15 Haziran 2018 Cuma

Sami Paşazâde Sezai (1860 - 1936)

Sami Paşazade Sezai
  • Tanzimat 2.dönem roman ve hikayecisi.
  • 1860'da İstanbul'da doğdu.
  • Devrin önemli devlet adamlarından Sami Paşa'nın oğludur.
  • Babasının o dönemde bir edebiyat çevresi haline gelen konağında aldığı özel derslerle eğitim gördü.
  • Edebi şahsiyeti Namık Kemal'in etkisi altında gelişti.
  • Kendisinden yaşça büyük olsa da Abdülhak Hamit Tarhan ve Recaizâde Mahmut Ekrem ile yakın dostluk kurarak kendini geliştirdi.
  • 1881'de Londra elçiliği ikinci kâtipliğine gönderildi. Bu görevde üç yıl kalan Sezai, bu sayede Batı medeniyetini ve edebiyatını yakından tanıma fırsatı buldu.
  • 1885'te görevinden ayrılarak İstanbul'a döndü. 
  • Devrin birçok aydını gibi 2.Abdülhamit aleyhtarı oldu. 
  • İkdam gazetesindeki bir yazısının abartılı bir sansüre uğraması yazar için bardağı taşıran son damla oldu ve 1901'de Paris'e kaçtı.
  • Paris'te çıkarılan Şûra-yı Ümmet gazetesinde 2.Abdülhamit ve istibdat yönetimini eleştiren yazılar yazdı.
  • İstanbul'a 1908'de 2.Meşrutiyet'in ilanı ile dönebildi.
  • 1909'da Madrid elçiliğine gönderildi ve 12 yıl boyunca bu görevde kaldı.
  • İstanbul'a döndükten sonra hayatını çeşitli gazete ve dergilere yazdığı yazılarla güç şartlar altında sürdürdü. 
  • 1927'de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendisine vatana yapmış olduğu hizmetler nedeniyle bir maaş bağlandı.
  • 26 Nisan 1936'da İstanbul'daki evinde vefat etti.
Sanat Anlayışı
  • Hikaye, roman, tiyatro ve eleştirinin yanı sıra önemli bir kısmı siyasî olmak üzere birçok makale kaleme almıştır.
  • Küçük Şeyler adlı hikaye kitabı Batı tekniğinde yazılmış ilk küçük hikayeler olarak kabul edilir.
  • Özellikle hikayelerindeki realist tasvirler, Servetifünun hikaye ve romanı üzerinde etkili olmuştur.
  • Romantizmden realizme geçişe örnek olarak gösterilen Sergüzeşt adlı romanı ile ünlüdür.
  • Milli Edebiyat akımı başladıktan sonra Türk dilinin sadeleşmesi fikrini desteklemiştir.
Eserleri
Küçük Şeyler (Hikaye)
Kitapta yer alan altı hikaye Batı tekniğinde yazılmış ilk küçük hikayeler olarak kabul edilir. Başka bir deyişle modern Türk hikayesi, Küçük Şeyler ile başlamıştır. Küçük Şeyler; altı hikaye, sanatlı bir nesir ve Alphonse Daudent'e ait bir hikayenin tercümesinden ibarettir. 1892'de yayımlanan kitabın başında realizmi savunan bir de ön söz vardır.
Küçük Şeyler'den bir hikaye...
Kediler
Hikâyede otuz üç senelik bir evliliğin sonunda kendisi yerine kedilerin tercih edilmesiyle hayatının en büyük kederini yaşayan bir kocanın içine düştüğü çıkmaz anlatılır. Evdeki bir dolu kedinin hükümranlığından rahatsız olan yaşlı adam, öykünün girişinde eşine sorar: “Hanım! En son cevabını isterim. Ya ben, ya kediler!” Eşinin cevabı nettir: “Kediler!”
Bu kısa diyalogdan bir süre sonra adamın, büyük bir üzüntü içinde evi terk edişine tanık oluruz. Bütün gün Büyükada'nın sokaklarında, deniz kenarında dolaşır, çaresizlikten ne yapacağını bilemez. Sonunda yenilgiyi kabul edip eve döner.
Hikâye kısa öyküye yakışan çarpıcı finalle biter:
“Mütefekkir bir çehre, müteessir bir hâlle evine giderek refikasına hiçbir söz söylemeden doğru odasına çıktı. Minderin üzerine kapanıp da hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlayınca haremi kemali itina vü nezaketle oda kapısını açarak: “O kadar haykırarak ağlama. Kedilerimi korkutacaksın! dedi.”
Küçük Şeyler'deki tüm hikayeler hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız! 
Sergüzeşt (roman)
Edebiyat tarihinde daha çok Sergüzeşt adlı romanın yazarı olarak tanınmıştır. Romantizmden realizme geçiş özelliği gösteren eserin konusu esarettir. Roman konusu iki fikir üzerine kuruludur. Esaretin kötülükleri, yani insan haklarına dayanan bir fikir diğeri ise bir cariye ile bir paşazadenin o devirde uygun görülmeyen aşkı. Esircilerin Kafkasya’dan getirdikleri Dilber, dokuz yaşında İstanbul’ da bir eve 40 liraya satılır. Evin hanımı ve zenci halayık Taravet çocuğa acımasız davranır. Evin reisi memuriyet için Anadolu’ya gideceğinden evin fazla eşyalarıyla birlikte Dilber’i de 65 liraya esirciye satar. İleride fazla para etmesi için ut çalmayı, şarkı söylemeyi de öğrenen Dilber, bir süre sonra 150 liraya Asaf Paşa'nın konağına satılır. Konağın oğlu Celal, Dilbere aşık olur. Bunu öğrenen annesi Dilber’i evden uzaklaştırır. Dilber bu kez Mısır’da zengin bir Mısırlının cariyesi olmuştur. Kapatıldığı evden kaçmak üzereyken geleceği hakkında umutsuzluğa kapılır ve çareyi kendini Nil nehrine atıp intihar etmekte bulur.
Şir (Tiyatro): Kitap halinde yayımladığı ilk eserdir. Üç perdelik bir trajedi olan Şir, başarısız bir deneme olup devrinde yankı uyandırmamıştır. 
Rumûzü'l-Edeb: Hikaye, hatıra, gezi notları ve sohbet yazılarından meydana gelen eser. 
İclal: Kitap halinde çıkan son eseridir. Tek bir hikaye ile hatıra, gezi notları, makale ve denemelerden oluşmuştur. Bu toplu eserde bir de mersiye bulunmaktadır. Sezai, mersiyeyi 1923'te henüz 14 yaşında iken ölen yeğeni İclal için yazmıştır.
İlgili Sayfalar 
Yararlanılan Kaynaklar 
  • Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, Nihat Sami Banarlı
  • TDV İslam Ansiklopedisi, Sami Paşazade Sezai Maddesi
  • Hikayeciliğimize Düşen Cemre: Küçük Şeyler, Mehmet Törenek

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.