Direktör Ali Bey'in 1871 tarihli oyunu.
Sanatçının en çok sahnelenen oyunudur.
Üç perdeden oluşan eser, Moliere'inin Scapin'in Dolapları adlı oyunundan adapte edilmiştir.
Ayyar Hamza, ilk olarak 20 Kasım 1871’de Gedikpaşa Tiyatrosunda oynanmıştır.
Ayyar; çok gezip dolaşan, zeki, kurnaz, gözü pek ve atılgan kimse anlamındadır.
Ali Bey, eseri Türk seyircisine uygun hâle getirirken deyimler, atasözleri ve geleneksel Türk tiyatrosunun kalıplarını kullanmıştır.
Üç perdeden oluşan eser, Moliere'inin Scapin'in Dolapları adlı oyunundan adapte edilmiştir.
Ayyar Hamza, ilk olarak 20 Kasım 1871’de Gedikpaşa Tiyatrosunda oynanmıştır.
Ayyar; çok gezip dolaşan, zeki, kurnaz, gözü pek ve atılgan kimse anlamındadır.
Ali Bey, eseri Türk seyircisine uygun hâle getirirken deyimler, atasözleri ve geleneksel Türk tiyatrosunun kalıplarını kullanmıştır.
Kişiler
Muhterem Efendi: Sena Bey'in babası
Zuhuri Efendi: Nimet Bey'in babası
Sena Bey: Muhterem Efendi’nin oğlu ve Ziba Hanım’ın âşığı.
Nimet Bey : Zuhuri Efendi’nin oğlu ve Eda Hanım’ın âşığı.
Eda Hanım: Çerkez esir, Nimet Bey’in sevgilisi.
Ziba Hanım: Sena Bey’in sevgilisi.
Hamza: Nimet Bey’in uşağı.
Yaver: Sena Bey’in uşağı.
Halime: Ziba Hanım’ın sütninesi.
Ziver: Esirci kolcusu
Muhterem Efendi: Sena Bey'in babası
Zuhuri Efendi: Nimet Bey'in babası
Sena Bey: Muhterem Efendi’nin oğlu ve Ziba Hanım’ın âşığı.
Nimet Bey : Zuhuri Efendi’nin oğlu ve Eda Hanım’ın âşığı.
Eda Hanım: Çerkez esir, Nimet Bey’in sevgilisi.
Ziba Hanım: Sena Bey’in sevgilisi.
Hamza: Nimet Bey’in uşağı.
Yaver: Sena Bey’in uşağı.
Halime: Ziba Hanım’ın sütninesi.
Ziver: Esirci kolcusu
Özet
Birinci Perde
Zuhuri Efendi ile Muhterem Efendi bir ticaret işi için birlikte Mısır'a gider. Muhterem Efendi oğlu Sena Bey ile Zuhuri Efendi'nin oğlu Nimet Bey yakın arkadaştır. Zuhuri Efendi, yola çıkarken Nimet'i uşakları Hamza'ya; Muhterem Efendi de Sena'yı yine bir uşak olan Yaver'e emanet eder.
Babaları gittikten kısa bir süre sonra Nimet Bey, Esirci Emine Molla'nın evinde Eda adındaki bir köleye âşık olur. Annesini ve babasını hatırlamayan Eda, dört yaşındayken kaçırılmış; ailesinden geriye sadece bileğindeki bilezik kalmıştır.
Zuhuri Efendi ile Muhterem Efendi bir ticaret işi için birlikte Mısır'a gider. Muhterem Efendi oğlu Sena Bey ile Zuhuri Efendi'nin oğlu Nimet Bey yakın arkadaştır. Zuhuri Efendi, yola çıkarken Nimet'i uşakları Hamza'ya; Muhterem Efendi de Sena'yı yine bir uşak olan Yaver'e emanet eder.
Babaları gittikten kısa bir süre sonra Nimet Bey, Esirci Emine Molla'nın evinde Eda adındaki bir köleye âşık olur. Annesini ve babasını hatırlamayan Eda, dört yaşındayken kaçırılmış; ailesinden geriye sadece bileğindeki bilezik kalmıştır.
Bu sırada Sena Bey de tesadüfen tanıştığı Ziba Hanım'a âşık olur. Sena, annesi ve sütninesi ile yaşayan bu fakir kızı görebilmek için deli divane olsa da kızın sütninesi nikah olmadan görüşmelerine izin vermez. Ziba'nın hasretine dayanamayan Sena Bey de Ziba Hanım'ı nikahına alır.
Muhterem Efendi oğlu Sena'nın evlendiğini öğreniyor...
