18 Ekim 2019 Cuma

Ferda

Bugünün Gençlerine

Ferda senin; senin bu teceddüd, bu inkılâb... 
Her şey senin değil mi zaten?.. Sen, ey şebâb,
Ey çehre-i behic-i ümid, işte makesin
Karşında: Bir semâ-yı seher, sâf ü bî-sehâb,
Agûş-ı lerzedârı açık, bekliyor... Şitâb!
Ey fecr-i hande-zâd-ı hayat, işte herkesin
Enzârı sende; sen ki hayatın ümidisin,
Alnında bir sitâre-i nev, yok, bir âfitâb,
Âfâka doğ, önünde şu mâzi-i pür-mihen
Sönsün müebbeden.

Sönsün müebbeden o cehennem; senin bugün
Cennet kadar güzel vatanın var, şu gördüğün
Zümrüt bakışlı, inci şetaretli kızcağız
Kimdir, bilir misin? Vatanın... Şimdi saygısız
Bir göz bu nazlı çehreye — Allah esirgesin!­
Kem bir nazarla baksa tahammül eder misin?
İster misin, şu ak sakalın pâk ü muhteşem
Pişâni-i vakarına, bir kirli el demem,
Hatta yabancı bir el uzansın? Şu makberi
Râzî olur musun, taşa tutsun şu serseri?
Elbet hayır, o makber, o pişâni-i vakûr
Kudsî birer misal-i vatandır... Vatan gayûr
İnsanların omuzları üstünde yükselir.
Gençler, bütün ümid-i vatan şimdi sizdedir:
Her şey sizin, vatan da sizin, her şeref sizin;
Lakin unutmayın ki zaman tünd ü mutmain
Bir hatve-i samût ile takib eder bizi
Önden koşan, fakat yine dikkatle her izi
Tamika yol bulan bu yanılmaz muâkıbin
Şermende-i itâbı kalırsak, yazık! Demin
"Ferda senin!" dedim, beni alkışladın; hayır,
Bir şey senin değil, sana ferdâ vediadır;
Her şey vediâdır sana, ey genç, unutma ki
Senden de bir hesab arar ati-i müşteki.
Mâziye şimdi sen bakıyorsun pür-intibâh,
Ati de senden eyleyecek böyle iştibah
Her uzvu girdibâd-ı havâyicle sarsılan
Bir neslin oğlusun; bunu yâd et zaman zaman
Asrın, unutma bârikalar asr-ı feyzidir:
Her yıldırımda bir gece, bir gölge devrilir
Bir ufk-ı itilâ açılır, yükselir hayat;
Yükselmeyen düşer: Ya terakki ya inhitat!


Yükselmeli, dokunmalı alnın semalara;
Doymaz beşer dedikleri kuş itilâlara...
Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır;
Durmak zamanı geçti. çalışmak zamânıdır!

Haluk'un Defteri'nden


Sözcükler

âfitâb: güneş 
âfâk: ufuklar
agûş: kucak
agûş-ı lerzedâr: titreyen kucak
âti-i müşteki: şikayetçi gelecek
barika: şimşek
beşer: insan
bÎ-sehâb: bulutsuz
çehre-i behic-i ümid: umudun güzel yüzü
enzâr: bakışlar
ferdâ: yarın
fecr: sabahın erken saati, tan zamanı
feyz: bolluk, bağış
gayûr: gayretli
girdibâd: kasırga
hatve: adım
havayic: ihtiyaçlar, gereksinimler
inhitat: düşme, gerileme, çökme
inkılab: değişme, devrim
iştibâh: şüphe etme
itâb: paylama, azarlama
itila: yükselme
kem: kötü
makber: mezar
makes: ayna, yansıma yeri
mazi: geçmiş
muakıp: izleyen
mutmain: emin
müebbeden: sonsuza kadar
nazar: bakış
nev: yeni
pâk: temiz
pişâni: alın
pür-intibah: uyanıklık dolu
pür-mihen: eziyetlerle dolu
râzi olmak: kabul etmek
samût: sessiz
semâ: gök  
sitâre: yıldızlar
şebâb: gençlik
şermende: utanacak iş yapan  
şetaretli: neşeli, şen 
şitâb: çabukluk, seğirtme
tahammül: katlanma 
tamik: derinleştirme, inceleme
teceddüd: yenilenme, yenilik
terakki: ilerleme
tünd: sert, katı
uzv: organ
vedia: emanet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.