29 Eylül 2019 Pazar

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat

Şemsettin Sami'nin romanı.
İlk yerli roman olarak kabul edilmektedir. 

Acıklı bir aşk hikayesini anlatan eser, roman türünde ilk deneme olmasının getirdiği bazı acemilikler nedeniyle teknik bakımdan kusurludur.
Eser, kadın-erkek ilişkilerini farklı bir bakış açısıyla ele alması yanında anne-babanın zorlamasıyla yapılan evlilikler ile toplumda kadına değer verilmemesi gibi meseleler üzerinde durması bakımından aynı konu etrafında daha sonra yazılacak eserler için örnek teşkil etmiştir.

Kısa Özet

Talat, Hacı Baba'nın dükkanında onun üvey kızı Fitnat'ı görür ve ona aşık olur. Fitnat da Talat'a aşık olmuştur. Talat, kadın kılığına girerek ve Ragıbe adıyla Fitnat'ın evine nakış öğrenmeye gider. Talat, Fitnat'ın da kendisine âşık olduğunu anlayınca ona kendisini Talat'ın kız kardeşi olarak tanıtır. Üsküdar'da zengin ve dul bir adam olan Ali Bey'le Fitnat'ı evlendirmek isterler. Fitnat, Ragıbe'ye bu haberi verdiği gün Ragıbe gerçek kimliğini açıklar. İki genç şayet evlenemeyecek olurlarsa intihar etmeye karar verirler. Fitnat'a evdekiler bir hile yapar ve onu Ali Bey'le nikahlarlar ve yazlığa gidiyoruz diyerek düğün evine götürürler. Gerçeğin farkına varan Fitnat ile Ali Bey arasındaki tartışmada Fitnat'ın boğazından kopan ve elinde kalan muskayı açıp okuduğunda onun öz kızı olduğunu öğrenir. Ali Bey telaşla Fitnat'ın odasına geri döndüğünde vakit çok geçtir, genç kız intihar etmiştir. Bu arada Talat da gelir. O da sevgilisini kanlar içinde görünce dayanamaz ve ölür. Şuur kaybı geçiren Ali Bey de sadece altı ay yaşar.


Uzun Özet

Eser farklı başlıklarla adlandırılmış otuz altı bölüm halinde yazılmıştır. İlk üç bölüm asıl anlatıya hazırlıktır.
Romanın başında Talat Bey, genç yaşta dul kalan annesi Saliha Hanım ve Arap Dadı Ayşe Kadın arasında geçen konuşmalara yer verilir. Talat Bey'in gitmesiyle Ayşe Kadın ile Saliha Hanım Talat Bey üzerine konuşmaya başlar. Talat Bey altı yedi yaşlarında iken yetim kalmıştır. Talat'ın evlenecek yaşa geldiğini düşünen iki kadın Talat'ın yanlış bir evlilik yapmasından korkmaktadırlar.
İlerleyen kısımda ileri görüşlü, okuma yazma bilen bir kadın olan Saliha Hanım'ın evlilik üzerine görüşlerine tanık oluruz. Saliha Hanım, Ayşe Kadın'ın aksine görücü usulü ile evliliğe karşıdır.