Muhterem Efendi, Mısır'dan dönmek üzeredir. Mısır'dayken dostu Zuhuri Efendi’ye bir söz vermiştir. Oğlunu, Zuhuri Efendi’nin Mısır'da evlendiği ikinci karısından olma kızıyla evlendirecektir.
Babasının beklenenden daha erken geleceğini öğrenen Sena ise telaşa kapılmıştır. Sena, başından geçenleri Nimet Bey'in uşağı Hamza'ya anlattığı sırada, Ziba Hanım gelir. Ziba, Sena’ya duyduklarının doğru olup olmadığını sorar ve ağlamaya başlar. Genç adam, haberleri doğrular ancak aşkından şüphe etmemesi gerektiğini; gerekirse memleketi, ailesini terk edeceğini söyler. Hatta babasının kendisine almak istediği kızın ismini bile bilmediğini ekleyerek Ziba'yı rahatlatmaya çalışır. Genç kız, bu sözlere inanmak istese de içi rahat değildir. Muhterem Efendi’nin, onun fikirlerini değiştirebileceğini düşünür.
Hamza, Sena Bey'e cesur olması gerektiğini söyler. Durumu aralarında tecrübe etmeye karar verirler. Hamza, genç adamın babası Muhterem Efendi’yi taklit ederek Sena’yı azarlar. Uşağın taklidi bile genç adamın korkmasına yeter.
Bu arada babasının geldiğini görür ve koşarak kaçar. Kardeşi sayesinde olanlardan haberdar olan Muhterem Efendi, söylenerek gelirken Hamza ve Yaver'i görür. Yaveri azarlayacağı sırada, düzenbaz bir tip olan Hamza araya girerek Sena Bey'in kızdan hoşlanıp görüştüğünü ancak kızın ailesi tarafından ölümle tehdit edildiği için evlenmek zorunda kaldığını söyler. Her şeye rağmen yaşlı adam, oğlunu eşinden ayırmak konusunda kararlıdır. Sırf oğlunu Zuhuri Efendi'nin kızıyla evlendirmek için İstanbul’a dönmüş ancak oğlunu başkasıyla evli bulmuştur. Bu arada Hamza, laf arasında Nimet Bey'in de benzer bir halt ettiğini ağzından kaçırır.
İkinci Perde
Muhterem Efendi, Hamza ile konuşurken Zuhuri Efendi gelir. Zuhuri Efendi'nin de canı sıkkındır. İstanbul’a yola çıkarken ailesini Mısır’da bırakmış, sonraki vapura bilet alarak onları ardından getirmeyi planlamıştır. Kendini Mısır'da Nihali Efendi olarak tanıtan Zuhuri Efendi, ailesinden ve bindikleri vapurdan üç aydır haber alamamıştır. Onları nasıl bulacağını bilemediği için düşüncelidir. Ayrıca Sena Bey’in evliliğini haber aldığı için dostu Muhterem Efendi’ye kızgındır. Arkadaşı tarafından oğluna iyi terbiye vermemekle suçlanan Muhterem Efendi, benzer bir hatayı hatta daha fazlasını onun oğlunun da yaptığını ima ederek uzaklaşır.
Zuhuri Efendi, oğlu hakkındaki imaları düşünürken Nimet Bey gelir. Babasının elini öpmek ister, müsaade alamaz. Oğlunu sorguya çeken yaşlı adam, kendisi yokken bir yanlış yaptıysa oğlunu cezalandıracağını söyleyip gider.
Nimet Bey, sırrını Hamza’nın ifşa ettiğini düşündüğü için ona kızgındır. O sırada Hamza ve Sena’nın geldiklerini görür ve uşağına saldırır. Yaptığı hatanın farkında olmayan Hamza, efendisine kabahatini sordukça Nimet Bey daha da hiddetlenir. Hamza, kabahatini bulmaya çalışırken daha önce yaptığı birçok düzenbazlığı da istemeden ortaya döker.
Hamza’nın itirafları neticesinde, Nimet’in öfkesi daha da artar. Öğrenmek istediği asıl şeyin, babasına ettiği boşboğazlığın nedeni olduğunu söyler. O sırada esirci kolcusu Ziver gelir.
Hamza, Sena Bey'e cesur olması gerektiğini söyler. Durumu aralarında tecrübe etmeye karar verirler. Hamza, genç adamın babası Muhterem Efendi’yi taklit ederek Sena’yı azarlar. Uşağın taklidi bile genç adamın korkmasına yeter.
