18 Eylül 2018 Salı

Yağmur (Günümüz Türkçesi)

Küçük, tekdüze, ürkek darbeler
Kafeslerde, camlarda titreşerek
Ara sıra türkü söyler, ağıtlar yakar
Kafeslerde, camlarda titreşerek
Küçük, tekdüze, ürkek darbeler

Sokaklarda sel suları ağlaşır,
Ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır

Bulutlar karardıkça zerrelere bir
Ağır, can çekişen dalgalanma gelir

Soğuk bir gölge her tarafı bürür
Gündüz vakti gece yarısı gibi görünür

Demin görünürken karşımda şimdi
Söner evrenin o korkunç gölgesi

Açılmaz ne bir yüz ne bir pencere;
Bakıldıkça vahşet çöker yerlere

Boş sokaktan hayalet gibi
Başı örtülü, koşar adım bir çocuk geçer

O an, anılarımın gecesinde, solgun
Yıkılmış bir kadın, bir siyah örtüyü sürür

Saçaklarda kuşlar susar (ki) bu pek acıdır!
Uzaktan bir köpek ulur

Ruhumun kulağında öten boş bir inleme
Boğuk bir sessizlikle çınlamanın çelişkisi gibi

Küçük, istek dolu, inci gibi damlalar...
Sokaklarda, damlarda hep titreşir

Durmadan ezgiler söyler, ağıtlar yakar
Sokaklarda, damlarda hep titreşir
Küçük, istek dolu, inci gibi damlalar


Rübab-ı Şikeste, 1897

4 yorum:

  1. harika bir sadeleştirme olmuş elinize sağlık.Şiirin duygusunu aslı kadar veriyor ve söylerken kafiyeyi de hissettim.Helal olsun !

    YanıtlayınSil
  2. şiir tutkunu'na katılıyorum. çok güzel sadeleştirmişsiniz teşekkürler.

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.