17 Mayıs 2021 Pazartesi

İntibah (Ali Bey'in Sergüzeşti)

  • Namık Kemal'in 1873-1876 yılları arasında Magosa'da sürgünde bulunduğu sırada yazdığı roman.
  • Edebiyatımızın ilk edebî romanıdır.
  • Yazar, romanına "Son Pişmanlık" adını verir. Ancak kimi kısımları sansüre uğrayan romanın adı da "İntibah: Sergüzeşt-i Ali Bey" (Uyanış: Ali Bey'in Macerası) olarak değiştirilecektir.
  • Roman; hayat tecrübesi olmayan, iradesiz bir genç olan Ali Bey'in hikayesidir. Romanda idealize edilen kadın tipi olan Dilaşup ise bir köledir. Yazar bu tip ile eserinde kader algısı olarak adlandırılan kölelik durumunu da işler.
  • Roman ilahi/hâkim bakış açısıyla kaleme alınmıştır.
  • Eserde romantizmin etkileri açıktır.
Romanda Romantizmin Etkileri
  • Eserdeki çevre tasvirleri süsten öteye geçemez.
  • Roman kişileri karakter değil tiptir.
  • Roman kişileri karşıtlıklar (iyi-kötü) üzerine kurulmuştur (Dilaşup-Mahpeyker).
  • Eser, günlük hayatta görülemeyecek tesadüfler içermektedir.
  • Anlatıcı, roman kişilerini tanıtırken taraflıdır. Hatta eserin akışına sıklıkla müdahale ederek okuyucusuyla konuşur.   
Kısa Özet
Hayat tecrübesi olmayan, iradesiz bir genç olan Ali Bey, hafifmeşrep bir kadın olan Mahpeyker'e aşık olur. Nasıl bir kadın olduğunu öğrense de onun kendisini sevdiğini ve değişmek istediğini düşünerek görüşmeye devam eder. Annesi oğlunu Mahpeyker'den kurtarmak için Dilaşup adıyla güzel bir cariye alır. Bir akşam eve dönmeyen sevgilisinden şüphe eden Ali Bey, kadını terk eder. Oldukça güzel olan Dilaşup ile evlenir. İntikam almak isteyen Mahpeyker ise Dilaşup’a iftira atar. Kurulan tuzağa kanan Ali Bey, Dilaşup'u kovar. Dilaşup, Mahpeyker tarafından satın alınır. Mahpeyker, her şeye rağmen Ali Bey’i tekrar elde etmek ister, ancak hakarete uğrayınca Ali Bey'i öldürmek için tuzak kurar. Dilaşup, kendisini feda ederek Ali Bey’i ölümden kurtarır. Ali Bey de Mahpeyker’i öldürür. Kendisi de altı ay sonra hapiste ölür.
Geniş Özet
Roman uzun bir bahar tasviri ile başlar. Sonrasında Çamlıca'nın güzelliklerinden ve romanın baş kişisi Ali Bey’den söz edilir. Yirmili yaşlarının başındaki Ali Bey, zengin bir ailenin tek çocuğudur. Babası tarafından özenle yetiştirilse de dış dünyanın kötülüklerinden habersizdir. Babasının ölümünden sonra iyice mahzunlaşan delikanlı hiçbir şeyden zevk alamaz olmuştur. Oğlunun durumundan endişe eden annesi oğlunu hava alması için Çamlıca'ya götürür. Bir zaman sonra Ali Bey için Çamlıca'ya gitmek âdet haline gelir. Kalemde beraber çalıştığı arkadaşları onun bu durumdan faydalanıp ondan bir ziyafet sözü alırlar. 
