Değirmen oluğundan boşalan suların sert, serin hışırtısı; dönen değirmen taşlarının uğultusuna karışarak gecenin derinliği içinde dağılıyordu.
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisi, ögelerin dizilişi bakımından bu cümleyle aynıdır?A) Bu yol, eski yüzyıllarda İstanbul'u Balkanlar'a, Tuna'ya, Avrupa içerilerine, Ukrayna ve Polonya'ya bağlayan tarihî yolun bir parçasıydı.
B) Gördüğüm Anadolu; benim mektepte öğrendiğim yahut şiirlerde okuduğum, mektep şarkılarında haykırdığımız Anadolu'ya hiç benzemiyordu.
C) Askere gidecek olanlar, ertesi sabah gün ışırken çeşme başındaki ağaçların altında toplandı.
D) İlk kitabı 1979 yılında yayımlanan Ahmet Telli, 68 Kuşağı’nın gözü pek devrimci şairlerinden biridir.
E) Ben bahçelere yönelirken sabahın ilk yolcuları olan köylüler, yoldan selam verip geçiyorlardı.
1 / Çözüm
Değirmen oluğundan boşalan suların sert, serin hışırtısı / dönen değirmen taşlarının uğultusuna karışarak / gecenin karanlığına / dağılıyordu.
Yüklem → dağılıyordu
Özne → Değirmen oluğundan boşalan suların sert, serin hışırtısı (Dağılan ne?)
Zarf Tümleci → dönen değirmen taşlarının uğultusuna karışarak (Nasıl dağılıyordu? / "-arak, erek" zarf-fiil eki almış zarf-fiil grubu)
Dolaylı Tümleç → gecenin karanlığına (Nereye dağılıyordu?)
Öge Dizilimi: Özne / Zarf Tümleci / Dolaylı Tümleç / Yüklem
A) [Bu yol] (Ö) / [eski yüzyıllarda İstanbul'u Balkanlar'a, Tuna'ya, Avrupa içerilerine, Ukrayna ve Polonya'ya bağlayan tarihî yolun bir parçasıydı.] (Y)
Öge Dizilimi: Ö / Y
B) [Gördüğüm Anadolu;] (Ö) / [benim mektepte öğrendiğim yahut şiirlerde okuduğum, mektep şarkılarında haykırdığımız Anadolu'ya] (DT) / [hiç] (ZT) / [benzemiyordu.] (Y)
Öge Dizilimi: Ö / DT / ZT / Y
C) [Askere gidecek olanlar,] (Ö) / [ertesi sabah gün ışırken] (ZT) / [çeşme başındaki ağaçların altında] (DT) / [toplandı.] (Y)
Öge Dizilimi: Ö / ZT / DT / Y (Kök cümleyle birebir aynı sıralama)
D) [İlk kitabı 1979 yılında yayımlanan Ahmet Telli,] (Ö) / [68 Kuşağı’nın gözü pek devrimci şairlerinden biridir.] (Y)
Öge Dizilimi: Ö / Y
E) [Ben bahçelere yönelirken] (ZT) / [sabahın ilk yolcuları olan köylüler,] (Ö) / [yoldan] (DT) / [selam verip] (ZT) / [geçiyorlardı.] (Y)
Öge Dizilimi: ZT / Ö / DT / ZT / Y
Cevap C
Bu macera, vaktiyle Edirne'de, bizim kenar mahalledeki evimizin küçük odasında anamdan, babamdan, komşularımızdan dinlediğim hikâyelerden pek farklı değildi.
2. Bu cümledeki ögelerin doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
A) Özne - dolaylı tümleç - yüklem
B) Belirtisiz nesne - dolaylı tümleç - zarf tümleci - yüklem
C) Özne - dolaylı tümleç - zarf tümleci - yüklem
D) Belirtisiz nesne - zarf tümleci - dolaylı tümleç - yüklem
E) Özne - zarf tümleci - dolaylı tümleç - zarf tümleci - yüklem
Zarf Tümleci → dönen değirmen taşlarının uğultusuna karışarak (Nasıl dağılıyordu? / "-arak, erek" zarf-fiil eki almış zarf-fiil grubu)
Dolaylı Tümleç → gecenin karanlığına (Nereye dağılıyordu?)
