Şehzade Bayezid'in Manzum Mektubu

Kanuni Sultan Süleyman
(Muhibbi)
Kanuni Sultan Süleyman ile oğlu Şehzade Bayezid arasındaki mektuplaşmalar manzum mektup türünün en güzel örnekleridir. 
Aşağıda Şehzade Bayezid'in babasına yazdığı mektuplardan biri ile Kanuni Sultan Süleyman'ın bu mektuba verdiği cevap günümüz Türkçesiyle birlikte verilmiştir. 
Murabba nazım şekliyle yazılan bu mektuplar edebî açıdan kıymetli olduğu kadar tarihî açıdan da önemli birer belgedir.

Mektupların Yazılma Nedeni

Şehzade Bayezid, Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultan’dan olan oğludur. 
Lala Mustafa Paşa'nın kışkırtmalarıyla 1559'da Konya'da ağabeyi Şehzade Selim ile karşı karşıya gelmiş ancak yenilgiye uğramıştır (Konya Şehzadeler Muharebesi). Sonrasında da Safevilere sığınmıştır. 
Şah Tahmasb başlangıçta Bayezid’i korusa da bir süre sonra onu ve oğullarını Osmanlıya teslim etmiştir. Ağabeyi Selim ile taht mücadelesine girişen Şehzade Bayezid, yazdığı mektuplarla babasından af dilese de 1561’de dört oğluyla birlikte idam edilmiştir.

Şehzâde Bayezid'in Mektubu

I. Bent

Ey seraser âleme Sultan Süleyman'ım baba
Tende canım, canımın içinde cananım baba
Bayezid'ine kıyar mısın benim canım baba
Bigünahım, Hak bilir, devletli sultanım baba

Günümüz Türkçesi: Ey baştanbaşa âleme Sultan, babam Süleyman / Tende canım, canımın içinde cananım baba / Bayezid'ine kıyar mısın benim canım baba / Ben günahsızım, Hak bilir, devletli sultanım, babam

Açıklamalar: "Devletli" sözcüğü mutluluk ve refah içinde olan kimse anlamındadır. Sözcük özellikle mevki ve rütbe sahiplerine, büyük kimselere karşı kullanılan bir hitap sözüdür.
Her bendin sonunda tekrarlan "Hak bilir" ifadesinden ise farklı iki anlam çıkarmak mümkündür. Başka bir deyişle "Hak" sözcüğü tevriyeli kullanılmıştır: Allah / adaletli davranma. Buna göre birinci anlam: "günahsız olduğumu Allah biliyor" iken ikinci anlam ise "hak / adalet bilir sultan" anlamındadır.

II. Bent

Enbiya serdefteri yani ki Âdem hakkı için
Hem dahi Musa ile İsa-i Meryem hakkı için
Kâinatın serveri ol Ruh-ı azam hakkı için
Bigünahım, Hak bilir, devletli sultanım baba

Günümüz Türkçesi: Peygamberler defterinin başındaki Âdem hakkı için / Hem de Musa ile Meryem'in İsa'sı hakkı için / Kâinatın başı, yaratılan ilk ruh (Hz. Muhammet) hakkı için / 
Ben günahsızım, Hak bilir, devletli sultanım, babam

III. Bent

Sanki Mecnun'um bana dağlar başı oldu durak
Ayrılıp bilcümle mal ü mülkten düştüm ırak
Dökerim gözyaşını vâ-hasretâ, dâd, el-firâk
Bigünahım, Hak bilir, devletli sultanım baba

Günümüz Türkçesi: Sanki Mecnun'um bana dağ başları oldu durak / Bütün malı mülkü bırakıp uzaklara savruldum / Hasret ve ayrılık acısından feryat ederek gözyaşı dökerim / 
Ben günahsızım, Hak bilir, devletli sultanım, babam

IV. Bent

Kim sana arz eyleye hâlim eyâ şâh-ı kerim
Anadan kardeşlerimden ayrılıp kaldım yetim
Yok benim bir zerre isyanım sana Hak'dır alim
Bigünahım, Hak bilir, devletli sultanım baba

Günümüz Türkçesi: Sana hâlimi kim arz eylesin ey yüce sultanım / Annemden, kardeşlerimden ayrılıp yetim kaldım / Allah biliyor, sana karşı yok benim bir zerre isyanım / 
Ben günahsızım, Hak bilir, devletli sultanım, babam

V. Bent

Bir nice masumum olduğun şehâ bilmez misin
Onların kanına girmekten hazer kılmaz mısın
Yoksa ben kulunla Hak dergâhına varmaz mısın
Bigünahım, Hak bilir, devletli sultanım baba

Günümüz Türkçesi: Ey Şah'ım, benim evlatlarımın masum olduğunu bilmez misin / Onların kanını dökmekten hiç sakınmaz mısın / Yoksa ben kulunla Hakk'ın huzuruna varmaz mısın / 
Ben günahsızım, Hak bilir, devletli sultanım, babam

Açıklama: 
"Masum" sözcüğü halk ağzında "suç ve günah işlemesi düşünülemeyecek kadar küçük olan çocuk" anlamında da kullanılmaktadır. Bentte "nice masumum" ifadesi ile kastedilen Şehzade Bayezid'in oğullarıdır. Şehzade Bayezid, 25 Eylül 1561’de dört oğluyla (Orhan, Osman, Abdullah, Mahmut) birlikte boğdurularak öldürülmüştür.

