eylegil 
Tâ iresin hazrete bir göz yumup açmış gibi

Günümüz Türkçesi: Ey Âşık (Garip), sen ömrünü Tanrı aşkına sarf eyle ki, bir göz yumup açmış gibi huzuruna ulaşasın.

Rücu

  • Sözlük anlamı "dönme" demektir. 
  • Rücu sanatı ise bir sözü söyledikten sonra nükte için onu bozmaktır. 
  • Başka bir deyişle bir fikrin daha etkili olması için söylenilen şeyden caymış gibi davranmaktır.
Örnekler
Makber mi, nedir şu gördüğüm yer?
Ya böyle revâ mı cây-ı dilber?
Bir tecrübedir bu, hiledir bu
Yok, mahvıma bir vesiledir bu
Açıklaması: Abdülhak Hamit, üçüncü dizede eşinin mezarına bakarak yaşadıklarını kendisi için bir tecrübe ya da kendisine karşı yapılan bir hile olarak tespit etmiş ancak hemen alt mısradaki “yok” sözüyle bu tespitten vazgeçerek yargısını değiştirmiş. 4.dizedeki tespit ve yargı ilkinden daha güçlüdür; bu ileri yargının etkisini ise ilk tespit hazırlamaktadır.
Zaman gelir ki cihân içre ins ü cân kalmaz
Degil degil yalınız ins ü cân cihân kalmaz
Açıklaması: Şair, "Öyle bir dönem gelir ki dünyada insanlar ve cinler kalmaz." dedikten sonra söylediğinin eksik olduğunun farkına varıp ikinci mısrada bu sözünden dönerek “Dünya da kalmaz.” demektedir.
Erbâb-ı teşâur çoğalıb şâir azaldı
Yok öyle değil, şâirin ancak adı kaldı
Açıklaması: Şair ilk dizede şairlik taslayan kişilerin (erbab-ı teşâur) çoğalıp şairlerin azaldığını, ikinci dizede ise bu fikrinden cayarak şairin kalmadığını söylemektedir.
İlgili Sayfalar

Telmih (Hatırlatma)