Öge Dizilimi: Özne / Zarf Tümleci / Dolaylı Tümleç / Yüklem
A) [Bu yol] (Ö) / [eski yüzyıllarda İstanbul'u Balkanlar'a, Tuna'ya, Avrupa içerilerine, Ukrayna ve Polonya'ya bağlayan tarihî yolun bir parçasıydı.] (Y)
Öge Dizilimi: Ö / Y
B) [Gördüğüm Anadolu;] (Ö) / [benim mektepte öğrendiğim yahut şiirlerde okuduğum, mektep şarkılarında haykırdığımız Anadolu'ya] (DT) / [hiç] (ZT) / [benzemiyordu.] (Y)
Öge Dizilimi: Ö / DT / ZT / Y
C) [Askere gidecek olanlar,] (Ö) / [ertesi sabah gün ışırken] (ZT) / [çeşme başındaki ağaçların altında] (DT) / [toplandı.] (Y)
Öge Dizilimi: Ö / ZT / DT / Y (Kök cümleyle birebir aynı sıralama)
D) [İlk kitabı 1979 yılında yayımlanan Ahmet Telli,] (Ö) / [68 Kuşağı’nın gözü pek devrimci şairlerinden biridir.] (Y)
Öge Dizilimi: Ö / Y
E) [Ben bahçelere yönelirken] (ZT) / [sabahın ilk yolcuları olan köylüler,] (Ö) / [yoldan] (DT) / [selam verip] (ZT) / [geçiyorlardı.] (Y)
Öge Dizilimi: ZT / Ö / DT / ZT / Y
Cevap C
Bu macera, vaktiyle Edirne'de, bizim kenar mahalledeki evimizin küçük odasında anamdan, babamdan, komşularımızdan dinlediğim hikâyelerden pek farklı değildi.
2. Bu cümledeki ögelerin doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
A) Özne - dolaylı tümleç - yüklem
B) Belirtisiz nesne - dolaylı tümleç - zarf tümleci - yüklem
C) Özne - dolaylı tümleç - zarf tümleci - yüklem
D) Belirtisiz nesne - zarf tümleci - dolaylı tümleç - yüklem
E) Özne - zarf tümleci - dolaylı tümleç - zarf tümleci - yüklem
2 / Çözüm
Bu macera / vaktiyle Edirne'de, bizim kenar mahalledeki evimizin küçük odasında anamdan, babamdan, komşularımızdan dinlediğim hikâyelerden / pek farklı değildi.
Yüklem → pek farklı değildi
Not: İsim cümlelerinde yüklemden hemen önce gelen ve azlık, çokluk bildiren sözcükler yüklemle birlikte kabul edilir.
Özne → Bu macera (Pek farklı olmayan ne?)
Dolaylı Tümleç → vaktiyle Edirne'de, bizim kenar mahalledeki evimizin küçük odasında anamdan, babamdan, komşularımızdan dinlediğim hikayelerden (Neden / Neyden pek farklı değildi?)
Önemli Nokta: Cümledeki "vaktiyle Edirne'de..." ifadesi zarf/yer anlamı taşısa da yüklemin değil yan cümleciğin birer parçasıdır.
Öge Dizilimi: Özne / Dolaylı Tümleç / Yüklem
Cevap A
(I) Bizim de öküzlerimiz belki böyle cılızdı. (II) Dedem belki de bu sakallı ihtiyarlara benzerdi. (III) Göçtükleri yollarda belki onlar da böyle sürünmüştü. (IV) Bu ateş başı bana hiç de yabancı gelmiyordu. (V) Belki babam da benim yaşımda böyle bir kağnının dibine çökmüştü.
3. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi, yapısı bakımından diğerlerinden farklıdır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
3 / Çözüm
I. Cümle: Tek yüklem var (cılızdı), fiilimsi yok.→ Basit Cümle
II. Cümle: Tek yüklem var (benzerdi), fiilimsi yok → Basit Cümle
III. Cümle: Tek yüklem var (sürünmüştü). İçinde "-dik" sıfat-fiil eki almış bir fiilimsi var (Göçtükleri). Tek yüklem var ancak cümlede eylemsi olduğu için → Girişik Birleşik Cümle
IV. Cümle: Tek yüklem var (yabancı gelmiyordu), fiilimsi yok.→ Basit Cümle
V. Cümle: Tek yüklem var (çökmüştü), fiilimsi yok. → Basit Cümle
Cevap C
Mahallenin kerpiç duvarlar veya çitlerle çevrilmiş evleri Tunca nehrinin iki kolunu suladığı düz, yeşillik çayırlara bakardı.
