Berk-i Hazan (Günümüz Türkçesi)

Bir varak-pâre-yi hazân-dîde
Ayrılıp sâk-ı meyve-bârından
Düştü bir şairâne ümmîde

Sandı kim sarsar-i gusûn-efken
Başka bir yerde eylemiş ihzâr
Ana mahsûs tâze bir gülşen

Pey-rev-i rûzigâr-ı köhne-bahâr
Olarak bir zaman havalarda
Nâ-şekibâne etti geşt u güzâr

Mütesadif olurdu her yerde
Başka bir âlem-i gam-efzâya
Başka bir ye’se başka bir derde

En sonunda düşünce gabrâya
Dedi: "Eyvâh, bu ümîd ile ben
Düştüm agûş-ı hâk-i sevdâya"

Kıldın âvâre sevgilim beni sen,
Ben de şimdi misâl-i berk-i hazân
Geçerim bir hevesle her yerden

Seni gördüm de ey perî, gönlüm
Düştü bir âşıkâne ümmîde
Tâ ebed kaldı serserî gönlüm

1896
Cenap Şahabettin

Günümüz Türkçesi

Sonbahar Yaprağı

Hazan görmüş bir yaprak parçası
Ayrılıp meyve yüklü dalından
Düştü bir şairane ümide

Sandı ki dalları kıran o fırtına
Başka bir yerde hazır etmiş
Ona özel, taze bir gül bahçesi

Eski bir bahar gibi rüzgârın peşine
Takılarak bir zaman havalarda
Gezindi, dolandı sabırsız

Her yerde tesadüf ederdi
Kederleri artıran başka bir âleme
Başka bir üzüntüye başka bir derde

En sonunda düşünce toprağa
Dedi: "Eyvah, bu ümitle ben
Düştüm sevda toprağının kucağına"

Sen de beni avare kıldın sevgilim
Hazan yaprağı misali şimdi ben de
Geçerim bir hevesle her yerden

Seni gördüm de ey peri, gönlüm
Düştü bir âşıkane ümide
Ta sonsuza dek serseri kaldı gönlüm

Açıklamalar

Şiir, üçer dizelik yedi birimden oluşmaktadır. Şiirin ilk beş üçlüğünde sonbaharda dalından kopan kuru bir yaprağın hikâyesi anlatılır. Dalları kıran bir rüzgârın başka bir yerlerde kendisine taze bir gül bahçesi hazırladığını zanneden yaprak bu nedenle rüzgârın önüne katılıp bir zaman avare gibi gezip durur. Ancak her yerde gam dolu başka bir âleme rastlar, sonunda da sevda toprağının kucağına düşüp yok olur.
Alegorik tarzda kaleme alınan şiirde yaprağın hikâyesiyle anlatılmak istenen insanoğludur. İnsanın hayat yolculuğundaki tercihleri de hep daha iyi bir gelecek ümidine dayanmaktadır. Buna rağmen rüzgâra kapılan bir yaprak gibi mutluluk umduğu her durakta başka bir kederle karşılaşır. Böylece şiirde yaprağın hüzün dolu macerası insanın aşka dair macerasıyla birleştirilir.
Şiirin son iki üçlüğünde şiirdeki anlatıcının devreye girdiği görülür. Sevgili de anlatıcıyı/şairi aşkı ile avare kılmıştır. O da tıpkı hazan yaprağı gibi hevesle gezinerek her yerden geçmiştir. Sevgilinin güzelliğini gördüğü günden beri âşıkane bir ümide düşmüş ve gönlü ebediyen savrulan bir serseriye dönmüştür.

Sözcükler

I. Bent

varak: yaprak
pâre: parça
hazan: sonbahar
dide: göz, gören, görmüş
sâk: sap
bâr: yük, ağırlık veren şey

II. Bent

sarsar: şiddetli ve soğuk esen rüzgâr
gusun-efken: dalları kıran
ihzar: hazır etme, hazır bulundurma, hazırlama
ana (ona)
mahsus: özel
gülşen: gül bahçesi

III. Bent

peyrev: arkasından, izinden giden
köhne-bahar: eski bahar
şekibâ: sabırlı
nâ-şekibâ: sabırsız
geşt u güzâr: gezip dolaşma

IV. Bent

mütesadif: rast gelen, rastlayan, tesadüf eden
gam-efzâ: tasa arttıran, çoğaltan
yeis: şiddetli üzüntü, keder

V. Bent

gabrâ: yer, yeryüzü
âguş: kucak
hâk: toprak

VI. Bent

avare: başıboş
berk (berg): yaprak

VII.

ebed: sonu olmayan gelecek zaman, sonsuzluk
âşıkane: âşığa yaraşır bir biçimde

İlgili Sayfalar

👉 Cenap Şahabettin

👉 Elhan-ı Şita (Günümüz Türkçesi)

👉 Münacat

Yararlanılan Kaynaklar

Cenab Şahabettin ve Hazan Şiirleri, Jale Gülgen Börklü
Cenap Şahabettin’in Şiirlerinde Tabiat İnsan Ruhu İlişkisi, Mustafa Karabulut
Cenab Şahabettin, Macit Balık

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretebilmemiz için hem "Takip Et" butonuna tıklayarak hem de yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.