Sözcük Türleri Karma Test 10 Çözümlü

I. İstanbul'a doğru yol alan vapurun her dalgada ayrı bir çivisi çatırdıyordu. 
II. Tüm bunlar bana şimdi ne kadar doğru, ne kadar aydınlık görünmüştü.
III. O devirde bizim için bundan daha doğru ve gerçek bir görüş olamazdı.
IV. Müezzinin müminleri ibadete davet eden sesi aşağılara doğru yayıldı.
V. Kadının söyledikleri doğru muydu, yoksa övünüyor muydu, belli değildi.
1. Numaralanmış cümlelerin hangisinde "doğru" sözcüğü "isim" olarak kullanılmıştır?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

Çözüm

I — İstanbul'a doğru → edat
II — ...doğru (görünmüştü) → zarf
III — ...doğru (görüş) → sıfat
IV — aşağılara doğru → edat
V — ...doğru muydu → isim
Cevap E

(I) Hikâyede bir kamyon, yirmi iki müşterisi ile Konya’dan İzmir’e gitmek için yola çıkmıştır. (II) Bir eli direksiyondaki şoför, diğer eliyle ağzına büyükçe bir dilim pide tıkmaktadır. (III) Kamyona, sırtında eski bir heybe ile çok genç bir köylü biner. (IV) Arka tarafta ise dizlerinin üzerine çömelen yolcular görülür. (V) Genç, biner binmez yanındaki azıcık yufkayı yemiştir. 
2. Parçadaki numaralanmış yerlerin hangilerinde eylemsi yoktur?
A) I. ve III.   B) I. ve V.   C) II. ve III.   D) II. ve V.   E) IV. ve V.

Çözüm

I — gitmek → isim-fiil
II'de eylemsi yok. "tıkmaktadır" sözcüğündeki "makta" eki şimdiki zaman kipi yerine kullanılmıştır.
III'te eylemsi yok.
IV — çömelen (yolcular) → sıfat-fiil
V — biner binmez → zarf-fiil
Cevap C

Refik Bey, yokuşun yarısına gelince şöyle bir durdu; etrafına bakındı. Camları tozlu, küçücük mahalle bakkalının karşısındaki yangın yerinin arkasından deniz görünüyordu. Mendiliyle terini kuruladı. Yıllardan beri her akşam işinden dönerken burada bir iki dakika kadar mola verir, uzaktan görünen gemilere gözü takılırdı.
3. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Kurallı birleşik sıfat
B) Niteleme sıfatını niteleyen zarf
C) Küçültme sıfatı
D) Yer anlamlı işaret zamiri
E) Birden fazla edat

Çözüm

Kurallı birleşik sıfat → Camları tozlu (mahalle bakkalı)
Bakınız → "Sıfatlarda Yapı"
"Niteleme sıfatını niteleyen zarf" yok.
Küçültme sıfatı → küçücük
Yer anlamlı işaret zamiri → burada
Birden fazla edat → dan beri, kadar
Cevap B

Niçin (I) geçmiş bizi bir kuyu gibi çekiyor? İyi biliyorum ki (II) aranan şey bu insanların kendileri değil. Ben aslında onların (III) yaşadığı devre hasret çekiyorum. O günlere (IV) dönüp o samimiyeti tekrar (V) solumak istiyorum.
4. Parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisi eylemsi değildir?
A) I.    B) II.    C) III.    D) IV.    E) V.

Çözüm

I — Parçada "mazi" anlamında kullanılan "geçmiş" sözcüğü isimdir.
II (aranan şey) ve III (yaşadığı devre) sıfat-fiildir.
IV — "dönüp" zarf-fiildir.
V — "solumak" isim-fiildir.
Cevap A

Böylesi dedikodu yapmaktan, dolaylı ve iğneli sözler söylemekten iyidir. Sizinkiler erdemli görünüp saman altından su yürütürler. Kokmuş yumurtalar da hep böylelerinden çıkar. Dıştan bakınca bembeyaz ama içi burnunuzun direğini kırar!
5. Bu cümlede aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) İlgi zamiri
B) Belgisiz zamir
C) Niteleme sıfatı
D) Durum zarfı
E) Yer-yön zarfı

Çözüm

A — İlgi zamiri → sizinkiler
B — Belgisiz zamir → böylesi, böylelerinden
C — Niteleme sıfatı → dolaylı ve iğneli (sözler), kokmuş (yumurtalar)
D — Durum zarfı → erdemli (görünüp)
Yer-yön zarfını örnek yok.
Cevap E

