3 Nisan 2018 Salı

Yağmur

Küçük, muttarid, muhteriz darbeler
Kafeslerde, camlarda pür-ihtizâz
Olur dembedem nevha-ger, nağme-sâz
Kafeslerde, camlarda pür-ihtizâz
Küçük, muttarid, muhteriz darbeler… 


Sokaklarda seylâbeler ağlaşır,
Ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır; 


Bulutlar karardıkça zerrâta bir
Ağır, muhtazır dalgalanmak gelir;


Bürür bir soğuk gölge etrâfı hep,
Nümâyân olur gündüzün nısf-ı şeb.

Söner şimdi, manzûr olurken demin
Heyûlâsı karşımda bir âlemin.

Açılmaz ne bir yüz ne bir pencere;
Bakıldıkça vahşet çöker yerlere.

Geçer boş sokaktan, hayâlet gibi,
Şitâbân u pûşîde-ser bir sabî;


O dem leyl-i yâdımda, solgun, tebâh,
Sürür bir kadın bir ridâ-yı siyâh. 


Saçaklarda kuşlar - hazîndir bu pek! -
Susarlar, uzaktan ulur bir köpek. 


Öter gûş-i rûhumda boş bir enîn, 
Boğuk bir tezâd-ı sükûn u tanîn;

Küçük, pür-heves, gevherîn katreler 
Sokaklarda, damlarda pür-ihtizâz

Olur muttasıl nevha-ger, nağme-sâz
Sokaklarda, damlarda pür-ihtizâz


Küçük, pür-heves, gevherîn katreler…

Tevfik Fikret
Rübab-ı Şikeste, 1897

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.