Tanzimat Edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tanzimat Edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi

Tercüman-ı Ahval
Orijinal Metin...

Mâdem ki bir hey’et-i ictimaiyede yaşayan halk bunca vezaif-i kanuniye ile mükelleftir elbette kalen ve kalemen kendi vatanının menafiine dair beyan-ı efkâr etmeği cümle-i hukuk-ı müktesebesinden addeyler. Eğer şu müddeaya bir sened-i müsbit aranılacak olsa maarif kuvveti ile zihni açılmış olan milel-i mütemeddinenin yalnız politika gazetelerini göstermek kifayet edebilir.

Tanzimat Edebiyatı Çıkmış Sorular Çözümlü

..., Türk edebiyatında ... tarzda yazılmış ... tiyatrodur. Yapıtın ... (1859) ve ... (1860) yıllarda Türkiye’de Türkçe oyunlar oynanan tiyatro yoktu. 
1. Yukarıda boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi gerekir? (2006)
A) Zavallı Çocuk – özgün – bir – beğenildiği – yayıldığı
B) Afife Anjelik – yeni – son – bilinmediği – tanınmadığı
C) Şair Evlenmesi – batılı – ilk – yazıldığı – basıldığı
D) Hasan Mellah – bilinen – gerçek – övüldüğü – yerildiği
E) Aşk-ı Memnu – modern – klasik – okunduğu – sevildiği

1 / Açıklama

Aranan eser, bir piyes olduğuna göre D ve E seçenekleri elenebilir çünkü ikisi de roman.
Namık Kemal’in Magosa’da sürgündeyken yazdığı Zavallı Çocuk, ilk kez 1873’te yayımlanıp 1874'te sahnelenmiştir.
1870 tarihli Afife Anjelik, Recaizade Mahmut Ekrem'in yazdığı ilk oyundur. Eserin konusu Batı kaynaklı bir efsaneden alınmıştır.
Şinasi tarafından 1859'da kaleme alınan "Şair Evlenmesi" ise Batılı tarzda Türkçe kaleme alınan ilk oyundur. Oyun, 1860'ta Tercüman-ı Ahvâl gazetesinde yayımlanmıştır.
Türk tiyatro tarihinde sahneye konulan ilk Türkçe oyun ise Namık Kemal tarafından 1872'de yazılan Vatan yahut Silistre'dir.
Cevap C

Bilir Dünya Beni

Kıta

Çekmedim ömrümde zencir-i esaret bârını — x
Kayd-ı dünyadan müberrayım bilir dünya beni — b

İşte meydan-ı hamiyyet, kaçma ey cellad-ı zulm — x
Ya seni mahveylesin Mevlâ cihanda ya beni — b

Namık Kemal

Tanzimat Edebiyatı Konu Testi 13

Edebiyat anlayışı bakımından Tanzimat sanatçıları içinde eski-yeni ikilemini en çok yaşayan odur. Yeni Osmanlı Cemiyeti mensuplarıyla daha ziyade siyasi bir mücadele için bir süre Avrupa’da bulunması, Şinasi ve Namık Kemal gibi edebiyatımızda çeşitli yenilikler gerçekleştiren diğer şairlerle anılmasına yol açmıştır. Ancak onun ne şekil ne de muhteva itibariyle bu dönemin şiir anlayışında herhangi bir yenilik hareketine teşebbüs ettiğini söylemek pek mümkün değildir.
1. Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ahmet Mithat Efendi
B) Ziya Paşa
C) Abdülhak Hamit Tarhan
D) Ali Suavi
E) 
Recaizade Mahmut Ekrem

Merkez-i Hake Atsalar da Bizi

Kıta

Zalim olsa ne rütbe bî-perva — x
Yine bünyad-ı zulmü biz yıkarız — a

Merkez-i hake atsalar da bizi — x
Küre-i arzı patlatır çıkarız — a

Namık Kemal

Günümüz Türkçesi: Zalim ne kadar pervasız olursa olsun biz yine o zulmün binasını yıkarız. Dünyanın merkezine de atsalar bizi, yerküreyi patlatır çıkarız.

Ziya Paşa'nın Gördüm Redifli Gazeli

Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşaneler gördüm
Dolaştım mülk-ü İslam'ı bütün viraneler gördüm

Bulundum ben dahi darüşşifa-yı Babıâli'de
Felâtun'u beğenmez anda çok divaneler gördüm

Bahtiyarlık

Ahmet Mithat Efendi
Ahmet Mithat Efendi'nin Letaif-i Rivayat serisinde yer alan eserlerden biridir.
Eserin roman mı hikâye mi olduğu tartışmalı olsa da daha çok roman olarak kabul edilmektedir.
Roman sırasıyla Mektep, Senai, Şinasi, Paris’te Bir Türk, Kadınlar “Kadınların Terbiyesi”, Köy Düğünü, Medeniyet ve Bedeviyet olmak üzere yedi bölümden oluşmaktadır.
Köy hayatına özenerek şehirden köye göçen aydın tipi ilk kez bu eserde görülür.
Eserde şehirden köye taşınan idealist ve azimli bir tip olan Şinasi Bey ile onun alafranga düşkünü arkadaşı Senai Efendi'nin hikâyesi anlatılmaktadır.