Sonraki bölümlerde Saliha Hanım ile Rifat Bey’in aşklarının anlatıldığı hikâyeye geçilir.  Saliha Hanım, Ayşe Kadın'ın diretmesi üzerine başından geçenleri anlatır. Saliha Hanım, mahalle mektebinde tanıştığı Rifat Bey'e âşık olmuştur. Ailesi başka biriyle evlendirmek istese de sonunda sevdiği kişiyle evlenir ve Talat dünyaya gelir. Saliha Hanım ile Ayşe Kadın arasındaki diyaloglarla aktarılan bu kısımlardan sonra roman tekrar asıl hikâye döner.
Romandaki asıl olay, Talat’ın Hacı Mustafa'nın dükkânından tütün alırken cumbada Fitnat'ı görmesiyle başlar. Hacıbaba on dört sene evvel tek çocuklu dul bir kadın olan Zekiye  Hanım ile evlenmiş ancak kadın bir yıl sonra ölmüştür. İşte Fitnat da Hacıbaba'nın üvey kızıdır. Kızın babasının kim olduğunu Hacıbaba da bilmemektedir. Hacıbaba dükkanının üzerindeki evinde yetmiş yaşını aşmış annesi Emine Hanım ve üvey kızıyla yaşamaktadır. Hacıbaba'nın komşularıyla çok iyi geçinememesi nedeniyle evin tek misafiri dikiş-nakış ustası Şerife Hanım'dır. 
Fitnat'a aşık olan Talat, Ragıbe adıyla kadın kılığına girer. Kadın kılığı ile Şerife Hanım'ın evine giderek nakış dersi alır. Şerife Hanım, yeni tanıştığı Ragıbe'den Fitnat'a bahseder. Ragıbe'nin kendisine okuma yazma öğretebileceğini onun da Ragıbe'ye nakış öğretebileceğini söyler. Şerife Hanım, Hacıbaba'nın da iznini alarak Talat'ı (Ragıbe) eve çağırır. Bu kadar zahmetsizce sevgilisiyle buluşacağını öğrenen Talat gelişmelerden memnundur. Talat, Fitnat'ın da kendisine âşık olduğunu anlayınca kendisini ona Talat'ın kız kardeşi olarak tanıtır. 
Talat ile Fitnat'ın hikayesine bu noktada ara veren roman Üsküdar'da bir büyük konakta devam eder. Konağın sahibi kırk kırk beş yaşlarındaki Ali Bey'dir. Ali Bey, on altı sene evvel fakir bir aileden Zekiye adındaki güzel bir kızla evlenmiştir. Ali Bey, bir nedenle sadece bir yıl evli kaldığı karısına darılarak onu boşar. Çaresiz kalan kadın annesinin evine döner.
Ali Bey sonradan pişman olup kayınvalidesine bir ihtiyar kadını aracı olarak gönderir ancak yaşlı kadın Ali Bey'in kızıyla tekrar evlenmesine razı olmaz. Belki aşkı galip gelerek razı olur korkusuyla da kızına bu tekliften bahsetmez. 
Ret cevabını alan Ali Bey çok üzülür. Bir süre evden çıkamaz olur bir süre sonra da Zekiye'nin evlendiği haberini alır. Bir sene sonra da zavallı kadının ölüm haberini alan Ali Bey, olayların üzerinden yıllar geçse de karısını unutamaz. Ali Bey'in cariyeleri arasında eğitimine önem verdiği bir kız vardır. Keman ve nakış dersleri alan kızın nakış ustası Şerife Kadın'dır. 
Ali Bey'in durumuna üzülen Şerife Hanım, evlenmesi için adama baskı yapar. Aklındaki gelin adayı da Fitnat'tır. Şerife Kadın, Üsküdar'a döner dönmez Hacıbaba'ya Ali Bey'den bahseder. Hacıbaba kızının rızasını almak için değil de sanki büyük bir müjdeyi vermek için kızının yanına çıkar. Kızına büyük ve zengin bir evden istendiğini söyleyen Hacıbaba'nın sözü bitmeden Fitnat olduğu yere bayılır. Sonrasında ayılan Fitnat, Emine Hanım'a ağlayarak bir başkasını sevdiğini söyler. Emine Hanım, oğluna kızın durumundan bahsetse de değişen bir şey olmaz. Hacıbaba, o akşam Fitnat Hanım'ı hem azarlar hem de ona nasihat verir. Ertesi gün Şerife Kadın gelerek Ali Bey'in kesin cevabı getirir. Ali Bey bir vekil tayin etmiş, mahalle imamı da gelerek nikahı kıymıştır.
