30 Aralık 2018 Pazar

Ercişli Emrah (17.yy)

  • 17.yüzyıl saz şairi, halk hikayesi kahramanı. 
  • Hayatı hakkında bilinenler kısıtlıdır. Doğum ve ölüm tarihleri yanında doğum yeri de tam olarak tespit edilememiştir. 
  • Yakın zamana kadar, 19. yüzyılda yaşayan Erzurumlu Emrah ile karıştırılan bu şairinin Ercişli Emrah adıyla 17.yüzyılda yaşadığı ortaya konmuştur. 
  • Ercişli Emrah bâdeli bir aşıktır. 
  • Şiirlerinden hareketle fazla bir eğitim görmediği açıktır. 
  • Sadece hece ölçüsünü kullanmış, divan şiirinden etkilenmemiştir. 
  • Şiirleri sanat gösterme endişesinden uzaktır. 
  • Oldukça sade bir dil kullanan Ercişli'nin şiirlerinde bölge ağzıyla ilgili birçok sözcük yer almaktadır. 
  • Şiirlerinde genellikle aşk ve sevgi konusu işlemiştir. 
  • Şiirlerinin pek çoğunda maddî aşkı dile getirmiştir.
  • Onun yaşadığı aşk macerası etrafında meydana gelen Emrah ile Selvihan Hikâyesi Türk halk hikâyeleri içinde en sevilenlerin başında yer alır.
Emrah ile Selvi Han Hikayesi'nden...
Şah oğlu Şah Abbas, Emrah'ın Hak âşığı olup olmadığını öğrenmek için onu bir imtihandan geçirmek ister. Eğer Emrah bu imtihanı kazanırsa Selvi'yi ona verecek, kazanamazsa boynunu vurduracaktır. Şah Abbas'ın Mirza Kulu adında bir oda hizmetçisi vardır. Mirza Kulu aslında erkek kıyafeti giyinmiş Cevahir adında güzel bir kızdır. Mirza Kulu'nun Cevahir olduğunu yalnızca Şah Abbas bilir. Şah Abbas kalbinde bir muamma tutarak Yakup Han'a der ki: “Sor bakalım bu âşığa, benim kalbimde tuttuğum muamma nedir?” Yakup Han, Emrah’tan Şah Abbas’ın kalbinde ne tuttuğunu sorar. Gerçekten Hak âşığı olan Emrah, Şah Abbas’ın gizli sırrını, şu türküyü söyleyerek açıklar:
Meydanda dolaşan bu Mirza Kulu
İsmi Cevahir, Şaham gız değil midir
Şah Abbas, birinci imtihanı kazanan Emrah'a muamma sormaya devam eder. Şah Abbas'ın sarayında kafeste beslediği altı yüz elli yaşında Talhan adlı bir kuşu vardır. Bu kuşu, Şah Abbas’tan başka gören ve bilen yoktur. Şah Abbas, Yakup Han’ın Emrah’tan kafesteki kuşunun adını ve kaç yaşında olduğunu söylemesini ister. Yakup Han da Şah Abbas’ın bu sualini Emrah’a sorar. Bu muammanın cevabı da Allah’ın takdiriyle Emrah’a malum olur. Şah Abbas’ın kafeste saklı olan kuşunun adının Talhan olduğunu ve altı yüz elli yaşında olduğunu bir türkü ile söyleyerek ikinci muammayı da çözer.
Bunun üzerine Şah Abbas; "Selvi Emrah’ın badeli sevgilisidir. Hemen ellerini çözün, düğünleri yapılsın" der. Fakat Şah'ın bu kararına huzurda bulunan Şah'ın on iki veziri karşı çıkarlar ve Emrah'a şiddetli bir zehir içirmek suretiyle onu bir imtihandan daha geçirmek isterler.
"Eğer Emrah Hak âşığı ise ona zehir tesir etmez" derler. Şah Abbas Emrah’a sorar:
"Oğlum eğer kendine güveniyorsan zehri iç, yoksa günah benden gitti."der. Emrah, zehri sadece Selvi’nin elinden içebileceğini söyler. Selvi zehir kadehini uzatınca Emrah şu türküyü söyler:
Dağlar al giyinmiş deryalar kara
Vücudum sağ değil ciğerim yara
İster zehir etsin meni bin pare
İçerem Selvihan senin elinden
İster zehir olsun isterse ağu
Melekler çevirmiş sol ile sağı
Bize zulüm eden Şiraz’ın begi
İçerem Selvihan senin elinden
Emrah kimi var mı bir bahtı kara
Saydım ağ gerdanında ben sıra sıra
İster zehir etsin meni bin pare
İçerem Selvihan senin elinden
Emrah, Selvi'nin uzattığı zehir kadehini alır. Tam içeceği sırada Pir yetişir ve şahadet parmağını zehre dokundurarak zehri keser. Pir, sadece Emrah'ın gözüne görünmüştür. Emrah zehri içer, fakat zehir Emrah'a hiç tesir etmez. Şah oğlu Şah Abbas'ın huzurunda yapılan üç imtihanı da kazanan Emrah Selvi'ye kavuşur.
İlgili Sayfalar
Yararlanılan kaynaklar için "Kaynakça" sayfamıza bakınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.