4. Bu cümledeki ögelerin doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
A) Belirtisiz nesne - zarf tümleci - yüklem
B) Zarf tümleci - belirtili nesne - yüklem
C) Özne - dolaylı tümleç - yüklem
D) Özne - zarf tümleci - dolaylı tümleç - yüklem
E) Belirtisiz nesne - dolaylı tümleç - yüklem
4 / Çözüm
Mahallenin kerpiç duvarlar veya çitlerle çevrilmiş evleri / Tunca nehrinin iki kolunu suladığı düz, yeşillik çayırlara / bakardı.
Bu macera / vaktiyle Edirne'de, bizim kenar mahalledeki evimizin küçük odasında anamdan, babamdan, komşularımızdan dinlediğim hikâyelerden / pek farklı değildi.
Yüklem → pek farklı değildi
Not: İsim cümlelerinde yüklemden hemen önce gelen ve azlık, çokluk bildiren sözcükler yüklemle birlikte kabul edilir.
Özne → Bu macera (Pek farklı olmayan ne?)
Dolaylı Tümleç → vaktiyle Edirne'de, bizim kenar mahalledeki evimizin küçük odasında anamdan, babamdan, komşularımızdan dinlediğim hikayelerden (Neden / Neyden pek farklı değildi?)
Önemli Nokta: Cümledeki "vaktiyle Edirne'de..." ifadesi zarf/yer anlamı taşısa da yüklemin değil yan cümleciğin birer parçasıdır.
Öge Dizilimi: Özne / Dolaylı Tümleç / Yüklem
Cevap A
(I) Bizim de öküzlerimiz belki böyle cılızdı. (II) Dedem belki de bu sakallı ihtiyarlara benzerdi. (III) Göçtükleri yollarda belki onlar da böyle sürünmüştü. (IV) Bu ateş başı bana hiç de yabancı gelmiyordu. (V) Belki babam da benim yaşımda böyle bir kağnının dibine çökmüştü.
3. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi, yapısı bakımından diğerlerinden farklıdır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
3 / Çözüm
I. Cümle: Tek yüklem var (cılızdı), fiilimsi yok.→ Basit Cümle
II. Cümle: Tek yüklem var (benzerdi), fiilimsi yok → Basit Cümle
III. Cümle: Tek yüklem var (sürünmüştü). İçinde "-dik" sıfat-fiil eki almış bir fiilimsi var (Göçtükleri). Tek yüklem var ancak cümlede eylemsi olduğu için → Girişik Birleşik Cümle
IV. Cümle: Tek yüklem var (yabancı gelmiyordu), fiilimsi yok.→ Basit Cümle
V. Cümle: Tek yüklem var (çökmüştü), fiilimsi yok. → Basit Cümle
Cevap C
Mahallenin kerpiç duvarlar veya çitlerle çevrilmiş evleri Tunca nehrinin iki kolunu suladığı düz, yeşillik çayırlara bakardı.
4. Bu cümledeki ögelerin doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
A) Belirtisiz nesne - zarf tümleci - yüklem
B) Zarf tümleci - belirtili nesne - yüklem
C) Özne - dolaylı tümleç - yüklem
D) Özne - zarf tümleci - dolaylı tümleç - yüklem
E) Belirtisiz nesne - dolaylı tümleç - yüklem
4 / Çözüm
Mahallenin kerpiç duvarlar veya çitlerle çevrilmiş evleri / Tunca nehrinin iki kolunu suladığı düz, yeşillik çayırlara / bakardı.
Yüklem → bakardı
Özne → Mahallenin kerpiç duvarlar veya çitlerle çevrilmiş evleri (Bakan ne?) Not: Belirtili isim tamlaması ve araya giren sıfat-fiil grubu bölünemeyeceği için tek bir özne oluşturur.
Dolaylı Tümleç → Tunca nehrinin iki kolunu suladığı düz, yeşillik çayırlara
(Nereye bakardı?)
Not: "Tunca nehrinin iki kolunu suladığı düz, yeşillik çayırlar" ifadesi niteleme sıfatları ve sıfat-fiille kurulmuş büyük bir tamlama öbeğidir; sonundaki "-a" yönelme hâli ekiyle dolaylı tümleç görevini üstlenir.
Öge Dizilimi: Özne / Dolaylı Tümleç / Yüklem
Cevap C
(I) Bizim neslimizin, kuşağımızın kaderi ve nasibi buydu. (II) Haydarpaşa istasyonundan tren, öğle sonlarına doğru hareket edecekti. (III) Dört yüzden fazla subay adayıdık. (IV) Kafkasya, Irak, Filistin, Hicaz cephelerinde vazife almıştık. (V) Dağılış noktalarına vardıkça her birimiz kendi cephemizin yolunu tutacaktık.
5. Parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede özne, isim tamlamasıdır.
B) II. cümle; dolaylı tümleç, özne, zarf tümleci ve yüklemden oluşmuştur.
C) III. cümle yükleminin türü bakımından isim cümlesidir.
D) IV. cümlenin yüklemi hikâye birleşik zamanla çekimlenmiştir.
E) V. cümle içinde sıfat-fiil bulunan bir fiil cümlesidir.
5 / Çözüm
Özne → Mahallenin kerpiç duvarlar veya çitlerle çevrilmiş evleri (Bakan ne?) Not: Belirtili isim tamlaması ve araya giren sıfat-fiil grubu bölünemeyeceği için tek bir özne oluşturur.
Dolaylı Tümleç → Tunca nehrinin iki kolunu suladığı düz, yeşillik çayırlara
(Nereye bakardı?)
Not: "Tunca nehrinin iki kolunu suladığı düz, yeşillik çayırlar" ifadesi niteleme sıfatları ve sıfat-fiille kurulmuş büyük bir tamlama öbeğidir; sonundaki "-a" yönelme hâli ekiyle dolaylı tümleç görevini üstlenir.
Öge Dizilimi: Özne / Dolaylı Tümleç / Yüklem
Cevap C
(I) Bizim neslimizin, kuşağımızın kaderi ve nasibi buydu. (II) Haydarpaşa istasyonundan tren, öğle sonlarına doğru hareket edecekti. (III) Dört yüzden fazla subay adayıdık. (IV) Kafkasya, Irak, Filistin, Hicaz cephelerinde vazife almıştık. (V) Dağılış noktalarına vardıkça her birimiz kendi cephemizin yolunu tutacaktık.
5. Parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede özne, isim tamlamasıdır.
B) II. cümle; dolaylı tümleç, özne, zarf tümleci ve yüklemden oluşmuştur.
C) III. cümle yükleminin türü bakımından isim cümlesidir.
D) IV. cümlenin yüklemi hikâye birleşik zamanla çekimlenmiştir.
E) V. cümle içinde sıfat-fiil bulunan bir fiil cümlesidir.
5 / Çözüm
A) I. cümlede özne, isim tamlamasıdır.
Cümle: "[Bizim neslimizin, kuşağımızın kaderi ve nasibi] (Özne) / [buydu.] (Yüklem)"
B) II. cümlede öge dizilimi: "[Haydarpaşa istasyonundan] (DT) / [tren,] (Ö) / [öğle sonlarına doğru] (ZT) / [hareket edecekti.] (Y)"
C) III. cümle yükleminin türü bakımından isim cümlesidir. Yüklem: "Dört yüzden fazla subay adayıdık."
D) IV. cümlenin yüklemi (vazife al-mış-tı-k) hikâye birleşik zamanla (-idi) çekimlenmiştir.
E) V. cümlede sıfat-fiil yok.
Cümledeki fiilimsiler: "dağılış" (isim-fiil/-iş) ve "vardıkça" (zarf-fiil/-dıkça).
Cevap E
I. Belki beş yüz yıldan beri bu duvarları süsleyen bu çinilerde hâlâ taze bir çiçek bahçesinin yaşayan renkliliği vardı.
II. Gecenin karanlığı içinde kendimize boş bir yer ararken yandaki bahçe çitinin arkasından genç bir kadın sesi duyduk.
III. Edirne'yi her istikamette saran ve saatlerce süren bakımlı bağların yerini, şimdi bir bozkır çıplaklığı örtmüştü.
IV. Bütün evler küçük bahçeler içinde kaybolduğu için ağaçlar arasından saz örtülü damlardan başka hiçbir şey göremedik.
6. Yukarıdaki cümlelerden hangileri öğelerinin sıralanışı yönünden aynıdır?
A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve III. D) II. ve IV. E) III. ve IV.
6 / Çözüm
I → "Belki beş yüz yıldan beri bu duvarları süsleyen bu çinilerde / hâlâ / taze bir çiçek bahçesinin yaşayan renkliliği / vardı."
Yüklem → vardı
Özne → taze bir çiçek bahçesinin yaşayan renkliliği (Var olan ne?)
Dolaylı Tümleç (Yer Yön Tamlayıcısı) → Belki beş yüz yıldan beri bu duvarları süsleyen bu çinilerde (Nerede vardı?)
Zarf Tümleci → hâlâ (Ne zaman vardı?)