  • Herkesçe bilinen bir hikayeyi, tarihî bir olayı ya da kahramanı işaret etmek, hatırlatmak demektir. 
  • Çağrışıma dayalı bu sanatta hatırlatılan şey bir iki sözcükle ima edilir.
Edebiyatımızda sıkça hatırlatılan olay ve hikayeler şöyledir:
  • Leyla ile Mecnun, Yusuf ile Züleyha, Ferhat ile Şirin, Şehnâme gibi hikâyeler ve kahramanları
  • Hz. Âdem ile Havva, cennetten çıkarılmaları
  • Hz. Nuh ve tufan
  • Hz. İbrahim, putları kırması, ateşe atılması
  • Hz. Yusuf, babası Yakub ve kardeşleri, Züleyha'nın aşkı
  • Hz. Musa, doğumu, Nil'e bırakılması, peygamberliği, Firavun ve Karun ile mücadelesi, Tur Dağı'na çıkması
  • Hızır ile İlyas, abıhayatı (ölümsüzlük suyu) arama yolculuğu
  • Hz. Süleyman, Sebe Melikesi Belkıs ile münasebeti, cinlere ve hayvanlara hükmetmesi, hüdhüd ve karınca hikâyeleri
  • Hz. İsa, annesi Meryem’den babasız doğması, beşikteyken konuşması, nefesinin ölüleri diriltmesi
  • Ashâb-ı Kehf (Yedi Uyurlar)
  • Hz. Peygamber'in hayatı, mucizeleri ve miraç olayı
  • Ehlibeyt ve Hulefa-yı Raşidin (Dört Halife) dönemi ve olayları
  • Kerbelâ olayı, Hz. Hüseyin'in şehit edilmesi
  • İlk mutasavvıflar ve kerametleri
  • Yunan mitolojisi ve Batı destanları
Açıklamalı Telmih Örnekleri
Yunus Emre bu dünyada iki kişi kalır derler
Meğer Hızır, İlyas ola ab-ı hayat içmiş gibi
Açıklama: Hızır ve İlyas'ın zulmet (karanlıklar) ülkesinde buldukları abıhayatı  (ölümsüzlük suyunu) içerek ölümsüzlüğe kavuşmaları olayına telmih yapılmış.
Gitmez âşık gözünden hergiz maşuk hayali
Nitekim Zelha verir Yusuf'un nişanını
(hergiz: asla, maşuk: sevilen)
Açıklama: Yunus Emre'den alınan bu dizelerde dünyanın en güzel insanı olarak bilinen Yusuf Peygamber'in kıssasına telmih yapılmış.
İsmail'e çaldım bıçak, bıçak bana kâr etmedi,
Hak beni azat eyledi, koç ile kurbanda idim.
Açıklama: İbrahim Peygamber'in, oğlu İsmail'i adağını yerine getirmek için kurban etmek istemesi sırasında bıçağın İsmail'i kesmemesi ve o esnada Tanrı tarafından gökten bir koç indirilerek koçun kurban edilmesi olayına telmih yapılmış.
Hayret ilen barmağın dişler kim itse istima
Barmağından verdiği şiddet günü Ensâr’e su
(istima: kulak verenler)
Açıklama: Fuzuli'nin Su Kasidesi'nden alınan bu beyitte Hz. Muhammed’in Tebük gazasında, Müslümanların susuz kaldıkları bir zamanda parmağından su akıtması mucizesine telmih vardır. 
Ey dost senin yoluna
Canım vereyim canım
Aşkını koymayayım
Oda gireyim canım
 (Eşrefoğlu Rumi)
Açıklama: Dörtlüğün son dizesindeki ateş anlamına gelen od sözcüğü ile Hz. İbrahim'in ateşe atılmasına ve ateşin gül bahçesine dönmesini olayına telmih yapılmış. 
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
(tevhit: Allah'ın birliği)
Açıklama: Mehmet Akif Ersoy'un Çanakkale Şehitlerine adlı şiirinden alınan bu dizelerde müşriklerle yapılan ilk savaş olan Bedir Savaşı'na telmih yapılmıştır. Şair böylece Çanakkale Savaşı'ndaki askere bir kutsiyet yüklemiştir.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Açıklama: Dizelerde geçen "yırtarım dağları" ifadesi ile Türklerin Ergenekon Destanı'nda demirden dağı eriterek Ergenekon'dan çıkışlarına telmih yapılmıştır.
Gör daima önünde esatir-i evvelin
Gökten deha-yı nârı çalan kahramânını
Açıklama: Tevfik Fikret'in Promete şiirinden alınan dizelerde Prometheus'un  Zeus’un insandan esirgediği ateşi çalıp insanlara vermesine telmih yapılmış. (nâr: ateş, esatir-i evvel: eski masallar)
Sana sığınmışım kime gideyim
Aşkına düşmüşüm nasıl edeyim
Veysel değilim ki deve güdeyim
Âlemin penâhı sana sığındım 
(penâh: sığınak)
Açıklama: Aciz bir kulun samimi yakarışıyla Allah’a seslenen şair, üçüncü dizede Veysel Karani’ye gönderme yapar. Hz. Peygamber zamanında Yemen’de deve çobanlığı yapan Veysel Karani, Hz. Peygamber’i ziyaret etme arzusuyla Medine’ye gelmiş ancak onu göremeden yaşlı annesinin yanına dönmek zorunda kalmıştır.
Diğer Örnekler
"Gökyüzünde İsa ile
Tur dağında Musa ile
Elindeki asa ile
Çağırayım Mevla'm seni" (Yunus Emre)
"Şûh Şîrinler yüzünden dağ delen Ferhâdlar
Aslıhanlardan yanan Âşık Keremler görmüşüz"
(Yahya Kemal Beyatlı)
"O gece o müthiş deniz durgundu
Ömründe susmayan rüzgar yorgundu
En kara gönüller aya vurgundu
Leyla'yı içinde bulan er gibi "(Hüseyin Nihal Atsız)
"İnsanız, en şerefli mahlûkuz!..
Deyip de pek fazla
Övünmemiz haksız:
Atamız elma çaldı cennetten.
Biz o hırsızların çocuklarıyız!"
(Orhan Seyfi Orhon)
İlgili Sayfalar

👉 Edebi Sanatlar 

 

