27 Mayıs 2017 Cumartesi

Mübalağa (Abartma)

  • Edebiyatta bir sözün etkisini artırmak için bir şeyi olduğundan az veya çok gösterme ya da olmayacak biçimde anlatma sanatıdır.
  • Mübalağa daha çok medhiye (övgü), fahriye (övünme) ve hicivlerde (yergi) kullanılır.
  • 17.yüzyılın ünlü kaside şairi Nefi, hem överken hem de övünürken mübalağa sanatından sık sık yararlanmıştır. Aşağıda Nefi'nin 4.Murat'ın ünlü atı Bad-ı Saba'ya yazdığı rahşiyeden bir beyit alınmıştır.
Ne sabâ sâ’ika dersem yaraşur sür’atde
Ki seğirdirken ana sayesi olmaz hem-pâ
(Rüzgâr ne ki yıldırım dersem yaraşır süratine ki koşarken ona gölgesi bile ayak uyduramaz.)
Örnekler:
Alem sele gitti gözüm yaşımdan

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda (şüheda: şehitler)

Bir ah çeksem dağı taşı eritir
Gözüm yaşı değirmeni yürütür

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdat inerek öpse o pâk alnı değer


Bir gün dolu dizgin boşanan atlarımızla
Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla

Merkez-i hâke atsalar da bizi
Küre-i arzı patlatır çıkarız
(hâk: toprak, küre-i arz: yerküre)
 
Güllü dîbâ giydin ammâ korkarım âzâr eder
Nâzenînim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni

Açıklama: Narin sevgilim! Gül desenli ipek kumaştan elbise giydin ama, korkarım ipekli kumaşın gülündeki dikenin gölgesi seni incitir.
Deryaları kan, taşları bitmez kemik olsa,
Bir son nefesin aynı olup bitse nesîmi
Ölmez bu vatan, farz-ı muhal ölse de hatta,
Çekmez kürenin sırtı o tabût-ı cesîmi.
 
(nesîm: hafif rüzgar, farz-ı muhal: tut ki, cesîm: büyük)
 İlgili Sayfalar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.