Öge Dizilimi: DT / ZT / Ö / Y
II → "Gecenin karanlığı içinde kendimize boş bir yer ararken / yandaki bahçe çitinin arkasından / genç bir kadın sesi / duyduk."
Yüklem → duyduk (Biz - Gizli Özne)
Zarf Tümleci → Gecenin karanlığı içinde kendimize boş bir yer ararken (Ne zaman duyduk?)
Dolaylı Tümleç → yandaki bahçe çitinin arkasından (Nereden duyduk?)
Belirtisiz Nesne → genç bir kadın sesi (Ne duyduk?)
Öge Dizilimi: ZT / DT / Nesne / Y
III. Cümle:
"Edirne'yi her istikamette saran ve saatlerce süren bakımlı bağların yerini / şimdi / bir bozkır çıplaklığı / örtmüştü."
Yüklem → örtmüştü
Belirtili Nesne → Edirne'yi her istikamette saran ve saatlerce süren bakımlı bağların yerini (Neyi örtmüştü?)
Zarf Tümleci → şimdi (Ne zaman örtmüştü?)
Özne → bir bozkır çıplaklığı (Örtme işini yapan ne?)
Öge Dizilimi: Belirtili nesne / ZT / Ö / Y
IV. Cümle:
"Bütün evler küçük bahçeler içinde kaybolduğu için ağaçlar arasından saz örtülü damlardan başka hiçbir şey göremedik."
Yüklem → göremedik
Zarf Tümleci → Bütün evler küçük bahçeler içinde kaybolduğu için (Neden/Niçin göremedik?)
Dolaylı Tümleç → ağaçlar arasından (Nereden göremedik?)
Nesne → saz örtülü damlardan başka hiçbir şey (Ne göremedik?)
Öge Dizilimi: ZT / DT / Nesne / Y
Cevap D (II ve IV)
(I) Harman makinesi işleri henüz bitmemişti. (II) Köye bir jandarma geldi. (III) Önceden dağıtılan bir zarf köy odasında açıldığı zaman, içinden bir duvar afişi çıktı. (IV) Bu afiş, kötü bir baskı makinesinde çiğ renklerle basılmıştı. (V) En üstte iki çapraz bayrak görünüyordu.
7. Parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede sıfat kullanılmıştır.
B) II. cümlenin yüklemi geçişsiz bir eylemdir.
C) III. cümle; zarf tümleci, yer tamlayıcısı, özne ve yüklemden oluşmuştur.
D) IV. cümlede edat grubu zarf tümleci görevindedir.
E) V. cümlenin öznesi sıfat tamlamasıdır.
7 / Çözüm
I. cümlede sıfat yok. "Henüz" sözcüğü zarf olup zarf tümleci görevindedir. Özne görevinde olan "Harman makinesi işleri" ise zincirleme isim tamlamasıdır.
Cevap A
(I) Tren bir bozkırın ortasında ilerliyordu. (II) Bu bozkır, benim şimdiye kadar gördüğüm, alıştığım topraklara benzemiyordu. (III) Yol ilerledikçe çıplaklık da artıyordu. (IV) Kel tepeler, çiğ bir güneş altında yanan kıraç, çorak kırlar alabildiğine uzanıp gidiyordu. (V) Tek bir yeşil dal görünmüyordu.
8. Parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede yüklem türemiş eylemdir.
B) II. cümle; özne, yer tamlayıcısı ve yüklemden oluşmuştur.
C) III. cümledeki "ilerledikçe" sözcüğü sıfat-fiil eki almıştır.
D) IV. cümlede farklı türde eylemsiler kullanılmıştır.
E) V. cümlenin yüklemi edilgen bir eylemdir.
8 / Çözüm
(I) Harman makinesi işleri henüz bitmemişti. (II) Köye bir jandarma geldi. (III) Önceden dağıtılan bir zarf köy odasında açıldığı zaman, içinden bir duvar afişi çıktı. (IV) Bu afiş, kötü bir baskı makinesinde çiğ renklerle basılmıştı. (V) En üstte iki çapraz bayrak görünüyordu.
7. Parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede sıfat kullanılmıştır.
B) II. cümlenin yüklemi geçişsiz bir eylemdir.
C) III. cümle; zarf tümleci, yer tamlayıcısı, özne ve yüklemden oluşmuştur.
D) IV. cümlede edat grubu zarf tümleci görevindedir.
E) V. cümlenin öznesi sıfat tamlamasıdır.
