30 Ağustos 2017 Çarşamba

Faruk Nafiz Çamlıbel (1898 - 1973)

Faruk Nafiz Çamlıbel
  • Şair, yazar, öğretmen, milletvekili.
  • Beş Hececiler'in en güçlü şairi olarak kabul edilir.
  • Edebiyatın hemen her türünde eser vermesine rağmen daha çok şiirleriyle tanınır. 
  • Şiir yazmaya aruzla başlayan Faruk Nafiz'in sanatını iki döneme ayırmak mümkündür. İlk dönem şiirlerinde sevda peşinde koşan bir aşk şairidir. 
  • Bu dönemde Şarkın Sultanları, Gönülden Gönüle, Dinle Neyden adıyla üç kitap yayımlar. 
  • Anadolu'yu yakından tanıma fırsatı bulduğu 1922 yılı, sanatçı için bir dönüm noktası olur. 1922'de çalıştığı gazetenin temsilcisi olarak Ankara'ya giden şair, ardından Kayseri Lisesi'ne edebiyat öğretmeni olarak atanır ve 1924'e kadar Kayseri'de kalır.
  • Bu tarihten sonra hece ölçüsü ve sade bir Türkçeyle “memleket şiirleri” yazacaktır.
  • 1925 yılında Kayseri’ye gidişin izlenimlerini anlatan ünlü "Han Duvarları" şiirini yazar:
"Han Duvarları" şiirinden: 
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,  
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
İlk sevgiye benzeyen ilk acı, ilk ayrılık!
Yüreğimin yaktığı ateşle hava ılık,
Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...
Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları,
Önde uzun bir kışın soldurduğu etekler,
Sonra dönen, dönerken inleyen tekerlekler...
… 
  • 1926'da Hayat mecmuasında yayımlanan "Sanat" şiiri ile yeni sanat anlayışını bir beyanname haline getirir. Şiirde Batı kültür ve edebiyatına cephe alan şair, Batı hayranlığı ve taklitçiliğinin karşısına da Anadolu insanını ve kültürünü çıkarır. Batılı değerlere kendisi gibi bakmayan sanatçılarla yollarını ayıran şair ve kendi sanat anlayışını da kesin çizgilerle ortaya koyar.
"Sanat" şiirinden:
Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken
Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz.
Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz.
  • Millî Eğitim Bakanlığının desteğiyle 1926 yılından itibaren Hayat adlı bir dergi çıkarmaya başlayan Faruk Nafiz, derginin ilk sayısında “Çoban Çeşmesi” adlı ünlü şiirini yayımlar. Şiirde, Ferhat ile Şirin’in aşkından doğan ve efsanevî aşkların tutuşturduğu gönüllere asırlardır su veren hayalî bir çeşme tasvir edilir. Halk kültürüyle halk şairlerini simgeleyen bu çeşme çoktandır boşuna akmaktadır.

"Çoban Çeşmesi" şiirinden:
Derinden derine ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi.
Ey suyun sesinden anlayan bağlar,
Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi?
 
Gönlünü Şirin’in aşkı sarınca
Yol almış hayatın ufuklarınca,
O hızla dağları Ferhat yarınca
Başlamış akmaya çoban çeşmesi
 
  • Çeşitli mizah dergilerinde 800'den fazla mizahi şiiri yayımlanan Faruk Nafiz'in mizah yazarlığı yönü de vardır. Çamlıbel, Çamdeviren, Çamlıviran, Deli Ozan, Akıllı Ozan gibi takma adlarla yazdığı bu şiirlerde daha çok memleket meselelerini, siyasi çekişmeleri ve dil konularını işlemiştir.
  • 1924'te Ankara'ya dönen sanatçı 1932 yılına kadar Ankara'da çeşitli okullarda öğretmenlik yaptı. Daha sonra İstanbul'a dönerek Vefa Lisesi, Kabataş Lisesi ve Arnavutköy Amerikan Kız Kolejinde öğretmenliğe devam etti.
  • 1946'da politikaya atılan sanatçı 27 Mayıs Askerî Darbesi'ne kadar milletvekilliği yaptı.
Şiir Kitapları:
  • Şarkın Sultanları 
  • Dinle Neyden 
  • Gönülden Gönüle 
  • Çoban Çeşmesi 
  • Suda Halkalar 
  • Bir Ömür Böyle Geçti 
  • Elimle Seçtiklerim 
  • Boğaziçi Şarkısı 
  • Tatlı Sert (mizahi şiirler) 
  • Akıncı Türküleri 
  • Akarsu 
  • Heyecan ve Sükun 
  • Zindan Duvarları (kıtalar) 
  • Han Duvarları
Oyunları: Bir kısmı tercüme ve adaptasyon olmak üzere yirmi tiyatro eserine imza atan Faruk Nafiz'in öne çıkan oyunları şunlardır:
  • Canavar: Memleket edebiyatı anlayışının ilk önemli piyesi kabul edilmektedir. Manzum olarak yazılan eser, Osmanlı Devletinin son döneminde köylünün yaşadığı sıkıntıları işler. 
  • Akın: 1930'lu yılların resmi tarih tezine dayandırılarak, Atatürk'ün emriyle kaleme alınan Akın, Faruk Nafiz Çamlıbel'in ikinci manzum oyunudur. Oyun, Türklerin Orta Asya'dan göçlerini ele alır. 
  • Özyurt: Akın'ın devamı olan Özyurt'ta ise göçten sonra Türklerin denize ulaşmaları, yerlilerle münasebetleri ve başka milletlere medeniyet götürmeleri konu edilir. 
  • Yayla Kartalı: Eserde, İstanbul'un alafranga hayatı ile Anadolu yaşamı karşı karşıya getirilerek ortaya çıkan çatışmalar işlenir. 
  • Kahraman ve Ateş: Faruk Nafiz, bu oyunlarında Milli Mücadeleyi konu almıştır.
Romanı:
  • Yıldız Yağmuru: Memleket Edebiyatının, roman türünde de karşılık bulduğunu örnekleyen eser, yazarın tek romanıdır. Eser, roman kahramanları ve olay örgüsü açısından Faruk Nafiz'in yaşantısıyla benzerlikler taşır.
İlgili Sayfalar
    Yararlanılan Kaynaklar
  • Faruk Nafiz Çamlıbel'in Oyunlarında Türk Tarih Tezi, Abdülkerim Dinç
  • Faruk Nafiz'in Şiiri ve Han Duvarları'nın Kaynakları Üzerine Notlar, Cevdet Kudret
  • Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Memleketçi" Şiirlerinde Anadolu ve Anadolu İnsanına Dair Tuhaf Manzaralar, Nuri Sağlam
  • Memleket Edebiyatının Romana Yansıyan Bir Yüzü: Faruk Nafiz Çamlıbel’in Yıldız Yağmuru Adlı Romanı, Servet Tiken
  • Beş Hececilerde Bir Değer Olarak Milli Romantik Duyuş Tarzı, Duygu Kuş
  • TDV İslam Ansiklopedisi, Faruk Nafiz Çamlıbel Maddesi
  • Faruk Nafiz Çamlıbel'in Sanat Şiiri Üzerine Anlambilimsel / Göstergebilimsel Bir İnceleme, Fethi Demir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.