Bu arada babasının geldiğini görür ve koşarak kaçar. Kardeşi sayesinde olanlardan haberdar olan Muhterem Efendi, söylenerek gelirken Hamza ve Yaver'i görür. Yaveri azarlayacağı sırada, düzenbaz bir tip olan Hamza araya girerek Sena Bey'in kızdan hoşlanıp görüştüğünü ancak kızın ailesi tarafından ölümle tehdit edildiği için evlenmek zorunda kaldığını söyler. Her şeye rağmen yaşlı adam, oğlunu eşinden ayırmak konusunda kararlıdır. Sırf oğlunu Zuhuri Efendi'nin kızıyla evlendirmek için İstanbul’a dönmüş ancak oğlunu başkasıyla evli bulmuştur. Bu arada Hamza, laf arasında Nimet Bey'in de benzer bir halt ettiğini ağzından kaçırır.
İkinci Perde
Muhterem Efendi, Hamza ile konuşurken Zuhuri Efendi gelir. Zuhuri Efendi'nin de canı sıkkındır. İstanbul’a yola çıkarken ailesini Mısır’da bırakmış, sonraki vapura bilet alarak onları ardından getirmeyi planlamıştır. Kendini Mısır'da Nihali Efendi olarak tanıtan Zuhuri Efendi, ailesinden ve bindikleri vapurdan üç aydır haber alamamıştır. Onları nasıl bulacağını bilemediği için düşüncelidir. Ayrıca Sena Bey’in evliliğini haber aldığı için dostu Muhterem Efendi’ye kızgındır. Arkadaşı tarafından oğluna iyi terbiye vermemekle suçlanan Muhterem Efendi, benzer bir hatayı hatta daha fazlasını onun oğlunun da yaptığını ima ederek uzaklaşır.
Zuhuri Efendi, oğlu hakkındaki imaları düşünürken Nimet Bey gelir. Babasının elini öpmek ister, müsaade alamaz. Oğlunu sorguya çeken yaşlı adam, kendisi yokken bir yanlış yaptıysa oğlunu cezalandıracağını söyleyip gider.
Nimet Bey, sırrını Hamza’nın ifşa ettiğini düşündüğü için ona kızgındır. O sırada Hamza ve Sena’nın geldiklerini görür ve uşağına saldırır. Yaptığı hatanın farkında olmayan Hamza, efendisine kabahatini sordukça Nimet Bey daha da hiddetlenir. Hamza, kabahatini bulmaya çalışırken daha önce yaptığı birçok düzenbazlığı da istemeden ortaya döker.
Hamza’nın itirafları neticesinde, Nimet’in öfkesi daha da artar. Öğrenmek istediği asıl şeyin, babasına ettiği boşboğazlığın nedeni olduğunu söyler. O sırada esirci kolcusu Ziver gelir.
Eda için beş yüz altın...
Nimet Bey’in sevdiği halayığa müşteri çıktığını, eğer Eda'yı satın almazsa kızı Mısır’a götüreceklerini haber verir. Genç adam parayı bulabilmenin çarelerini düşünürken düzenbaz uşağı Hamza aklına gelir.
Hamza, efendisine kırıldığı için yardım dileğini geri çevirir. Ancak düzenbazlık ihtimali ortaya çıktığı için de memnundur. Onun hayatta en keyif aldığı şey, birilerinin arkasından iş çevirmektir. Efendisini biraz yalvarttıktan sonra, yardım etmeye ikna olur. Nimet Bey'in beş yüz altına ihtiyacı vardır. Hamza, işleri yoluna koyacağını söyleyerek genç adamlardan gitmelerini ister. Sonrasında Yaver'i de kullanacağı bir plan düşünür.
Muhterem Efendi, Hamza’nın plan yaptığı esnada gelir. Uşak, planını uygulamaya koyar.
İşi mahkemeye taşırsa hem bu iş için cebinden çok para çıkacağı hem de mahkemeyi kazanma ihtimalinin zayıf olduğu konusunda Muhterem Efendi'yi ikna eder. Üstelik kızın ağabeyi ile konuştuğunu biraz para vererek işi tatlıya bağlayabileceği söyler.
Bu arada Hamza’nın tembihlediği üzere kabadayı kılığında sahneye Yaver gelir. Yaver, külhanbeyi tavrıyla tehditler savurur. Muhterem Efendi, kabadayının tehditlerinden korkarak istenen parayı vermeye razı olur. Cebinden bir kese altın çıkarıp Hamza’ya verir ve evine gider.