Beşir Fuat (1852-1887)

  • Düşünür, eleştirmen, yazar.
  • 1852'de İstanbul'da doğdu.
  • Dönemin iyi okullarından biri olan Fatih Rüştiyesinde okudu.
  • Eğitimine babası Hurşit Paşa'nın görevi nedeniyle gittiği Suriye’de devam etti. Burada Halep Cizvit Mektebinde eğitim görerek iyi derecede Fransızca öğrendi (1862-1867).
  • 1871’de Askerî Liseden, 1873’te Harbiye Mektebinden (Mekteb-i Harbiye) mezun oldu.
  • Aynı yıl Sultan Abdülaziz’in yaveri olarak atandı.
  • 1876'da tahtan indirilen Abdülaziz'in ölümünden sonra sırasıyla Osmanlı-Sırp ve Osmanlı-Rus Savaşlarına ve Girit’te çıkan isyanları bastırmak üzere bölgedeki harekâtlara katıldı.
  • Girit’te kaldığı birkaç yıl içinde Almanca ve İngilizce öğrendi.
  • Kolağası rütbesinde iken askerlikten istifa ederek sadece yazılarıyla meşgul oldu.
  • Fizyoloji, tıp, biyoloji, psikoloji, matematik, fizik, astronomi, sosyoloji, felsefe, tarih, edebiyat, dil eğitimi gibi pek çok alanda önemli bir birikime sahiptir.
  • Pozitif bilimleri hayatının merkezine alan Fuat, bu bakış açısını Osmanlı toplumuna tanıtma ve benimsetme gayretinde olmuştur.
  • Çeşitli gazete ve dergilerde makaleler yayımlayıp İngilizce, Fransızca ve Almancadan çeviriler yaptı.
Ölümü 
  • 5 Şubat 1887 tarihinde çalışma odasında intihar etti.
  • Uyuşturduğu bileklerini kesen Beşir Fuat, ölüme gidişi sırasında yaşadıklarını bir kâğıda not etti:
"Ameliyatımı icra ettim, hiçbir ağrı duymadım. Kan aktıkça biraz sızlıyor. Kanım akarken baldızım aşağıya indi. Yazı yazıyorum, kapıyı kapadım diyerek geri savdım. Bereket versin içeri girmedi. Bundan tatlı ölüm tasavvur edemiyorum. Kan aksın diye hiddetle kolu kaldırdım. Baygınlık gelmeye başladı."

Tanzimat Edebiyatı Konu Testi 12

Batı tarzı şiirin henüz tanınmadığı 1840’lı yıllarda yazılan Akif Paşa’nın — adlı eseri, geçmişteki örneklerinin aksine şairin ferdi sıkıntı ve ızdıraplarını yansıtan ve bu suretle gelenekten büyük ölçüde ayrılan bir şiirdir.
1. Parçada bırakılan boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Adem Kasidesi
B) Mihnet-i Keşan
C) Tabsıra
D) Vaveyla
E) Münâcât

Teodor Kasap (1835-1897)

Teodor Kasap
  • Gazeteci, yazar ve çevirmen.
  • Rum asıllı bir Osmanlı vatandaşıdır. 
  • 1835'te Kayseri'de doğdu.
  • Babasının ölümü üzerine on üç yaşında İstanbul'a yerleşti. Bir Rum tüccarın yanında işe başladı, kendi kendine Fransızca öğrendi.
  • 1856'da Fransız bir subayın yardımıyla Fransa’ya gitti. Paris’te öğrenim görürken ünlü Fransız yazar Alexandre Dumas’nın kâtipliğini yaptı. Dumas ile birçok seyahate katıldı.
  • 1870'de İstanbul'a dönerek Fransızca dersler verdi. Aynı tarihlerde gazeteciliğe başladı.
  • 1870-77 yılları arasında üç mizah dergisi çıkardı.

Avrupa'da Bir Cevelan

Ahmet Mithat Efendi
  • Ahmet Mithat Efendi'nin seyahatname türündeki eseridir.
  • Eser adındaki "cevelan" Arapça bir sözcük olup gezinti, gezinme, dolaşma gibi anlamlara gelmektedir.
  • 1000 sayfayı aşan eser gerek hacmi gerekse içerik zenginliğiyle Tanzimat-Cumhuriyet arası dönemin en büyük seyahat eseridir.
  • 1889'da II. Abdülhamit tarafından Stockholm Müsteşrikler (Doğu Bilimciler) Kongresi’ne gönderilen Ahmet Mithat, bu vesileyle Avrupa'nın birçok şehrini gezmiştir.
  • Ahmet Mithat Efendi’nin izlenimlerini paylaştığı Avrupa ülkeleri şöyledir: İtalya, Fransa, Danimarka, İsveç, Norveç, Almanya, İsviçre ve Avusturya.
  • Eser, 19. yüzyıl Avrupa'sı hakkında önemli bir belge niteliği taşımaktadır.

