Minnet Eylemeyen Kim?

Selda Bağcan
Günümüzde Selda Bağcan, Ahmet Aslan ya da Kubat gibi pek çok sanatçı tarafından seslendirilen ve çok beğenilen "Minnet Eylemem" redifli deyiş, yaygın olarak Nesimi'ye ait bilinmektedir. Ancak sözlü kaynaktan yapılan derleme dışında bunu desteleyecek bir veri bulunmamaktadır.
TRT Müzik Dairesi THM Repertuarındaki (Sıra No: 4944) kayıtlara göre türkü Nihat Kaya tarafından derlenip (Kaynak Kişi: Ali Delice - Sivas/Divriği) notaya alınmıştır. Bu kayda göre türkünün sözleri şöyledir:

Har içinde biten gonca güle minnet eylemem
Arabi, Farisi bilmem dile minnet eylemem
Sırat-ı Müstakim üzre gözetirim Rahim'i
İblisin talim ettiği yola minnet eylemem

Bir acayip derde düştüm herkes gider kârına
Bugün buldum bugün yerim, Hak kerimdir yarına
Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
Rızkımı veren Hüda'dır kula minnet eylemem

Ey Nesimi can Nesimi ol gani mihman iken
Yarın şefaatlarım Ahmed-i Muhtar iken
Cümlenin rızkını veren ol gani Settar iken
Yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem

Derlemenin son dörtlüğünde "Nesimi" adının geçmesi deyişin 14. yüzyıl divan şairi Seyyid Nesimi'ye ait olduğunu düşündürse de şairin Divan'ında böyle bir şiir yoktur. Benzer durum uzun yıllar Seyyid Nesimi ile karıştırılan Kul Nesimi için de geçerlidir. 
Kul Nesimi'nin şiirleri Cahit Öztelli tarafından çeşitli cönklerden toplanarak "On Yedinci Yüzyıl Tekke Şairi Kul Nesimi" adıyla yayımlanmış ve "minnet eylemem" redifli bir şiire rastlanmamıştır.
Deyiş, son yıllarda yapılan araştırma ve bulgulara göre büyük bir ihtimalle Bektaşi geleneğine yakınlığıyla bilinen 17. yüzyıl ordu şairi Âşık Ömer'e aittir. Aşağıya deyişin cönklerde Âşık Ömer mahlasıyla kayıtlı olan metni verilmiştir. Şiir aynı zamanda Âşık Ömer Divanı'nın Mevlana ve Süleymaniye kütüphanelerindeki nüshalarında da vardır.
Anlaşılan odur ki deyiş, derlendiği tarihe kadar sözlü kültürde birtakım değişikliklere uğrayıp Nesimi'ye atfedilmiştir.
Aşağıdaki metinde özellikle ilk dörtlüğün ikinci dizesi dikkat çekicidir. Repertuarda "Arabi, Farisi bilmem dile minnet eylemem" olarak geçen dize, metinlerde "Arabi Farsi bilmeyen dile minnet eylemem" şeklinde geçmektedir. Eklemek gerekir ki ne Nesimi'nin ne Kul Nesimi'nin ne de Âşık Ömer'in "Arapça Farsça bilmem" demesi mümkün değildir. Âşık Ömer, düzenli bir medrese eğitimi almasa da Farsça ve Arapçayı öğrenmiş ve başta Fuzuli olmak üzere klasik edebiyatın önemli şairlerini okumuştur.

Minnet Eylemem

Har yanında daim biten güle minnet eylemem
Arabi Farsi bilmeyen dile minnet eylemem
Tarik-i müstakimi ben gözlerim ki râhımı
İblisin talim ettiği yola minnet eylemem

Bir acep sevdaya düşmüş herkes kendi kârına
Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
Bugün buldum bugün yerim Hak kerimdir yarına
Kısmetim veren Huda'dır kula minnet eylemem

Soyunup derviş misali neme gerek ar benim
Hiç mühim değil idi dünya için kâr benim
Rızk u mâlım yoğ-ısa kanaatim var benim
Haram yolda kazanılmış mala minnet eylemem

Bu Ömer'i abdal eden ol ganî settâr iken
Yarın şefaat umduğun ol Muhammed var iken
Kısmetimizi verici ol padişah var iken
Halife-i rûy-ı zemin hünkâra minnet eylemem

Âşık Ömer

Aruz kalıbı: Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün

Sözcükler

I. Dörtlük

Har yanında daim biten güle minnet eylemem
Arabî Farsî bilmeyen dile minnet eylemem
Tarîk-i müstakîmi ben gözlerim ki râhımı
İblisin talim ettiği yola minnet eylemem

har: diken
minnet eylemem: boyun eğmem, eyvallah etmem.
tarik-i müstakim: dosdoğru yol, hakikat yolu, Allah'ın rızasına götüren yol.
râh: yol, gidişat, yöntem.

II. Dörtlük

Bir acep sevdaya düşmüş herkes kendi kârına
Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
Bugün buldum bugün yerim Hak kerimdir yarına
Kısmetim veren Huda'dır kula minnet eylemem

kâr: İş, kazanç, kâr amacı. (Şiirde insanların dünya telaşına ve çıkar kavgasına düşmesi kastedilmiş.)
zerre: çok küçük parçacık
zerrece: zerre kadar
tamah: açgözlülük, dünyaya karşı aşırı istekli ve arzulu olmak.
Hak kerimdir: Allah cömerttir, lütuf sahibidir, rızkı ulaştırandır.
Huda (Hüda): Allah

III. Dörtlük

Soyunup derviş misali neme gerek ar benim
Hiç mühim değil idi dünya için kâr benim
Rızk u mâlım yoğ-ısa kanaatim var benim
Haram yolda kazanılmış mala minnet eylemem

ar: utanç, çekince, itibar kaygısı.
rızk u mâl: rızık ve mal mülk, dünyalık kazançlar.
kanaat: elindekiyle yetinme, gözü tok olma.

IV. Dörtlük

Bu Ömer'i abdal eden ol ganî settâr iken
Yarın şefaat umduğun ol Muhammed var iken
Kısmetimizi verici ol padişah var iken
Halife-i rûy-ı zemin hünkâra minnet eylemem

abdal: dünyadan elini eteğini çekmiş, dervişlik mertebesine ulaşmış gezgin ermiş.
Ganî: sınırsız zenginlik sahibi, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan (Allah'ın isimlerinden biri).
settâr: ayıpları ve kusurları örten (Allah'ın isimlerinden biri).
şefaat: kıyamet günü peygamberlerin müminlerin bağışlanması için aracı olması.
Halîfe-i rûy-ı zemîn: yeryüzünün halifesi (Osmanlı padişahlarının resmi ünvanı).

İlgili Sayfa

👉 Halk Edebiyatı Örnek Metinler

Yararlanılan Kaynaklar

Âşık Ömer Divanı’na Katkılar VII Türk Dili ve Edebiyatı/ Araştırma, Orhan Yavuz, Fatih Numan Küçükballı
Âşık Ömer’in Cönklerde Kayıtlı Yayımlanmamış Bazı Şiirleri ve "Minnet Eylemem" Redifli Şiir Üzerine, Yıldıray Çavdar
https://nota.trt.net.tr/NotaArsiviKutuphanesi/har-icinde-biten-gonca-gule

1 yorum:

Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretebilmemiz için hem "Takip Et" butonuna tıklayarak hem de yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.