Çamlıca'nın hareketli olduğu cuma günü için anlaşan arkadaşlar, kahvaltıyı Ali Bey'in evinde yapıp Çamlıca'ya geçerler. Arkadaşlarının gelip geçen hanımlara laf atmaları, almış olduğu terbiye nedeniyle ona çok ters gelir. Bu arada arabaların birinden bir kadın, Ali Bey’e manasını anlamadığı bir işaret yapar. O andan itibaren delikanlının kafası ve yüreği bu hareketin etkisinde kalacaktır. İşe gitmeyip Çamlıca'da arabadaki kadını bekleyen Ali Bey, ilk defa eve geç gider. Hatta bunu alışkanlık haline getirip annesine de yalan söylemeye başlar. İki gün sonra amacına ulaşır. Görmeden aşık olduğu kadın karşısındadır ancak delikanlı heyecandan konuşamaz. Böyle durumların ehli olan Mahpeyker, güzel bir kadındır. Hafifmeşrep bir kadın olan Mahpeyker, mazbut bir kadın gibi görünerek delikanlıyı avucu içine almaya başlar.
Normalde ağına düşüreceği adamların maddi durumlarıyla daha çok ilgilenirken hem yakışıklı olması hem de tecrübesiz olması Ali Bey'i elde etmek istemesi için yeterli olur. Rolünü ustaca oynayan kadın, delikanlıyı istediği kıvama getirir. Ali Bey, evlenme teklif edecek olur ancak kendisiyle ilgili gerçeklerin ortaya çıkacağını anlayan kadın bu teklifi reddeder. Mahpeyker'e olan aşkı, çekingen ve sünepe bir genç olan Ali Bey’i değiştirir. Artık daha girişken bir adamdır. Daha önce yükselmekte gözü yokken hem terfi alır hem de maaşı artar. Oğlundaki gözle görülür değişim annesini de sevindirmektedir. Bu arada çalıştığı yerde Arif Bey adlı bir gençle dostluğunu ilerleten Ali Bey arkadaşına her şeyi anlatsa da sevdiği kadının adını söylemez. Ali Bey, o gün arkadaşıyla buluşmak için sevgilisinden izin ister. Kahvede arkadaşını beklerken kahveden biri masadan kalkıp Mahpeyker'in arabası doğru giderek sevgilisiyle laubali bir biçimde konuşur. Mahpeyker ise arabanın perdelerini kapatıp oradan uzaklaşır. Mahpeyker ile konuşmaya kalkan adam (Mesut Efendi) ile Ali Bey arasında bir tartışma yaşanır. Mesut Efendi, Ali Bey’in kalemden arkadaşı olan Atıf Bey’in dayısıdır. Orada bulunan Atıf Bey, tartışmayı yatıştırarak Ali Bey'i kenara çeker. Sevdiği kadınla ilgili gerçeği öğrenen Ali Bey, büyük bir hayal kırıklığına uğrar. 
Yaşananları tahmin eden Mahpeyker, buluştuklarında uzun bir konuşma yapar. Özetle geçmişinden utandığını, çok değiştiğini, ondan başkasını gözünün görmediğini, onu kendisini bu durumdan kurtarabilecek kişi olarak gördüğünü söyler. Artık gerçeği öğrendiğine göre yüzüne bir daha bakmazsa bunu anlayışla karşılayacağını ve bir daha yoluna çıkmayacağını da ekler. Ustaca hazırlanmış bu sözler karşısında yumuşayan delikanlı, Mahpeyker ile görüşmeye devam eder. Sık sık kadının evine gitmeye başlar. Evinden giderek uzaklaşması ise annesi Fatma Hanım’ı çok üzmektedir. Kadın, Atıf Bey ile Mesut Efendi'den gerçekleri öğrenir. Mesut Efendi, Fatma Hanım'a eve güzel bir cariye almasını tavsiye eder. Durumu öğrenen kadın bayılacak gibi olur. İki üç gün ev ev gezerek Dilaşup adıyla güzel bir cariye bulur. Bu arada kendini tümüyle içkiye ve eğlenceye veren oğlu, gündüzleri de eve uğramaz olmuştur. Ancak bir hafta sonra evine döner. Annesi tarafından sevgiyle karşılan delikanlı, Dilaşup'a bakmaktan kendini alamasa da bunu yanlış bulup kıza soğuk davranır. Fatma Hanım, oğlunun cariyeye soğuk davrandığını öğrenip oğluyla açık konuşmaya karar verir. İsteği oğlunun Dilaşup ile evlenmesidir. Ancak Ali Bey bu teklifi sert bir şekilde reddeder. Fatma Hanım, oğlunun tavrı karşısında her şeyi bildiğini belli eder. Oğlu ise kapıyı vurarak çıkar.