7 / Çözüm
I. cümlede sıfat yok. "Henüz" sözcüğü zarf olup zarf tümleci görevindedir. Özne görevinde olan "Harman makinesi işleri" ise zincirleme isim tamlamasıdır.
Cevap A
(I) Tren bir bozkırın ortasında ilerliyordu. (II) Bu bozkır, benim şimdiye kadar gördüğüm, alıştığım topraklara benzemiyordu. (III) Yol ilerledikçe çıplaklık da artıyordu. (IV) Kel tepeler, çiğ bir güneş altında yanan kıraç, çorak kırlar alabildiğine uzanıp gidiyordu. (V) Tek bir yeşil dal görünmüyordu.
8. Parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede yüklem türemiş eylemdir.
B) II. cümle; özne, yer tamlayıcısı ve yüklemden oluşmuştur.
C) III. cümledeki "ilerledikçe" sözcüğü sıfat-fiil eki almıştır.
D) IV. cümlede farklı türde eylemsiler kullanılmıştır.
E) V. cümlenin yüklemi edilgen bir eylemdir.
8 / Çözüm
I — ileri (isim kökü) -le (isimden fiil yapan yapım eki / ünlü daralması)
II — [Bu bozkır] (Ö) [benim şimdiye kadar gördüğüm, alıştığım topraklara] (DT) [benzemiyordu.] (Y)
III — "ilerledikçe" sözcüğü sıfat-fiil değil zarf-fiildir: -dikçe
IV — "yanan" (sıfat-fiil), "alabildiğine" (zarf-fiil), "uzanıp" (zarf-fiil)
V — "gör-" eylemi etken, "gör-ün-mek" ise edilgendir.
Cevap C
(I) Erkekler, cami duvarının gölgesine çömelmişlerdi. (II) Kadınlar, meydanın karşı tarafına sıralanmışlardı. (III) Yirmi yaşından kırk beş yaşına kadar herkes askere gidecekti. (IV) Birçoğu Balkan Harbi'nden henüz dönmüştü. (V) Yaşlıların ise yarı ömürleri; Yemen'de, Bağdat'ta, Arnavutluk'ta geçmişti.
9. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde zincirleme isim tamlaması yer tamlayıcısı görevindedir?
A) I B) II C) III D) IV E) V
9 / Çözüm
I — "[Erkekler,] (Özne) / [cami duvarının gölgesine] (Yer Tamlayıcısı / DT) / [çömelmişlerdi.] (Yüklem)" Zincirli isim tamlaması: cami duvarının / gölgesi. Yönelme eki alan tamlama dolaylı tümleç görevindedir.
Cevap A
(I) Devleti yaşatan ordumuzdu. (II) Biz de bu ordunun çocuklarıydık. (III) Onun gelecekteki savaşçılarındandık. (IV) O hâlde gelecek için bir hedefimiz, bir görevimiz vardı. (V) Biz birer cihangir olmalıydık.
10. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi, yüklemin türü bakımından ötekilerden farklıdır?
A) I B) II C) III D) IV E) V
10 / Çözüm
I — İsim soylu "ordumuz" sözcüğü ek-fiil alarak yüklem olmuştur. → İsim cümlesi
II — "Bu ordunun çocuklarıydık." söz öbeği (sıfat + isim tamlaması) ek-fiil alarak yüklem olmuştur. → İsim cümlesi
III — "Onun savaşçıları" isim tamlamasıdır. Tamlamada tamlanan sıfat alarak karma tamlama oluşturulmuştur. Oluşan söz öbeği de ek-fiil alarak yüklem olmuştur. → İsim cümlesi
IV — Buradaki "var" sözcüğü "mevcut olmak" anlamında kullanıldığı için isimdir (yok sözcüğünün zıttı) Sözcük ek-fiil alarak yüklem olmuştur. → İsim cümlesi
V. cümlenin yüklemi ise çekimli bir eylemdir: "olmalıydık" → Fiil cümlesi
Cevap E
(I) Ulukışla ile Kayseri arası, o zaman bizim gibi yaya yolcular için bir haftalık yoldu. (II) Bu yollar hep çıplak sırtlar, yahut tuzlu bozkırlardan geçer. (III) Erciyes Dağı görününce de bataklıklar başlar. (IV) Etraflarında birkaç bakımsız zerdali bahçesi bulunur. (V) İçlerinde birkaç kısır bağ bulunan kasabacıklar ise sahrada kaybolmuş vahalar gibidir.
11. Parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi yapıca birleşik bir fiil cümlesidir?
A) I B) II C) III D) IV E) V
11 / Çözüm
III — "Erciyes Dağı görününce de bataklıklar başlar."