Sehlimümteni

  • Sehl sözcüğü “kolay”, mümteni ise “gerçekleşmesi zor” anlamındadır. 
  • Sehlimümteni, kolay ve sade göründüğü halde söylenmesi zor olan dizeler için kullanılır. 
  • Sehlimümteni söz sanatı olarak da kabul edilmektedir. 
  • Bu tür sözler derin anlamlıdır. 
  • Sehlimümteni için sözün anlaşılır ve etkileyici olması ayrıca gereksiz sözcüklere yer verilmemesi gerekir.
  • Yunus Emre'nin birçok dizesi sehlimümteni özelliği göstermektedir.
  • Yunus’un Mevlana'nın Mesnevi'sini gördükten sonra onu uzun bularak söylediği sözü bunlardan en çok bilinenidir: 
Ete kemiğe büründüm
Yunus diye göründüm
  • Edebiyatımızda Süleyman Çelebi’nin Mevlit adıyla tanınan "Vesiletü'n Necat" adlı eseri de tamamıyla bir sehlimümteni örneğidir:
Allah adın zikr idelim evvelâ
Vâcip oldur cümle işde her kula
Örnekler
Söz ola kese savaşı söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı bal ile yağ ede bir söz (Yunus Emre)
Bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm
Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi 
(Yunus Emre)
Bir kez Allah dise aşk ile lisan
Dökülür cümle günah misl-i hazan
(Süleyman Çelebi)
Dün demişsin ki Fuzuli bana kurban olsun
Sana kurban olayım yine ne ihsandır bu
(Fuzuli)

Lebdeğmez

  • Farsça bir sözcük olan "leb" dudak demektir.
  • Özellikle saz şairleri arasında yaygın olan bir koşma türüdür.
  • Bu tür şiirler söylenirken dudak ünsüzlerinin bulunduğu sözcüklere yer verilmez.
  • Âşıklar arasında bu yolla yapılan atışmalar da aynı isimle anılmaktadır.
  • Atışma sırasında iki dudak arasına, dikine olacak şekilde, bir iğne ya da kırık bir kürdan konur.
  • Karşılıklı dörtlükler âşıklar tarafından doğaçlama söylenir.
  • Ölçüyü tutturmak, uyak (ayak) bulmak, dudak ünsüzlerinin yer almadığı sözcükleri kullanarak rakibin sözüne karşılık vermek gibi birçok şeyi aynı anda düşünmeyi gerektiren bu atışma / yarışma büyük bir ustalık gerektirir.
  • Bu tür örneklere az da olsa divan şiirinde de rastlanır.
Ek Bilgiler
  • Dudak ünsüzleri her iki dudağın birbirine ya da alt dudağın üst dişlere dokunması veya yaklaşması ile boğumlanır.
  • Dudak ünsüzleri: b, p, f, m, v 
  • Bunlardan "b, p, m" çift-dudak; "f, v" ise diş-dudak ünsüzleridir.
Lebdeğmez Şiir Örneği
Ateşe yakar cihanı aşk ile nârın senin
Ah ettin arşa dayandı ah ile zârın senin
Nâs içinde destan oldun düştün dilden dillere
Yâr elinden serserisin ya hani ârın senin

Âşıksın aşnan ararsın âh edersin derinden
Aşnan sadık yârin ise der sana ne nârından
Sad-hezar nas ile senin aklın ala serinden
Şay eder gizli sırların hercai yarın senin

Işığî der sıdk ile sen gel çalış Hak râhına
Uzak git şeytan şerrinden sığın Şahlar Şahına
Seni halk eden Hallâk'ın secde kıl dergâhına
Her ne dilek dilesen ihsan ede Tanrın senin
İlgili Sayfa
👉 Aşık Edebiyatı

 

İktibas

  • Sözlük anlamı ödünç almadır.
  • Nazım ve nesirde ifadeyi süsleyip anlamı kuvvetlendirmek için bir cümleyi tam veya eksik olarak ya da ilgili cümlenin anlamını verecek şekilde alıp aktarmaya denir. 
  • Özellikle ayet, hadis ya da başka şairlere ait sözler iktibasın asıl malzemesini oluşturur.
Örnekler
    I.

    "Deeeert
                 çok,
                     hemdert yok"
    Yürek-
            lerin
    kulak-
           ları
    sağır...
    Hava kurşun gibi ağır...
Açıklama: Nazım Hikmet'in "Kerem Gibi" şiirinden alınan bu bölümde tırnak içindeki "Dert çok, hemdert yok" sözü Fuzuli'ye aittir.

II. 

Erişdi cânib-i Hak'tan kulağıma nâgâh
Nidayı "Eşhedü en lâilâhe illallah"
Açıklama: Tırnak içindeki kısım "Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilâh yoktur" mealindeki ayetten alınmıştır.

III.  

"Lâ Yüsel"e binlerce suâl olsa kurban
İnsan bu muammalara dehşetle nigâhbân
Açıklama: Tırnak içindeki kısım Enbiya suresindeki "Allah'a yaptığı işlerden sual olunmaz" mealindeki ayetten alınmıştır. 
İlgili Sayfalar