Hamza, Muhterem Efendi gittikten sonra Zuhuri Efendi’yle karşılaşır ve ikinci planını uygulamaya başlar. Yaşlı efendisine, oğlu Nimet Bey’le deniz kenarında gezerken bir kaptanın davetiyle gemiye bindiklerini söyler. Uşağın anlattıklarına göre kaptan denize açıldıktan sonra, Hamza’yı sandala bindirerek kıyıya göndermiştir. Efendisini kaçırdıklarını, eğer beş yüz altın vermezlerse onu da yanlarında uzak denizlere götüreceklerini bildirir. Zuhuri Efendi ilk olarak hükümete başvurmayı düşünür fakat vazgeçer. Zuhuri, İstanbul’da cimriliğiyle ün kazanmış bir adamdır. Oğlunu kurtarmak için gereken parayı vermemek için bir süre direnir. Ancak Hamza’nın oyunlarıyla sonunda ikna olur ve parayı verir.
Sena ve Nimet, yalnız kalan Hamza’nın yanına gelir. Hamza önce Sena Bey’e, Muhterem Efendi’den aldığı altınları teslim eder. Ardından Nimet Bey’e dönerek Zuhuri Efendi’den aldığı altınları bir şartla vereceğini belirtir. Hamza, düzenbazlıklarını itiraf etmesine sebep olduğu için yaşlı adama bir oyun oynamak ister. Eğer oğlu müsaade ederse karşılığında altınları verecektir. Hamza, Nimet Bey’in izin vermesi üzerine paraları teslim eder. Nimet de gidip Eda'yı esircilerin elinden kurtarır.
Üçüncü Perde
Oyunun üçüncü perdesinde Yaver, Hamza, Ziba ve Eda birliktedir. Eda, Nimet Bey'in yaptıkları karşısında minnettar hissetse de kendisine nikah kıymasını beklemektedir. Üstelik, Zuhuri Efendi’nin oğlu için zengin bir şehir kızı almak istediğini duymuştur. Aslında kızların ikisi de eşlerinin ebeveynleri tarafından kabul görmeyeceklerini düşünür.
Hamza ise Zuhuri Efendi’den alacağı intikamın planını yapmaktadır. Hamza, Zuhuri Efendi ile yalnız kalınca oğlunun kurtulduğunu söyler. Ancak yaşlı adamcağız oğlunun kurtulduğuna sevinemeden Hamza, başka yalanlar sıralamaya başlar. Hamza'nın kurgusuna göre Ziba Hanım’ın külhanbeyi kardeşi, kız kardeşini eşinden boşatmak için en çok Zuhuri Efendi'nin çabaladığını düşünmekte bu nedenle de onu öldürmeyi planlamaktadır.
Hamza'nın yalanına kanıp korkuya kapılan Zuhuri Efendi, uşağından kendisini kurtarmasını ister. Hilekâr uşak, çuval içinde efendisini eve kadar taşıyabileceğini, eve varınca da hükûmete haber verebileceklerini söyler. Zuhuri Efendi, Hamza’nın yanında getirdiği çuvala girer. Yola çıktıklarında Hamza, kabadayıların ağzını taklit ederek tehditler savurur. Uşağın amacı, Zuhuri Efendi’yi külhanbeyiyle karşılaştığına ikna etmek ve intikamını almaktır. Hamza, bir kabadayıyla kavga edercesine sesler çıkararak çuvala vurmaya başlar. Zuhuri Efendi çuvaldan çıktığında da katillerle karşılaştıklarını, bir şekilde onları alt ettiğini söyler. Efendisini yeniden çuvala girmeye ikna eder ve çuvalı sırtlayıp yürür. Hamza aynı düzenbazlığa bir kere daha başvurur. Kabadayılarla karşılaşmış gibi yaparak kendi kendine kavga eder. Kavga sesleri çıkarırken çuvala vurmaya başlar. Dayak yemekten usanan Zuhuri, başını çuvaldan çıkarır. Hamza’nın kendisine oynadığı oyunu seyretmeye başlar. Hamza ise tekrar çuvala vuracağı sırada efendisinin kendisini seyrettiğini görür. Bunun üzerine koşarak kaçar.
Eda, müstakbel kayınpederiyle karşılaşıyor...
Hamza’nın kaçışından sonra Eda, gülerek sahneye gelir. Hamza'nın yaptıkları aklına geldikçe gülen Eda, daha önce hiç görmediği kayınpederi Zuhuri Efendi’yle karşılaşır. Kendine gülündüğünü düşünen Zuhuri, genç kıza neden güldüğünü sorar. Eda, neden güldüğünü anlatınca şaşıran Zuhuri, genç kızdan biraz daha ayrıntı vermesi ister. Böylece Eda, farkında olmadan kayınpederine hem kendisini tanıtır hem de Nimet Bey'in uşağı ile birlik olup ona nasıl tuzak kurduğunu anlatır. Zuhuri’nin gidişiyle sahneye giren Yaver ise Eda’ya az önce konuştuğu kişinin kayınpederi olduğunu haber verir.
