13 Ağustos 2019 Salı

Ahmet Kutsi Tecer (1901 - 1967)

Ahmet Kutsi Tecer
  • Şair, oyun yazarı, folklor araştırmacısı ve öğretmen.
  • 1901’de babasının memuriyeti nedeniyle bulunduğu Kudüs'te doğdu. Kutsi adı kendisine bu şehir dolayısıyla verilmiştir.
  • İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünden mezun oldu.
  • Öğretmen, okutman, Talim Terbiye Kurulu Üyeliği gibi görevlerde bulundu.
  • Sivas'taki öğretmenliği sırasında Halk Şairleri Bayramını düzenledi. Aşık Veysel'i Türkiye'ye tanıtan kişi olarak bilinir (1931).
  • 1942-1943 Adana, 1943-1946 yılları arasında da Urfa milletvekilliği yaptı.
  • İstanbul Eğitim Enstitüsünden emekliye ayrıldı (1966).
  • 22 Temmuz 1967'de öldü.
Edebi Kişiliği
  • İlk şiirlerinde aşk, ölüm, yalnızlık ve hüzün gibi temaları işledi.
  • Özellikle Sivas'taki görevinden sonra halk kültürüne yönelerek sosyal konulara yoğunlaştı.
  • Şiirlerinde halk şiirinin zengin anlatım biçimlerinden yararlandı.
  • Halk kültüründen yararlanarak yeni bir sentez oluşturmaya çalıştı.
  • "Orda Bir Köy Var Uzakta" ve "Nerdesin" adlı şiirleri ile tanınır.
  • Folklor ve halk edebiyatı üzerine çalışmalar yaptı.
  • Tiyatro yazarı olarak da önemli eserler verdi. 
  • Tiyatrolarında geleneksel Türk tiyatrosundan yararlandı. 
  • Tiyatro eserlerini Batılı bir anlayışla yorumlayarak bu alanda öncü oldu.
Tüm Eserleri
  • Şiir: Şiirler
  • Tiyatro: Yazılan Bozulmaz, Köşebaşı, Koçyiğit Köroğlu, Bir Pazar Günü, Satılık Ev, Hakikat Yahut Yüzük Oyunu, Arkadaş Hatırı, Didonlar
  • Araştırma, İnceleme: Köylü Temsilleri, Sivas Halk Şairleri Bayramı, Türk Folklorunda Sosyal Mesele
Öne Çıkan Tiyatro Eserlerinin Konuları
  • Köşebaşı: Eser, bir mahallenin 24 saatlik bir dilimini ele alır. Sabahleyin, mahallenin emekli memurlarından Macit Bey'in öldüğü haberi duyulur. Emekli Macit Bey'in ölümü, onunla ilgili dedikoduları beraberinde getirir. Macit Bey’in genç karısıyla, ilk evliliğinden olan oğlu arasında bir dedikodu çıkmış, bunun üzerine Macit Bey de oğlunu evden kovmuştur. Oğul, babasının ölümü üzerine mahalleye gelir ama onu kimse tanımaz. Onun gelişi, mahalleliyi çeşitli ihtimaller üzerinde düşündürür. Mahalleye gelen ve bir şeyler öğrenmeye çalışan yabancı, gizemini oyun boyunca korur. Bütün gerçekleri öğrendikten sonra da mahallenin sıkı bağları karşısında kimliğini gizler ve geldiği gibi sessizce geri döner.
  • Koçyiğit Köroğlu: Türk dünyası için çok önemli olan bir halk kahramanı olan Köroğlu oyunda farklı bir tiplemeyle ele alınır. Olaylar İslam öncesi bir dönemde geçmektedir. Bolu Beyi’nin zulmünden kaçan Oğuz obaları, Çamlıbel'e gelip Köroğlu'nun yanına sığınır. Köroğlu, Kaman Ata ile dertleşirken Gök Tanrı'nın kendini bütün zulüm görenlerin öcünü almak için seçtiğini öğrenir. 
  • Bir Pazar Günü: Modern orta oyunu olarak da adlandırabileceğimiz eserde, kültürel yozlaşmanın getirdiği olumsuzluklara dikkat çekilir. Birbirinden farklı üç ailenin, bütün dertleri yemek, içmek, gezmek ve birbirlerine hava atmaktır. Eserin bir başka özelliği ise insanların ikiyüzlülüğü ve değerlerinden kopuşlarına dikkat çekmesidir.
  • Satılık Ev: Tiyatro tekniği bakımından Tecer’in en başarılı eserlerinden biridir. Yozlaşmanın doğurduğu sonuçların insanları ne hale getirdiğine dikkat çekilen eserde şehirleşme ve göçle birlikte başlayan değişimin doğurduğu uyumsuzluklar çarpıcı şekilde ortaya konur.
Şiirlerinden...
Besbelli

Besbelli ölümüm sabahleyindir
İlk ışık girerken camdan,
Uzan, başucumda perdeyi indir,
Mum olduğu gibi kalsın akşamdan

Sonra koş terlikle haber vermeye,
"Kiracım bu sabah can verdi" diye
Üç beş kişi duysun ve belediye,
Beni kaldırmaya gelsin, odamdan

Evden çıkar çıkmaz omuzda tabut,
Sen de eller gibi adımı unut.
Kapımı birkaç gün için açık tut,
Eşyam bakakalsın diye arkamdan.
Orda Bir Köy Var Uzakta
Orda bir köy var, uzakta,
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.

Orda bir ev var, uzakta,
O ev bizim evimizdir.
Yatmasak da kalkmasak da
O ev bizim evimizdir.

Orda bir ses var, uzakta,
O ses bizim sesimizdir.
Duymasak da tınmasak da
O ses bizim sesimizdir.

Orda bir dağ var, uzakta,
O dağ bizim dağımızdır.
İnmesek de çıkmasak da
O dağ bizim dağımızdır.

Orda bir yol var, uzakta,
O yol bizim yolumuzdur.
Dönmesek de varmasak da
O yol bizim yolumuzdur.
İlgili Sayfa 
Yararlanılan Kaynak
  • Doğumunun 112. Yıl Dönümünde Ahmet Kutsi Tecer’in Tiyatrolarına Tematik Bir Bakış, Veysel ERGİN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.