Paris'te Bir Türk

Ahmet Mithat Efendi
Ahmet Mithat Efendi'nin 1876 tarihli romanı.
Türk edebiyatında, adında "Türk" sözcüğüne yer veren ilk romandır.
Yazar, eserinde Doğu ve Batı’yı birçok açıdan karşılaştırır. Amacı, Müslüman Türklerin özellikle kültürel yönden Batı’dan üstün olduğunu göstermektir.
Ahmet Mithat; romanını Avrupa’ya gitmeden önce Fransa ile ilgili ansiklopedilerden, kitaplardan, seyahatnamelerden ve fotoğraflardan yararlanarak kaleme almıştır.
Yazar, bu romanı yazdıktan yaklaşık on beş yıl sonra Avrupa'ya gidecek gözlemlerini de "Avrupa'da Bir Cevelan" adlı seyahatnamesinde anlatacaktır.

Ali Suavi (1839-1878)

Ali Suavi
  • Düşünce insanı, eğitimci, gazeteci.
  • 1839'da İstanbul'da doğdu.
  • Davutpaşa Rüştiye Mektebinden mezun oldu.
  • Okulu bitirdikten sonra memurluğa başladı.
  • Kendisini ilim çevrelerinde yetiştirdi; Arapça, Farsça sonra da İngilizce ve Fransızca öğrendi.
  • Medrese ve rüştiye öğretmenliği, mahkeme reisliği ve tahrirat müdürlüğü gibi görevlerde bulundu.
  • Camilerde verdiği vaazlar ile dikkat çekti.
  • Bu arada Muhbir gazetesinde yazmaya başladı. Gazetede devrin çeşitli siyasi ve sosyal meselelerine değindi.
  • Yazdığı bir yazı nedeniyle 1867'de Kastamonu'ya sürüldü.
  • Birkaç ay sonra da Avrupa'ya kaçtı.

Tanzimat, Servetifünun ve Bağımsızlar Karma Test 1

Onun şiir üzerinde bağımsız olarak durduğu bir yazısı yoktur. Bununla birlikte Tehlil ya da Münâcaat diye bilinen dinî ve felsefi konulu şiirleri ile Reşit Paşa için yazdığı kasidelerden yola çıkılarak onun sanattan çok akla, fikre ve düz yazıya yakın olduğu söylenebilir. Edebiyat tarihçileri özellikle onun gazeteci kimliğinin altını çizerek modern Türk nesrini onunla başlatmıştır.
1. Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Şinasi
B) Namık Kemal
C) Ziya Paşa
D) Ahmet Mithat Efendi
E) Abdülhak Hamit Tarhan

Tanzimat Edebiyatı Konu Testi 11

Fransızcadan yaptığı şiir çevirilerini 1859’da yayımlayan sanatçı, aynı yıl — adlı tek perdelik oyunu kaleme alır. Agah Efendi ile hazırladığı ve ilk özel Türkçe gazete olan — ise 1860'ta çıkar. 1862’de bu kez tek başına — gazetesini yayımlar. Kendi şiirlerinden yaptığı seçkiden sonra da atasözleri ve deyimlerden yaptığı derlemeyi — adıyla kitaplaştırır.
1. Parçada bırakılan boşluklara aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
A) Şair Evlenmesi
B) Müntahabat-ı Eşar
C) Tasvir-i Efkar
D) Tercüman-ı Ahval
E) Durub-i Emsal-i Osmaniye

Tanzimat Edebiyatı Konu Testi 10

(I) Recaizade Ekrem, 1873 yılında kendi yazdığı (II) Ayyar Hamza adlı oyunla birlikte Fransızcadan Türkçeleştirerek çevirdiği ve uyarladığı (III) Afife Anjelik ve (IV) Atala isimli iki oyunu Türk tiyatrosuna kazandırmıştır. Ayrıca (V) Çok Bilen Çok Yanılır isimli oyunu da önemli eserlerindendir.
1. Parçadaki altı çizili bölümlerden hangisi bir bilgi yanlışlığına neden olmuştur?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

Fatma Aliye Topuz (1862-1936)

Fatma Aliye Hanım
  • Yazar ve çevirmen.
  • 22 Ekim 1862'de İstanbul'da doğdu.
  • Devlet adamı ve tarihçi Ahmet Cevdet Paşa'nın kızıdır.
  • Özel öğretmenlerden Fransızca, tarih, edebiyat ve felsefe dersleri aldı. Yetişmesinde Ahmet Mithat Efendi önemli rol oynamıştır. 
  • Yazmaya Fransızcadan yaptığı çevirilerle başladı.
  • "Hayal ve Hakikat" adlı ilk romanını Ahmet Mithat ile yazdı
  • 1878’de II. Abdülhamit’in yaverlerinden Kolağası Faik Bey’le evlendi.
  • Hilal-i Ahmer Cemiyetinin (Kızılay) ilk kadın üyesidir.
  • Hanımlara Mahsus Gazete, Tercüman-ı Hakikat, İkdam ve Sabah gazetelerinde yazdı.
  • İlk yazılarında çeşitli takma adlar kullandı, 1890'dan sonraki eserlerinde kendi adını kullandı.
  • Pek çok makale yazdı, dönemin sosyal yardım projelerinde yer aldı.
  • Cumhuriyet’ten sonra yazı hayatından tamamen çekildi.
  • 13 Temmuz 1936'da İstanbul'da öldü.