Gerçekler ortaya çıkıyor...
O sırada Muhterem Efendi’nin Yaver'e seslendiği, Zuhuri Efendi’nin de geldiği işitilir. Eda Hanım eve girer. Muhterem Efendi de oyuna getirildiğini anlamıştır. İkisi de düzenbaz Hamza'ya çok kızgındır.
Ayrıca Zuhuri Efendi, Mısır’daki ailesinden hâlâ haber alamadığı için kaygılıdır. O sırada kızının sütninesini görüp şaşırır. Ona, bu zamana kadar nerede olduklarını sorar. Sütnine, Zuhuri Efendi’nin eteğini öperek ona Nihâli Efendi diye hitap eder. Yaşlı adam bir daha kendisine böyle hitap etmemesi gerektiğini, Mısır’da ismini değiştirmek zorunda kaldığını açıklar ve kızının nerede olduğunu sorar. Sütnine, kızın uzakta olmadığını ancak çektikleri sıkıntılar nedeniyle Ziba’yı evlendirmek zorunda kaldığını anlatır. Kızı, zengin bir tüccar olan Muhterem Efendi’nin oğlu Sena Bey ile evlenmiştir. Herkes bu habere çok şaşırır. Çünkü Muhterem ve Zuhuri’nin çocuklarını evlendirme kararı, aslında onlardan habersiz gerçekleşmiştir.
Zuhuri Efendi daha rahat konuşmak için eve gitmek ister. Fakat Ziba, Eda’dan ayrılmak istemez. Zuhuri Efendi ise oğluna, Eda gibi kimliği belirsiz bir kızı almayacağını söyler. Nimet, babasının sözünü kesip Eda’nın annesinin ve babasının belli olduğunu belirtir.
Zuhuri Efendi daha rahat konuşmak için eve gitmek ister. Fakat Ziba, Eda’dan ayrılmak istemez. Zuhuri Efendi ise oğluna, Eda gibi kimliği belirsiz bir kızı almayacağını söyler. Nimet, babasının sözünü kesip Eda’nın annesinin ve babasının belli olduğunu belirtir.
Dört yaşındayken onu esir ettiklerini ve ailesinden kalan tek izin kolundaki bilezik olduğunu söyler. Muhterem Efendi, dikkatle bileziğe bakınca Eda'nın yıllar önce kaybettiği kızı olduğunu anlar. Böylece Eda ile Nimet'in evlenmelerindeki engel de ortadan kalkar.
Bu arada Ziver, herkes şaşkın bir hâldeyken telaşla gelir. Hamza’nın başına bir kaza geldiğini söyler. Ziver'in anlattığına göre Hamza, kâgir bir evin altından geçerken üst katta çalışan bir taş ustasının çekici başına düşmüştür. Ağır yaralı olan Hamza, ölmeden efendileriyle helalleşmek istemektedir. Aslında bu, düzenbaz uşağın son yalanıdır. İki hamal sedye üstünde başı sarılı olan Hamza’yı getirir. Uşak yaptıklarından ötürü af diler. Çocuklarının da baskısıyla Muhterem ve Zuhuri Efendi uşağı affeder. Hep birlikte yemek yemeye giderlerken perde kapanır.
İlgili Sayfalar
Bu arada Ziver, herkes şaşkın bir hâldeyken telaşla gelir. Hamza’nın başına bir kaza geldiğini söyler. Ziver'in anlattığına göre Hamza, kâgir bir evin altından geçerken üst katta çalışan bir taş ustasının çekici başına düşmüştür. Ağır yaralı olan Hamza, ölmeden efendileriyle helalleşmek istemektedir. Aslında bu, düzenbaz uşağın son yalanıdır. İki hamal sedye üstünde başı sarılı olan Hamza’yı getirir. Uşak yaptıklarından ötürü af diler. Çocuklarının da baskısıyla Muhterem ve Zuhuri Efendi uşağı affeder. Hep birlikte yemek yemeye giderlerken perde kapanır.
İlgili Sayfalar
Türk Edebiyatı Klasikleri 52, Günümüz Türkçesiyle Âli Bey / Ayyar Hamza, Kokona Yatıyor, İş Bankası Yayınları, 2021, İstanbul


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretebilmemiz için hem "Takip Et" butonuna tıklayarak hem de yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.