23 Temmuz 2021 Cuma

Sone

  • 14 dizelik nazım biçimi.
  • Sone (sonnet); kısa şiir, türkü anlamına gelen İtalyanca bir sözcüktür.
  • İlk iki bendi dört, son iki bendi ise üçer dizeden oluşur (4+4+3+3).
  • İlk olarak İtalyan edebiyatında kullanılmıştır. Sonra Fransız edebiyatına oradan da diğer Avrupa edebiyatlarına geçmiştir.
  • Edebiyatımızda Servetifünun şairleri tarafından Fransız edebiyatı etkisiyle kullanılmaya başlanmıştır.
  • Dörtlükleri sarma kafiye şeklindedir.
  • İtalyan tipi sonenin kafiye düzeni: abba / abba / ccd / ede; Fransız tipi sonenin kafiye düzeni ise abba / abba / ccd / eed biçimindedir.
  • Türk şairler kafiye örgüsünde genellikle serbest hareket etmiştir.
  • Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin soneyi Batı edebiyatında kullanıldığı biçimleriyle değil, değişikliğe uğratarak kullanmışlar, diğer Servetifünun şairleri de bu konuda bu iki şairi takip etmiştir.
  • Sone nazım şeklini sıkça kullanan şairlerden biri de Milli Edebiyatın öncü ismi Mehmet Emin Yurdakul'dur. Şairin 63 sonesi vardır.
Örnekler
Asker Geçerken (Tevfik Fikret)
Nakkare önde, bir müteharrik cebel gibi
Geçmekte zî-vakar ü tarab mevkib-i zafer;
Sancak o reng-i âl ile fecr-i ezel gibi
Fark-ı mehâbetinde saçar mevce mevce fer.

Herkes büyük küçük birikir reh-güzârına
Bir incizab-ı ruh ile pür-şevk ü ihtiram;
Gözler dalar güzâriş-i satvet-medârına
İsâr eder kudûmuna her nazra bir selâm.

Durmaz yürür ketıbe-i rahşan-ı mefharet
Her lahza bir nümâylş-i handan-ı mefharet
Yüzlerde süngülerde kılıçlarda berk urur.

Kalmaz gunûde geçtiği yerlerde hiss-i şân;
Bazen durur selâmına bir kışla nâgehan
Bir seyf-i âmirâne parıldar: — Selâm dur!
Çiçekçiğim (Mehmet Emin Yurdakul)

Demiştim ki, “Oh, bu yerde kendisiçün yok korku;
“Artık onu ne hayvan yer ne de böcek yaralar.”
Bugün baktım beniz soluk, sarımtırak yapraklar;
Uçup gitmiş o güzellik, o pembelik, o koku.

Evet, evet, dün sabahtı, çiçekliğin içinden
Baygın baygın bakınırdı, ölgün ölgün gülerdi
Âh, ben onda bir berecik görmemeyi isterken
Zavallıya ben vermişim öldürücü bir derdi.

Şu çiçekler genç kızların başlarına takılsa,
Öksüz gibi okşanılsa, alîl gibi bakılsa
Onlar yine içleniyor, böyle çabuk soluyor

Sakın sizler, ayırmayın; bir çiçeği bir toprak
Yetiştiği aziz bir yer üzerinden ayırmak
İşte böyle azab veren zâlim bir iş oluyor!..
Kuşlar (Ahmet Kutsi Tecer)

Bütün yaz bahçelerde ötüşen minimini
Kuşların o sevdalı sesleri işitilir.
Onların Allah yollar sularını, yemini,
Onlar yalnız uçmayı ve ötmesini bilir.

Biri bir dalda yorgun, biri çılgın, havada,
Biri daha ötede öter, durmadan öter.
Akşam olunca döner, birleşir yuvada,
Melekler bu yuvayı kanatlarıyla örter.

Gönül, sen de kaygısız, bu kuşlara benzersin.
Dilerim Allah’ımın rahmeti eksilmesin,
Baharın bu zavallı kuşları üzerinden.

Onlar baharın ruhu, kırların neşesidir,
O sevdalı kuşların musikisi sesidir,
Bana şiirlerimin ahengini öğreten.
İlgili Sayfa

👉 Terzarima 

Yararlanılan Kaynaklar
  • Vezin, Şekil ve Kâfiye Özellikleriyle Sevetifünun Şiiri, Hüsrev Akın
  • Mehmet Emin Yurdakul'un Çocuk Şiirleri, Bedri Aydoğan
  • Ahmet Kutsi Tecer'in Hayatı, Sanatı ve Eserleri, Azime Sinem Gültekin

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretmemiz için yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.