Takriz

  • Övgü içeren tanıtım yazısı, beğence.
  • Divan edebiyatında bir eseri övmek amacıyla yazılan sunuş/takdim yazılarıdır.
  • Bu tür metinler genellikle eserlerin başında bulunur.
  • Takriz manzum (şiir) ya da mensur (düzyazı) olabilir.
  • Takrizler; mesnevi, kaside ve kıta gibi nazım şekilleriyle yazılabildiği gibi mektup, makale, cevapnâme ve not biçiminde de kaleme alınmıştır.
  • Düzyazı şeklinde yazılanlar, birkaç cümle ya da paragraftan ibaret olabileceği gibi sayfalarca uzunluğa da sahip olabilir.
  • Bir eserde farklı kişilerce kaleme alınan birden fazla takriz bulunabilir.
  • Takriz metinleri; divan, mesnevi, mecmua, tezkire, sözlük, sakiname, surname, nasihatname, menakıpname, belâgat kitapları, tarihler gibi birçok farklı eser ve türe yönelik olarak yazılabilir.
  • Kendisinden takriz talep edilen kişinin ilgili konu ya da türde yetkin bir isim olması gerekir.
  • Takrizler, genç şair ya da yazarların tanınmasını sağlayan yollardan biridir. Bu nedenle genç sanatçılar usta kabul ettikleri sanatçılardan eserleri için takriz yazmaları ricasında bulunmuştur.
  • Bazı divan sanatçıları yazdıkları takrizlere kendi divanlarında da yer vermiştir.
  • Dönemin dili ve sanat anlayışı gibi birçok konuda ipuçları veren bu metinler araştırmacılar için çok önemlidir.
Tanzimat Edebiyatında Takriz
  • Takriz, özellikle Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatıyla birlikte çok rağbet görmüş ve sevilmiştir.
  • Tanzimat edebiyatındaki takriz yazılarında eseri övmenin yanı sıra ilgili konu hakkında kapsamlı değerlendirmeler yapıldığı da görülür.
  • Tanzimat edebiyatında bu türde öne çıkan isimler Muallim Naci ile Recaizade Mahmut Ekrem'dir.
  • Devrinde "üstat" olarak kabul edilen Recaizâde Mahmut Ekrem, yazdığı takrizlerde eseri övmek ile yetinmeyerek eserde gördüğü yanlışlıklara da işaret etmiştir.
  • Pek çok genç sanatçının eserine takriz yazan Recaizâde Mahmut Ekrem, bu tür yazılarını "Takrizȃt" adlı bir kitapta toplamıştır.
  • Ekrem'in bu türde öne çıkan yazılarından biri de 1880 sonrası genç kuşak yazarlarından bir olan Osman Adil'in hikaye kitabı İdes'e yazmış olduğu takrizdir.
  • Günümüzde kitapların özellikle arka kapaklarında tanınır kişilerce eserle ilgili olarak  yazılan kısa metinler bu geleneğin bir anlamda devam ettiğini göstermektedir.
İlgili Sayfa
👉 Divan Şiiri Nazım Türleri Özet
Yararlanılan Kaynaklar
  • Klasik Türk Edebiyatında Takriz, Nagihan Gür
  • Recaizâde Mahmut Ekrem'in Yazdığı Bir Takriz Örneği: İdes'e Takriz, Türkan Gözütok
  • Takriz Bir Tür Müdür? / Nagihan Gür

Tanzimat Edebiyatı Konu Testi 9

(I) Tanzimat edebiyatı birinci dönemi Tercüman-ı Ahval gazetesinin çıkarılmasıyla başlamıştır. (II) Bu dönem sanatçıları eski kültürün içinde doğup büyüseler de divan şiirinden kopmayı başarabilmişlerdir. (III) Onlar için edebiyat, halkı bilgilendirmeye yarayan bir araçtır. (IV) Bu arada dilde sadeleşmeyi savunmuşlar ancak pek başarılı olamamışlardır. (V) Yine bu dönemde halk edebiyatı ve hece vezni savunulsa da uygulamaya geçirilememiştir.
1. Numaralanmış cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı yapılmıştır?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

(I) Tanzimat edebiyatının ikinci dönemi II. Meşrutiyet sonrasına rastlar. (II) Dönemin siyasi yapısı nedeniyle toplum sorunlarından ve siyasetten uzaklaşılmış; sanat için sanat görüşü savunulmuştur. (III) Bu arada dilde sadeleşme hareketinden uzaklaşılarak ağır bir dil kullanılmıştır. (IV) Şiirde romantizmin etkisi sürerken roman ve öykülerde daha çok realizm etkili olmuştur. (V) İlk realist roman kabul edilen Araba Sevdası da Recaizade Mahmut Ekrem tarafından yazılmıştır.
2. Parçadaki numaralanmış eserlerden hangisi bilgi yanlışlığına neden olmuştur?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