Mahpeyker, oldukça lüks bir hayat sürmektedir. Ali Bey ile birlikte olduğundan beri kimseyle görüşmeyen kadının sahip olduklarının önemli bir kısmı Suriyeli Abdullah Efendi'nin yardımlarından ibarettir. Düzenbaz, ahlaksız, yaşı geçkin ve çirkin bir adam olan Abdullah Efendi için Mahpeyker bir tutkudur. Bu düzenbaz tüccar, son üç yılda İstanbul'a sadece iki kez gelse de her ay birkaç yüz altın gönderip Mahpeyker'in lüks içinde yaşamasını sağlamaktadır. Genç kadının Ali Bey ile birlikte olduğu günlerde İstanbul'a gelen tüccar, haber göndererek kadını evine çağırır. Ali Bey duyar diye görüşmeyi reddeden Mahpeyker, her türlü kötülüğü yapabileceğini bildiği için Abdullah Efendi'den konuşarak ayrılmak ister. Görüşmek için sabah erkenden gitse de Abdullah Efendi’nin o gün evine geç gelmesi nedeniyle orada kalmak zorunda kalır. Ali Bey ise evde sevdiği kadını beklemektedir. Mahpeyker'in eve dönmeyeceğini anlayan Ali Bey, büyük bir pişmanlık yaşar. Özellikle annesine söylediği sözler aklına geldikçe kendisine daha çok kızar. Öte yandan Mahpeyker, Abdullah Efendi'ye Ali Bey ile olan ilişkisinden bahsederek kendisine yaptığı yardımları kesebileceğini söyler. Uzun süre dil dökse de adamı ikna edemez. Adam; altı ay süre verdiğini, zaten evvelden beri istediği kişiyle görüşmekte özgür olduğunu ancak tümden kendisini terk etmesini kabul etmeyeceğini söyler. Para yardımını kesmeyeceğini ancak şartlarına uymazsa intikamının kötü olacağını da ekler. Adamın şartlarını kabul eden Mahpeyker ancak sabah vapuruyla döner. Ali Bey onu yalıda beklemektedir. Mahpeyker'in kendini savunmasına izin vermeyen genç adam, cebinden çıkardığı paraları kadının yüzüne fırlatarak onu terk eder.
Oğlundan hakaret gören Fatma Hanım birkaç gün içinde çöker. Ali Bey için satın alındığını bilen Dilaşup ise gönlünü yakışıklı bir genç olan Ali Bey'e daha ilk görüşte kaptırmıştır. Ali Bey'in kendisi yüzünden evini terk etmiş olduğunun da farkındadır. Fatma Hanım ile Dilaşup dertleşirken Ali Bey gelir. Annesi ile barışan genç adam, kısa süre içinde Dilaşup'a ilgi duymaya başlar. Ona göre Mahpeyker yalancı bir taşsa bu kızcağız bir pırlantadır. Çok geçmeden Ali Bey ile Dilaşup evlenir. Bu evlilikle Ali Bey'in hayatı düzene girer. Bu arada Mahpeyker, olanlardan haberdar olmuştur. Her şeye rağmen genç adamın kendisine döneceğini düşünmektedir. Ancak beklediği gerçekleşmeyince bir mektup yazar. Cevap alamayınca birkaç mektup daha yazar. Son mektupta kendisini affetmezse intihar edeceğini söyler. Ali Bey, bu son mektuba hakaret dolu bir mektupla cevap verir. Mektubu okuyan Mahpeyker intikam ateşiyle yanmaya başlar. 
