26 Nisan 2017 Çarşamba

Abdülhak Hamit Tarhan (1852-1937)

Abdülhak Hamit Tarhan
  • Tanzimat edebiyatı 2.dönem şair ve oyun yazarı, diplomat. 
  • Şair-i Âzam (büyük şair) olarak tanınır.
  • Şair, “sanat için sanat” prensibiyle, “ferdî/içe dönük” bir edebiyatın temsilcisidir.
  • Sadece tiyatro ve şiir yazan Hamit, romantizmin etkisindedir.
  • Batı şiirinde görüp beğendiği şekilleri Türk şiirine getirmiş bu nedenle Tanzimat şiirindeki Batılılaşmanın asıl ihtilalcisi kabul edilmiştir.
  • Batı'dan aldığı nazım şekillerinin yanında hiçbir kurala bağlanmadan kendi oluşturduğu şekiller de kullanmıştır. 
  • Aruz ölçüsünden vazgeçmemiş ancak hece ölçüsü ile de şiirler yazmıştır.
  • Serbest nazma (ölçüsüz şiir) örnek olacak şiirlerin de ilk örneklerini vermiştir.
  • Şiirde aşk, tabiat, ölüm (metafizik ürperti) temalarını lirik bir anlatımla ele almıştır.
  • Hâmit, eserlerinde genel olarak anlaşılması zor, ağır bir dil kullanmıştır. 
Şiir Kitapları
Sahra: Basılan ilk şiir kitabı budur. Edebiyatımızın ilk pastoral şiir örnekleri bu kitaptadır. 59 sayfalık bu eser gözleme dayanmayan bir kır ve köy hayatının övgüsüdür.
Belde: Eserde, genç şairin, Paris’te katipken yaşadığı maceralı hayatın izleri görülmektedir.
Bunlar Odur: Hindistan'da, karısının hastalığı sırasında yazdığı 19 manzumeden oluşan küçük bir şiir kitabıdır.
Garam: Çamlıca’da yaşanmış bir aşk macerasını, hayali olaylar ve felsefi düşüncelerle birleştirerek romantik bir üslupla anlattığı eser.
Validem: Hâmit’in annesinin hatıralarıyla söylediği uzun manzumedir.Validem’in ölçüsü eski (aruz), şekli yenidir. Validem, edebiyatımızın kafiyesiz yazılan ilk şiiridir.
Makber, Ölü, Hacle: 1885 yılında ilk eşi Fatma Hanım'ın ölümü nedeniyle ölüm karşısında duyduğu ıstırabı, isyanı, çaresizliği ve imanına sığınıp bu gerçeği kabullenişini arka arkaya yayımladığı bu üç eser ile dile getirir. Ölüm karşısında hissettikleri ve düşündükleri bu üç eserde birbirine tezat oluşturacak şekilde işlenir (Hamit'e tezatlar şairi denmesinin bir nedeni de budur).
Makber'den...
Eyvah! Ne yer, ne yâr kaldı,
Gönlüm dolu ah-u zâr kaldı.
Şimdi buradaydı, gitti elden,
Gitti ebede gelip ezelden.
Ben gittim, o haksar kaldı,
Bir köşede tarumar kaldı,
Baki o enis-i dilden, eyvah,
Beyrut'ta bir mezar kaldı.
Tiyatro Anlayışı
  • Hepsi basılmasa da yirmiden fazla oyun yazmıştır.
  • Tiyatrolarını yazılışları bakımından manzum, mensur ve manzum-mensur karışık olmak üzere üçe ayırmak mümkündür.
  • Nesteren adlı oyunu, edebiyatımızın hece ölçüsü ile yazılan ilk manzum tiyatro eseridir.
  • Manzum olanların bir kısmı aruz, bir kısmı da duraksız hece ölçüsü ile yazılmıştır.
  • Tiyatrolarında konuların işlenişi karışık, konulardaki mantıksal bağlantılar da zayıftır.
  • Oyunlardaki kişi sayısı oldukça fazladır ancak bu durum esere bir zenginlik katamaz.
  • Şiirlerinde olduğu gibi oyunlarında da dili kullanmakta pek başarılı değildir.  
  • Shakespeare'den gelme bir tesir ile kimi oyunlarında cinlere ve cadılara da yer verir.
  • İlk piyeslerinde tiyatro tekniğine uyan Hamit, daha sonra bu konuda oldukça kayıtsız davranmıştır. Sahnelenmeye pek de uygun olmayan bu eserleri daha çok okunması için yazmıştır. 
  • Yerli hayatı konu aldığı birkaç oyun dışında oyunlarında tarihî olaylara ve başka milletlerin yaşayışlarına yer vermiştir (yerli-günlük hayat, tarihî ve egzotik eserler).
Tiyatro Eserleri
Mensur (düz yazı) Tiyatroları: Mâcerâ-yı Aşk, Sabr u Sebat, İçli Kız (Baştan sona düz yazı), Duhter-i Hindu, Finten, Tarık, Yadigâr-ı Harp, İbn-i Musa.
Manzum Tiyatroları: Nesteren, Eşber, Liberte, Sardanapal, Cünûn-ı Aşk, Turhan, Hakan
İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynaklar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.