(I) Yaz, kentin kapılarını ve pencerelerini ardına kadar açtığı mevsimdir. (II) Günler uzar, sokaklar kalabalıklaşır, parklar çocuk sesleriyle dolar. İnsanlar (III) gölgeli bir bankta soluklanır, bir meydanda karşılaşır, (IV) açık havada dinlenen bir şarkının çevresinde birbirine (V) biraz daha yaklaşır.
6. Parçadaki altı çizili sözcükler türlerine göre eşleştirilse hangisi dışarıda kalır?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

Çözüm

İsim → yaz, günler
Sıfat → gölgeli (bank), açık (hava)
Zarf → biraz
Cevap E

Hiçbir zaman affetmedin beni
Ben ne çok sevdim seni
Herkese bahset senden, benden, bizden
7. Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Belgisiz zamir
B) Belgisiz sıfat
C) Nicelik zarfı
D) Birleşik eylem
E) Soru zamiri

Çözüm

Belgisiz zamir → herkese
Belgisiz sıfat → hiçbir (zaman)
Nicelik zarfı → çok (sevdim)
Birleşik eylem → affetmedin, bahset
Dizelerde soru zamiri yok.
Not: Dizelerde "ne" sözcüğü "ne kadar" anlamıyla kullanıldığı için zamir değil zarftır.
Cevap E

Yıllarca yaz okullarında günde sekiz saati aşan dersler verdim. Kimi zaman çocuklarla kendimizi ağaçların altında serinlemiş çimenlerin üstüne atar, öyle konuşurduk felsefeyi. Çoğu zaman sınıflarda kapı ve pencereler açık olur, yazın sıcağını düşüncenin serinliğiyle duymazdık.
8. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Belirtili isim tamlaması
B) Farklı türlerde eylemsi
C) Durum belirteci
D) Dönüşlülük zamiri
E) Birden fazla belgisiz sıfat

Çözüm

Belirtili isim tamlaması → ağaçların altı, çimenlerin üstü...
Parçada sadece sıfat-fiil (aşan, serinlemiş) kullanılmış.
Durum belirteci → açık (olur)
Dönüşlülük zamiri → kendimizi
Birden fazla belgisiz sıfat → kimi (zaman), çoğu (zaman)
Cevap B

Sanatın (I) sevdiğim yanı da bu: Çok kişisel bir yerden başlayıp hiç (II) tanımadığı insanların belleğine (III) dokunabilmesi. Muhteber Demirtaş da yıllar boyunca (IV) biriktirdiklerinden yola çıkıyor. Fakat resim yalnızca ona ait kalmıyor. O kadınlara (V) bakarken kendi hayatımızdaki kadınları hatırlıyoruz.
9. Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi adlaşmış sıfattır?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

Çözüm

IV — biriktirdiklerinden (biriktirdiği hatıralardan)
Cevap D

Mizah türleri, katı ayrımlarla sınıflanamaz. Çağına göre bunlara yenileri katılabilir. Bazıları sönükleşip pek kullanılmaz olduğu gibi kimi de topluma göre aşırı bir canlılık ve üstünlük kazanabilir. Bu ayrımları toplumlar yüzyıllardan bu yana sürekli kullandıkları için önemli buluyoruz.
10. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) İsim-fiil
B) Birden fazla edat
C) İşaret zamiri
D) Nicelik zarfı
E) Birden fazla bağlaç

Çözüm

Parçada isim-fiile örnek yok.
Birden fazla edat → ile (ayrımlarla), e göre, gibi, için
İşaret zamiri → bunlara
Nicelik zarfı → pek (kullanılmaz)
Birden fazla bağlaç → de, ve
Cevap A


Doktor Nevzat (I) akşam vapuruyla Akçay’dan ayrıldı. Kimse uğurlamaya gelmedi onu, oysa bir (II) kaçıştı bu. Bir daha (III) geriye, Edremit’e dönmeyecekti. Sırtüstü uzanmıştı ranzaya. Yaşı otuz beşe (IV) yakındı ama o çok (V) yaşlı hissediyordu kendini. Öylesine yorgun ve bezgindi.
11. Parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisi türü bakımından diğerlerinden farklıdır?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

Çözüm

İsim → Belirtisiz isim tamlamasında tamlayan olan "akşam" sözcüğü, yönelme eki alan "geriye" sözcüğü, ek-eylem alarak yüklem görevinde kullanılan "kaçış idi" ve "yakın idi"
Zarf (Belirteç) → yaşlı (hissediyordu)
Cevap E

I. Tüm bunlar, onun hayatında ancak şekil olarak yer bulmuştu.
II. Bu mabedin havasına ancak sükûn ve teslimiyet yaraşır.
III. Ben gerçekleri ancak her şey bittikten sonra görebiliyordum.
IV. Hocamız genelde yavaş konuşur ancak hiç teklemezdi.
V. Koğuş kapıları arkasında ancak en itibarsız mahkumlar yatardı.
12. Numaralanmış cümlelerdeki altı çizili sözcüklerden hangisi farklı bir türde kullanılmıştır?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