İçinde "-ınca / -ince" zarf-fiil ekini almış bir eylemsi (görününce) bulunmaktadır. Fiilimsiyle oluşturulan bir yan cümlecik barındırdığı için girişik birleşik cümledir.
Sonuç: Hem birleşik yapılıdır hem de yüklemi (başla-) fiildir.
Cevap C
Bunlar; ağaçların altında kırmızı gelincikler, peygamber çiçekleri ve temiz, beyaz çatılarıyla peri masallarındaki cücelerin beyaz saraylarını andırırdı.
12. Bu cümlede aşağıdaki ögelerden hangisi bulunmamaktadır?
A) Özne
B) Dolaylı tümleç
C) Belirtili nesne
D) Zarf tümleci
E) Yüklem
12 / Çözüm
Yüklem → andırırdı
Özne → Bunlar (Andıran ne?)
Zarf Tümleci → ağaçların altında kırmızı gelincikler, peygamber çiçekleri ve temiz, beyaz çatılarıyla (Nasıl andırırdı? / Ne ile andırırdı?)
Belirtili Nesne → peri masallarındaki cücelerin beyaz saraylarını (Neyi andırırdı?)
Cevap B
(I) Talimlerimiz bitince bizi bir gün Erenköy tarafında bir düzlükte topladılar. (II) Bu toplantıdan bende kalan tek hatıra kırık dökük, tutuk ve anlaşılmaz birkaç cümledir. (III) Meydana ilk önce talimgâhın kumandanı geldi. (IV) Biraz sonra etrafında maiyeti ile genç bir paşa göründü. (V) Gergin ve donuk yüzünde hiçbir ifade yoktu.
13. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümle, birleşik bir fiil cümlesidir.
B) II. cümle içinde sıfat-fiil grubu bulunan bir isim cümledir.
C) III. cümlede belirtme durum eki almış bir sözcük vardır.
D) IV. cümlenin öznesi, sıfat tamlamasıdır.
E) V. cümlede sıfat tamlaması yer tamlayıcısı görevindedir.
13 / Çözüm
III — "Meydana ilk önce talimgâhın kumandanı geldi."
Bu cümlede belirtme durum eki almış bir sözcük yok.
Buradaki kumandanı sözcüğündeki "-ı" eki, tamlayan eki almış "talimgâhın" sözcüğüne bağlı bir tamlanan (iyelik) ekidir. Cümlede yükleme hâli olan belirtme durum eki yoktur. Dolayısıyla bu yargı yanlıştır.
Cevap C
14. Aşağıdakilerin hangisinde "zarf-fiil grubu" zarf tümleci görevindedir?
A) Bir an önce bu cepheleri yararak sınırları aşmak, o uzak ülkelere ulaşmak istiyordum.
B) Güneş batarken büzüldüğü o köşeden bir daha kalkamayacağını bilemezdi.
C) İleriye doğru uzanan kuru derenin içinden baskıncıların ayak sesleri geliyordu.
D) Tren ilk düdüğünü çalınca direğin dibinde oturan ihtiyar zorlukla ayağa kalktı.
E) Yanındaki türbede, penceresinde geceleri mumlar yanan bir evliya yatardı.
14 / Çözüm
D — Tren ilk düdüğünü çalınca / direğin dibinde oturan ihtiyar zorlukla / ayağa kalktı.
Yüklem → ayağa kalktı
Özne → direğin dibinde oturan ihtiyar (sıfat tamlaması)
Zaman zarf tümleci → Tren ilk düdüğünü çalınca (zarf-fiil grubu)
Durum zarf tümleci → zorluk ile (edat grubu)
Cevap D
I — İsim soylu "ordumuz" sözcüğü ek-fiil alarak yüklem olmuştur. → İsim cümlesi
II — "Bu ordunun çocuklarıydık." söz öbeği (sıfat + isim tamlaması) ek-fiil alarak yüklem olmuştur. → İsim cümlesi
III — "Onun savaşçıları" isim tamlamasıdır. Tamlamada tamlanan sıfat alarak karma tamlama oluşturulmuştur. Oluşan söz öbeği de ek-fiil alarak yüklem olmuştur. → İsim cümlesi
IV — Buradaki "var" sözcüğü "mevcut olmak" anlamında kullanıldığı için isimdir (yok sözcüğünün zıttı) Sözcük ek-fiil alarak yüklem olmuştur. → İsim cümlesi
V. cümlenin yüklemi ise çekimli bir eylemdir: "olmalıydık" → Fiil cümlesi
Cevap E
(I) Ulukışla ile Kayseri arası, o zaman bizim gibi yaya yolcular için bir haftalık yoldu. (II) Bu yollar hep çıplak sırtlar, yahut tuzlu bozkırlardan geçer. (III) Erciyes Dağı görününce de bataklıklar başlar. (IV) Etraflarında birkaç bakımsız zerdali bahçesi bulunur. (V) İçlerinde birkaç kısır bağ bulunan kasabacıklar ise sahrada kaybolmuş vahalar gibidir.
11. Parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi yapıca birleşik bir fiil cümlesidir?
A) I B) II C) III D) IV E) V
11 / Çözüm
III — "Erciyes Dağı görününce de bataklıklar başlar."
İçinde "-ınca / -ince" zarf-fiil ekini almış bir eylemsi (görününce) bulunmaktadır. Fiilimsiyle oluşturulan bir yan cümlecik barındırdığı için girişik birleşik cümledir.
Sonuç: Hem birleşik yapılıdır hem de yüklemi (başla-) fiildir.
Cevap C
Bunlar; ağaçların altında kırmızı gelincikler, peygamber çiçekleri ve temiz, beyaz çatılarıyla peri masallarındaki cücelerin beyaz saraylarını andırırdı.
12. Bu cümlede aşağıdaki ögelerden hangisi bulunmamaktadır?
A) Özne
B) Dolaylı tümleç
C) Belirtili nesne
D) Zarf tümleci
E) Yüklem
12 / Çözüm
Yüklem → andırırdı
Özne → Bunlar (Andıran ne?)
Zarf Tümleci → ağaçların altında kırmızı gelincikler, peygamber çiçekleri ve temiz, beyaz çatılarıyla (Nasıl andırırdı? / Ne ile andırırdı?)
Belirtili Nesne → peri masallarındaki cücelerin beyaz saraylarını (Neyi andırırdı?)
Cevap B
(I) Talimlerimiz bitince bizi bir gün Erenköy tarafında bir düzlükte topladılar. (II) Bu toplantıdan bende kalan tek hatıra kırık dökük, tutuk ve anlaşılmaz birkaç cümledir. (III) Meydana ilk önce talimgâhın kumandanı geldi. (IV) Biraz sonra etrafında maiyeti ile genç bir paşa göründü. (V) Gergin ve donuk yüzünde hiçbir ifade yoktu.
13. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümle, birleşik bir fiil cümlesidir.
B) II. cümle içinde sıfat-fiil grubu bulunan bir isim cümledir.
C) III. cümlede belirtme durum eki almış bir sözcük vardır.
D) IV. cümlenin öznesi, sıfat tamlamasıdır.
E) V. cümlede sıfat tamlaması yer tamlayıcısı görevindedir.
13 / Çözüm
III — "Meydana ilk önce talimgâhın kumandanı geldi."
Bu cümlede belirtme durum eki almış bir sözcük yok.
Buradaki kumandanı sözcüğündeki "-ı" eki, tamlayan eki almış "talimgâhın" sözcüğüne bağlı bir tamlanan (iyelik) ekidir. Cümlede yükleme hâli olan belirtme durum eki yoktur. Dolayısıyla bu yargı yanlıştır.
Cevap C
14. Aşağıdakilerin hangisinde "zarf-fiil grubu" zarf tümleci görevindedir?
A) Bir an önce bu cepheleri yararak sınırları aşmak, o uzak ülkelere ulaşmak istiyordum.
B) Güneş batarken büzüldüğü o köşeden bir daha kalkamayacağını bilemezdi.
C) İleriye doğru uzanan kuru derenin içinden baskıncıların ayak sesleri geliyordu.
D) Tren ilk düdüğünü çalınca direğin dibinde oturan ihtiyar zorlukla ayağa kalktı.
E) Yanındaki türbede, penceresinde geceleri mumlar yanan bir evliya yatardı.
14 / Çözüm
D — Tren ilk düdüğünü çalınca / direğin dibinde oturan ihtiyar zorlukla / ayağa kalktı.
Yüklem → ayağa kalktı
Özne → direğin dibinde oturan ihtiyar (sıfat tamlaması)
Zaman zarf tümleci → Tren ilk düdüğünü çalınca (zarf-fiil grubu)
Durum zarf tümleci → zorluk ile (edat grubu)
Cevap D

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretebilmemiz için hem "Takip Et" butonuna tıklayarak hem de yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.