— adlı makalesinde ele aldığı düşünceye göre divan edebiyatı, millî bir edebiyat değildir, asıl millî edebiyat halk edebiyatıdır. Yeni edebiyatımız da halk edebiyatını örnek almalıdır. Ancak sanatçı altı yıl sonra — adlı antolojisinin ön sözünde bu makaledeki düşüncelerinin aksini savunarak divan edebiyatının daha estetik olduğunu ve ölçü olarak da aruzun kullanılması gerektiğini savunmuştur.
3. Parçada bırakılan boşluklara aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?
A) Harabat, Şiir ve İnşa
B) Takdir-i Elhan, Zemzeme
C) Zemzeme, Takdir-i Elhan
D) Şiir ve İnşa, Harabat
E) Defter-i Amal, Eşar-ı Ziya

4. Aşağıdakilerden hangisi Şinasi için yanlış bir bilgi içermektedir?
A) İlk makale olan Tercüman-ı Ahval Mukaddimesini yazmıştır.
B) Batılı anlamda ilk tiyatro eseri olan Şair Evlenmesi ona aittir.
C) Atasözleri ve deyimler üzerinde çalışarak bunları Lehçe-i Osmani adlı eserinde toplamıştır.
D) Tercüme-i Manzume adlı çalışmasındaki şiirler edebiyatımızın ilk manzum çevirileridir.
E) Roman ve hikaye türünde eser vermemiştir.

Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının Namık Kemal’den sonra, tarihî drama sahasında eserler veren ismidir. Şiirimizin dikkate değer ve anlaşılması en güç simalarından biri olan sanatçının birçok tiyatro eseri içerisinde konusunu Türk tarihinden alan eserleri ise İlhan, Turhan ve Hakan’dır.
5. Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Abdülhak Hamit Tarhan
B) Recaizade Mahmut Ekrem
C) Muallim Naci
D) Sami Paşazade Sezai
E) Şemsettin Sami

Yusuf Kamil Paşa’nın Fenelon’dan çevirdiği (I) Telemak ilk çeviri romanımızdır. İlk yerli roman ise Şemsettin Sami’nin yazdığı (II) Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat'tır. İlk edebi roman (III) İntibah, ilk öykü örnekleri de Ahmet Mithat Efendi’nin (IV) Letaif-i Rivayat ile Emin Nihat Bey’in (V) Muhayyelât adlı yapıtlarıdır.
6. Parçadaki numaralanmış eserlerden hangisi bir bilgi yanlışlığına neden olmuştur?
A) I   B) II   C) III   D) IV    E) V

Romanlar teknik açıdan kusurludur. Romantizm akımından etkilenen yazarların sık sık olay akışını kesip açıklamalar yaptığı, nasihat verdiği görülür. İyiler hep iyi, kötüler hep kötüdür. İyiler ödüllendirilir, kötüler ise cezalandırılır. Yazar kişiliğini gizlemez ve yanlı davranır.
7. Aşağıdaki eserlerden hangisinin parçada sözü edilen roman tekniği ve anlayışından farklı özellikler içerdiğini söylemek mümkündür?
A) Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
B) Felatun Bey ile Rakım Efendi
C) İntibah
D) Dürdane Hanım
E) Zehra

Doğu ile Batının iyi taraflarını buluşturmaya çalışan sanatçı, bu nedenle ikinci dönem şairleri içerisinde farklı bir yerdedir. İlk şiirlerinden itibaren sağlam metinler ortaya koyan sanatçının şiirlerinde kullandığı sade Türkçe, hatta yer yer halk şiiri kaynaklarına yöneliş, onun en çok övgü alan taraflarıdır.
8. Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Recaizade Mahmut Ekrem
B) Abdülhak Hamit Tarhan
C) Nabizâde Nazım
D) Sami Paşazade Sezai
E) Muallim Naci

Genç bir şair olan Müştak Bey, mahallesinde oturan Kumru adlı genç bir kadını sever ve onunla evlenmek ister. Habbe Kadın ve Ziba Dudu bu evlilik için aracı olur. Nikahtan sonra Müştak Bey'e Kumru'nun yaşlı ve çirkin ablası Sakine Hanım'ı getirirler. Genç şairin arkadaşı Hikmet Bey de din adamlığı rolünü kötüye kullanan Ebullaklaka'ya rüşvet vererek arkadaşını bu durumdan kurtarır.
9. Parçada özeti verilen eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Şinasi
B) Ziya Paşa
C) Namık Kemal
D) Recaizade Mahmut Ekrem
E) Abdülhak Hamit Tarhan

İlk şiir kitabı olan Nağme-i Seher, onun daha çok eski tarzda yazdığı manzumeleri içerir. Yadigâr-ı Şebab adlı eseriyle yenilik arayışları içine giren sanatçı yine de çok başarılı bulunmamıştır. Hatta Ahmet Hamdi Tanpınar, ondaki yeniliğin eski tarza yakın yazdığı gazel ve kasidelere farklı isimler vermekten ibaret olduğunu söyler.
10. Parçada sözü edilen Tanzimat sanatçısı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ziya Paşa
B) Namık Kemal
C) Abdülhak Hamit Tarhan
D) Recaizade Mahmut Ekrem
E) Muallim Naci

11. Aşağıdakilerden hangisi Namık Kemal için yanlış bir bilgi içermektedir?
A) Encümen-i Şuara'nın üyelerinden biridir.
B) Aruzdan vazgeçmese de heceyi de kullanmıştır.
C) En önemli iki eleştirisi Ziya Paşa’ya karşı kaleme aldığı Tahrib-i Harabat ile Takip'tir.
D) Tüm eserlerinde romantizm etkisi görülür.
E) Şiirlerinde Batıdan aldığı nazım şekillerini kullanmıştır.