Bir düğün evinde Dilaşup'u yakında gören Mahpeyker'in, kızın güzelliği ve aklı karşısında kıskançlığı daha da artar. İntikam almak için Abdullah Efendi’den yardım ister. Mahpeyker'in istediği Dilaşup'u ahlaksız bir kadın gibi gösterecek bir şeydir. Fatma Hanım'ın cariyelerinden biri, para karşılığında casus olarak tutulur. Dilaşup’un hamama gittiği bir gün Mahpeyker de hamama giderek onun vücudundaki iki beni görür. Dilaşup, o gün hamama gitmeden önce Ali Bey hakkında gönlünden geçenleri kâğıda dökmüş, daha sonra da güzel bulmayıp saklamak istemiştir. O arada odaya giren Ali Bey kağıtları almak isteyince de utanıp yırtmıştır. Konakta yaşanan bu olaydan Mahpeyker’in de haberi olur. Mahpeyker, elde ettiği bilgileri Abdullah Efendi ile paylaşır. Tuzak için her şey hazırdır.  
Abdullah Efendi, Ali Bey’in peşine taktığı casustan onun Çamlıca’ya gideceği zamanı öğrenir. Mahpeyker ve işbirlikçileri Ali Bey’in sıklıkla gittiği çınar ağacının olduğu yerde onu beklemeye başlar. Gelince de Abdullah Efendi ile adamı tam karşısına oturarak Ali Bey'in duyabileceği şekilde Dilaşup’tan bahsetmeye başlar. Konuşmalara kulak misafiri olan Ali Bey, ilk önce konağındaki cariyelerden birinden söz ettiklerini zanneder. Ancak o cariyenin vücudundaki benlerinden ve yırttığı mektuptan da bahsederler. Güya Dilaşup o mektubu sevgilisine yazmış, kocasına yakalanınca da yırtıp atmıştır. Mahpeyker de uzak bir yerde oturarak olayı izlemektedir. Dilaşup'tan bahsedildiğini anlayan genç adam, hışımla yerinden kalktığı sırada yanı başında biten Mahpeyker'in kahkahalarıyla olduğu yere yıkılır. İki adam hâlâ konuşmaktadır. Mahpeyker'e rağmen olanlardan şüphelenmeyen Ali Bey eve dönerek Dilaşup’a eziyet eder. Kendisi de bir nöbet geçirerek bayılır. Annesi, kızın namusundan emin olsa da Dilaşup'u tanımadığı bir esirciye satmak zorunda kalır.
Dilaşup'un satılacağını bilen Mahpeyker, esircilere haber salarak Dilaşup’u satın alır. Bir ahbabın evine geçici olarak gönderildiğini zanneden Dilaşup ise olanlardan habersizdir. Ali Bey ise ancak on beş gün sonra kendine gelir. Mahpeyker, intikam hırsıyla Dilaşup’a eziyet eder hatta onu kötü yola düşürmeye çalışır. Dilaşup ise her şeye rağmen inatla direnir. Bu arada kumara, içki ve eğlenceye düşen Ali Bey kısa sürede konak dahil babadan kalan her şeyini kaybeder. Doğduğu günden beri varlık içinde yaşayan annesi kirada çamaşır yıkamakta kendisi de harçlığını çıkarmak için arzuhalcilik yapmaktadır. Ahlakı iyice bozulan genç adamı, hasta annesinin durumu bile kendine getiremez. Kadın, bu duruma dayanamayarak ölür. Yaptıklarıyla yetinmeyen Mahpeyker ise Ali Bey'i yeniden elde etmenin peşindedir.
