Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan muradım şem'i yanmaz mı
Kamu bîmârına canan deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmâr sanmaz mı
Gamum pinhân dutardum ben dediler yâre kıl rûşen
Desem ol bi-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı
Şeb-i hicrân yanar cânım töker kan çeşm-i giryânım
Uyarur halkı efgânum kara bahtum uyanmaz mı
Gül-i ruhsâruna karşu gözümden kanlu akar su
Habibüm fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı
Degüldüm ben sana mâil sen etdün aklumı zâil
Mana tan eyleyen gâfil seni görgeç utanmaz mı
Fuzûli rind-i şeydâdır hemişe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdur bu sevdâdan usanmaz mı
Fuzuli
Vezni: Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün
Açıklamalar ve Günümüz Türkçesi...
I. Beyit
Beni candan usandırdı cefadan yâr usanmaz mı
Felekler yandı ahımdan muradım şemi yanmaz mı
cefa: eziyet, sıkıntı
felek: gökyüzü, dünya, âlem
ah: feryat, inilti
murat: dilek, arzu
şem. mum
murat: dilek, arzu
şem. mum
Günümüz Türkçesiyle...
Beni canımdan usandırdı eziyetten yâr usanmaz mı
Gökler yandı feryadımdan dileğimin mumu yanmaz mı
Açıklama: "Mum yakmak" duaların Tanrı'ya yükselişini simgeleyen evrensel bir ritüeldir.
II. Beyit
Kamu bimarına canan deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bimar sanmaz mı
II. Beyit
Kamu bimarına canan deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bimar sanmaz mı
kamu: hep, bütün
bimar: hasta (şiirde âşık)
canan: sevgili
deva: çare, ilaç
ihsan: iyilik etme, bağışlama, lütuf
derman: çare, ilaç
Günümüz Türkçesiyle...
Bütün âşıklarının derdine deva bağışlayan sevgili
Bütün âşıklarının derdine deva bağışlayan sevgili
Niçin kılmaz bana derman beni âşık sanmaz mı
III. Beyit
Gamum pinhân dutardum ben dediler yâre kıl rûşen
Desem ol bi-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı
III. Beyit
Gamum pinhân dutardum ben dediler yâre kıl rûşen
Desem ol bi-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı
gam: keder, tasa, kaygı
pinhân: gizli, saklanmış
rûşen: aşikâr, meydanda
bi-vefa: vefasız
Günümüz Türkçesiyle...
Kederimi gizli tutardım ben, dediler açıkla yâre
Kederimi gizli tutardım ben, dediler açıkla yâre
Desem o vefasız bilmem inanır mı inanmaz mı
IV. Beyit
Şeb-i hicrân yanar cânım töker kan çeşm-i giryânım
Uyarur halkı efgânum kara bahtum uyanmaz mı
IV. Beyit
Şeb-i hicrân yanar cânım töker kan çeşm-i giryânım
Uyarur halkı efgânum kara bahtum uyanmaz mı
şeb: gece
hicran: ayrılık, ayrılık acısı
çeşm: göz
giryân: ağlayan
efgân: ıstırap ile haykırma, bağırma
baht: talih, kader, kısmet
Günümüz Türkçesiyle...
Ayrılık gecesi yanar canım, kan döker ağlayan gözlerim
Haykırışlarım uyandırır halkı da kara talihim uyanmaz mı
V. Beyit
Gül-i ruhsâruna karşu gözümden kanlu akar su
Habibüm fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı
Haykırışlarım uyandırır halkı da kara talihim uyanmaz mı
V. Beyit
Gül-i ruhsâruna karşu gözümden kanlu akar su
Habibüm fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı
ruhsar: yanak
habib: sevgili, dost
fasıl (fasl): mevsim
Günümüz Türkçesiyle...
Sevgilim! Bu gül mevsimidir, akarsular bulanmaz mı
VI. Beyit
Degüldüm ben sana mâil sen etdün aklumı zâil
Bana tan eyleyen gâfil seni görgeç utanmaz mı
mâil: eğimli olan, istekli, düşkün
zâil: sona erme, ortadan kalkma
tan eylemek: ayıplamak
gâfil: aymaz, olup bitenlerin farkına varamayan
Günümüz Türkçesiyle...
Değildim ben sana düşkün, sendin aklımı başımdan alan
Değildim ben sana düşkün, sendin aklımı başımdan alan
Beni ayıplayan aymaz, seni görünce utanmaz mı
VII. Beyit
Fuzûli rind-i şeydâdır hemişe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdur bu sevdâdan usanmaz mı
VII. Beyit
Fuzûli rind-i şeydâdır hemişe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdur bu sevdâdan usanmaz mı
rind: kalender, dünya işlerini hoş gören kimse
şeyda: aşktan deli divane olmuş; şaşkın
hemįşe: daima, her vakit, her zaman.
rüsva: ayıplanacak durumda olan
Günümüz Türkçesiyle...
Fuzuli divane bir rinttir, daima halka rezil rüsvadır
Sorun ki bu ne sevdadır, bu sevdadan usanmaz mı
Hatırlatma
Musammat gazel, dize ortalarında ses benzerliği bulunan gazellerdir.
Bu tarz gazellerde birinci dizenin sonundaki sözcükle her beytin ortasındaki sözcükler kafiyelidir.
Kamu bîmârına canan deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı
İlgili Sayfa
👉 Divan Şiiri Örnekleri
Yararlanılan Kaynak
Fuzuli'nin "Usanmaz mı" Redifli Gazelinin Yapısalcılık Açısından İncelenmesi, Sibel Üst
Yararlanılan Kaynak
Fuzuli'nin "Usanmaz mı" Redifli Gazelinin Yapısalcılık Açısından İncelenmesi, Sibel Üst
Fuzuli Divanı, Abdülhakim Kılınç, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretebilmemiz için hem "Takip Et" butonuna tıklayarak hem de yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.