Bihruz Bey, bir Osmanlı paşasının oğludur. Babası ölünce Bihruz ile cahil ve saf annesine büyük bir miras kalır. Bihruz Bey, hazır paranın bitmeyeceğini sanarak kendini gezmeye, eğlenceye verir. Alafranga giyinmek; terziler, garsonlar ve ayakkabıcılar arasında yarım yamalak öğrendiği Fransızca sözcükleri kullanmak onun başlıca meraklarıdır.
12. Parçada sözü edilen eser aşağıdakilerden hangisidir?
A) Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
B) İntibah
C) Karabibik
D) Araba Sevdası
E) Sergüzeşt

13. Aşağıdakilerden hangisi hikaye tekniği açısından diğerlerine göre daha başarılı eserler vermiştir?
A) Ahmet Mithat
B) Recaizade Mahmut Ekrem
C) Sami Paşazâde Sezai
D) Nabizâde Nazım
E) Direktör Ali Bey

Tanzimat’ın ilanı sonrasında edebiyatımızda daha önce örneği olmayan birçok türde eser verilmiştir.
14. Aşağıdakilerden hangisi bu yeni türler içinde gösterilemez?
A) Makale
B) Mektup
C) Eleştiri
D) Günlük
E) Roman

Edebî eserlerinin yanı sıra birçok alanda yaptığı tercümeler, ansiklopedi ve sözlük yazarlığı ve Türkçe üzerine yazdığı ufuk açıcı makalelerle tanınmıştır. Türkçeye "Osmanlıca" denmesine karşı çıkan yazar, makaleleriyle ilmî Türkçülüğün kurucularından biri olmuştur. Bu anlamda sözlüğüne verdiği Kamus-ı Türkî adı da onun Türkçeye verdiği değeri göstermektedir.
15. Parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sami Paşazade Sezai
B) Şemsettin Sami
C) Muallim Naci
D) Ahmet Vefik Paşa
E) Namık Kemal

Abdülhak Hamit’in şehir ve tabiat hayatına ilişkin duygu ve düşünüşlerini dile getirdiği manzumeleri genellikle bu eserde yer almıştır. On bölümden oluşan eser, biçim ve içerik olarak çağı için oldukça yenidir. Şair, eseriyle Türk şiirine yeni bir tabiat anlayışı getirmiştir. Eserde köy hayatının güzelliğine karşın şehir hayatının çirkinliğine vurgu yapılır.
16. Parçada sözü edilen eser aşağıdakilerden hangisidir?
A) Makber
B) Sahra
C) Hacle
D) Garam
E) Ölü

Şinasi, Paris’e kaçınca gazeteyi iki yıl kadar Namık Kemal idare etmiştir. Daha sonraları Ebüzziya Tevfik ve Recaizade Mahmut Ekrem’in çalıştığı gazete bir açıdan tüm bu sanatçılar için bir mektep görevi üstlenmiştir.
17. Parçada sözü edilen gazete aşağıdakilerden hangisidir?
A) Tasvir-i Efkar
B) Tercüman-ı Ahval
C) Ceride-i Havadis
D) İbret
E) Takvim-i Vekayi

Recaizâde Mahmut Ekrem'in Mülkiyedeki öğretmenliği sırasında yazdığı ders notlarından oluşan bir eserdir. Yazarın bunun yanı sıra — isimli bir eleştiri kitabı ile — adında bir edebiyat tarihi eseri de vardır. Ayrıca ön sözünde verdiği edebî bilgiler açısından — de önemlidir.
18. Parçada bırakılan boşlukların herhangi birine aşağıdaki eserlerden hangisi getirilemez?
A) Kudemadan Birkaç Şair
B) Talim-i Edebiyat
C) Takdir-i Elhan
D) Islahat-ı Edebiyye
E) Zemzeme III

Eser — Tür
I. Zafername - Hiciv
II. Renan Müdafaanamesi - Eleştiri
III. Muhsin Bey - Tiyatro
IV. Paris'te Bir Türk - Roman
V. Demdeme - Eleştiri
19. Numaralanmış eser-tür eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V
 
Tiyatro en çok eser verdiği türdür. Ona göre tiyatro en faydalı eğlencedir. Eserleri belli bir tezin işlendiği bir dava tiyatrosu özelliği gösterir. Celal Mukaddimesinde ilk defa tiyatro türü üzerinde detaylıca durmuştur. Şiirlerinde olduğu gibi tiyatrolarında da romantik etki hâkimdir.
20. Parçada sözü edilen Tanzimat sanatçısı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Şinasi
B) Şemsettin Sami
C) Namık Kemal
D) Ahmet Vefik Paşa
E) Abdülhak Hamit Tarhan

👉 Bu testi pdf olarak indirebilirsiniz.