Ertesi gün Fitnat odasında tek başına oturup ağlarken Ragıbe (Talat) gelir. Fitnat, Talat'a aşık olduğunu ancak başkasıyla evlendirilmek istendiğini Talat'ın kız kardeşi zannettiği Ragıbe'ye söyler. Fitnat'ın söylediklerine ve ağlamasına dayanamayan Ragıbe, üzerindekileri çıkararak gerçek kimliğini açıklar. İki aşık bir süre ağlaşır. 
Ertesi sabah dört gözle Talat Bey'i bekler ancak o gelmez. İki hafta geçtikten sonra Şerife Kadın, Ragıbe zannettiği Talat Bey'den bir mektup getirir. Fitnat mektuptan Talat'ın hasta olduğunu öğrenir.
Ertesi gün Hacıbaba sözde yazlığa gideceğiz diyerek Fitnat Hanım'ı kandırır. O vakte kadar evinden hiç çıkmamış olan Fitnat, seyahat edip yeni insanlar tanıyacağı için sevinmektedir. Ancak asıl niyet Fitnat Hanım'ı yeni evine, Ali Bey'e götürmektir. Eve varılınca gerçeği öğrenen Fitnat, aniden bayılıp düşer. Bir süre sonra kendine gelir. Kahya kadın Fitnat'ı Ali Bey'in bulunduğu odaya götürür. Fitnat'ı gören Ali Bey kızın eski karısına olan benzerliği karşısında şaşkına döner. Genç kadının sürekli ağlaması üzerine Ali Bey odadan çıkar. Fitnat'ın sayıklamalarına şahit olan Ali Bey, onun Talat diye birine aşık olduğunu öğrenir. Fitnat, Talat'a bir mektup yazarak Şerife Hanım ile gönderir. Mektubunu "Bekliyorum, bekliyorum...Ben seni bekliyorum, ecel beni bekliyor!.. " diye bitirir.
On iki gündür aynı evde yaşamalarına rağmen Fitnat'tan uzak duran Ali Bey, o akşam Fitnat'la konuşmak ister. Konuşmaları sırasında Ali Bey'den kaçmak isteyen Fitnat'ın boynundaki ip kopar. İpte takılı muskayı açan adam çuhanın içinde bir mektup olduğunu fark eder. Mektubun Fitnat'ın annesi tarafından yazıldığını anlayan Ali Bey, acı gerçeği öğrenir. Fitnat onun öz kızıdır. Öğrendiği gerçeği Fitnat'a anlatıp af dilemek isteyen adam kızını odada kanlar içinde bulur. Kızının bu halini gören Ali Bey, sesi çıktığı kadar bağırır ve bayılır. Odaya koşan halayıklar gördükleri manzara karşısında şaşırırlar. Kızı kanlar içinde Ali Bey'i de bayılmış halde gören kadınlar adamın yüzüne soğuk serperek uyandırırlar. Ali Bey kendine geldiği gibi ölüm döşeğindeki kızına gerçekleri söyler. Biraz sonra kapıdan kadın kıyafetiyle Talat girer. Fitnat'ın halini gören adam kendinden geçer. Fitnat'ın son nefesini vermesiyle evde bir çığlıktır kopar. Fitnat'ın öldüğünü anlayan Talat olduğu yere yığılıp kalır. O da ölmüştür. Yaşananlar üzerine aklını kaybeden Ali Bey, cenazelerin üzerine kapanarak "İki evlat babası oldum. Benden bahtlı, dünyada kim var? Böyle bir kızım babasıyım, böyle bir oğlanın kayınpederiyim" der.
Ertesi gün iki biçare genç defnedilmeye götürülürken Ali Bey'in de durumu daha kritik bir hal alır. Altı ay kadar acınacak bir şekilde yaşayan Ali Bey bir sabah ölü bulunur.

İlgili Sayfalar

Şemsettin Sami
Tanzimat Dönemi Roman Özetleri
Tanzimat Dönemi Tiyatro Özetleri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.