19 Aralık 2020 Cumartesi

Eşrefoğlu Rumi (1377-1470)

Ya Hazret-i Pir Eşrefoğlu Rumi
  • Mutasavvıf-şair.
  • Asıl adı Abdullah'tır.
  • 1377'de (?) İznik'te doğdu.
  • Eşrefzâde, İbnü’l-Eşref, Eşrefzâde Abdullah, Abdullah-ı Rumî, Abdullah-ı İznikî gibi farklı farklı isimlerle anılmıştır.
  • Hacı Bayram Veli'nin damadıdır.
  • Ankara'da Hacı Bayram Veli'ye bağlanmış sonrasında Bayramiyye tarikatını temsil etmek üzere İznik'e halife tayin edilmiştir.
  • Kadiriyye tarikatının Eşrefiyye kolunun kurucusudur.
  • 1469 ya da 1470'de İznik'te ölmüştür.
Sanat Anlayışı
  • Şiirlerinde Yunus Emre etkisi açıktır.
  • Eserlerini sade bir Türkçe ile kaleme almıştır.
  • Şiirlerinde hem hece hem aruz ölçüsünü başarıyla kullanmıştır.
  • Lirik şiirler yanında didaktik manzumeler de yazmıştır.
  • En önemli eseri dini-tasavvufi bir ahlak kitabı olan Müzekki'n-Nüfus'tur.
Eserleri
  • Divan
  • Müzekki'n-Nüfus
  • Tarikatnâme
Müzekki'n-Nüfûs:
  • Eserin adı "İnsanların nefislerini arıtan" anlamındadır.
  • Mensur (düz yazı) bir eserdir.
  • Dini-tasavvufi bir ahlak kitabıdır.
  • Tasavvuf edebiyatının önemli eserlerinden biridir. 
  • Eser sade bir Türkçeyle kaleme alınmıştır.
  • Eser, halkı doğru yola sevk etmek için yazılmıştır. Eşrefoğlu eserin ön sözünde münafıkların çoğaldığını, şeyhleri ve pirlerin sözlerine itibar edilmediğini, beylerin zalim, kadıların rüşvetçi ve müderrislerin ilahi emirlerden saptığını, vaizlerin dünya için vaaz edip akçe biriktirdiklerini söyleyerek Müzekki'n-Nüfus'u halkı doğru yola sevk etmek için yazdığını ifade etmiştir.
  • Eserde ölüm, kıyamet, tevekkül, büyük günahlar, nefsin terbiyesi, dünya hayatının geçiciliği gibi konular ele alınmıştır.
Şiirlerinden... 

I.

N’olaydı bir derviş olsam hoş yürüsem dervişâne
Terk eylesem kibr ü kini yüz sürüsem irişâne

Kosam nefsin çirkin huyın hiç vermesem nefse boyın
Işk içinde erkân âyin budur dosta gidişâne

Kanda baksam dostı görsem dâim dost haberin virsem
Dost dost disem dosta irsem gelip dostı soruşâne

Şeyh elinden giysem kisvet nefs elinden kılsam feryâd
Işk elinden virsem şerbet yanubeni tutuşâne

Döksem gözlerüm yaşını artursam bağrım başını
Bıraksam dünya işini azm itsem ol bî-nişâne

Eşrefoğlu Rumi söyler ile şâra haber eyler
Kim ki dostı görmek diler varsın dostla bilişâne

II.

İy aceb bilsem nedür yâ Rab bu derdün çâresi
Gün gün artar hiç unulmaz yüregümün yâresi

Her kim inler bu belâdan varsun ol âşık değil
Görsin ana neyleyiser nefsinün mekkâresi

Yüreğümün yâresine hiç tabîb kılmaz ilac
İy aceb var mı dahi benüm gibi bî-çâresi

Dünya-yı mekkâreye her kim dolaşdı tâ ebed
Gitmedi gitmeyiser anun yüzinün karesi

Çâresi bî-çârelikdür yine bu derdün hemân
Çün belâ burcundadur âşıklarun seyyâresi

Her kimin gönlünde zerre denlü dünya hubbı var
Anı mahrûm itdi bilsin nefsinin emmâresi

Gözi yaşlı bağrı başlı yüreği delik delik
Olmuşam âlem içinde ışkunun âvâresi

Dost yolında âşıkı ger kılsalar yüz bin pâre
Dönmeye dos dost diyü çağıra her bir pâresi

Eşrefoğlu Rûmî bu derde giriftâr olalı
Düşdi bir deryâya kim yokdur anun kenâresi
İlgili Sayfa
Yararlanılan Kaynaklar
  • TDV İslam Ansiklopedisi, Eşrefoğlu Rumi Maddesi, A.Necla Pekolcay, Abdullah Uçman
  • Türk Halk Şiiri, Mustafa Sever
  • Görsel Kaynak, TDV İslam Ansiklopedisi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.