Çözüm

"Ancak" sözcüğü "sadece" anlamında kullanıldığında edattır. "Ancak" sözcüğünün yerine "fakat, ama, lakin" gelebiliyorsa bağlaçtır.
Buna göre "ancak" IV. cümlede bağlaç, diğerlerinden ise edattır.
Cevap D

Çar'ın basit bir hâli vardı. Yüzü (I) hiçbir mana taşımıyor (II) gibi cansızdı. Çariçe'nin yüzünde (III) ise belli belirsiz bir keder hissediliyordu. İçlerinde en çok Prens Çareviç dikkat çekiyordu. O; yuvarlak yüzü, (IV) güzel taranmış saçları, temiz çocuk gözleriyle sevimli bir yaratıktı.
13. Bu parçada numaralanmış sözcüklerin türü aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
A) Sıfat – Edat – Bağlaç – Zarf
B) Zarf – Edat – Bağlaç – Sıfat
C) Sıfat – Bağlaç – Edat – Zarf
D) Zarf – Bağlaç – Edat – Sıfat
E) Zamir – Edat – Bağlaç – Zarf

Çözüm

I — hiçbir (mana) → sıfat
II — gibi → edat
III — ise → bağlaç
Not: "İse" bağlaçsa olumsuzu yapılamaz ve cümleye şart anlamı katmaz.
IV — güzel (taranmış)
Cevap A

Pencerelerinde sultanlar gülümseyen, hazineleri tılsımlarla açılan şehirler... Benim için burası sanki onlardan biriydi. Gönlümün sultanını burada bulmuştum. Dağların azameti, tabiatın güzelliği, sevdiğimin sevgisi, bana tılsımlı hazineler gibi geliyordu.
14. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Bulunma durum eki almış yer anlamlı işaret zamiri
B) Tamlananı sıfat-fiil grubu olan sıfat tamlaması
C) Yönelme durum eki almış kişi zamiri
D) Tamlayanı ve tamlananı zamir olan isim tamlaması
E) Tamlayanı düşmüş isim tamlaması

Çözüm

A — Bulunma durum eki almış yer anlamlı işaret zamiri → burada
B — Parçada "tamlananı sıfat-fiil grubu olan sıfat tamlaması" değil "tamlayanı sıfat-fiil grubu olan sıfat tamlaması" var: Pencerelerinde sultanlar gülümseyen / şehirler...
C — Yönelme durum eki almış kişi zamiri → bana
D — Tamlayanı ve tamlananı zamir olan isim tamlaması → onlardan biri
Not: Bu isim tamlamasında "den" eki tamlayan eki görevi yapmıştır.
E — Tamlayanı düşmüş isim tamlaması → (şehrin) pencereleri, (benim) gönlüm
Cevap B


(I) Pencereden bakılınca şehir, karartılmış gibiydi. (II) Yalnız, kalenin önündeki parkta ateşler yanıyordu. (III) Uzaktan, ateşlerin başında Kafkas oynayan askerlerin sesleri geliyordu. (IV) Evet, bu geceler bir şeylere gebeydi. (V) Bir ara, köprüyü geçip de sokağa sapacağım sırada, bir hayaletin önüme dikilip yolumu kestiğini gördüm.
15. Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede zarf-fiil grubu zarf görevindedir.
B) II. cümlede edat bulunmaktadır.
C) III. cümlede yüklem, geçişli bir eylemdir.

D) IV. cümlede yüklem, ek-eylem almış bir isimdir.
E) V. cümlede birden fazla sıfat-fiil kullanılmıştır.

Çözüm

A — "Pencereden bakılınca" bir zarf-fiil grubudur ve yükleme sorulan "Ne zaman karartılmış gibiydi?" sorusuna cevap verdiği için zaman zarfı görevinde kullanılmıştır.
B — "Sadece" anlamında kullanıldığı için "yalnız" sözcüğü edattır. 
C — Yüklem "geliyordu" eylemidir. "Onu geliyordu" denemediği için eylem geçişsizdir. Cümlede geçen "ateşlerin başında Kafkas oynayan askerlerin sesleri" ifadesi nesne değil, öznedir.
D — "Gebe" ismi -di ek-fiilini alarak yüklem olmuştur.
E — "sapacağım" ve "kestiğim" sıfat-fiildir. İlk sözcük -acak, ikinci sözcük -dik sıfat-fiil eki almıştır.
Cevap C


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretebilmemiz için hem "Takip Et" butonuna tıklayarak hem de yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.