VI. Bent

Hak Teâlâ kim cihanın şâhı etmiştir seni
Öldürüp ben kulunu güldürme şâhım düşmeni
Gözlerim nuru oğullarımdan ayırma beni
Bigünahım, Hak bilir, devletli sultanım baba

Günümüz Türkçesi: Allah Teâlâ ki seni cihan padişahı kılmıştır / Kendi kulunu öldürüp düşmanını sevindirme, Şah'ım. / Gözlerimin nuru olan oğullarımdan beni ayırma. / 
Ben günahsızım, Hak bilir, devletli sultanım, babam

VII. Bent

Tutalım iki elim baştan başa kanda ola
Bu meseldir söylenir kim, "kul günah etse n'ola"
Bayezid'in suçunu bağışla kıyma bu kula
Bigünahım, Hak bilir, devletli sultanım baba

Günümüz Türkçesi: Varsayalım ki iki elim baştan başa kana bulanmış olsun / Ama bir söz vardır: "Kul günah işlese ne olur?’" derler / Bayezid’in suçunu bağışla, bu kuluna kıyma / 
Ben günahsızım, Hak bilir, devletli sultanım, babam

Kanuni'nin Oğluna Cevabı

I. Bent

Ey dem-â-dem mazhar-ı tuğyân u isyanım oğul
Takmayan boynuna hergiz tavk-ı fermanım oğul
Ben kıyar mıydım sana ey Bayezid Hânım oğul
Bigünahım deme bari tövbe kıl canım oğul

Günümüz Türkçesi: Ey, her daim taşkınlık ve isyanla anılan oğul / Boynuna hiçbir zaman benim ferman halkamı takmayan oğul / Ben sana kıyar mıydım, ey Bayezid Hânım oğul / Günahsızım deme bari, tövbe et canım oğul.

II. Bent

Enbiyâ vü evliyâ ervâh-ı azam hakkı için
Nuh u İbrahim ü Musa İbn Meryem hakkı için
Hâtm-i âsâr-ı nübüvvet fahr-i âlem hakkı için
Bigünahım deme bari tövbe kıl canım oğul

Günümüz Türkçesi: Peygamberlerin ve büyük velilerin ruhları hakkı için / Nuh, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa hakkı için / Peygamberliğin son mührü, âlemin övüncü (Hz. Muhammet) hakkı için / Günahsızım deme bari, tövbe et canım oğul.

III. Bent

Âdem adın itmiyen Mecnun'a sahralar durak
Kurb-i tâatden kaçanlar daima düşer ırak
Tan değildir der ise "vâ hasretâ, dâd, el-firâk"
Bigünahım deme bari tövbe kıl canım oğul

Günümüz Türkçesi: İnsanlığını kaybetmeyen Mecnun’a sahralar (zorluklar) duraktır / Allah'ın emirlerinden kaçanlar daima uzak düşer / "Hasret ve ayrılık acısından feryat ediyorum" derse bu ayıp değildir. / Günahsızım deme bari, tövbe et canım oğul.

IV. Bent

Neş'et-i Hak'dur übüvvet râm olan olur kerîm
"Lâ-tekul üf" kavlini inkár iden kalur yetîm"
Tâ'ate isyana âlimdür Hudâvend-i azîm
Bigünahım deme bari tövbe kıl canım oğul

Günümüz Türkçesi: Babalık, Allah’ın bir lütfudur; ona boyun eğen kerem sahibi olur / "Babana üf bile deme" buyruğunu inkâr eden ise yetim kalır. / İlahi emirlere isyanı bilen, yüce Allah’tır. / Günahsızım deme bari, tövbe et canım oğul.

Açıklama: "Lâ-tekul üf" → İsra suresi 23. ayet (Lâ tekul lehummâ üffin) Anne babaya yaşlandıklarında "öf" bile denilmemesini, onları azarlanmadan güzel söz söylenmesini emreden ilahi yasak.

V. Bent

Rahm ü şefkat zib-i iman olduğun bilmez misin
Yâ dem-i masumu dökmekten hazer kılmaz mısın
Abdi âzâd ile Hak dergâhına varmaz mısın
Bigünahım deme bari tövbe kıl canım oğul

Günümüz Türkçesi: Rahmet ve şefkatin imanın süsü olduğunu bilmez misin / Masumun kanını dökmekten hiç sakınmaz mısın / Kulu azat ederek Allah’ın huzuruna varmaz mısın / Günahsızım deme bari, tövbe et canım oğul.

VI. Bent

Hak reâyâ-yi mutîa râ'î itmişdür beni
İsterim mağlup idem ağnâma zi'b-düşmeni
Hâşe li'llâh öldürürsem bî-günâh nâgâh seni
Bigünahım deme bari tövbe kıl canım oğul

Günümüz Türkçesi: Allah beni, itaat eden halkın çobanı (yöneticisi) kılmıştır. / Ben isterim ki sürüye saldıran kurdu (düşmanı) mağlup edeyim / Allah korusun, ben seni günahsızken öldürür müyüm / Günahsızım deme bari, tövbe et canım oğul

VII. Bent

Tutalım iki elin baştan başa kanda ola
Çünkü istiğfar edersin biz de affetsek n'ola
Bayezid'im suçunu bağışlarım gelsen yola
Bigünahım deme bari tövbe kıl canım oğul

Günümüz Türkçesi: Varsın iki elin baştan başa kana bulanmış olsun / Çünkü tövbe edersin biz de affetsek ne olur / Bayezid’im yola gelsen suçunu bağışlarım / Günahsızım deme bari, tövbe et canım oğul.

Yararlanılan Kaynak

Türk Edebiyatında Mektup, Ömer Çakır, Doktora Tezi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretebilmemiz için hem "Takip Et" butonuna tıklayarak hem de yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.