Ali Bey, bir süredir daireden arkadaşı olan Atıf Bey’in yardımlarıyla geçinmektedir. Mahpeyker'in ısrarıyla Abdullah Efendi, bir adamını Ali Bey ile ahbaplık kurması için görevlendirir. Bu adamla içki meclislerinde gezmeye başlayan Ali Bey bir akşam karşısında Mahpeyker'i bulur. Ancak zaman içinde tam bir hovardaya dönüşen Ali Bey, Mahpeyker’e yine hakaret eder. Bir zamanlar eteğinin dibinden ayrılmayan bu adamın davranışları ve ettiği sözler Mahpeyker'e ağır gelir. Abdullah Efendi'den Ali Bey'i öldürmesini ister. Eğlence için bir bağ evine götürülecek Ali Bey, orada bir Hırvat tarafından öldürülecektir. Mahpeyker, intikam hırsıyla yansa da verdiği karar nedeniyle sabaha kadar uyuyamaz. Sabah cesaretini toplayan kadın, Ali Bey’in kanlı gömleğini Dilaşup’a göstermeyi bile düşünür.
Mahpeyker ve Abdullah Efendi, Dilaşup’u da alıp bağ evine gider. Ali Bey ile onu bağ evine davet eden kadın geldiğinde güneş henüz batmaktadır. İçki sofrasına oturan Ali Bey içmeye başlar ancak ne gelen ne giden vardır. Sarhoş olan genç adam, evde gezerken onu öldürmek için emir bekleyen Hırvat ile karşılaşır. İkisinin konuşmalarını kapatıldığı odadan duyan Dilaşup, Ali Bey'i sesinden tanır. Odadan çıkmanın bir yolunu bularak Ali Bey'in yanına gider. Ağlayarak hayatının tehlikede olduğunu anlatır. Kendisine inanmakta zorlanan genç adamı, Mahpeyker'in bulunduğu odanın kapısına kadar götürür. Ali Bey burada kendisine tuzak kuranların konuşmalarını dinler. Dilaşup'un yardımıyla örtüleri birbirine bağlayarak pencereden kaçar. Dilaşup'u kurtarmayı aklına bile getirmeyen genç adam Mahpeyker'den intikam almak için karakola gider. O, karakola giderken Dilaşup onun bıraktığı paltoyu giyerek Mahpeyker'in onu bıraktığı odaya geçer. Mahpeyker'den ölüm emrini alan Hırvat, Ali Bey'i olması gereken yerde bulamayınca odaları gezmeye başlar. Başka bir odada karanlıkta bir köşeye büzülen Dilaşup'u giydiği paltodan dolayı Ali Bey sanan katil, kızı bıçaklar. Bu arada bağ evi, Ali Bey ve yanındakiler tarafından basılmıştır. Ancak Dilaşup için artık çok geçtir. Mahpeyker yandaki eve açılan kapıdan Abdullah Efendi'nin yanına kaçmaya çalışırken Ali Bey'in sesini duyar. Öldüğünü zannettiği adamın sesini duyunca kaçmayıp dolaba saklanır. Bu arada Ali Bey ve yanındakiler yerde kanlar içinde yatan Dilaşup ile karşılaşır. Kızcağız hâlâ yaşamaktadır. Hayatını kendisi için feda eden Dilaşup'un hali genç adamı kendine getirir. Pişmanlık duyarak ölmemesi için dua etmeye başlasa da artık çok geçtir. Yaşananlara şahit olan Mahpeyker, saklandığı yerden çıkarak acı içindeki adama her şeyi alaycı bir tavırla anlatmaya başlar. Tüm yaptıklarını anlatıp zehrini kusar. Geldiği yerden kaçmak üzereyken Ali Bey, Hırvat'ın bıraktığı bıçağı kaparak Mahpeyker'i öldürür. Dilaşup, Fatma Hanım'ın yanına defnedilir. Hapse giren Ali Bey ise altı ay sonra üzüntüsünden ölecektir.

İlgili Sayfalar

👉 Eser Özetleri 

👉 Cezmi Özet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretmemiz için yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.