29 Ekim 2020 Perşembe

Cemal Süreya (1931-1990)

Cemal Süreya
  • Şair ve yazar.
  • Asıl adı Cemalettin Seber'dir.
  • 1931'de Erzincan'da doğdu.
  • 1954'te AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi.
  • Maliye Müfettişliği yaptı.
  • Papirüs dergisini çıkarıp yönetti.
  • İstanbul'da serbest yazarlık ve çevirmenlik yaptı.
  • 1956’da yayımlanan "Elma" şiirinin son dizesinde adının (Süreya) bir harfini attığını duyurdu.
  • 9 Ocak 1990'da İstanbul'da öldü.
Üstü Kalsın
Ölüyorum Tanrı'm
Bu da oldu işte.
Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum Tanrı'm.
Ama ayrıca aldığın şu hayat
Fena değildir...
Üstü kalsın.
Ödülleri
  • Üvercinka — 1959 Yeditepe Şiir Armağanı
  • Göçebe — 1965 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü
Sanat Anlayışı
  • İkinci Yeni’nin en önemli kuramcılarından sayılır.
  • 1956'da yazdığı "Folklor Şiire Düşman" başlıklı yazısı ile halk şiiri dilindeki deyimleri, folklorik unsurları çağdaş şiir sanatı için engel olarak gördü. Buna rağmen gelenekten de yararlandı.
  • "Şiir geldi kelimeye dayandı" diyen şair, şiiri bir kelime sanatı olarak gördü.
  • "Papirüs" adıyla 1966 yılında çıkarmaya başladığı dergi önemlidir.
  • Şiirinde imgeyi merkeze alsa da "anlamsızlıktan" uzak durdu.
  • Çarpıcı, yoğun imgelerle, bilgi birikimini sentezleyerek başarılı eserler verdi.
  • Şiirlerinde dil ve sözcük oyunlarına başvurdu. Buna en iyi örnek ilk şiir kitabının adı olan "Üvercinka" sözcüğüdür.
  • Şiirlerinin dışında deneme ve eleştirileriyle de tanınmıştır.
  • Özellikle portre denemelerindeki mizahi ve ironik tutum sanatçının farklı bir yönünü ortaya çıkarması açısından önemlidir.
Eserleri
  • Şiir Kitapları: Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Sevda Sözleri, Güz Bitiği, Sıcak Nal, Uçurumda Açan
  • Deneme-Eleştiri: Şapkam Dolu Çiçekle, Günübirlik, Uzat Saçlarını Frigya, Folklor Şiire Düşman, Papirüs'ten Başyazılar, 99 Yüz
  • Günlük: 999.Gün/Üstü Kalsın
Şiirlerinden
Yazmam Daha Aşk Şiiri

Oydu bir bakışta tanıdım onu
Kuşlar bakımından uçarı
Çocuk tutumuyla beklenmedik
Uzatmış ay aydın karanlığıma
Nerden uzatmışsa tenha boynunu

Dünyanın en güzel kadını oydu
Saçlarını tarasa baştan başa Rumeli
Otursa ama hiç oturmazdı ki
Kan kadını rüzgardı atların
Hep andım ne yaşanır olduğunu

En çok neresi mi ağzıydı elbet
Bütün duyarlıklara ayarlı
Öpüşlerin türlüsünden elhamra
Sınırsız denizinde çarşafların
Bir gider bir gelirdi işlek ağzı

Ah şimdi benim gözlerim
Bir ağlamaktır tutturmuş gidiyor
Bir kadın gömleği üstümde
Günün maviliği ondan
Gecenin horozu ondan


San
Kırmızı bir kuştur soluğum
Kumral göklerinde saçlarının
Seni kucağıma alıyorum
Tarifsiz uzuyor bacakların

Kırmızı bir at oluyor soluğum
Yüzümün yanmasından anlıyorum
Yoksuluz, gecelerimiz çok kısa
Dört nala sevişmek lazım...
Gül
Gülün tam ortasında ağlıyorum
Her akşam sokak ortasında öldükçe
Önümü arkamı bilmiyorum
Azaldığını duyup duyup karanlıkta
Beni ayakta tutan gözlerinin
Ellerini alıyorum sabaha kadar seviyorum
Ellerin beyaz tekrar beyaz tekrar beyaz
Ellerinin bu kadar beyaz olmasından korkuyorum
İstasyonda tren oluyor biraz
Ben bazen istasyonu bulamayan bir adamım
Gülü alıyorum yüzüme sürüyorum
Her nasılsa sokağa düşmüş
Kolumu kanadımı kırıyorum
Bir kan oluyor bir kıyamet bir çalgı
Ve zurnanın ucunda yepyeni bir çingene
Sizin Hiç babanız Öldü mü?
Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Şöylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

İlgili Sayfalar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.