İlgili Sayfalar



Cevaplar


1.B  2.A  3.D  4.C  5.A  6.E  7.E  8.E  9.A  10.D  11.E  12.D  13.C  14.B  15.B  16.B  17.A  18.D  19.C  20.C

Tanzimat Edebiyatı Test 8

Tahkiyeli eserler, Tanzimat dönemine kadar, sözlü edebiyatta — ve —, halk edebiyatında —, divan edebiyatında — türleriyle varlığını sürdürerek Türk edebiyatının her döneminde, şiirle beraber, başat edebî türler arasındaki yerini korumuştur.
1. Aşağıdakilerden hangisi parçada bırakılan boşluklardan herhangi birine getirilemez?
A) Destan
B) Masal
C) Koşma
D) Halk hikâyesi
E) Mesnevi

Tanzimat romanlarında en sık karşımıza çıkabilecek bireysel temalar; aşk, ihtiras, kıskançlık, entrika ve ölümdür. Bu temalar, bazen hepsi bir arada bazen de birkaçı birlikte, ilk telif romanımız Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’tan İntibah'a, Sergüzeşt'ten Zehra’ya dek birçok Tanzimat romanında yer alır.
2. Aşağıdakilerden hangisi parçada verilen eserlerden herhangi birinin yazarı değildir?
A) Namık Kemal
B) Nabizâde Nazım
C) Recaizade Mahmut Ekrem
D) Şemsettin Sami
E) Sami Paşazade Sezai

Şiirlerini "Heves Ettim" ve "Mini Mini" isimli küçük kitaplarda toplayan sanatçı, asıl başarısını roman ve hikâyede göstermiştir. Kızıyla yaşayan bir çiftçinin günlük yaşamını ele alan — dışında yayımlanmış on hikayesi daha bulunan yazar, realist bir anlayışı savunmasına rağmen diğer hikayelerinde romantizmin tesirinden kurtulamamıştır.
3. Parçada bırakılan boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Zehra
B) Karabibik
C) Letaif-i Rivâyât
D) Muhsin Bey
E) Küçük Şeyler

Bir İngiliz tüccar tarafından, Tanzimat Fermanı'nın ilandan bir yıl sonra kurulan —, ilk başlarda özel sermaye ile kurulsa da daha sonra, umduğu abone sayısına ulaşamayınca yayımına bir süre ara vermek durumunda kalmış; hükümetin kendisine ödenek bağlaması üzerine yeniden yayın hayatına dönmüş, dolayısıyla yarı resmî bir kimliğe bürünmüştür.
4. Parçadan bırakılan boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Takvim-i Vekayi
B) Tercüman-ı Ahval
C) Tasvir-i Efkar
D) Ceride-i Havadis
E) Muhbir

Daha çok Moliere’den uyarladığı "Ayyar Hamza" adlı oyunu ve "Letafet" operetiyle tanınan sanatçının yapıtlarının çoğu komedi türündedir. Tiyatro dili bakımından Ahmet Vefik Paşa’nın izinden gitmiş; ondan farklı olarak özellikle halk söyleyişlerinden, gündelik konuşmalardan, klişe söyleyiş ve deyimlerden yararlanmıştır.
5. Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Direktör Ali Bey
B) Recaizade Mahmut Ekrem
C) Şemsettin Sami
D) Sami Paşazade Sezai
E) Muallim Naci

İlk iki özel Türkçe gazetenin açtığı yolda ilerleyen —, hükümete yönelik eleştirilerinde çoğu zaman çok daha sert bir üslup kullanmıştır. Ali Suavi'nin başyazar olduğu gazete, yurt dışında yayımlanan ilk Türk gazetesi olma özelliğini taşımaktadır.
6. Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Tercüman-ı Hakikat
B) İbret
C) Ceride-i Havadis
D) Tasvir-i Efkar
E) Muhbir

Şinasi’den sonra şiirleri ve şiir üzerinde görüşleriyle çağına damgasını basmış bir isim de odur. 1866 yılında Tasvir-i Efkar'da yayımlanan "Lisan-ı Osmaninin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhazatı Şâmildir" başlıklı yazısında, edebiyatın millet hayatındaki yeri ve önemini vurgulayarak "Edebiyatsız millet, dilsiz insan kabilindendir." hükmüne ulaşır.
7. Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Namık Kemal
B) Ziya Paşa
C) Ahmet Vefik Paşa
D) Ahmet Mithat
E) Muallim Naci

Hemen bütün eserlerini insanları eğitmek, olgunlaştırmak, onlara ders ve ibret vermek, yol göstermek için yazmıştır. O, Doğu'da yaygın olan hikemî tarzın bir bakıma yeni kurgu dünyamızdaki ilk ve en güçlü temsilcilerinden biridir. Yazar, bu temsilciliğini Doğu klasiklerinde çok sık olarak başvurulan kıssadan hisse yöntemi aracılığıyla sürdürmüştür. 
8. Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Namık Kemal
B) Şemsettin Sami
C) Recaizade Mahmut Ekrem
D) Ahmet Mithat
E) Muallim Naci

