29 Mart 2021 Pazartesi

Kral Üşümesi

Oyun, kendi kurduğu düzene başkaldıran bir Kral'ın hazin hikayesidir.

Özet

Oyun, uzun yıllardır ülkeyi korku ve baskıyla yöneten Kral'ın bir sabah uyandığında üşümesiyle başlar. Ona göre saray hem soğuk hem de karanlıktır. Kral, sarayın daha çok ısıtılması ve aydınlatılması için emir verir. Sarayın daha çok ısıtılması ya da aydınlatılması bir şeyi değiştirmez. Kral, t
ıpkı yüce kral babası, dedesi gibi çocukluğundan beri üşümektedir.  Ülkesi de derin bir sessizlik ve karanlık içindedir.
Kral, en sonunda her şeyin zıddı ile var olabildiğini fark eder. Üşümesi, karşıt bir düşüncenin olmaması nedeniyle duyduğu yalnızlıktır. Bir düşüncenin var olabilmesi, gelişmesi için bir başka düşünceye ihtiyaç vardır. Ancak Kral, farklı olan tüm sesleri korkutarak susturduğu için bu pek de mümkün değildir. Daha çok aydınlık istemesi de bir bakıma düşünce özgürlüğüne duyduğu özlemdir.
Kral, tan yeri ağarmak üzereyken acilen bir toplantı yapacağını söyler. Kraliçe’nin kardeşi Genç Kız olacakları önceden hissederek Kral’ın yanına gelir. KraliçeSaray Bakanı da    tedirgindir. Kral’ın bu saatte bir toplantı yapması şimdiye kadar görülmemiştir. Genç Kız, bir kâhin gibi olacakları biliyormuş gibi konuşur. Sürekli "korkuyorum" diyerek Kral’ın söz söylemesini istemez. Tek gücün ve tek sesliliğin hakim olduğu bu düzende Kral; kendi olmak, var olmak için düşünmek istemiştir. Düşünmek ise krallığı sarsacak, düzeni darmadağın edecek bir eylemdir.
Kral, var olabilmek için karşıt bir düşünceye ihtiyacı olduğunu söyler. Bunu gecenin gündüzü beklediği gibi beklemektedir. Krallığı bırakmadıkça ne “üşümesi” yani “yalnızlığı” sona erecek ne de kendi varlığını duyumsayabilecektir. Bu bunalımdan kurtulmak için çareyi yirmi dokuz yıldır oturduğu tahtı bırakmakta bulur. Kral’ın bu kararı herkesi şaşırtır. Zira, Kral’ın oğlunun akli dengesi yerinde değildir. Kral, bunu da pek umursamaz, çünkü zaten devleti yönetecek olan yine saraydaki kişilerdir. Kral’ı ve ülkeyi korumakla sorumlu Güvenlik Yönetmeni, Kral adına Kral’ı tutuklar. Suçu krallığı bırakmak istemesidir. Bu sırada oğlu: "Oyunumuz… bir gül … bir gül… bir güldürü değildi… ama ben gülüyorum yine de" diyerek tahta oturur.

İkinci Perde

Perde, Kral’ın mahkeme salonuna benzetilen bir yerde yargılanmasıyla başlar. Her şeyi düzenleyen ve savcılık görevini yüklenen Güvenlik Yönetmeni, tanık olarak kamuoyunu temsil eden Bastonlu Bayları ve Şemsiyeli Bayanları mahkemeye çağırır. Tanıkların hepsi, Kral’ın suçlu olduğunu ve cezalandırılması gerektiğini söyler. Mahkemede fazla zaman geçirmek istemezler çünkü hepsinin "çok önemli" işleri vardır. Birinci Bastonlu Bay, Kral’ın tahtı bırakma kararından sonra dışarıdaki hayatın alt üst olduğunu; sokakta, çarşıda korkunç bir karışıklık yaşandığını, yağmurun bir yağıp bir yağmadığını, güneşin bir açıp bir kapandığını, altının durmadan yükseldiğini, bankaların kapandığını, borsanın düştüğünü, alışverişin durduğunu söyler. Birinci Şemsiyeli Kadın’a göre de bir Kral’ın tahtını bırakması, bir erkeğin evini bırakmasıyla aynıdır. Kral sonunu görse de insanlığa karşı inancını korumak ister. Herkes sussa da yine de konuşacak biri olmalıdır: "Kimse konuşmuyorsa, ben konuşuyorum şimdi! O benim şimdi!" der. 
Oyunun sonunda, Kral kendi kurduğu düzene karşı geldiği için suçlu bulunur. Geçmişten beri süregelen bu düzene başkaldıran Kral da olsa cezası ölümdür. O, "aydınlık" bir ülkede "insan" olarak yaşamak istemiş ancak sonu kurşuna dizilmek olmuştur.

İlgili Sayfalar

👉 Sabahattin Kudret Aksal

👉 Cumhuriyet Dönemi Tiyatro Özetleri

Yararlanılan Kaynak

Sabahattin Kudret Aksal'ın Tiyatroları ve Tiyatroculuğu, Gülfidan Keser

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.