Tanzimat edebiyatının ikinci nesline mensup sanatçı, yeni Türk şiirinin kurucu isimlerinden biridir. Şairliği ön planda olsa da kırk kadar eserinin yirmi dördünü tiyatro türünde vermiştir. Sanatçının bu türdeki ilk eseri "Macera-yı Aşk" 1873'te, son eseri Hakan’ı ise 1935 yılında yayımlamıştır.
9. Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ziya Paşa
B) Recaizade Mahmut Ekrem
C) Abdülhak Hamit Tarhan
D) Muallim Naci
E) Direktör Ali Bey

Batılılaşma sürecinin ilk ve en önemli yazarlarından biridir. Başta 18. ve 19. Fransız yazar ve düşünürleri olmak üzere Voltaire, Montesquieu, Auguste Comte gibi yazar ve düşünürlerin etkisi altında kalmıştır. Ayrıca, yine kimi ünlü Fransız şairlerinden şiir tercümeleri yaparak kendi toplumunu Batı tarzındaki şiirle tanıştırmıştır. Bu anlamda o, Türk toplumunun "Batı'ya açılan ilk kapısı" olarak edebiyat tarihimize geçmiştir.
10. Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Şinasi
B) Recaizade Mahmut Ekrem
C) Ziya Paşa
D) Namık Kemal
E) Ahmet Mithat

Devlet adamı, bürokrat, yazar ve çevirmenlik gibi birçok vasfı kendinde toplayan yazar; Türkçülük akımının da önde gelen temsilcilerindendir. Dil ve tarih alanındaki çalışmalarıyla da dikkat çeken yazar, Moliere'nin birçok eserini Türkçeye tercüme veya adapte etmiştir.
11. Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Leskofçalı Galip
B) Yenişehirli Avni
C) Direktör Ali Bey
D) Ahmet Vefik Paşa
E) Akif Paşa

Tanzimat'tan sonra, Batılı anlamda gelişmeye başlayan edebiyatımızın ilk akla gelen isimlerinden biridir. Şinasi ve Namık Kemal gibi o da düşünceleriyle yeni edebiyatın kuruluşuna önemli katkılarda bulunmuştur. Teknik bakımından tamamıyla Divan nazmına bağlıdır. Hayallerinde ve duyuş tarzında da eskiden ayrılmış sayılmaz. Bu yönlerden onu Batılı Türk edebiyatının tam bir temsilcisi olarak kabul etmeye imkân yoktur.
12. Aşağıdakilerden hangisi parçada sözü edilen sanatçıya ait değildir?
A) 
Şiir ve İnşa
B) Magosa Hatıraları
C) Harabat
D) Rüya
E) Defter-i Amal

Tanzimat devrinin önemli romancısı Ahmet Mithat Efendi’nin damadı olan sanatçı, 1883’ten itibaren Tercüman-ı Hakikat'in edebî sütununu yönetmiş, Recaizâde Ekrem’le olan edebî münakaşalarından sonra arkadaşlarıyla gazeteyi terk etmiştir. Şiirlerinin büyük çoğunluğunu divan şiir estetiğine bağlı kalarak yazmışsa da yeni tarzda ve hatta yeni edebiyat taraftarlarının da beğenisini kazanacak nitelikte manzumeler de kaleme almıştır.
13. Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Muallim Naci
B) Sami Paşazade Sezai
C) Abdülhak Hamit Tarhan
D) Nabizâde Nazım
E) Direktör Ali Bey

— ve Zehra hayatlarına girdikleri insanlara başlangıçta mutluluk vermelerine rağmen, yaradılış itibariyle hırçın, kötü ruhlu kadınlardır. Mahpeyker, saplantı hâline getirdiği aşkına, Zehra -sözde- evliliğine sahip çıkmak arzusuyla, paradan güç alarak yardımcılar tutmuş ve erkeklerin başına türlü çoraplar örmekten, entrikalar çevirmekten geri durmamışlardır.
14. Parçada bırakılan boşluğa aşağıdaki eser kahramanlarından hangisi getirilmelidir? 
A) Cezmi - Perihan 
B) Gülnihal - İsmet
C) Sergüzeşt - Dilber
D) Felatun Bey ile Rakım Efendi - Canan
E) 
İntibah - Mahpeyker

I. Şair, bu şiiri eşi Fatma Hanım’ın vereme yakalanması üzerine yazmaya başlamıştır. Bu şiirle metafizik düşünce, bir ölünün etrafında felsefi bir söyleme dönüşür. 
II. Edebiyatımızın ilk pastoral şiir örnekleri bu kitaptadır. 59 sayfalık bu eser gözleme dayanmayan bir kır ve köy hayatının övgüsüdür.
15. Numaralanmış yerlerde sözü edilen eserler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
A) 
Makber, Garam 
B) Makber, Sahra
C) Belde, Sahra
D) Validem, Belde
E) Garam, Validem

👉 👉 Bu testi pdf olarak indirmek için tıklayınız.

İlgili Sayfalar



Cevaplar

1.C  2.C  3.B  4.D  5.A  6.E  7.A  8.D  9.C  10.A  11.D  12.B  13.A  14.E  15.B